İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Görüntüleme

Periferik ve Aort BT Anjiyografi

Karın aortu ile bacak ve kol damarlarının boyalı tomografiyle haritalanması. Girişim planlaması bu görüntülere dayanır.

Periferik ve aort BT anjiyografi, koldan verilen boya maddesi yardımıyla, göğüs ve karın içindeki ana damarın ve bacak atardamarlarının bilgisayarlı tomografi ile görüntülenmesidir. Damara girilmez, kesi açılmaz ve çekim saniyeler sürer. Elde edilen yüzlerce kesit birleştirilerek damarların üç boyutlu haritası çıkarılır; darlıklar, tıkanıklıklar, genişlemeler ve duvar yırtıkları ayrıntılı biçimde görülür.

Periferik ve Aort BT Anjiyografi Nedir, Hangi Damar Bölgelerini Gösterir?

Çekim, kalpten çıkan ana damardan ayak damarlarına kadar tüm yolu tek seferde görüntüleyebilir.

Kapsanan Bölgeler

  • Göğüs içindeki ana damar: çıkan bölüm, yay ve inen bölüm
  • Karın içindeki ana damar ve dalları
  • Böbrek damarları
  • Bağırsakları besleyen damarlar
  • Leğen içindeki damarlar
  • Uyluk, diz ve diz altı damarları
  • Ayak damarları
  • Damar köprüleri ve daha önce yerleştirilmiş stentler
  • Damar çevresindeki dokular, kemikler ve organlar

Neleri Gösterir?

İnceleme, damarın iç boşluğunun yanı sıra duvarını ve çevresini de gösterir. Darlıkların yeri, uzunluğu ve derecesi; tam tıkanıklıkların başlangıç ve bitiş noktaları; tıkalı bölümü atlayan yan dolaşımın gelişip gelişmediği görülür. Damar genişlemelerinde kesenin çapı, uzunluğu, içindeki pıhtı ve duvardaki kireçlenme ölçülür. Duvar katmanlarının ayrılması ve yırtıklar saptanır. Damar dışındaki yapılar da görüntülendiği için, kanama ve kitle gibi durumlar da değerlendirilir.

Üç Boyutlu Hazırlama

Ham kesitler, özel yazılımlarla işlenerek damarların üç boyutlu modeli oluşturulur; ayrıca damar boydan boya düzleştirilerek tek bir görüntüde incelenebilir. Bu işlemler, darlığın gerçek derecesinin ölçülmesini, damarın kıvrımlarının anlaşılmasını ve girişim planının çıkarılmasını sağlar. Cerrahi ya da damar içi girişim planlanan kişilerde bu modeller, kullanılacak malzemenin ölçüsünün belirlenmesinde doğrudan kullanılır. Bu nedenle rapor kadar görüntülerin kendisi de değerlidir.

Doppler İncelemesiyle İlişkisi

Doppler ultrason ilk basamak incelemedir; ışın ve boya içermez, ulaşılabilirdir ve akımı gösterir. Ayrıntılar arteryel doppler ultrason sayfasındadır. Buna karşılık karın içindeki damarlar bağırsak gazı nedeniyle her zaman görülemez, ağır kireçlenmede değerlendirme güçleşir ve elde edilen görüntü bir harita oluşturmaz. Tomografi ise tüm yolu tek seferde, ölçülebilir ve paylaşılabilir bir harita olarak verir. Bu nedenle girişim ya da ameliyat planlanacaksa tomografi gerekir.

Hangi Şikâyetlerde Bacak ve Aort Damarlarının Tomografi ile Görüntülenmesi İstenir?

İnceleme, hem tıkayıcı hastalıklarda hem damar genişlemelerinde istenir.

İstendiği Durumlar

  • Yürürken ortaya çıkan ve dinlenince geçen bacak ağrısı
  • Dinlenirken süren bacak ağrısı ve geceleri ayağı sarkıtma gereksinimi
  • Ayakta iyileşmeyen yara, renk değişikliği ve doku kaybı
  • Ayak nabızlarının alınamaması ve ayak bileği basıncının düşük ölçülmesi
  • Girişim ya da damar köprüsü ameliyatı planlanması
  • Karında ya da bacakta atan bir kitle ele gelmesi
  • Ultrasonda damar genişlemesi saptanması
  • Ani başlayan, sırta ve karına yayılan şiddetli ağrı; yırtık kuşkusu
  • Damar yaralanması kuşkusu
  • Stent ve damar köprüsü sonrası izlem
  • Damar içine yerleştirilen kaplı stentin izlemi

Acil Durumlarda

Ana damarın duvar katmanlarının ayrılması ve yırtılma, dakikaların önem taşıdığı durumlardır. Bu kuşkuyla başvuran kişilerde çekim beklenmeden yapılır; tanıyı koyan ve tedavi planını belirleyen incelemedir. Aynı biçimde bacakta ani başlayan soğukluk, solukluk ve şiddetli ağrıyla giden tıkanmada da hızlı görüntüleme yapılır. Bu durumlarda hazırlık kuralları esnetilir; böbrek koruması işlem sırasında ve sonrasında sağlanır. Ayrıntılar aort diseksiyonu ve ani damar tıkanıklığı sayfalarındadır.

Çekilmediği Durumlar

  • Boya maddesine ağır alerji öyküsü; hazırlıkla yapılabilir
  • İleri böbrek yetmezliği; koruyucu önlemlerle ya da alternatif yöntemle
  • Gebelik; zorunlu olmadıkça ertelenir
  • Sonucun tedaviyi değiştirmeyeceği durumlar
  • Hareketsiz kalamayan ve çekim yapılamayan kişiler

Çekim Öncesinde Hazırlık ve Böbrek Değerlendirmesi Gerekir mi?

Evet; boya maddesi kullanıldığı için böbrek değerlendirmesi zorunludur.

Böbrek Değerlendirmesi ve Koruma

Boya maddesi böbreklerden atılır; işlevleri sınırda olanlarda geçici ya da kalıcı bozulmaya yol açabilir. Bu nedenle çekimden önce böbrek işlev testleri istenir. Koruma için birkaç önlem uygulanır: çekimden önce ve sonra damardan ya da ağızdan bol sıvı verilir, boya miktarı olabildiğince az tutulur, böbreğe zarar verebilecek ilaçlar geçici olarak kesilir. Bazı şeker hastalığı ilaçları belirli bir süre önce bırakılır ve böbrek değerleri normal bulunduğunda yeniden başlanır. Çekim sonrası bol su içilmesi istenir.

Diğer Hazırlıklar

  • Çekimden birkaç saat önce aç kalınması istenir.
  • Boya maddesine ve ilaçlara karşı alerji öyküsü sorgulanır.
  • Kullanılan tüm ilaçlar listelenir.
  • Metal içeren giysi ve takılar çıkarılır.
  • Damar yolu açılır; boya hızlı verileceği için geniş bir kanül kullanılır.
  • Gebelik olasılığı sorgulanır.
  • Önceki çekimler, raporlar ve varsa stent bilgi kartı getirilir.
  • Nefes tutma alıştırması yapılır.

Önceki Çekimlerin Önemi

Bu incelemede birçok bulgu, tek bir ölçümle değil zaman içindeki değişimle anlam kazanır. Bir damar genişlemesinin çapı kadar, önceki çekime göre büyüyüp büyümediği ve ne hızla büyüdüğü de belirleyicidir; ameliyat kararı büyük ölçüde bu hıza dayanır. Aynı biçimde daha önce yerleştirilmiş bir stentin ya da kaplı stentin konumu, ilk çekimle karşılaştırıldığında değerlendirilebilir. Bu nedenle önceki çekimlerinizin görüntülerini ve raporlarını saklamanız ve her incelemede yanınızda getirmeniz istenir.

Bacak ve Aort Damarlarının Tomografisi Nasıl Çekilir, Çekim Ne Kadar Sürer?

Çekim, hazırlıkla birlikte yarım saat dolayında sürer; görüntünün kendisi ise saniyeler alır.

Çekim Adımları

  • Kişi sırtüstü yatırılır; kollar başın üzerine alınır.
  • Boya maddesi verilmeden önce, gerekirse kireçlenmeyi ve stentleri göstermek için bir ön çekim yapılır.
  • Boya maddesi koldaki kanülden hızlı biçimde verilir.
  • Maddenin incelenecek bölgeye ulaştığı an belirlenir.
  • Masa hızla ilerletilirken çekim yapılır; boya maddesi damar boyunca ilerledikçe görüntü alınır.
  • Göğüs ve karın bölgesi için nefes tutulması istenir.
  • Gerekirse boya maddesi damarın uç bölümlerine ulaştığında ek çekim yapılır.
  • Görüntü kalitesi kontrol edilir.

Kollar Neden Başın Üzerine Alınır?

Kollar gövdenin yanında kaldığında, ışın kol kemiklerinden ve kaslarından da geçmek zorunda kalır; bu, karın ve göğüs bölgesindeki görüntü kalitesini düşürür ve damarlarda gölgelenmeye yol açar. Kollar başın üzerine alındığında ışın yalnız gövdeden geçer ve görüntü belirgin biçimde netleşir. Ayrıca alınan ışın miktarı da azalır. Omuz sorunu nedeniyle kollarını kaldıramayan kişilerde destekler kullanılır ya da kollar göğsün üzerine alınır; bu durumda görüntü kalitesi bir miktar düşer.

Zamanlamanın Önemi

Bu çekimde en kritik nokta zamanlamadır. Boya maddesinin damarda en yoğun bulunduğu anda çekim yapılmalıdır; erken çekilirse damarlar yeterince dolmaz, geç çekilirse madde toplardamarlara geçer ve görüntü karışır. Bacak damarları çekilirken ek bir zorluk vardır: kalpten ayağa kadar olan mesafe uzundur ve boya maddesinin ulaşma hızı kişiden kişiye değişir. Kalp yetmezliği ve yaygın damar tıkanıklığı bulunanlarda madde geç ulaşır. Bu nedenle çekim hızı ve gecikme süresi kişiye göre ayarlanır.

Çekim Sırasında Ne Hissedilir?

Çekim ağrı vermez. Boya maddesi verilirken kolda basınç ve serinlik, ardından vücutta yayılan birkaç saniyelik bir sıcaklık dalgası hissedilir; ağızda metalik bir tat ve idrar yapmış gibi bir duygu olabilir. Bunlar geçicidir. Cihaz çalışırken hafif bir uğultu duyulur. Nefes tutma komutları hoparlörden verilir. Kolda yanma ve şişme hissi, kaşıntı, döküntü ve nefes darlığı hemen bildirilmelidir. Çekim sonrası kanül çıkarılır ve kısa bir gözlem yapılır.

Bacak ve Aort Tomografisi Sonucu Hangi Damar Bölümünün Etkilendiğini Gösterir, Kireçlenme Bu Değerlendirmeyi Zorlaştırır mı?

Sonuç, etkilenen bölümü ayrıntılı gösterir; ancak ağır kireçlenme değerlendirmeyi zorlaştırır.

Işın Maruziyeti

Bu çekim, geniş bir vücut bölgesini kapsadığı için ışın dozu, sınırlı bir bölgeyi kapsayan çekimlere göre daha yüksektir. Bu nedenle yalnız gerçekten gerekli olduğunda ve sonucu tedaviyi değiştirecekse istenir. Doz, günümüz cihazlarında otomatik ayarlanır ve olabildiğince düşük tutulur. İzlem gereken kişilerde, her kontrolde tomografi çekmek yerine önce ultrason kullanılır; tomografi yalnız kuşkulu durumlarda ve belirli aralıklarla yinelenir. Gebelikte yapılmaz. Daha önce yaptırdığınız ışın içeren incelemeleri bildirmeniz, toplam maruziyetin değerlendirilmesini sağlar.

Raporda Yer Alanlar

  • Her damar bölümü için ayrı değerlendirme
  • Darlıkların yeri, uzunluğu ve yaklaşık derecesi
  • Tam tıkanıklıkların başlangıç ve bitiş noktaları
  • Yan dolaşımın gelişip gelişmediği
  • Damar genişlemelerinin çapı, uzunluğu ve içindeki pıhtı
  • Duvar katmanlarının ayrılması ve yırtıklar
  • Kireçlenmenin yaygınlığı ve dağılımı
  • Stent ve kaplı stentlerin konumu ve açıklığı
  • Damar köprülerinin durumu
  • Damar dışındaki organlarda saptanan bulgular

Kireçlenmenin Etkisi

Kireç, ışını çok güçlü biçimde tuttuğu için görüntüde parlak ve olduğundan geniş görünür; bu, damarın iç boşluğunu kapatır ve darlığın gerçek derecesinin ölçülmesini engeller. Özellikle diz altındaki ince damarlarda ve şeker hastalarında bu sorun belirginleşir; bu kişilerde damar duvarı boydan boya kireçlenmiş olabilir. Bu durumda değerlendirme kısıtlı kalır ve rapor bunu belirtir. Çözüm olarak özel görüntü işleme yöntemleri, farklı enerji düzeylerinde çekim yapan cihazlar ve gerekirse kateterle çekilen damar filmi kullanılır.

Uç Damarların Görüntülenmesi

Ayak ve ayak bileği çevresindeki ince damarlar, bu çekimde her zaman iyi görülmez. Bunun birkaç nedeni vardır: damarlar çok incedir, boya maddesi bu bölgeye seyrelmiş olarak ulaşır, yaygın tıkanıklık varsa dolum gecikir ve kireçlenme belirgindir. Oysa ayakta yara bulunan kişilerde asıl önemli olan bölge tam da burasıdır. Bu nedenle bu kişilerde ek çekimler yapılır, gecikme süresi uzatılır ya da kateterle çekilen damar filmi tercih edilir. Rapor, uç damarların değerlendirilebilirliğini belirtir.

Damar Genişlemelerinde Ölçüm

Damar genişlemelerinde çap ölçümü, tedavi kararını doğrudan belirler; bu nedenle ölçümün doğru yapılması kritiktir. Ölçüm, damarın uzun eksenine dik bir kesitte alınmalıdır; eğri seyreden bir damarda düz kesitten alınan ölçüm, çapı olduğundan büyük gösterir. Bu nedenle görüntüler üç boyutlu işlenir ve damar ekseni boyunca dik kesitler oluşturulur. Ayrıca ölçümün hangi noktadan ve hangi sınırlar arasında alındığı belirtilir; duvardan duvara mı, yoksa boyalı boşluktan mı ölçüldüğü sonucu değiştirir. Bu nedenle izlem, mümkünse aynı yöntemle ve aynı merkezde yapılır.

Kaplı Stent Sonrası Kaçak

Damar genişlemesi, damar içinden yerleştirilen kaplı bir stentle tedavi edildiğinde, amaç kesenin içine kan girmesini tümüyle engellemektir. Buna karşın kese içine kan sızmaya devam ediyorsa buna kaçak denir. Kaçak, stentin uçlarındaki tam olmayan oturmadan, stent kumaşındaki bir açıklıktan ya da keseye açılan yan dallardan geri akım olmasından kaynaklanabilir. Kaçak sürdüğünde kese büyümeye devam eder ve yırtılma tehlikesi sürer. Bu nedenle bu kişilerde belirli aralıklarla izlem çekimleri yapılır; kaçağın türü ve kese çapındaki değişim değerlendirilir.

Bu nedenle kaplı stent yerleştirilen kişilerde izlem, işlem kadar önemlidir ve yaşam boyu sürdürülür. Kontrol tarihlerinizi aksatmamanız ve önceki görüntülerinizi saklamanız gerekir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Raporumdaki anevrizma ölçümü her merkezde aynı çıkar mı?
Ölçümler merkezler arasında bir miktar farklı çıkabilir ve bu, sık karşılaşılan bir durumdur. Farkın nedenleri şunlardır: ölçümün damarın uzun eksenine dik alınıp alınmaması, duvardan duvara mı yoksa yalnız boyalı boşluktan mı ölçüldüğü, kullanılan yazılım ve kesit kalınlığı, ölçümü yapan kişinin tekniği. Eğri seyreden bir damarda düz kesitten alınan ölçüm, çapı olduğundan büyük gösterir. Bu nedenle ölçümlerin üç boyutlu işlenerek damar eksenine dik kesitlerden alınması önerilir. İzlemin mümkünse aynı merkezde ve aynı yöntemle yapılması, karşılaştırmanın güvenilir olmasını sağlar.
Ölçümün damar eksenine dik alınması neden önemli?
Çünkü damar düz bir boru değildir; kıvrımlar yapar ve gövde ekseniyle açı oluşturur. Ölçüm düz bir kesitten alındığında, eğri seyreden damar bu kesiti eğik olarak keser ve elips biçiminde görünür; bu elipsin uzun çapı, damarın gerçek çapından büyüktür. Bu yanılgı, özellikle kıvrımlı damarlarda birkaç milimetreye ulaşabilir ve ameliyat kararını değiştirebilecek kadar önemlidir. Bu nedenle görüntüler üç boyutlu işlenir, damarın orta hattı boyunca bir eksen çizilir ve ölçümler bu eksene dik kesitlerden alınır. Raporda ölçüm yönteminin belirtilmesi bu nedenle önemlidir.
Stentgreft takılan hastada takip çekimi neden gerekir?
Çünkü damar içinden yerleştirilen kaplı stent, genişlemiş keseyi yerinde bırakır ve yalnız içinden kan geçmesini engeller. Kese, kan basıncına maruz kalmadığı sürece küçülür ve tehlike ortadan kalkar. Ancak stentin uçlarında tam oturma sağlanmazsa, kumaşta açıklık varsa ya da keseye açılan yan dallardan geri akım olursa kese içine kan sızmaya devam eder; bu durumda kese büyümeye ve yırtılma tehlikesi sürmeye devam eder. Bu sızıntı yakınma vermez; yalnız görüntülemeyle saptanır. Ayrıca stent zamanla yer değiştirebilir ya da kıvrılabilir. Bu nedenle izlem çekimleri yaşam boyu sürdürülür.
Raporumda 'kaçak' ifadesi geçiyorsa bundan ne anlaşılır?
Kaçak, damar içine yerleştirilen kaplı stentin genişlemiş keseyi tümüyle yalıtamadığını ve kese içine kan sızdığını anlatır. Birkaç türü vardır ve bunlar farklı anlam taşır: stentin uçlarındaki tam olmayan oturmadan kaynaklanan kaçak en önemlisidir ve genellikle düzeltilmesi gerekir; keseye açılan yan dallardan geri akım biçiminde olan kaçak çoğu kez kendiliğinden kapanır ve yalnız izlenir; stent kumaşındaki açıklıktan kaynaklanan kaçak ise onarım gerektirebilir. Kaçağın türü kadar, kese çapının artıp artmadığı da belirleyicidir. Bu nedenle kaçak saptandığında izlem sıklaştırılır ve gerekirse ek girişim planlanır.
Bacaklarımdaki damarların uç bölümleri neden iyi görünmeyebilir?
Bunun birkaç nedeni vardır. Birincisi, ayak ve ayak bileği çevresindeki damarlar çok incedir; tomografinin çözünürlüğü bu damarlarda sınırına yaklaşır. İkincisi, boya maddesi bu bölgeye seyrelmiş olarak ulaşır; yukarıdaki damarlarda yaygın tıkanıklık varsa dolum gecikir ve çekim anında damarlar yeterince dolmamış olur. Üçüncüsü, özellikle şeker hastalarında bu bölgedeki damar duvarı boydan boya kireçlenmiş olabilir ve bu, iç boşluğu kapatır. Bu nedenle uç damarların değerlendirilmesi gerektiğinde ek çekimler yapılır, gecikme süresi uzatılır ya da kateterle çekilen damar filmi tercih edilir.
Yoğun kireçlenme ölçümü zorlaştırır mı?
Evet, zorlaştırır ve bu, yöntemin en önemli sınırıdır. Kireç ışını çok güçlü tutar; görüntüde parlak ve olduğundan geniş bir gölge oluşturur. Bu gölge damarın iç boşluğunu kapattığı için darlığın gerçek derecesi ölçülemez ve darlık olduğundan ileri görünür. Sorun, damar duvarı boydan boya kireçlenmiş kişilerde, özellikle şeker hastalarında ve diz altı damarlarda belirginleşir. Çözüm olarak özel görüntü işleme yöntemleri, farklı enerji düzeylerinde çekim yapabilen cihazlar ve kireci ayırt eden yazılımlar kullanılır. Yeterli olmazsa kateterle çekilen damar filmi ya da ultrason ile değerlendirme yapılır.
Kontrast madde böbreğimi zorlar mı, nasıl korunurum?
Evet, zorlayabilir; bu nedenle önlem alınır. Boya maddesi böbreklerden atılır ve işlevleri sınırda olan kişilerde geçici ya da kalıcı bozulmaya yol açabilir. Korunmak için şunlar yapılır: çekimden önce böbrek işlev testleri istenir, çekimden önce ve sonra bol sıvı verilir, boya miktarı olabildiğince az tutulur ve gerektiğinde seyreltilir, böbreğe zarar verebilecek ilaçlar geçici olarak kesilir. Bazı şeker ilaçları belirli bir süre önce bırakılır. Çekimden sonra bol su içmeniz istenir ve böbrek değerleri yinelenir. Böbrek hastalığınızı ve ilaçlarınızı bildirmeniz bu planlamayı sağlar.
Şeker ilacı kullanan hastanın çekim günü ilaç düzeni değişir mi?
Evet, değişir. Bazı şeker hastalığı ilaçları, damar içine verilen boya maddesiyle birlikte kullanıldığında böbrekleri zorlayabilir ve kanda asit birikmesine yol açabilir. Bu nedenle bu ilaçların çekimden belirli bir süre önce bırakılması ve çekimden sonra böbrek değerleri normal bulunduğunda yeniden başlanması istenir. Ayrıca çekim öncesi açlık nedeniyle kan şekeri düşebilir; o sabah alınacak ilaç ve insülin dozu yeniden ayarlanır, kan şekeri ölçülür ve yanınızda hızlı etkili bir şeker kaynağı bulundurmanız istenir. Bu düzenlemeler hekim tarafından yazılı olarak bildirilir.
Çekim sırasında kollarımı başımın üzerine kaldırmam neden isteniyor?
Çünkü kollar gövdenin yanında kaldığında ışın, kol kemiklerinden ve kaslarından da geçmek zorunda kalır. Bu, göğüs ve karın bölgesindeki görüntü kalitesini belirgin biçimde düşürür; damarlarda çizgi biçiminde gölgelenmeler oluşur ve ince yapılar değerlendirilemez. Kollar başın üzerine alındığında ışın yalnız gövdeden geçer, görüntü netleşir ve aynı zamanda alınan ışın miktarı azalır. Omuz ağrısı, hareket kısıtlılığı ya da kırık nedeniyle kollarını kaldıramayan kişilerde destekler kullanılır ya da kollar göğsün üzerine alınır; bu durumda görüntü kalitesindeki düşüş raporda belirtilir.
Aynı çekimde karın organlarıyla ilgili bulgu çıkarsa ne yapılır?
Bu çekim, damarların yanı sıra karın ve göğüs boşluğundaki organları da kapsar; bu nedenle beklenmedik bulgular saptanabilir. En sık karşılaşılanlar şunlardır: karaciğer ve böbrekte kistler, safra kesesinde taş, böbrek taşı, akciğerde nodül, tiroit bezinde büyüme, omurgada kemik erimesi bulguları ve bağırsaklarda çeşitli değişiklikler. Bu bulguların büyük çoğunluğu önemsizdir; ancak raporda belirtilir. Önemli olabilecek bulgularda ilgili bölüme yönlendirme yapılır ve ileri inceleme önerilir. Bu bulguları göz ardı etmemeniz ve hekiminizle görüşmeniz gerekir; bu, incelemenin beklenmedik bir yan kazancıdır.
Takip çekimleri hangi aralıklarla planlanır?
Takip aralıkları, izlenen duruma göre belirlenir. Damar genişlemesi saptanan ve henüz girişim yapılmamış kişilerde aralık, kesenin çapına göre değişir; küçük genişlemelerde yıllarda bir, sınıra yaklaşan genişlemelerde altı ayda bir izlem yapılır ve büyüme hızı hesaplanır. Damar içinden kaplı stent yerleştirilmiş kişilerde ilk kontrol erken dönemde, ardından belirli bir takvimle ve sonrasında yılda bir yapılır; kaçak saptanırsa aralık kısaltılır. Stent ya da damar köprüsü sonrası izlemde çoğu kez önce ultrason kullanılır; tomografi yalnız kuşkulu durumlarda çekilir. Bu, ışın ve boya maruziyetini azaltır.
Önceki çekimimin getirilmesi neden isteniyor?
Çünkü bu incelemede birçok bulgu, tek başına değil zaman içindeki değişimle anlam kazanır. Bir damar genişlemesinin çapı kadar, önceki çekime göre ne kadar büyüdüğü ve hangi hızla büyüdüğü belirleyicidir; ameliyat kararı büyük ölçüde bu hıza dayanır. Aynı biçimde daha önce yerleştirilmiş bir stentin yerinden oynayıp oynamadığı, kaçak gelişip gelişmediği ve kesenin küçülüp küçülmediği ancak karşılaştırmayla anlaşılır. Karşılaştırma olmadan gereksiz girişim yapılabilir ya da gerçek bir ilerleme atlanabilir. Bu nedenle önceki görüntülerinizi ve raporlarınızı saklamanız ve getirmeniz istenir.
Görüntülerin üç boyutlu hazırlanması neye yarar?
Üç boyutlu hazırlama, ham kesitlerin özel yazılımlarla işlenerek damarların gerçek biçiminin oluşturulmasıdır. Birkaç işe yarar. Birincisi, damar eksenine dik kesitler oluşturarak ölçümlerin doğru yapılmasını sağlar. İkincisi, damarı boydan boya düzleştirerek tek bir görüntüde incelenmesini olanaklı kılar; böylece hiçbir darlık atlanmaz. Üçüncüsü, damarın kıvrımlarını, açılarını ve dallanma noktalarını gösterir; bu, girişimde kullanılacak malzemenin ölçüsünün ve tipinin belirlenmesini sağlar. Dördüncüsü, cerrahi planın çıkarılmasını ve ekibin işlemi önceden zihninde canlandırmasını kolaylaştırır.
Doppler yapılmışken neden ayrıca tomografi gerekiyor?
İki yöntem farklı bilgiler verir ve birbirinin yerine geçmez. Doppler ultrason ilk basamaktır; ışın ve boya içermez, ulaşılabilirdir, tekrarlanabilir ve akımın hızını ölçerek darlığın işlevsel etkisini gösterir. Buna karşılık karın içindeki damarlar bağırsak gazı nedeniyle çoğu kez görülemez, ağır kireçlenmede değerlendirme güçleşir, uzun bir damar ağacının bütününü gösteremez ve paylaşılabilir bir harita oluşturmaz. Girişim ya da ameliyat planlanacaksa, damarların tümünün ölçülebilir bir haritasına gerek vardır; bunu yalnız tomografi verir. Bu nedenle ultrason tarama ve izlem, tomografi ise planlama için kullanılır.
Çekimden sonra kendimi nasıl hissetmem beklenir?
Çekimden sonra kendinizi olağan hissetmeniz beklenir; özel bir kısıtlama gerekmez. Boya maddesine bağlı olarak birkaç saat içinde geçen hafif bir sıcaklık hissi, ağızda metalik tat ve bulantı olabilir. Kanülün takıldığı yerde küçük bir morarma görülebilir. Bol su içmeniz istenir; bu, boya maddesinin böbreklerden atılmasını hızlandırır. Aynı gün işinize dönebilir ve araç kullanabilirsiniz. Buna karşılık şu durumlar bildirilmelidir: yaygın kaşıntı ve döküntü, yüzde ve dudakta şişme, nefes darlığı, kanülün takıldığı yerde artan ağrı ve şişlik, idrar miktarında belirgin azalma.

Tetkik sonuçları yalnızca şikâyetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Aortic Aneurysm
  2. MedlinePlus — Aortic Aneurysm
  3. PubMed — Aortic aneurysm repair
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Aortic Aneurysm