İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Ameliyat

Diyaliz Grefti ve Kalıcı Kateter Takılması

Diyaliz için kol damarına yapay damar yerleştirilmesi ya da kalıcı kateter takılması. Kendi damarı uygun olmayanlarda gündeme gelir.

Diyaliz için damar yolu oluştururken ilk tercih, kişinin kendi atardamarı ile toplardamarının birleştirilmesidir. Ancak bazı kişilerde damarlar bu bağlantıya elverişli değildir ya da hemen diyalize başlanması gerekir. Bu durumlarda iki seçenek gündeme gelir: cilt altına yerleştirilen yapay bir tüp aracılığıyla atardamar ile toplardamarın birleştirilmesi ya da boyun toplardamarından kalbe yakın bir damara uzatılan kalıcı bir kateter.

Diyaliz Grefti ve Kalıcı Kateter Takılması Nedir ve Ne Zaman Gerekir?

Her iki yöntem de, kişinin kendi damarlarıyla bağlantı kurulamadığında ya da bu bağlantının olgunlaşmasını beklemeye zaman olmadığında kullanılır.

Greft Nedir?

Greft, cilt altına yerleştirilen yumuşak ve esnek yapay bir tüptür. Bir ucu atardamara, diğer ucu toplardamara dikilir; böylece atardamardan gelen kan tüpün içinden geçerek toplardamara akar. Diyaliz iğneleri doğrudan bu tüpün üzerinden takılır. Tüp yapay olduğu için olgunlaşmaya gerek duymaz; yalnız çevresindeki dokunun iyileşmesi beklenir. Bu nedenle kendi damarlarla kurulan bağlantıya göre daha kısa sürede kullanıma girer.

Kalıcı Kateter Nedir?

Kalıcı kateter, iki kanallı ince bir borudur. Boyun toplardamarından girilerek ucu kalbe yakın büyük bir toplardamara yerleştirilir; dış bölümü ise cilt altında bir tünelden geçirilerek göğüs ön duvarından dışarı alınır. Diyaliz sırasında kan bir kanaldan alınıp makineye gönderilir, temizlendikten sonra diğer kanaldan geri verilir. İğne kullanılmaz. Takıldığı gün kullanılabilir; bu, en belirgin üstünlüğüdür.

Neden İlk Tercih Değildir?

Her iki yöntemde de vücutta yabancı bir yüzey bulunur. Yapay yüzeyler, kan yoluyla gelen mikropların yerleşmesine ve pıhtı oluşmasına daha elverişlidir. Greftte, tüp ile toplardamarın birleştiği noktada zamanla darlık gelişme eğilimi vardır. Kateterde ise dışarı çıkan bölüm sürekli bir giriş kapısı oluşturur ve kalbe yakın büyük toplardamarlarda daralmaya yol açabilir; bu daralma, ileride o kolda bağlantı kurulmasını engeller. Bu nedenlerle öncelik her zaman kendi damarlarla kurulan bağlantıdadır; ayrıntılar diyaliz için damar yolu açılması sayfasındadır.

Bu Yöntemler Kimlere Uygulanır, Kararı Ne Belirler?

Karar, damar yapısı, aciliyet ve kişinin genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.

Greft Hangi Durumlarda Seçilir?

  • Toplardamarların çok ince olması ya da önceki girişimler nedeniyle kullanılamaz durumda olması
  • Daha önce açılan bağlantıların olgunlaşmaması ya da tıkanması
  • Kolda kullanılabilecek uygun toplardamar kalmaması
  • Diyalize başlanması için kısa bir sürenin bulunması
  • Damarları ince olan yaşlı kişiler ve ileri şeker hastalığı bulunanlar
  • Damar yapısı nedeniyle uzun olgunlaşma süresinin beklenemeyeceği durumlar

Kalıcı Kateter Hangi Durumlarda Seçilir?

Diyalize hemen başlanması gerektiğinde ve başka bir yol hazır olmadığında ilk seçenek kateterdir. Kendi damarlarıyla kurulan bağlantı açılmış ancak henüz olgunlaşmamışsa, bu süre boyunca kateter kullanılır. Kolda hiçbir damar seçeneği kalmamış, kalp yetmezliği nedeniyle yüksek akımlı bir bağlantı uygun görülmemiş ya da beklenen yaşam süresi sınırlı olan kişilerde kalıcı çözüm olarak kullanılabilir. Karın zarı yoluyla diyaliz ya da böbrek nakli planlanan kişilerde de geçici bir köprü işlevi görür.

Fistül Açılabilecekken Greft Neden Seçilebilir?

Bazı kişilerde damarlar teknik olarak bağlantıya uygun görünse de olgunlaşma olasılığı düşüktür; damarlar çok ince, duvarları hastalıklı ya da atardamar akımı yetersiz olabilir. Böyle bir kişide açılan bağlantı aylarca olgunlaşmaz ve bu süre boyunca kateterle diyalize devam edilir; bu da iltihap ve damar daralması açısından ek yük getirir. Greft ise daha kısa sürede kullanıma girer ve kateter süresini kısaltır. Bu nedenle karar, yalnız damarın var olup olmadığına değil, olgunlaşma olasılığına da bakılarak verilir.

Greft ve Kalıcı Kateter Takılmadan Önce Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Hazırlığın amacı, uygun damarı seçmek ve iltihap açısından yük oluşturan durumları gidermektir.

Yapılan İncelemeler

  • Doppler ultrason: Kol atardamar ve toplardamarlarının çapı, açıklığı ve eski pıhtı izleri değerlendirilir; greftin hangi güzergâhta yerleştirileceği belirlenir.
  • Merkezi toplardamarların değerlendirilmesi: Daha önce kateter takılmış kişilerde köprücük kemiği altındaki ve göğüs içindeki damarların açık olup olmadığı araştırılır; gerekirse görüntüleme yapılır.
  • Her iki koldan tansiyon ölçümü ve nabız muayenesi
  • Ekokardiyografi: Kalbin kasılma gücü değerlendirilir.
  • Kan tetkikleri: Kansızlık, pıhtılaşma değerleri ve iltihap göstergeleri ölçülür.
  • Cilt değerlendirmesi: İşlem yapılacak bölgede iltihap, yara ya da mantar olup olmadığı incelenir.

İltihaptan Korunma Hazırlığı

Her iki yöntemde de yabancı bir yüzey yerleştirildiği için iltihaptan korunma en önemli hazırlık başlığıdır. Ciltteki iltihaplı odaklar, diş enfeksiyonları ve ayaktaki yaralar önceden tedavi edilir. Burunda taşıyıcılık saptanırsa tedavi edilebilir. İşlemden hemen önce koruyucu antibiyotik verilir ve bölge uygun biçimde temizlenir. Şeker hastalığı olanlarda kan şekerinin düzenlenmesi istenir; kansızlık giderilir ve beslenme durumu değerlendirilir.

Kişinin Bilgilendirilmesi

Kişiye hangi yöntemin neden seçildiği, ne zaman kullanılmaya başlanacağı ve bakımın nasıl yapılacağı ayrıntılı anlatılır. Kateter takılacaksa, çıkış yerinin bakımı, duş kuralları ve iltihap belirtileri önceden öğretilir. Greft takılacaksa, kolun korunması ve iğne bölgelerinin kullanımı anlatılır. Ayrıca her iki yöntemin de geçici ya da ara bir çözüm olabileceği, ileride kendi damarlarla bağlantı kurulması hedefinin sürebileceği belirtilir.

Greft ve Kalıcı Kateter Vücuda Nasıl Yerleştirilir?

Greft ameliyathane koşullarında, kateter ise görüntüleme olanağı bulunan bir ortamda yerleştirilir.

Greftin Yerleştirilmesi

  • Anestezi: Bölgesel uyuşturma, kolu uyuşturan blok yöntemi ya da genel anestezi kullanılabilir.
  • Kesiler: Atardamarın ve toplardamarın bulunduğu noktalarda birer kesi yapılır.
  • Tünel açılması: İki kesi arasında cilt altında bir tünel oluşturulur; tünel, ön kolda U biçiminde, üst kolda ise düz bir hat izleyebilir.
  • Tüpün geçirilmesi: Uygun çaptaki yapay tüp bu tünelden geçirilir; bükülmemesi ve dönmemesi için işaret çizgisi izlenir.
  • Dikişler: Tüpün bir ucu atardamara, diğer ucu toplardamara yan yan dikilir.
  • Akımın denetlenmesi: Klempler açıldığında tüp üzerinde titreşim hissedilmeli, doppler ile akım dinlenmelidir.
  • Elin değerlendirilmesi: Elin rengi, ısısı ve nabzı kontrol edilir.
  • Kapanış: Kesiler kapatılır; kol hafif yükseğe alınır.

Kalıcı Kateterin Yerleştirilmesi

  • Hazırlık: İşlem, steril koşullarda ve bölgesel uyuşturma ile yapılır.
  • Damara giriş: Boyun toplardamarına ultrason eşliğinde iğneyle girilir; ultrason kullanımı, komşu atardamarın ve akciğer zarının zedelenmesini önler.
  • Tel yerleştirilmesi: İnce bir tel damar içinden ilerletilir ve ucunun doğru yerde olduğu röntgen görüntülemesiyle doğrulanır.
  • Tünel açılması: Göğüs ön duvarında ikinci bir küçük kesi yapılır ve kateter cilt altından bu noktaya doğru tünellenir.
  • Kateterin yerleştirilmesi: Kateter tel üzerinden damara sokulur; ucu kalbe yakın büyük toplardamarda konumlandırılır.
  • Konumun doğrulanması: Röntgen görüntülemesiyle ucun yeri kontrol edilir; yanlış konum akımı bozar.
  • Denetim ve kapanış: Her iki kanaldan kan çekilip verilerek akım denetlenir, kanallar kilitlenir ve kesiler kapatılır.

Tünel Neden Açılır?

Kateterin damara girdiği nokta ile ciltten çıktığı nokta arasında cilt altında uzun bir yol oluşturulması, mikropların cilt yüzeyinden damara doğru ilerlemesini güçleştirir. Bu tünelin içinde, kateterin üzerinde bir manşon bulunur; çevre doku bu manşona yapışarak hem kateteri yerinde sabitler hem bir bariyer oluşturur. Bu nedenle tünelli kateterler, doğrudan takılan geçici kateterlere göre daha uzun süre kullanılabilir. Manşonun dokuya yapışması birkaç hafta alır; bu dönemde kateterin çekilmemesine dikkat edilir.

İşlemden Sonra Kullanım, Bakım ve Takip Nasıl Olur?

Her iki yöntemde de bakım, kullanım süresini doğrudan belirler.

İlk Günler

Greft takılan kişilerde kol ilk günlerde hafif yükseğe kaldırılarak dinlendirilir; belirgin bir şişlik olağandır ve zamanla azalır. Kesi bölgeleri kuru tutulur ve günlük olarak gözle değerlendirilir. Titreşim kontrolü ilk günden başlayarak her gün yapılır. Kateter takılan kişilerde ise işlem sonrası akciğer filmi çekilir; boyunda ve göğüs duvarındaki kesiler kuru tutulur, kateter gövdeye sabitlenir. Her iki durumda da ağrı basit ağrı kesicilerle denetlenir. Kişi çoğu kez aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir ve bakım kuralları yazılı olarak verilir.

Greftin Kullanımı ve Bakımı

Greft, çevresindeki ödem çözüldükten ve doku iyileştikten sonra kullanılmaya başlanır; bu süre kendi damarlarla kurulan bağlantıya göre belirgin biçimde kısadır. İğne noktaları her seansta dönüşümlü kullanılır; aynı noktadan sürekli girilmesi tüpte zayıf bir bölge oluşturur. Greft kolunda tansiyon ölçülmez, kan alınmaz ve serum takılmaz; ağırlık taşınmaz, saat ve sıkı giysi kullanılmaz, kolun üzerine yatılmaz. Her gün elle titreşim kontrol edilir. Kızarıklık, akıntı, ısı artışı ve ateş gecikmeden bildirilir.

Kateterin Kullanımı ve Bakımı

Kateter yalnız diyaliz ekibi tarafından açılır ve kapatılır; kişi kanallara dokunmaz ve başka bir amaçla kullandırmaz. Çıkış yerinin pansumanı, öğretilen aseptik yöntemle ve belirlenen sıklıkta yapılır; eller yıkanır, maske takılır. Kateter, çekilmeyi önlemek için gövdeye sabitlenir. Duş için merkezin verdiği izin beklenir; izin verildiğinde çıkış yeri su geçirmez bir örtüyle kapatılır ve duştan hemen sonra pansuman yenilenir. Küvet, havuz ve deniz uygun değildir. Çıkış yerinde kızarıklık, akıntı ve ağrı beklenmeden bildirilir.

İzlem

Her diyaliz seansında damar yolu değerlendirilir: iğne giriş basınçları, akımın yeterliliği, kanama süresi ve kateterde çekilen kan miktarı izlenir. Bu ölçümlerde bozulma, darlık ya da tıkanma geliştiğini düşündürür ve doppler ultrason istenir. Greftte darlık en sık tüp ile toplardamarın birleştiği noktada gelişir; erken saptandığında balonla açılarak greft korunur. Kateterde akım azalması pıhtı birikimini düşündürür ve içine pıhtı çözücü ilaç verilebilir. Kolda şişlik, merkezi toplardamarda daralma işareti olabilir ve araştırılır.

Uzun Dönemde Hedef

Greft ve kalıcı kateter, birçok kişide son durak değildir. Kateterle diyalize başlanan bir kişide, damar yapısı uygunsa kendi damarlarıyla bağlantı kurulması hedeflenir ve kateter olgunlaşma sonrası çıkarılır. Grefti tıkanan bir kişide, o sırada gelişmiş olan toplardamarlar yeniden değerlendirilir; bazen greft sayesinde genişleyen bir damar, kendi bağlantı için uygun hale gelmiş olur. Bu nedenle damar yolu planı tek seferlik bir karar değil, yıllara yayılan bir plandır. Damarların korunması, her aşamada sonraki seçeneklerin şansını artırır ve bu nedenle kol damarlarından kan alınmaması kuralı sürdürülür.

Acil Başvuru Gerektiren Belirtiler

  • Titreşimin zayıflaması ya da kaybolması
  • Greft ya da kateter çıkış yerinde kızarıklık, akıntı, ısı artışı ve ateş
  • Diyaliz sırasında ya da sonrasında başlayan titreme ve yüksek ateş
  • Kolda ani ve belirgin şişlik, boyun ve göğüs duvarında damarların belirginleşmesi
  • Elde soğuma, solma, uyuşma ve güç kaybı
  • Greft üzerindeki cildin incelmesi, parlaması ve kabuklanması
  • Durdurulamayan kanama ya da kateterin yerinden çıkması

Greft ve kalıcı kateter, kendi damarlarla bağlantı kurulamadığında diyaliz tedavisinin sürmesini sağlayan yöntemlerdir. Kullanım süresini belirleyen etkenler, iltihaptan korunma kurallarına uyulması, bakımın düzenli yapılması ve darlıkların erken saptanmasıdır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Greft ile fistül arasındaki fark nedir?
Her ikisinde de atardamar ile toplardamar birleştirilir; fark, aradaki bağlantının neyle kurulduğudur. Kendi damarlarla kurulan bağlantıda toplardamarın ucu doğrudan atardamara dikilir ve iğne, genişleyen kendi damara girilir; yabancı bir malzeme yoktur. Greftte ise iki damar arasına cilt altına yerleştirilen yapay bir tüp konur ve iğne bu tüpe girilir. Bu farkın sonuçları vardır: greft olgunlaşma beklemeden, daha kısa sürede kullanıma girer; buna karşılık yapay yüzey nedeniyle iltihap ve pıhtı oluşumu daha sık görülür, tüp ile toplardamarın birleştiği noktada zamanla darlık gelişme eğilimi vardır ve kullanım süresi genellikle daha kısadır.
Greft ne kadar sürede kullanılmaya başlanır?
Greft, olgunlaşma beklemeye gerek duymaz; çünkü tüp zaten iğne girişine uygun çapta ve dayanıklılıktadır. Beklenmesi gereken tek şey, çevresindeki ödemin çözülmesi ve dokunun tüpe yapışmasıdır. Bu nedenle kullanıma başlama süresi, kendi damarlarla kurulan bağlantıya göre belirgin biçimde kısadır ve genellikle birkaç hafta içinde olur. Erken kullanılan bazı özel yapıdaki tüplerde bu süre daha da kısalabilir; bu tüpler katmanlı yapıları sayesinde iğne deliğinin kendini kapatmasını sağlar ve gerektiğinde çok daha erken kullanılabilir. Süre, koldaki şişliğin durumuna ve iyileşmeye bakılarak belirlenir; erken kullanım çevre dokuda kan birikmesine yol açabilir.
Greft kolda hangi güzergâhta yerleştirilir?
Güzergâh, hangi damarların kullanılacağına göre belirlenir. Ön kolda en sık kullanılan düzen, dirsek yakınındaki bir toplardamar ile bilek ya da dirsek düzeyindeki bir atardamar arasında U biçiminde bir ilmek oluşturmaktır; bu düzen, iğne girişi için uzun bir hat sağlar. Üst kolda ise greft, kolun ön iç yüzünde düz bir hat boyunca uzanır. Ön kol ve üst kol seçenekleri tükendiğinde, uyluk bölgesinde ya da göğüs ön duvarında güzergâhlar kullanılabilir. Seçim, damarların çapına, açıklığına ve daha önce yapılan girişimlere göre yapılır; olabildiğince aşağıdan başlanır, böylece yukarıdaki seçenekler korunur.
Kalıcı kateter boynun neresinden takılır?
Kalıcı kateter en sık, boynun sağ tarafındaki büyük toplardamardan takılır. Sağ tarafın tercih edilmesinin nedeni, bu taraftan kalbe uzanan yolun daha düz olması ve kateterin bükülmeden yerleşmesidir; bu da akımı iyileştirir ve damar duvarının zedelenmesini azaltır. Damara boynun alt bölümünden, ultrason eşliğinde girilir. Kateterin damara girdiği nokta ile ciltten çıktığı nokta farklıdır: kateter cilt altından tünellenerek göğüs ön duvarına doğru indirilir ve oradan dışarı alınır. Boyun damarları kullanılamıyorsa kasık toplardamarı ve seyrek olarak diğer yollar değerlendirilir; bunların iltihap açısından yükü daha yüksektir.
Kateter takılırken görüntüleme neden kullanılır?
Görüntüleme iki aşamada kullanılır ve ikisi de güvenlik içindir. Damara girilirken ultrason kullanılır; toplardamar doğrudan görülerek iğne yönlendirilir. Bu, komşu atardamarın delinmesini, akciğer zarının zedelenerek hava kaçağı oluşmasını ve birden fazla denemeyle damar duvarının zedelenmesini önler. İkinci aşamada, kateterin ucunun doğru yerde olduğu röntgen görüntülemesiyle doğrulanır. Ucun konumu akımı doğrudan belirler: çok yukarıda kalırsa diyaliz sırasında yeterli kan çekilemez ve kanallar tıkanır, çok aşağıda olursa ritim bozukluğu oluşabilir. İşlem sonunda akciğer filmi çekilerek hem konum hem olası bir hava kaçağı değerlendirilir.
Kateterle duş alınabilir mi?
Duş, merkezin verdiği izinden sonra ve uygun koruma ile alınabilir. Kateter takıldıktan sonraki ilk dönemde, kesiler ve çıkış yeri iyileşene kadar bölge kuru tutulur ve vücut silinerek temizlenir. İzin verildiğinde, çıkış yeri ve kateterin dış bölümü su geçirmez bir örtüyle kapatılır; duş kısa tutulur, doğrudan bölgeye su tutulmaz ve duştan hemen sonra pansuman yenilenir. Küvete girmek, havuza, denize, hamama ve saunaya girmek uygun değildir; bu ortamlarda çıkış yeri su altında kalır ve mikropların içeri ulaşma olasılığı yüksektir. Kurallar merkezden merkeze küçük farklar gösterebilir; kendi ekibinizin önerisi esastır.
Kateterin çıkış yerinin pansumanı nasıl yapılır?
Pansuman, öğretilen aseptik yöntemle ve merkezin belirlediği sıklıkta yapılır; çoğu kişide bu, diyaliz seanslarında ekip tarafından gerçekleştirilir. Önce eller iyice yıkanır, maske takılır ve steril eldiven kullanılır. Eski örtü dikkatle çıkarılır ve çıkış yeri gözle değerlendirilir: kızarıklık, akıntı, kabuklanma, şişlik ve koku aranır. Bölge merkezin önerdiği antiseptikle içten dışa doğru temizlenir, kurumaya bırakılır ve steril bir örtüyle kapatılır. Kateter, çekilmeyi önlemek için gövdeye sabitlenir. İşlem sırasında kateter çekilmez ve kanalların kapakları açılmaz. Örtü ıslanır, kirlenir ya da kalkarsa beklenmeden değiştirilmelidir.
Kateterde enfeksiyon belirtileri nelerdir?
Enfeksiyon iki biçimde görülür. Birincisi çıkış yeri enfeksiyonudur: kateterin ciltten çıktığı noktada kızarıklık, ısı artışı, ağrı, şişlik ve akıntı olur; tünel boyunca sertlik ve hassasiyet eklenebilir. İkincisi kan dolaşımı enfeksiyonudur ve daha ciddidir: çoğu kez diyaliz sırasında ya da kateter açıldıktan kısa süre sonra başlayan titreme, yüksek ateş, halsizlik, bulantı ve tansiyon düşmesiyle kendini gösterir. Bu tabloda çıkış yerinde hiçbir bulgu olmayabilir. Her iki durumda da beklenmeden başvurulmalı ve antibiyotiğe kendiliğinden başlanmamalıdır; önce kan kültürü alınması gerekir. Tedavi, enfeksiyonun ağırlığına göre planlanır ve gerekirse kateter değiştirilir.
Kateter tıkanırsa ne yapılır?
Kateterin tıkanması, kanallarda pıhtı birikmesine ya da ucunun damar duvarına yaslanmasına bağlıdır. İlk adım, kateterin konumunun ve kişinin pozisyonunun değerlendirilmesidir; bazen kolun ya da başın konumu değiştirildiğinde akım düzelir. Kanallarda pıhtı düşünülüyorsa, içine pıhtı çözücü bir ilaç verilerek bir süre bekletilir ve ardından çekilerek denenir; bu yöntem çoğu kişide sonuç verir. Yinelenen tıkanmalarda, kateterin ucunun çevresinde oluşan kılıf biçiminde bir doku düşünülür; bu durumda görüntüleme yapılır. Çözülemeyen tıkanmalarda kateter, tel üzerinden aynı yoldan değiştirilebilir. Kateterin kendiliğinden yıkanması ya da zorlanması doğru değildir.
Greftte daralma olursa nasıl müdahale edilir?
Greftte darlık en sık, tüp ile toplardamarın birleştiği noktada gelişir; bu noktada damar duvarı akımın etkisiyle kalınlaşır. Darlık, diyaliz sırasındaki basınç ölçümlerinde bozulma, akımın azalması ve iğne çıkarıldıktan sonra kanamanın uzaması ile fark edilir; bu nedenle her seansta değerlendirme yapılır. Kuşku doğduğunda doppler ultrason ya da damar içinden görüntüleme istenir. Tedavide ilk seçenek, kasıktan ya da doğrudan greftten girilerek darlığın balonla genişletilmesidir; bu işlem kısa sürer ve greft korunur. Yinelenen darlıklarda kaplı bir stent yerleştirilebilir ya da o bölüm cerrahi olarak yenilenip uzatılabilir. Erken saptama, greftin ömrünü belirleyen etkendir.
Kalıcı kateter ne kadar süre kullanılabilir?
Kalıcı kateterler, tünelli yapıları ve üzerlerindeki manşon sayesinde geçici kateterlere göre çok daha uzun süre kullanılabilir; aylar, gerektiğinde yıllar boyunca hizmet verebilir. Buna karşılık süre uzadıkça iki sorun birikir: iltihap olasılığı artar ve kalbe yakın büyük toplardamarlarda daralma gelişir. Bu daralma, ileride o kolda bağlantı kurulmasını engelleyebilir ve kolda şişliğe yol açar. Bu nedenle kalıcı kateter, uygun bir damar yolu oluşturulabilecek kişilerde bir ara çözüm olarak görülür ve olabildiğince kısa süre kullanılır. Başka seçeneği olmayan ve beklenen yaşam süresi sınırlı olan kişilerde ise kalıcı çözüm olarak sürdürülür.
Greft takılan kolda şişlik olması ne anlama gelir?
Greft takılan kolda bir miktar şişlik ilk haftalarda olağandır; bu, ameliyata bağlı ödemdir ve kolun yükseğe kaldırılmasıyla azalır. Buna karşılık şişlik belirgin, sürekli ve tüm kolu kapsıyorsa farklı bir durum düşünülür: kalbe doğru giden büyük toplardamarlarda daralma ya da tıkanma. Bu daralma çoğu kez daha önce takılmış kateterlere bağlıdır. Greft yüksek akım getirdiği için, dönüş yolundaki darlık belirginleşir ve kol şişer; omuzda ve göğüs ön duvarında damarlar belirginleşir, yüzde şişlik eklenebilir. Bu bulgular araştırılmalıdır; darlık balonla açılabilir. Tek taraflı ani ve ağrılı şişlik ise pıhtı açısından değerlendirilir.
Kateter takılı hastada kol ve boyun hareketleri kısıtlanır mı?
Belirgin bir kısıtlama gerekmez; kişi günlük işlerini sürdürebilir. Yine de kateterin çekilmemesi için birkaç noktaya dikkat edilir: kateter gövdeye sabitlenir, giysiler giyilip çıkarılırken takılmamasına özen gösterilir ve uyurken üzerine yatılmaz. Boyun hareketleri serbesttir; ancak ilk haftalarda aşırı geniş ve ani boyun hareketlerinden kaçınılması önerilir, çünkü manşonun dokuya yapışması zaman alır. Ağır kaldırma ve o omuzda çanta taşıma önerilmez. Kateterin ucu yanlışlıkla çekildiğinde yerinden oynayabilir ve akım bozulabilir; bu nedenle günlük olarak sabitlemenin yerinde olduğu kontrol edilir. Kateterin yerinden çıkması acil bir durumdur.
Fistül açılabilecekken greft neden seçilebilir?
Kateter çıkarıldıktan sonra iyileşme genellikle sorun çıkarmadan ilerler. İşlem bölgesel uyuşturma ile yapılır; kateter, tünel içindeki manşon serbestleştirilerek çekilir ve damara giriş noktasına bir süre bası uygulanır. Bası, hem kanamayı durdurur hem damar içine hava girmesini önler; bu nedenle kişi işlem sırasında ve sonrasında belirli bir pozisyonda tutulur. Çıkış yeri küçük bir dikişle kapatılabilir ya da örtüyle bırakılır; birkaç gün kuru tutulur. Tünel hattında birkaç hafta boyunca sertlik hissedilebilir ve zamanla yumuşar. Bölgede kızarıklık, akıntı, artan ağrı ve ateş görülmesi durumunda beklenmeden başvurulmalıdır.
Kateter çıkarıldıktan sonra yara nasıl iyileşir?
Fistül açılabilecek görünen bazı kişilerde greft tercih edilebilir; çünkü damarların bağlantıya uygun görünmesi, olgunlaşacağı anlamına gelmez. Damarlar çok ince, duvarları hastalıklı ya da atardamar akımı yetersizse açılan bağlantı aylarca olgunlaşmayabilir; bu süre boyunca kateterle diyalize devam edilir ve iltihap ile damar daralması açısından ek yük oluşur. Yaşlı, ileri şeker hastalığı ve yaygın damar sertliği bulunan kişilerde bu olasılık yüksektir. Greft daha kısa sürede kullanıma girdiği için kateter süresini kısaltır. Ayrıca daha önce açılan bağlantıların olgunlaşmadığı kişilerde de greft gündeme gelir. Karar, damarların olgunlaşma olasılığı değerlendirilerek verilir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NIDDK (NIH) — Hemodialysis
  2. MedlinePlus — Dialysis
  3. PubMed — Arteriovenous fistula creation
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Arteriovenous Fistula