Subklavyen Çalma Sendromu (Kola Giden Damarın Darlığı)
Kola giden damarın başlangıcındaki darlık nedeniyle kolun kanı beyinden çekmesi. Kol kullanınca baş dönmesi tipik bulgudur.
Kola giden ana atardamar, göğüs boşluğundan çıkarken köprücük kemiğinin altından geçer. Bu damardan, kol dallarına ayrılmadan önce omurga boyunca yukarı çıkarak beynin arka bölümünü besleyen bir dal ayrılır. Kol damarı bu dalın çıkışından önce daralır ya da tıkanırsa, kol dinlenirken bile yetersiz beslenir; kol çalıştırıldığında ise gereksinimi karşılamak için kan, beyne giden daldan ters yönde çekilir. Bu duruma subklavyen çalma sendromu denir.
Subklavyen Çalma Sendromu Nedir, Kola Giden Kan Beyinden Nasıl Çekilir?
Adını, kolun beyne ait kanı kendine çekmesinden alır. Bu, damar sisteminin basınç farklarına göre çalışmasının doğrudan bir sonucudur.
Akım Neden Ters Döner?
Kan, her zaman basıncın yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere akar. Kol damarı başlangıç bölümünde tıkandığında, tıkanıklığın ötesindeki basınç düşer. Beyne giden dal ise yukarıdan, beyin damar ağından basınç alır. Bu iki basınç arasındaki fark nedeniyle, dal içindeki kan yukarıdan aşağı, yani ters yönde akmaya başlar ve kola dolar. Kol dinlenirken bu çalma az olabilir; kol çalıştırıldığında kasların gereksinimi arttığı için çalma belirginleşir ve beynin arka bölümü yetersiz kalır.
Beynin Arka Bölümü Ne İşe Yarar?
Bu bölge dengeyi, göz hareketlerini, yutmayı, konuşmanın anlaşılırlığını ve bilinç düzeyini düzenler. Bu nedenle çalma sırasında ortaya çıkan belirtiler bu işlevlerle ilgilidir: baş dönmesi, denge kaybı, çift görme, bulanık görme ve seyrek olarak ani düşme atakları. Belirtilerin kol çalıştırılırken ortaya çıkması, bu tabloyu diğer baş dönmesi nedenlerinden ayıran en önemli özelliktir.
Herkeste Belirti Verir mi?
Hayır. Ters akım saptanan kişilerin önemli bir bölümünde hiçbir yakınma olmaz. Bunun nedeni, beynin tabanındaki damar halkasının ve diğer damarların yeterli desteği sağlamasıdır. Belirtiler, bu destek yetersiz kaldığında ortaya çıkar; karşı taraftaki damarların da hastalıklı olması, halkanın eksik olması ve tansiyonun düşük seyretmesi belirtilerin görülme olasılığını artırır. Bu nedenle yalnız görüntülemede ters akım saptanması, tek başına girişim gerekçesi sayılmaz.
Kola Giden Damarda Darlık Neden Oluşur?
Nedenlerin başında damar sertliği gelir; bunun dışında birkaç farklı neden bulunur.
Başlıca Nedenler
- Damar sertliği: En sık nedendir; plak, damarın ana atardamardan çıktığı bölgede yoğunlaşır.
- Damar duvarı iltihabı: Büyük damarları tutan romatizmal hastalıklar, genç kadınlarda kol damarında darlık yapabilir.
- Göğüs çıkışında sıkışma: Fazladan bir kaburga ya da sert bir bant damarı dıştan sıkıştırabilir; ayrıntılar göğüs çıkışı sendromu sayfasındadır.
- Işın tedavisi: Göğüs ve boyun bölgesine uygulanmış ışın tedavisi damar duvarını etkiler.
- Travma ve damar duvarında ayrılma
- Doğumsal yapısal farklılıklar
Neden Sol Tarafta Daha Sık Görülür?
Sol kola giden damar, ana atardamarın yayından doğrudan ve dik bir açıyla çıkar; bu çıkış bölgesinde kan akımı düzensizleşir ve damar duvarı zorlanır. Sağ kola giden damar ise önce ortak bir gövdeden ayrılır ve daha yumuşak bir açıyla ilerler. Bu yapısal fark nedeniyle plak birikimi sol tarafta belirgin biçimde daha sık görülür ve çalma sendromu çoğunlukla solda ortaya çıkar.
Kimlerde Daha Sık Görülür?
Sigara içenlerde, yüksek tansiyonu ve kan yağları yüksekliği olanlarda, şeker hastalarında ve ileri yaştaki kişilerde daha sıktır. Bacak damar hastalığı, boyun damarı darlığı ve kalp damar hastalığı bulunanlarda birlikte görülme olasılığı yüksektir. Damar duvarı iltihabına bağlı olanlar ise genç yaşta, özellikle kadınlarda ortaya çıkar ve iki taraflı olabilir.
Subklavyen Çalma Sendromunun Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler iki gruba ayrılır: kola ait olanlar ve beynin arka bölümüne ait olanlar.
Kola Ait Belirtiler
- Kolu kullanırken çabuk yorulma ve ağırlık hissi
- Çalışırken kolda ve önkolda kramp tarzında ağrı, dinlenince geçmesi
- Elde ve parmaklarda soğukluk, solukluk
- Kolda uyuşma ve güçsüzlük
- Bilek nabzının zayıf alınması ya da hiç alınamaması
- İleri durumlarda parmak uçlarında morarma ve iyileşmeyen yaralar
Beyne Ait Belirtiler
Kol çalıştırıldığında ortaya çıkan baş dönmesi, denge kaybı, çift görme, bulanık görme, kulakta uğultu, konuşmanın anlaşılırlığında azalma ve seyrek olarak bilinç kaybı olmadan yere düşme görülebilir. Bu bulguların kol çalışmasıyla ortaya çıkıp dinlenmeyle geçmesi tipiktir. Kişi çoğu kez bu bağlantıyı fark etmez; bu nedenle öyküde belirtilerin hangi durumda ortaya çıktığı ayrıntılı sorgulanır.
Kol Damarları Neden Daha Az Bilinir?
Damar hastalığı denince akla çoğu kez bacak ve kalp damarları gelir; kol damarları geri planda kalır. Bunun nedeni, kolun kan gereksiniminin bacağa göre daha düşük olması ve çevresinde geniş bir yan dolaşım ağı bulunmasıdır. Omuz çevresindeki damarlar birbirleriyle çok sayıda bağlantı kurar; ana damar tıkansa bile kol bu yollarla beslenmeyi sürdürür. Bu nedenle kolda doku kaybı ve kangren, bacakta olduğu kadar sık görülmez. Yine de bu durum hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez; çalma sendromu, kalp köprüsünü etkileme ve diyaliz bağlantısını bozma yönleriyle ayrı bir önem taşır.
Belirtiler Neden Fark Edilmez?
Kol damar hastalığı bacağa göre daha sinsi seyreder; çünkü kollar günlük yaşamda bacaklar kadar sürekli yüklenmez. Kişi, kolunu uzun süre baş üzerinde tutmadığı ya da ağır iş yapmadığı sürece yakınma hissetmeyebilir. Baş dönmesi ise çoğu kez iç kulak sorunlarına, tansiyona ya da boyun kireçlenmesine bağlanır. Bu nedenle tanı, çoğu kez iki kol arasındaki tansiyon farkının fark edilmesiyle konur.
Kola Giden Damarın Darlığı Hangi Muayene ve Tetkiklerle Anlaşılır?
Tanının ilk adımı, basit bir muayene işlemidir: her iki koldan tansiyon ölçülmesi.
Muayene
- İki koldan tansiyon ölçümü: Aradaki belirgin fark, düşük ölçülen tarafta darlık olduğunu gösterir; bu, tanıya götüren en önemli bulgudur.
- Nabız muayenesi: Koltuk altı, dirsek ve bilek nabızları iki tarafta karşılaştırılır.
- Köprücük kemiği üzerinde üfürüm aranması: Darlıktan geçen kanın sesi duyulabilir.
- Kol egzersizi testi: Kol çalıştırılırken belirtilerin ortaya çıkıp çıkmadığı gözlenir.
- Nörolojik muayene: Denge, göz hareketleri ve konuşma değerlendirilir.
Ayırıcı Tanı
Kolda yorgunluk ve ağrı yapan başka durumlar da vardır; bunlar ayırt edilmelidir. Göğüs çıkışında damar ve sinirin sıkışması benzer yakınmalar verir, ancak burada bulgular kolun belirli pozisyonlarında ortaya çıkar ve uyuşma ile karıncalanma öndedir. Boyun fıtığına bağlı sinir sıkışmasında ağrı boyundan kola yayılır ve belirli parmaklarda his kaybı olur. Omuz eklemi hastalıklarında ağrı hareketle ilişkilidir ancak nabızlar normaldir. Soğukla tetiklenen parmak renk değişiklikleri farklı bir tabloyu düşündürür. Bu ayrımda iki koldan tansiyon ölçümü ve nabız muayenesi belirleyici olur; nabız farkı saptandığında damar açısından inceleme yapılır.
Görüntüleme
Doppler ultrason, beyne giden daldaki akımın yönünü doğrudan gösterir; ters akım saptanması tanı koydurucudur. İnceleme, kol çalıştırıldıktan sonra yinelenerek çalmanın belirginleşip belirginleşmediği değerlendirilir. BT anjiyografi ya da manyetik rezonans anjiyografi, darlığın yerini, uzunluğunu ve komşu damarların durumunu gösterir; girişim planı bu görüntülerle yapılır. Kateterle anjiyografi, girişim düşünülen kişilerde kullanılır. Kola ait yakınmaları olanlarda ön kol ve el damarları da değerlendirilir.
Diğer Damarların İncelenmesi
Bu kişilerde damar hastalığı çoğu kez birden fazla bölgededir. Bu nedenle boyun damarları, kalp damarları ve bacak dolaşımı ayrıca incelenir. Aynı incelemede beyin tabanındaki damar halkasının yapısı değerlendirilir; halkanın eksik olması belirtilerin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Kan tetkiklerinde kan yağları, kan şekeri ve iltihap göstergeleri ölçülür; genç kişilerde damar duvarı iltihabı araştırılır.
Kola Giden Damarın Darlığı İlerlerse Beyin ve Kol Dolaşımında Ne Olur?
Darlık ilerledikçe hem koldaki yakınmalar artar hem beyne ait belirtiler belirginleşir.
Tedavi Ne Zaman Gerekir?
Belirti vermeyen ters akım tedavi gerektirmez; bu kişilerde ilaç tedavisi ve risk etkenlerinin denetimi yeterlidir. Girişim; kol çalıştırıldığında beyne ait belirtiler ortaya çıkıyorsa, kolda yakınma günlük yaşamı kısıtlıyorsa, parmaklarda doku kaybı gelişmişse ve özel durumlar varsa gündeme gelir. Bu özel durumların başında, göğüs duvarının iç yüzündeki atardamar kullanılarak kalbe köprü yapılmış olması gelir.
Kalp Köprüsü Olan Kişilerde Neden Özel Önem Taşır?
Kalp ameliyatında en sık kullanılan köprü, göğüs duvarının iç yüzünden alınan ve kola giden damardan çıkan atardamardır. Bu damarın başlangıcında darlık geliştiğinde, kol çalıştırıldığında kan kalpten de çekilebilir; bu durumda efor sırasında göğüs ağrısı ortaya çıkar. Bu nedenle kalp ameliyatı planlanan kişilerde her iki koldan tansiyon ölçülmesi ve gerekirse kol damarlarının görüntülenmesi istenir; darlık saptanırsa önce o giderilir. Ameliyat sonrasında ortaya çıkan efor göğüs ağrısında da bu olasılık akla getirilir.
Diyaliz Hastalarında Önemi
Kolda diyaliz için oluşturulan bağlantı, o kola giden kan miktarını belirgin biçimde artırır. Aynı kolun damarında başlangıçta bir darlık varsa, bu artan gereksinim karşılanamaz; bağlantı yeterli akım taşımaz, diyaliz verimsiz olur ve elde beslenme sorunu gelişebilir. Bu nedenle bağlantı açılmadan önce her iki koldan tansiyon ölçülür ve kuşkulu durumlarda damarlar görüntülenir. Ayrıntılar diyaliz için damar yolu açılması sayfasındadır.
Tedavi Seçenekleri
Girişim gerektiğinde ilk seçenek çoğu kişide kasıktan ya da koldan girilerek darlığın balonla açılması ve stent yerleştirilmesidir; bu yöntem kısa sürer ve iyileşme hızlıdır. Damar tümüyle tıkalıysa, uzun bir bölümü kapsıyorsa ya da stent uygun değilse cerrahi köprüleme yapılır; boyundaki şah damarından kol damarına kısa bir yapay damar dikilir ya da kol damarı şah damarına aktarılır. Her iki yöntemde de altta yatan damar hastalığına yönelik ilaç tedavisi sürdürülür.
Girişim Sonrası Beklenenler
Darlık giderildiğinde iki kol arasındaki tansiyon farkı çoğu kişide kısa sürede kapanır ve bilek nabzı yeniden alınır. Kol çalıştırıldığında ortaya çıkan yorgunluk, ağrı ve soğukluk belirgin biçimde azalır. Beyne giden daldaki akım yeniden yukarı yönde döner; buna bağlı baş dönmesi ve görme bulanıklığı geriler. Kalp köprüsü etkilenmiş kişilerde efor göğüs ağrısı azalır. Buna karşılık altta yatan damar hastalığı sürdüğü için ilaç tedavisi kesilmez. Stent yerleştirilen kişilerde, kolun aşırı zorlanmaması ve omuz bölgesine sürekli baskı yapılmaması önerilir; izlemde stentin açıklığı doppler ile değerlendirilir.
İzlem ve Dikkat Edilecekler
Tansiyon, her zaman sağlam taraftan ölçülmelidir; darlık bulunan koldan ölçülen değer gerçek tansiyonu yansıtmaz ve tedavinin yanlış yönlendirilmesine yol açar. Bu bilgi kişiye ve her sağlık başvurusunda ekibe bildirilmelidir. İzlemde doppler ultrason belirli aralıklarla yinelenir; girişim yapılmışsa açıklık düzenli değerlendirilir. Sigara kesin olarak bırakılmalı, kan yağları ve tansiyon hedef değerlerde tutulmalıdır. Kolda ani soğuma, solma, şiddetli ağrı ve güç kaybı gelişmesi acil bir durumdur; ani konuşma bozukluğu, yüzde kayma ve tek taraflı güç kaybı da beklenmeden başvuru gerektirir.
Tıbbi inceleme: Op. Dr. Emre Aygün · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
İki kol arasındaki tansiyon farkı bu sendromu düşündürür mü?
Kolumu kullanınca gelen baş dönmesi neden olur?
Kolda çabuk yorulma bu darlıkla ilgili olabilir mi?
Kola giden damarın darlığı hangi tarafta daha sık görülür?
Subklavyen çalma sendromu olan kişide kulakta uğultu olur mu?
Bu darlık bypass ameliyatı geçirmiş kişide neden ayrıca önemlidir?
Kol damarı darlığı olan kişide parmaklarda soğukluk görülür mü?
Bu sendromda tansiyon hangi koldan ölçülmelidir?
Kola giden damarın darlığı beyin dolaşımını nasıl etkiler?
Kol damarı darlığı olan kişi ağır iş yapabilir mi?
Bu darlık diyaliz hastalarında neden önem taşır?
Subklavyen çalma sendromunda görme bulanıklığı olur mu?
Kola giden damarın darlığı tesadüfen mi saptanır?
Kol damarı darlığı olan kişide bilek nabzı zayıf alınır mı?
Subklavyen çalma sendromunda takip nasıl yapılır?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
- World Health Organization (WHO) — Cardiovascular Diseases
- NHLBI (NIH) — Heart and Vascular Diseases
- MedlinePlus — Heart Diseases
- PubMed — Cardiovascular surgery
- StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiovascular Disease