İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Raynaud Fenomeni (Ellerde Renk Değişikliği)

Soğuk ve heyecanla parmaklarda renk değişikliği atakları. Damarların geçici kasılmasından kaynaklanır; bağ dokusu hastalıkları araştırılır.

El ve ayak parmaklarının küçük atardamarları, soğukla ya da duygusal gerilimle karşılaştığında kısa süreliğine kasılır; bu, herkeste görülen normal bir tepkidir. Bazı kişilerde ise bu kasılma normalden çok daha güçlü ve uzun sürer; parmaklara giden kan neredeyse tümüyle kesilir ve parmaklar sırayla beyazlaşır, morarır, ardından ısınmayla kızarır. Bu ataklara Raynaud fenomeni denir. Atakların çoğu zararsızdır; ancak bir bölümü altta yatan bir hastalığın ilk belirtisi olabilir.

Ellerde Renk Değişikliği Atakları Nedir?

Bu ataklar, parmak uçlarındaki küçük atardamarların aşırı kasılmasıyla oluşan geçici bir dolaşım kesilmesidir. Damar duvarında kalıcı bir hastalık yoktur; sorun, damarın soğuğa verdiği tepkinin abartılı olmasıdır.

Vücut Soğuğa Normalde Nasıl Tepki Verir?

Soğukla karşılaşıldığında vücut, iç sıcaklığını korumak için uç bölgelere giden kanı azaltır; eller ve ayaklar soğur, cilt solar. Bu, kaçınılması gereken ısı kaybını önleyen koruyucu bir düzenektir ve ortam ısındığında kendiliğinden geri döner. Bu tabloda ise tepki eşiği düşmüştür: küçük bir soğuk uyaranla bile damarlar tümüyle kapanır, kasılma uzun sürer ve kendiliğinden çözülmesi gecikir. Bu nedenle olağan bir soğuk tepkisi ile atak arasındaki fark, şiddet ve süredir.

İki Farklı Grup

Atakların altında bir hastalık bulunmadığında birincil tip olarak adlandırılır; bu grup daha sıktır, genellikle genç yaşta başlar, iki elde simetrik görülür ve parmaklarda kalıcı hasar bırakmaz. Atakların altında başka bir hastalık bulunduğunda ikincil tip olarak adlandırılır; bu grupta ataklar daha şiddetlidir, tek taraflı ya da asimetrik olabilir ve parmak uçlarında yara ile doku kaybına yol açabilir. Bu ayrım tedaviyi ve izlemi doğrudan belirler.

Hastalık Nasıl Adlandırılır?

Bu tablo için günlük dilde birkaç farklı ad kullanılır ve bu, karışıklığa yol açabilir. Altta bir hastalık bulunmadığında kullanılan adlandırmalar, bunun bağımsız bir durum olduğunu anlatır; altta bir hastalık bulunduğunda ise tablo bir belirti olarak ele alınır ve asıl tanı altta yatan hastalıktır. Bu ayrım yalnız adlandırmayla ilgili değildir; izlem, tedavi ve beklenen seyir iki grupta belirgin biçimde farklıdır. Bu nedenle ilk değerlendirmede hangi gruba girildiğinin belirlenmesi hedeflenir. Grup başlangıçta belirlenemiyorsa kişi izleme alınır ve belirli aralıklarla yeniden değerlendirilir.

Neden Parmaklar?

Parmak uçları, vücut yüzey alanına oranla en çok ısı kaybeden bölgelerdir ve bu nedenle ısı düzenleyici damar tepkisinin en yoğun olduğu yerlerdir. Bu bölgelerde, atardamarlarla toplardamarları doğrudan birbirine bağlayan özel damar bağlantıları bulunur; bu bağlantılar sinir uyarısıyla hızla açılıp kapanır ve ısı düzenlemesini sağlar. Aşırı tepki de en çok bu bölgelerde ortaya çıkar. Aynı nedenle burun ucu, kulak kepçeleri ve seyrek olarak meme uçları da etkilenebilir.

Bu Ataklar Neden Olur, Kimlerde Daha Sık Görülür?

Birincil tipte neden tam olarak bilinmemektedir; ikincil tipte ise altta yatan bir hastalık bulunur.

Birincil Tip

Genellikle genç yaşta, çoğunlukla kadınlarda başlar. Ailede benzer öykü bulunması sıktır. Ataklar iki elde simetrik görülür, parmak uçlarında yara gelişmez ve muayene ile kan tetkikleri normaldir. Soğuğa karşı duyarlılığın kalıtsal bir özellik olarak taşındığı düşünülmektedir. Bu grupta hastalık ilerleyici değildir; yıllar içinde şiddeti azalabilir.

İkincil Tipin Nedenleri

  • Bağ dokusu ve romatizmal hastalıklar: Cildin sertleştiği hastalıklar başta olmak üzere çeşitli romatizmal hastalıklar
  • Damar hastalıkları: Tütünle ilişkili damar iltihabı, damar sertliği, göğüs çıkışında sıkışma
  • Mesleki etkenler: Titreşimli el aletleriyle uzun süre çalışma, tekrarlayan darbelere maruz kalma
  • İlaçlar: Damarları kasan bazı ilaçlar, migren ilaçları ve belirli kemoterapi ilaçları
  • Kanı koyulaştıran hastalıklar: Kan hücrelerinin ya da proteinlerin arttığı durumlar
  • Tiroit bezinin az çalışması
  • Pıhtı atmaya yol açan durumlar

Tetikleyen Durumlar

En sık tetikleyici soğuktur; havanın soğuması, soğuk suya temas, buzdolabından bir şey almak ve klimalı ortama girmek atak başlatabilir. Ani ısı değişimi, soğuğun kendisinden daha güçlü bir uyarandır. İkinci sık tetikleyici duygusal gerilimdir; heyecan, kaygı ve öfke damar kasılmasını artırır. Sigara, damarları doğrudan kasarak atakları hem sıklaştırır hem şiddetlendirir. Kafein ve bazı ilaçlar da katkıda bulunabilir.

Atakların Belirtileri Nelerdir, Parmaklar Hangi Renk Sırasını İzler?

Klasik atak üç aşamalıdır; ancak her kişide üç aşamanın da görülmesi gerekmez.

Üç Aşama

  • Beyazlaşma: Damarlar kasılır, parmaklara kan gitmez; parmaklar keskin bir sınırla bembeyaz olur, soğur ve uyuşur.
  • Morarma: Dokuda kalan az miktardaki kan oksijenini verir; parmaklar mavimsi mor bir renk alır, ağırlık ve uyuşma hissi sürer.
  • Kızarma: Damarlar yeniden açılır ve kan hızla geri gelir; parmaklar kızarır, ısınır, zonklama, karıncalanma ve ağrı olur.

Atağın Özellikleri

Ataklar genellikle dakikalar sürer; ısınmayla ve ellerin ovuşturulmasıyla daha çabuk geçer. Renk değişiminin keskin bir sınırının olması tipiktir; parmak bir noktadan itibaren bembeyazdır. Bir elde tüm parmaklar ya da yalnız birkaç parmak etkilenebilir; başparmak genellikle korunur. Ataklar arasında eller normal görünür ve muayene normaldir. Atak sırasında ağrı ve karıncalanma, kan geri gelirken en belirgin hale gelir.

Atak Sırasında Ne Yapılmalıdır?

Atak başladığında öncelikle sıcak bir ortama geçilmelidir. Eller koltuk altına sokularak vücut ısısıyla ısıtılabilir; bu, hızlı ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Eller ılık suya sokulabilir; suyun sıcaklığı ölçülü olmalıdır, çünkü his azaldığı için yanık fark edilmeyebilir. Parmaklar hafifçe ovuşturulur ve kollar yandan geniş dairesel hareketlerle döndürülerek kanın parmaklara ulaşması kolaylaştırılabilir. Sıcak bir içecek içmek gövdeyi ısıtarak yardımcı olur. Doğrudan ısı kaynağı, sıcak su torbası ve soba önünde ısınma önerilmez. Atak dakikalar içinde geçmezse ve parmakta morarma sürerse başvurulmalıdır.

Uyarıcı Bulgular

Aşağıdaki durumlar ikincil tipi düşündürür ve ayrıntılı değerlendirme gerektirir: atakların ileri yaşta başlaması, tek elde ya da asimetrik olması, çok şiddetli ve uzun sürmesi, parmak uçlarında yara, çukurlaşma ya da doku kaybı gelişmesi, eklem ağrısı, ciltte sertleşme, ağız ve göz kuruluğu, yutma güçlüğü, nefes darlığı ile kilo kaybının eşlik etmesi. Bu bulgular varlığında altta yatan hastalık araştırılır.

Ellerde Renk Değişikliği Hangi Muayene ve Tetkiklerle Değerlendirilir?

Değerlendirmenin amacı, atakların birincil mi ikincil mi olduğunu belirlemektir.

Muayene

Eller ve ayaklar incelenir: parmak uçlarında yara, çukurlaşma, doku kaybı, ciltte sertleşme ve tırnak değişiklikleri aranır. Tüm nabızlar karşılaştırmalı olarak değerlendirilir; kol, dirsek ve bilek nabızları ile iki koldan tansiyon ölçülür. Kolun belirli pozisyonlarında nabzın zayıflayıp zayıflamadığı denenir; bu, göğüs çıkışında sıkışmayı araştırır. Eklemler, cilt, ağız ve göz kuruluğu ile akciğerler değerlendirilir.

Tırnak Dibi İncelemesi

Tırnağın dibindeki kıvrım bölgesinde, ciltteki kılcal damarlar bir büyüteç ya da özel bir cihazla incelenir. Birincil tipte bu damarlar düzenli sıralanmış ve normal yapıdadır. İkincil tipte ise genişlemiş, kıvrımlı damarlar, kanama noktaları ve damar kaybı alanları görülür. Bu inceleme kısa sürer, ağrı vermez ve iki grubu ayırt etmede en değerli yöntemlerden biridir. Bu nedenle ataklarla başvuran kişilerde rutin olarak yapılması önerilir.

Diğer İncelemeler

  • Kan tetkikleri: Kan sayımı, iltihap göstergeleri, romatizmal hastalık belirteçleri ve tiroit hormonları
  • Doppler ultrason: Kol ve el damarlarındaki akım değerlendirilir; büyük damarlarda tıkanıklık aranır.
  • Parmak basınç ölçümü: Parmaklara giden akım sayısal olarak değerlendirilir.
  • Soğuk uyaran testleri: Seçilmiş kişilerde, atağın belgelenmesi için kullanılabilir.
  • Boyun ve göğüs filmi: Fazladan kaburga aranır.
  • Görüntüleme: Kuşkulu durumlarda kol damarları ayrıntılı görüntülenir.

Ataklar Sıklaşırsa Ne Olur, Hangi Belirtide Hekime Başvurulmalıdır?

Birincil tipte ataklar sıklaşsa bile kalıcı hasar beklenmez; ikincil tipte ise doku kaybı gelişebilir.

Günlük Yaşam Önlemleri

  • Tüm vücudu sıcak tutmak; yalnız elleri değil, gövdeyi de sıcak tutmak damar kasılmasını azaltır
  • Eldiven ve kalın çorap kullanmak; buzdolabından bir şey alırken bile eldiven kullanmak
  • Ani ısı değişimlerinden kaçınmak; soğuk suya temas etmemek
  • Sigarayı kesin olarak bırakmak
  • Kafeini sınırlamak
  • Gerilimi azaltan yöntemler denemek; nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri
  • Titreşimli el aletlerinden kaçınmak ya da koruyucu eldiven kullanmak
  • Parmakları koruyan alışkanlıklar geliştirmek; kesik ve sıyrıklardan kaçınmak

Yanlış Bilinenler

Bu tablo hakkında yaygın birkaç yanlış bilgi vardır. Birincisi, ellerin soğuk olmasının tek başına bu tanıyı koydurduğu düşüncesidir; oysa soğuk eller çok yaygın bir durumdur ve renk değişikliği olmadan bu tanı konmaz. İkincisi, atakların kansızlıktan kaynaklandığı inancıdır; kansızlık ayrı bir durumdur ve değerlendirilir, ancak atakların nedeni değildir. Üçüncüsü, sıcak su torbası ve doğrudan ısıtmanın yararlı olduğu düşüncesidir; his azalmış olabileceği için bu uygulamalar yanığa yol açabilir. Dördüncüsü, ilaçların bu tabloyu tümüyle ortadan kaldıracağı beklentisidir; ilaçlar atakları azaltır, ancak soğuktan korunma her zaman gereklidir.

İlaç Tedavisi

Yaşam biçimi düzenlemeleri yeterli olmadığında ilaç tedavisi başlanır. Küçük damarları genişleten ilaçlar ilk seçenektir; bu ilaçlar atakların sıklığını ve şiddetini azaltır. Yan etki olarak baş ağrısı, yüzde kızarma ve bacaklarda şişlik görülebilir. Yara gelişmiş kişilerde farklı gruplardan ilaçlar eklenir ve damar yoluyla verilen tedaviler kullanılabilir. Damarları kasan ilaçlar kullanılıyorsa gözden geçirilir. Altta yatan bir hastalık varsa ona yönelik tedavi ayrıca düzenlenir.

Girişimsel Seçenekler

İlaçlara yanıt vermeyen, parmakta yara ve doku kaybı gelişen kişilerde ek seçenekler değerlendirilir. Parmak dibine yapılan sinir blokları, atağı hızla sonlandırabilir ve yaranın iyileşmesine katkı sağlar. Damar kasılmasını düzenleyen sinirlere yönelik girişimler seçilmiş kişilerde uygulanır. Göğüs çıkışında sıkışma saptanmışsa buna yönelik cerrahi planlanır; ayrıntılar göğüs çıkışı sendromu cerrahisi sayfasındadır. Büyük damarlarda tıkanıklık varsa açılması gündeme gelir.

İzlem Nasıl Yapılır?

Birincil tip olduğu düşünülen kişilerde izlem, belirli aralıklarla yapılan muayeneyle sürdürülür; amaç, sonradan ortaya çıkabilecek ikincil bir hastalığın erken yakalanmasıdır. Her kontrolde parmak uçları, eklemler ve cilt değerlendirilir; yeni bir bulgu eklenirse kan tetkikleri ve tırnak dibi incelemesi yinelenir. İkincil tipte izlem, altta yatan hastalığın gidişine göre planlanır ve romatoloji ile birlikte yürütülür; parmak yaraları olan kişilerde kontroller sıklaştırılır. Tedavinin etkinliği, atakların sıklığı ve süresi kaydedilerek değerlendirilir; kişinin atak günlüğü tutması bu değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Hangi Belirtilerde Başvurulmalıdır?

  • Parmak ucunda yara, çukurlaşma ya da kararma gelişmesi
  • Atak sonrası parmağın normale dönmemesi
  • Parmakta sürekli morarma, şiddetli ağrı ve şişlik
  • Yara çevresinde kızarıklık, akıntı, kötü koku ve ateş
  • Atakların tek elde ya da asimetrik olması
  • Eklem ağrısı, ciltte sertleşme, ağız ve göz kuruluğu, yutma güçlüğü eklenmesi
  • Atakların ileri yaşta ilk kez başlaması

Ataklarla birlikte parmakta kalıcı bir renk değişikliği ve şiddetli ağrı gelişmesi acil sayılır; bu, damarın tümüyle tıkandığını düşündürür ve beklenmeden başvurulmalıdır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Soğukta parmakların beyazlaması herkeste olur mu?
Hayır, herkeste olmaz. Soğukta ellerin soğuması ve cildin bir miktar solması herkeste görülen normal bir tepkidir; vücut iç sıcaklığını korumak için uç bölgelere giden kanı azaltır. Bu tabloda ise tepki abartılıdır: parmaklar keskin bir sınırla bembeyaz olur, bu beyazlık dakikalarca sürer, uyuşma ve his kaybı eşlik eder ve ısınınca morarma ile kızarma aşamaları izlenir. Ayırt edici özellikler renk değişiminin keskin sınırlı olması, atağın süresi ve üç aşamalı seyirdir. Olağan soğuk tepkisinde parmaklar soğur ancak bembeyaz olmaz ve ortam ısınınca hemen düzelir. Bu ayrım, gereksiz kaygıyı önlemek açısından önemlidir.
Atak sırasında parmaklarda ağrı ve karıncalanma neden olur?
Ağrı ve karıncalanma en çok üçüncü aşamada, yani damarlar yeniden açılıp kan geri geldiğinde ortaya çıkar. Beyazlaşma döneminde parmaklara kan gitmediği için sinir uçları da yeterince beslenemez; bu dönemde uyuşma ve his kaybı öndedir, ağrı hafif olabilir. Kan geri geldiğinde ise damarlar aniden genişler, dokuda biriken maddeler temizlenirken sinir uçları uyarılır ve zonklayıcı bir ağrı ile yoğun karıncalanma hissedilir; parmaklar kızarır ve şişebilir. Bu duruma bazen kaşıntı da eşlik eder. Ağrının bu şekilde geri dönüş sırasında olması tipiktir ve dokuda kalıcı hasar olduğu anlamına gelmez.
Bu ataklar ayak parmaklarında da görülür mü?
Evet, görülür. Ayak parmakları da el parmakları gibi ısı düzenlemesinde rol alan bölgelerdir ve aynı mekanizmayla etkilenir. Ataklar ayakta genellikle daha az fark edilir; çünkü ayaklar çorap ve ayakkabıyla örtülüdür ve renk değişimi gözlenmez. Kişi bunun yerine ayaklarda sürekli soğukluk, uyuşma ve ısınmakta zorlanma tarif eder. Ayak parmaklarında atak olması, ellerle birlikte görüldüğünde tanıyı destekler. Yalnız ayaklarda görülen renk değişiklikleri ise dikkatle değerlendirilmelidir; bu durumda bacak atardamarlarında tıkanıklık ve diğer damar hastalıkları da araştırılır. Ayaklar da soğuktan korunmalı, kalın çorap kullanılmalıdır.
Burun ucunda ve kulaklarda da renk değişikliği olur mu?
Evet, olabilir. Burun ucu, kulak kepçeleri, dudaklar ve seyrek olarak meme uçları da bu ataklardan etkilenebilir; çünkü bu bölgeler de ısı kaybının yüksek olduğu ve ısı düzenleyici damar tepkisinin yoğun bulunduğu yerlerdir. Bu bölgelerde de soğukla beyazlaşma, ardından morarma ve ısınmayla kızarma görülebilir; uyuşma ve ağrı eşlik edebilir. Emziren kadınlarda meme ucunda görülen ataklar, emzirme sırasında şiddetli ağrıya yol açabilir ve çoğu kez başka bir soruna bağlanarak gözden kaçar. Bu bölgelerin de soğuktan korunması önerilir; sıcak uygulama ve bölgenin örtülmesi yakınmayı azaltır.
Stres bu atakları tetikler mi?
Evet, tetikler. Duygusal gerilim, soğuktan sonra en sık karşılaşılan tetikleyicidir. Heyecan, kaygı, öfke ve ani korku, vücutta damarları kasan sinir sisteminin etkinliğini artırır; bu da parmak uçlarındaki küçük damarların kasılmasına yol açar. Bu nedenle ataklar bazen sıcak bir ortamda, yalnız gerilim nedeniyle de ortaya çıkabilir. Sınav, iş görüşmesi, topluluk önünde konuşma ve tartışma gibi durumlar sık bildirilen tetikleyicilerdir. Bu bağlantı nedeniyle tedavi planına gerilimi azaltan yöntemler eklenir: nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri, düzenli uyku ve gerektiğinde psikolojik destek önerilir.
Buzdolabından bir şey alırken atak başlaması olağan mıdır?
Evet, olağandır ve sık karşılaşılan bir durumdur. Buzdolabından ya da derin dondurucudan bir şey almak, ani bir soğuk temas oluşturur; ani ısı değişimi, soğuğun kendisinden daha güçlü bir uyarandır. Aynı biçimde soğuk suyla bulaşık yıkamak, sebze yıkamak, klimalı bir ortama girmek ve soğuk bir içecek şişesini tutmak da atak başlatabilir. Bu nedenle bu kişilere, buzdolabından bir şey alırken bile eldiven kullanmaları, mutfakta ılık su tercih etmeleri ve soğuk yüzeylere doğrudan dokunmamaları önerilir. Market alışverişinde dondurulmuş ürün reyonlarında eldiven kullanmak ve soğuk ürünleri bez bir torbayla taşımak da yararlıdır.
Bu ataklarla birlikte eklem şikâyeti varsa ne düşünülür?
Atakların yanında eklem yakınması bulunması, ikincil tipi düşündürür ve altta yatan bir romatizmal hastalık araştırılmasını gerektirir. Bu tabloda ellerde renk değişikliği, hastalığın ilk belirtisi olabilir ve diğer bulgulardan yıllar önce ortaya çıkabilir. Bu nedenle eklem ağrısı, sabah tutukluğu, el parmaklarında şişlik, ciltte sertleşme ve parlama, ağız ile göz kuruluğu, yutma güçlüğü, nefes darlığı, halsizlik ve kilo kaybı ayrıca sorgulanır. Kan tetkiklerinde romatizmal hastalık belirteçleri bakılır ve tırnak dibi kılcal damar incelemesi yapılır. Bulgular destekliyorsa romatoloji ile birlikte değerlendirme yapılır ve izlem planlanır.
Titreşimli el aletleriyle çalışmak bu atakları artırır mı?
Evet, artırır ve bu, mesleki bir neden olarak ayrıca değerlendirilir. Titreşimli el aletleriyle uzun süre çalışmak, parmaklardaki küçük damarların duvarını ve bu damarları yöneten sinirleri zedeler; zamanla damarlar soğuğa aşırı tepki verir hale gelir. Matkap, kırıcı, zımpara, motorlu testere ve benzeri aletleri kullananlarda, uzun yıllar sonra bu tablo ortaya çıkabilir. Yakınmalar genellikle aleti tutan elde ve en çok zorlanan parmaklarda başlar; bu nedenle asimetrik olabilir. Korunmada titreşim süresinin sınırlanması, titreşim sönümleyici eldiven kullanılması, düzenli ara verilmesi ve ellerin sıcak tutulması önerilir. İlerlemiş olgularda meslek değişikliği gündeme gelebilir.
Atakların yalnız tek elde olması farklı bir anlam taşır mı?
Evet, farklı bir anlam taşır ve dikkatle değerlendirilir. Birincil tipte ataklar iki elde simetrik görülür; bu, tüm vücudu ilgilendiren bir tepki eşiği düşüklüğünün sonucudur. Atakların yalnız tek elde ya da belirli parmaklarda olması, o tarafa giden damarlarda yapısal bir sorun bulunduğunu düşündürür. Bu durumda araştırılması gereken başlıklar şunlardır: göğüs çıkışında damarın sıkışması, koltuk altı ya da kol damarında darlık veya genişleme, o damardan kopan küçük parçaların parmak damarlarını tıkaması ve mesleki titreşim maruziyeti. Değerlendirmede iki koldan tansiyon ölçülür, nabızlar karşılaştırılır ve kol damarları görüntülenir.
Parmak ucunda açılan yara ne zaman acil sayılır?
Parmak ucunda açılan yara, her durumda değerlendirilmesi gereken bir bulgudur; çünkü birincil tipte yara beklenmez ve varlığı ikincil tipi düşündürür. Yaranın acil sayıldığı durumlar şunlardır: hızla büyümesi, çevresinde yayılan kızarıklık, şişlik, akıntı ve kötü koku bulunması, ateş eşlik etmesi ve parmakta kararma gelişmesi. Bu bulgular enfeksiyon ya da doku kaybını gösterir. Ayrıca yara açılmamış olsa bile, parmakta sürekli morarma ve şiddetli ağrı olması damarın tümüyle tıkandığını düşündürür ve acil sayılır. Bu durumlarda beklenmeden başvurulmalı; yaraya evde herhangi bir madde sürülmemeli ve sıcak uygulama yapılmamalıdır.
Bu ataklar gebelikte değişir mi?
Gebelikte ataklar çoğu kişide azalır. Bunun nedeni, gebelikte kan hacminin artması, damarların genişlemesi ve vücut ısısının bir miktar yükselmesidir; bu değişiklikler parmak uçlarına giden kanı artırır. Buna karşılık bazı kadınlarda değişiklik olmaz ya da ataklar sürer. Gebelikte önemli bir başlık ilaç kullanımıdır: atakları azaltmak için kullanılan damar genişletici ilaçların bir bölümü gebelikte uygun değildir ve gebelik planlanmadan önce gözden geçirilmelidir. Bu nedenle gebelik planlayan kişilerin tedavilerini hekimle konuşmaları gerekir. Emziren kadınlarda meme ucunda ortaya çıkan ataklar ayrı bir başlıktır ve emzirme sırasında şiddetli ağrıya yol açabilir.
Tırnak dibi incelemesi bu ataklarda neden yapılır?
Tırnak dibi incelemesi, atakların birincil mi ikincil mi olduğunu ayırt etmede en değerli yöntemlerden biridir. Tırnağın dibindeki kıvrım bölgesinde, ciltteki kılcal damarlar bir büyüteç ya da özel bir cihazla incelenir. Birincil tipte bu damarlar düzenli sıralanmış, eşit büyüklükte ve normal yapıdadır. İkincil tipte, özellikle cildin sertleştiği romatizmal hastalıklarda ise genişlemiş ve kıvrımlı damarlar, kanama noktaları, düzensiz sıralanma ve damar kaybı alanları görülür. Bu değişiklikler, hastalığın diğer bulguları ortaya çıkmadan yıllar önce saptanabilir; bu nedenle inceleme erken tanı açısından değerlidir. İşlem kısa sürer, ağrı vermez ve yinelenebilir.
Atakları azaltmak için kişi günlük yaşamında nelere dikkat etmelidir?
En önemli önlem, yalnız elleri değil tüm vücudu sıcak tutmaktır; gövde üşüdüğünde vücut uç bölgelere giden kanı azaltır. Bu nedenle kat kat giyinmek, yelek ve atkı kullanmak yararlıdır. Eldiven ve kalın çorap her zaman yanda bulundurulmalı; buzdolabından bir şey alırken bile kullanılmalıdır. Ani ısı değişimlerinden ve soğuk suya temastan kaçınılır. Sigara kesin olarak bırakılmalıdır; sigara damarları doğrudan kasar. Kafein sınırlanır. Gerilimi azaltan nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri denenir. Titreşimli aletlerden kaçınılır. Atak başladığında eller koltuk altına sokulabilir, ılık suda ısıtılabilir ve parmaklar hafifçe ovulabilir; doğrudan sıcak uygulama yapılmaz.
Ellerde renk değişikliği atakları çocuklukta başlar mı?
Evet, başlayabilir. Birincil tip genellikle ergenlik döneminde ya da genç erişkinlikte başlar; çocuklukta ortaya çıkması da olasıdır ve bu kişilerde ailede benzer öykü sık bulunur. Çocuklarda atak, ellerin soğukta beyazlaması, uyuşma ve ısınınca kızarma biçiminde fark edilir; çocuk bunu çoğu kez ifade edemez ve aile fark eder. Çocukluk çağında başlayan atakların büyük bölümü birincil tiptir ve zararsız seyreder. Buna karşılık atakların şiddetli olması, tek taraflı olması, parmakta yara gelişmesi, eklem yakınması ve ciltte değişiklik eşlik etmesi durumunda çocuk romatolojisi ile birlikte değerlendirme yapılır ve tırnak dibi incelemesi istenir.
Bu ataklar yıllar içinde ağırlaşır mı?
Bu, atakların hangi gruba girdiğine bağlıdır. Birincil tipte ataklar yıllar içinde genellikle ağırlaşmaz; şiddetleri kararlı kalır ve bazı kişilerde ileri yaşta azalır. Bu grupta parmaklarda kalıcı hasar beklenmez. İkincil tipte ise seyir altta yatan hastalığın gidişine bağlıdır; hastalık ilerledikçe ataklar sıklaşabilir, şiddetlenebilir ve parmak uçlarında yara ile doku kaybı gelişebilir. Bu nedenle ikincil tipte düzenli izlem gerekir. Her iki grupta da sigaranın sürdürülmesi, soğuğa korunmasız maruz kalma ve damarları kasan ilaçların kullanılması tabloyu ağırlaştırır. Yeni bulguların eklenmesi, grubun yeniden değerlendirilmesini gerektirir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Peripheral Artery Disease
  2. MedlinePlus — Peripheral Arterial Disease
  3. PubMed — Peripheral artery disease revascularization
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Peripheral Arterial Disease