aPTT
Pıhtılaşma zincirinin bir kolunu değerlendiren süre ölçümü. Damardan verilen pıhtı önleyicinin izleminde ve kanama araştırmasında kullanılır.
aPTT, kanın belirli koşullarda kaç saniyede pıhtılaştığını ölçen bir tetkiktir ve pıhtılaşma zincirinin bir bölümünü değerlendirir. Protrombin zamanıyla birlikte istenir; ikisi zincirin farklı kollarını ölçer ve birlikte değerlendirildiğinde sorunun nerede olduğu anlaşılır. En sık kullanım alanı, damardan verilen pıhtı önleyici tedavinin izlenmesidir; bunun yanında kanama eğiliminin araştırılmasında ve ameliyat öncesi değerlendirmede kullanılır.
aPTT Nedir, Pıhtılaşmanın Hangi Basamağını Değerlendirir?
Bu ölçüm, pıhtılaşma zincirinin yüzey temasıyla başlayan kolunu değerlendirir.
Ölçülen Yol
Pıhtılaşma, birbirini basamak basamak etkinleştiren maddelerden oluşan bir zincirle gerçekleşir. Bu zincirin iki giriş kolu vardır; biri doku zedelenmesiyle, diğeri kanın yabancı bir yüzeyle temasıyla başlar. İki kol ortak bir noktada birleşir ve pıhtının kurulmasıyla sonuçlanır. aPTT, yüzey temasıyla başlayan kolu ve ortak yolu değerlendirir. Protrombin zamanı ise diğer kolu ölçer. Bu nedenle iki tetkik birbirinin yerine geçmez; birlikte istenir.
Ölçümün Yapılışı
Laboratuvarda örneğe, yüzey temasını taklit eden bir madde ve kalsiyum eklenir; ardından pıhtının kaç saniyede oluştuğu ölçülür. Sonuç saniye cinsinden bildirilir ve laboratuvarın kendi normal aralığıyla karşılaştırılır. Standart bir sayıya dönüştürme burada yapılmaz; bu nedenle farklı laboratuvarların değerleri doğrudan karşılaştırılamaz. Bazı laboratuvarlar, kişinin sonucunu normal bir örneğin sonucuna oranlayarak da bildirir.
Protrombin Zamanıyla Birlikte Değerlendirme
Bu iki ölçüm birlikte istendiğinde dört ayrı tablo ortaya çıkar ve her biri farklı bir yöne işaret eder. İkisi de normalse pıhtılaşma zincirinde belirgin bir sorun bulunmadığı düşünülür. Yalnız aPTT uzamışsa, yüzey temasıyla başlayan koldaki bir eksiklik ya da engelleyici bir madde akla gelir. Yalnız protrombin zamanı uzamışsa, doku zedelenmesiyle başlayan koldaki bir eksiklik, K vitamini yetersizliği ya da erken karaciğer sorunu düşünülür. İkisi birden uzamışsa, ortak yoldaki bir sorun, ileri karaciğer hastalığı, yaygın pıhtılaşma bozukluğu ya da ağır K vitamini eksikliği değerlendirilir. Ayrıntılar INR ve protrombin zamanı sayfasındadır.
Etkilendiği Maddeler
- Yüzey temasıyla başlayan koldaki pıhtılaşma proteinleri
- Kalıtsal kanama hastalıklarında eksik olan proteinler
- Ortak yolda görev alan maddeler
- Pıhtının iskeletini oluşturan protein
- Bu maddelerden birinin azalması süreyi uzatır
- Damardan verilen pıhtı önleyici süreyi belirgin biçimde uzatır
Hangi Durumlarda aPTT İstenir?
Ölçüm hem tedavi izleminde hem kanama araştırmasında kullanılır.
Başlıca Kullanım Alanları
- Damardan sürekli verilen pıhtı önleyici tedavinin izlenmesi
- Kalp ameliyatı ve damar girişimleri sırasında pıhtılaşmanın izlenmesi
- Ameliyat öncesi kanama riskinin değerlendirilmesi
- Açıklanamayan kanama ve morarmaların araştırılması
- Kalıtsal kanama hastalıklarının tanısı ve izlenmesi
- Ailede kanama öyküsü bulunan kişilerin değerlendirilmesi
- Karaciğer işlevlerinin değerlendirilmesi
- Bağışıklık kaynaklı pıhtılaşma antikorlarının araştırılması
- Yaygın pıhtılaşma bozukluğunun izlenmesi
- Böbrek diyalizi sırasında pıhtılaşmanın izlenmesi
Kanama Araştırmasındaki Yeri
Kolay morarma, uzun süren kesik kanaması, diş çekimi sonrası durdurulamayan kanama, eklem içine kanama ve ağır adet kanaması gibi yakınmalarda pıhtılaşma sistemi araştırılır. Bu araştırmanın ilk basamağında aPTT ile protrombin zamanı birlikte istenir. Hangisinin uzadığı, sorunun zincirin hangi bölümünde olduğunu gösterir ve sonraki tetkikleri belirler. Bunlara pıhtı hücresi sayısı ve pıhtının iskeletini oluşturan proteinin düzeyi eklenir.
Kalıtsal Kanama Hastalıklarındaki Yeri
Kalıtsal kanama hastalıklarının bir bölümünde, yüzey temasıyla başlayan koldaki proteinlerden biri eksiktir; bu kişilerde süre uzar. Bu hastalıklar çoğunlukla erkeklerde görülür ve anne yoluyla geçer. Belirtiler eklem içine ve kas içine kanama, küçük darbelerle geniş morarma, diş çekimi ve sünnet sonrası durdurulamayan kanama biçiminde olur. Bu tabloda süre uzun bulunur ve karışım testinde düzelir; ardından hangi proteinin eksik olduğu ölçülür. Hastalığın ağırlığı, eksik proteinin kandaki düzeyine göre belirlenir. Bu kişilerde girişim ve ameliyat öncesinde eksik madde yerine konur.
Ameliyat Öncesi Değerlendirmedeki Yeri
Ameliyat öncesinde bu ölçümün istenmesinin amacı, gizli bir kanama eğilimini önceden görmektir. Bilinmeyen bir pıhtılaşma bozukluğu, ameliyat sırasında beklenmedik kanamaya yol açabilir. Bu durum önceden bilinirse önlem alınır; eksik madde yerine konur ve ameliyat ertelenebilir. Ölçüm tek başına değil; protrombin zamanı, kan sayımı ve kanama öyküsüyle birlikte değerlendirilir.
aPTT Öncesinde Damardan Verilen Kan Sulandırıcının Saatinin Sorulması Neden Gerekir?
Bu bilgi, sonucun doğru yorumlanması için zorunludur.
İlacın Etkisinin Zamanla Değişmesi
Damardan verilen pıhtı önleyici ilaç, bu ölçümü doğrudan ve belirgin biçimde uzatır. İlaç sürekli akış halinde veriliyorsa kandaki düzeyi kararlıdır ve ölçüm herhangi bir saatte yapılabilir. Buna karşılık ilaç aralıklı olarak veriliyorsa, kandaki düzey verildikten hemen sonra en yüksek noktaya çıkar ve sonraki saatlerde düşer. Bu durumda ölçümün ne zaman yapıldığı sonucu tümüyle değiştirir.
Ameliyat Sırasında İzlem
Kalp ameliyatlarında ve bazı damar girişimlerinde, kanın makine içinde ya da kateter yüzeyinde pıhtılaşmaması için yüksek dozda pıhtı önleyici verilir. Bu dozlarda aPTT ölçüm sınırlarının dışına çıkar ve kullanılamaz hale gelir; bu nedenle ameliyat sırasında farklı ve daha geniş aralıklı bir pıhtılaşma ölçümü tercih edilir. Bu ölçüm ameliyathanede hızlıca yapılır ve verilen ilacın etkisi buna göre ayarlanır. Ameliyat bittiğinde ilacın etkisi bir karşıt ilaçla geri çevrilir. Sonraki dönemde, tedaviye damardan pıhtı önleyici ile devam edilecekse izlem yeniden aPTT üzerinden sürdürülür.
Sorulması Gereken Bilgiler
- İlacın sürekli mi aralıklı mı verildiği
- Son dozun saati
- Verilen dozun miktarı
- Doz değişikliği yapılıp yapılmadığı
- Cilt altına yapılan başka bir pıhtı önleyici kullanılıp kullanılmadığı
- Ağızdan alınan kan sulandırıcıların kullanımı
- Son günlerde kan ya da plazma verilip verilmediği
Diğer Hazırlık Kuralları
Ölçüm için aç kalmak gerekmez ve günün herhangi bir saatinde yapılabilir. İlaçların kesilmesi istenmez; ancak kullandığınız tüm ilaçları bildirmeniz gerekir. Ölçümden önce ağır egzersiz yapılmaması önerilir. Acil durumda hiçbir hazırlık beklenmez, kan hemen alınır. Kan kol toplardamarından alınır ve işlem birkaç dakika sürer.
aPTT Örneği Alınırken Damar Yolundan Kan Alınmaması Neden İstenir?
Damar yolundan alınan örnek çoğu kez yanıltıcı sonuç verir.
Sorunun Kaynağı
Damar yolu kateterleri, içlerinde pıhtı oluşmasını önlemek için pıhtı önleyici madde içeren sıvıyla yıkanır. Bu maddeden çok az bir miktar bile örneğe karışırsa süre belirgin biçimde uzar; ölçüm gerçek durumu değil, kateterdeki maddeyi yansıtır. Ayrıca kateterden verilen serum ve ilaçlar kanı sulandırır. Bu nedenle örnek, tercihen ayrı bir damardan taze olarak alınır.
Zorunlu Durumlarda Uygulanan Kurallar
- Kateterden verilen sıvı bir süre durdurulur.
- İlk gelen kan atılır ve kullanılmaz.
- Ardından örnek alınır.
- Hangi yoldan alındığı rapora yazılır.
- Sonuç beklenmedik çıkarsa örnek ayrı bir damardan yinelenir.
Kan Alma İşlemi
Kan, kolun iç yüzündeki bir toplardamardan alınır. Bölge temizlenir, turnike kısa süre bağlanır ve damar belirginleştirilir; iğne girişi sırasında kısa süren bir batma hissedilir. İşlem birkaç dakikada tamamlanır. Turnikenin uzun süre bağlı kalması ve yumruk yaptırılması istenmez; her ikisi de pıhtılaşma tetkiklerini etkiler. Birden fazla tüp alınacaksa, pıhtılaşma tüpünün diğer tüplerden önce doldurulması, tüpler arası madde karışmasını önler. Kan alındıktan sonra bölgeye pamuk bastırılır ve birkaç dakika basınç uygulanır; kanama eğiliminiz varsa bu süre uzatılır.
Örnek Alma Tekniği
Kan, pıhtılaşma tetkikleri için ayrılmış özel tüpe alınır ve tüpün üzerindeki çizgiye kadar doldurulması gerekir. Eksik dolan tüpte, içerideki pıhtı önleyici maddenin kana oranı bozulur ve süre olduğundan uzun çıkar. Damarın zorlanması, iğnenin birkaç kez denenmesi ve kanın yavaş gelmesi tüp içinde küçük pıhtılar oluşmasına yol açar; bu, ölçümü bozar. Tüp sertçe çalkalanmaz, yavaşça alt üst edilir. Örnek bekletilmeden laboratuvara gönderilir.
aPTT Sonucu Neyi Gösterir, Uzaması Her Zaman Kanama Riski Anlamına mı Gelir?
Uzama bir sorun olduğunu gösterir; ancak her zaman kanama anlamına gelmez.
Uzamanın Nedenleri
- Damardan verilen pıhtı önleyici tedavi
- Kalıtsal kanama hastalıklarında eksik olan proteinler
- Karaciğer hastalığı
- K vitamini eksikliği
- Yaygın pıhtılaşma bozukluğu
- Bağışıklık kaynaklı pıhtılaşma antikorları
- Örnek alma ya da tüp doldurma hatası
- Pıhtılaşma proteinlerine karşı gelişen engelleyici maddeler
- Ağır kanama sonrası çok miktarda sıvı ve kan verilmesi
- Yenidoğan döneminde geçici protein yetersizliği
Kanama Anlamına Gelmeyen Uzama
Bazı durumlarda süre uzar; ancak kişide kanama eğilimi yoktur, hatta tersine pıhtılaşma eğilimi vardır. Bunun en bilinen örneği, bağışıklık sisteminin ürettiği belirli antikorların varlığıdır. Bu antikorlar laboratuvar ortamında pıhtılaşma tepkimesini engeller ve süreyi uzatır; oysa vücut içinde pıhtı oluşumunu kolaylaştırırlar. Bu nedenle kanaması olmayan bir kişide saptanan uzama, kanama değil pıhtı açısından araştırılır. Ayrıntılar antifosfolipid antikorları sayfasındadır.
Raporda Yer Alanlar
Raporda ölçülen süre saniye cinsinden bildirilir ve laboratuvarın kendi normal aralığı yanında yazılır. Bazı laboratuvarlar, sizin sonucunuzun normal bir örneğin sonucuna oranını da verir; bu oran, tedavi izleminde hedef aralık belirlemek için kullanılır. Aynı seansta çalışılan protrombin zamanı, pıhtı hücresi sayısı ve diğer pıhtılaşma tetkiklerinin sonuçları yan yana bildirilir. Örnekle ilgili bir sorun varsa, örneğin tüp eksik dolmuşsa ya da içinde pıhtı görülmüşse rapora yazılır. Kullandığınız kan sulandırıcı ilaç ve son dozun saati de yorumda dikkate alınır; bu bilgilerin rapora not edilmesi istenir.
Kanama Öyküsünün Önemi
Laboratuvar sonuçları tek başına yeterli değildir; ayrıntılı bir kanama öyküsü çoğu kez tetkikten daha yol göstericidir. Sorgulanan noktalar şunlardır: kolay morarma olup olmadığı, kesiklerin ne kadar sürede durduğu, diş çekimi ve önceki ameliyatlar sonrası kanama yaşanıp yaşanmadığı, burun ve diş eti kanamalarının sıklığı, kadınlarda adet kanamasının miktarı, doğum sonrası kanama öyküsü ve eklem içine kanama bulunup bulunmadığı. Ailede benzer öykü olup olmadığı ayrıca sorgulanır. Kanama öyküsü belirginse, tetkikler normal çıksa bile araştırma derinleştirilir; çünkü bazı kanama bozuklukları bu ölçümleri hiç etkilemez.
Karışım Testi
Uzamanın nedenini ayırt etmek için özel bir inceleme yapılır. Kişinin örneği, normal bir örnekle karıştırılır ve ölçüm yinelenir. Süre düzeliyorsa, kişide bir maddenin eksik olduğu anlaşılır; normal örnek eksik maddeyi sağlamıştır. Süre düzelmiyorsa, kanda tepkimeyi engelleyen bir madde bulunduğu anlaşılır. Bu ayrım, sonraki tetkikleri belirler ve tedaviyi yönlendirir.
Sonuca Göre Sonraki Adım
Sonuç normalse ve kanama öyküsü yoksa araştırma sonlandırılır. Uzama saptanırsa önce teknik bir hata olup olmadığı değerlendirilir ve gerekirse örnek yinelenir. Uzama sürüyorsa karışım testi yapılır. Eksiklik düşünülüyorsa ilgili proteinlerin düzeyleri ayrı ayrı ölçülür. Engelleyici madde düşünülüyorsa bağışıklık kaynaklı antikorlar araştırılır. Her durumda karaciğer işlevleri ve kan sayımı değerlendirilir; ayrıntılar trombofili paneli sayfasındadır.
Tıbbi inceleme: Op. Dr. Emre Aygün · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Damardan kan sulandırıcı alırken bu ölçümün sık yinelenmesi neden gerekir?
Örneğin ilaç verilen koldan alınması sonucu bozar mı?
Tüpün eksik doldurulması ölçümü etkiler mi?
Sonucum uzun çıktı ama hiç kanamam yok, ne düşünülür?
Sonucun kısa çıkması pıhtı eğilimi anlamına mı gelir?
Ameliyat öncesi tetkiklerimde bu ölçümün yer alması neden gerekli?
Antifosfolipid antikorları bu ölçümü etkiler mi?
Karaciğer hastalığı sonucu değiştirir mi?
Cilt altına yapılan iğne ile damardan verilen ilacın takibi aynı mıdır?
Arka arkaya yapılan ölçümlerin farklı çıkması olağan mı?
Ailemde kanama öyküsü varsa bu ölçüm yeterli olur mu?
Sonucumun karışım testiyle doğrulanması ne demek?
Yeni nesil kan sulandırıcılar bu ölçümü bozar mı?
Kan alınırken damarın zor bulunması sonucu etkiler mi?
Sonucum bozuksa hangi ek testler istenir?
Tetkik sonuçları yalnızca şikâyetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
- World Health Organization (WHO) — Cardiovascular Diseases
- NHLBI (NIH) — Heart and Vascular Diseases
- MedlinePlus — Heart Diseases
- PubMed — Cardiovascular surgery
- StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiovascular Disease