İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Genel Tahliller

Hemogram (Kansızlık ve Trombosit Sayısı)

Kan hücrelerinin sayımı. Kansızlık, pıhtı hücresi düzeyi ve enfeksiyon belirtileri ameliyat öncesinde bu tetkikle değerlendirilir.

Hemogram, kandaki hücrelerin sayısını ve özelliklerini gösteren temel bir tetkiktir. Alyuvarlar, akyuvarlar ve pıhtı hücreleri bu incelemede birlikte değerlendirilir. Kalp ve damar hastalıklarında hemogram, kansızlığın saptanması, kanama ve pıhtı eğiliminin değerlendirilmesi, enfeksiyon izlemi ve ameliyat öncesi hazırlık açısından vazgeçilmezdir. Basit bir kan alma işlemiyle yapılır ve sonuç kısa sürede çıkar.

Hemogram Nedir, Kalp ve Damar Açısından Hangi Değerleri Öne Çıkarır?

Hemogram, kandaki üç hücre grubunu birlikte değerlendirir.

Ölçülen Başlıca Değerler

  • Alyuvar sayısı ve kandaki oksijen taşıyıcı proteinin düzeyi
  • Kanın hücre oranını gösteren değer
  • Alyuvarların büyüklüğü ve içerik yoğunluğu
  • Akyuvar sayısı ve alt gruplarının dağılımı
  • Pıhtı hücrelerinin sayısı ve büyüklüğü
  • Alyuvarların büyüklük dağılımındaki farklılık

Kalp ve Damar Açısından Öne Çıkanlar

Damar hastalıklarında en çok üç değer öne çıkar. Birincisi, oksijen taşıyıcı proteinin düzeyidir; düşüklüğü kansızlığı gösterir ve kalbin yükünü artırır. İkincisi, pıhtı hücrelerinin sayısıdır; kanama ve pıhtı eğilimi açısından belirleyicidir. Üçüncüsü, akyuvar sayısıdır; enfeksiyonu ve iltihabi süreçleri yansıtır. Bunların yanında alyuvar büyüklüğü, kansızlığın nedenine yönelik ipucu verir.

Alyuvar Büyüklüğünün Anlamı

Alyuvarların ortalama büyüklüğü, kansızlığın nedenine yönelik önemli bir ipucudur. Hücreler olağandan küçükse demir eksikliği ya da kalıtsal bir kansızlık türü düşünülür. Olağandan büyükse B12 vitamini ve folik asit eksikliği, karaciğer hastalığı ve alkol kullanımı akla gelir. Büyüklük normalken kansızlık varsa, süregelen hastalıklara bağlı kansızlık, böbrek yetmezliği ve kanama düşünülür. Bu ayrım, hangi ek tetkiklerin isteneceğini belirler ve gereksiz inceleme yapılmasını önler. Ayrıca alyuvarların büyüklük dağılımındaki farklılık da değerlendirilir; bu değerin artması demir eksikliğini destekler.

Akyuvar Alt Grupları

Akyuvar sayısının yanında alt gruplarının dağılımı da bildirilir ve bu dağılım yol gösterir. Bakteri enfeksiyonlarında belirli bir grup belirgin biçimde artar. Virüs enfeksiyonlarında başka bir grup öne çıkar. Alerjik durumlarda ve bazı parazit hastalıklarında farklı bir grup yükselir. Ağır enfeksiyonlarda ise akyuvar sayısı yükselmek yerine düşebilir; bu, tablonun ağır olduğunu gösteren bir uyarıdır. Kortizon kullanımı dağılımı değiştirir. Bu nedenle sonuç, yalnız toplam sayıya bakılarak değil, alt gruplarla birlikte değerlendirilir.

Kansızlığın Kalbe Etkisi

Kansızlıkta kanın oksijen taşıma kapasitesi azalır. Dokular yeterli oksijeni alabilmek için kalbin daha hızlı ve daha güçlü çalışmasını gerektirir; kalp hızı artar ve kalp yükü büyür. Kalp damarlarında darlık bulunan bir kişide bu ek yük, göğüs ağrısını tetikleyebilir ve tabloyu ağırlaştırır. Kalp yetmezliği olanlarda ise kansızlık, yakınmaları belirgin biçimde artırır. Ayrıntılar kalp yetmezliği sayfasındadır.

Hangi Durumlarda Hemogram İstenir?

Hemogram, hemen her değerlendirmede istenen temel bir tetkiktir.

İstenen Durumlar

  • Ameliyat ve girişim öncesi hazırlık
  • Ameliyat sonrası izlem
  • Kan sulandırıcı tedavi altında izlem
  • Kanama yakınmalarının araştırılması
  • Halsizlik, çabuk yorulma ve nefes darlığı
  • Enfeksiyon kuşkusu ve ateş
  • Kalp yetmezliğinin değerlendirilmesi
  • Açıklanamayan çarpıntı
  • Bacakta yara ve iyileşme izlemi
  • Düzenli sağlık kontrolleri

Ameliyat Öncesi Değerlendirmede

Ameliyat öncesinde hemogram, birkaç soruya yanıt arar. Kansızlık var mı? Varsa ne kadar ağır ve nedeni ne? Pıhtı hücreleri yeterli mi? Gizli bir enfeksiyon belirtisi var mı? Bu bilgiler hem ameliyat riskinin hesaplanmasında hem kan hazırlığının planlanmasında kullanılır. Saptanan kansızlık, ameliyattan önce düzeltilmeye çalışılır.

Kan Sulandırıcı İzleminde

Kan sulandırıcı kullanan kişilerde hemogram düzenli olarak izlenir. Amaç, gizli bir kanamayı erken yakalamaktır; oksijen taşıyıcı proteinin düzeyindeki düşüş, henüz görünür bir kanama yokken bile uyarı verir. Ayrıca bazı pıhtı önleyici ilaçlar, pıhtı hücrelerinin sayısını düşürebilir; bu, ciddi bir yan etkidir ve izlemle yakalanır.

Hemogram Öncesinde Hazırlık Gerekir mi?

Özel bir hazırlık gerekmez.

Hazırlık Kuralları

  • Aç kalmak gerekmez; panel isteniyorsa açlık önerilebilir.
  • Günün herhangi bir saatinde kan verilebilir.
  • İlaçların kesilmesi istenmez.
  • Su içilmesinde sakınca yoktur; hatta önerilir.
  • Ölçümden önce ağır egzersiz yapılmaması uygundur.
  • Kullandığınız tüm ilaçlar bildirilir.
  • Yakın zamanda kan verildiyse ya da alındıysa söylenir.
  • Sigara kullanımı bildirilir.

Kan Alma İşlemi

Kan, kolun iç yüzündeki bir toplardamardan alınır. Bölge temizlenir, turnike kısa süre bağlanır ve damar belirginleştirilir; iğne girişi sırasında kısa süren bir batma hissedilir. İşlem birkaç dakikada tamamlanır. Hemogram için mor kapaklı özel bir tüp kullanılır ve bu tüpün belirtilen çizgiye kadar doldurulması gerekir. Aynı seansta diğer tetkikler için ayrı tüpler de alınabilir. Kan alındıktan sonra bölgeye pamuk bastırılır ve birkaç dakika basınç uygulanır; kan sulandırıcı kullanıyorsanız bu süreyi uzatmanız gerekir. Sonuç genellikle kısa sürede çıkar.

Sonucu Etkileyen Durumlar

Vücutta sıvı azaldığında kan koyulaşır ve hücre değerleri olduğundan yüksek çıkar; bu nedenle yeterli sıvı alınması istenir. Tersine, damardan bol sıvı verilen kişilerde değerler sulanma nedeniyle düşük görünür. Ağır egzersiz, gerginlik ve sigara akyuvar sayısını geçici olarak artırır. Ateşli hastalık ve enfeksiyon değerleri belirgin biçimde değiştirir. Bu nedenle sonuçlar, kişinin o andaki durumu göz önünde bulundurularak yorumlanır.

Hemogram İçin Alınan Kan Örneğinin Pıhtılaşmaması Neden Önemlidir?

Çünkü pıhtılaşan örnekte hücreler sayılamaz.

Sorunun Kaynağı

Hemogram, kandaki hücrelerin tek tek sayılması ilkesine dayanır. Örnek tüp içinde pıhtılaşırsa, hücreler pıhtının içine hapsolur ve sayıma girmez. Bu durumda özellikle pıhtı hücrelerinin sayısı yanlış düşük çıkar; bu, gerçekte olmayan bir kanama eğilimi izlenimi yaratır ve gereksiz tetkiklere, hatta ameliyatın ertelenmesine yol açabilir. Alyuvar ve akyuvar sayıları da etkilenir.

Alınan Önlemler

  • Pıhtılaşmayı önleyen madde içeren özel tüp kullanılır.
  • Tüp, belirtilen çizgiye kadar doldurulur.
  • Tüp hemen ve yavaşça birkaç kez alt üst edilir.
  • Sertçe çalkalanmaz; bu hücreleri parçalar.
  • Damar zorlanmadan ve kan yavaş gelmeden alınır.
  • Örnek bekletilmeden laboratuvara gönderilir.

Kan Yayması İncelemesi

Cihazın verdiği sayılar beklenmedik çıktığında ya da bir kan hastalığından kuşkulanıldığında, aynı örnekten bir kan yayması hazırlanır ve hücreler mikroskopta incelenir. Bu inceleme, cihazın veremediği ayrıntıları gösterir: alyuvarların biçimi ve içerik dağılımı, akyuvarların olgunluk düzeyi, olağandışı hücrelerin bulunup bulunmadığı ve pıhtı hücrelerinin kümelenip kümelenmediği değerlendirilir. Kalıtsal kansızlık türleri, bazı kan hastalıkları ve parazit hastalıkları bu yolla saptanabilir. Ayrıca cihazın yanlış saydığı durumlar bu incelemeyle düzeltilir; bu nedenle beklenmedik sonuçlarda yayma incelemesi istenir.

Raporda Yer Alanlar

Raporda her değer, laboratuvarın kendi normal aralığıyla yan yana bildirilir. Bu aralıklar yaşa ve cinsiyete göre değişir; çocuklarda ve gebelerde farklı sınırlar kullanılır. Cihazın olağandışı bir durum saptaması halinde rapora uyarı notu düşülür; örnekte pıhtı bulunması, hücrelerin parçalanmış olması ya da pıhtı hücrelerinin kümelenmiş olması bu kapsamdadır. Bu notlar önemsiz görünse de sonucun güvenilirliğini belirler. Eski sonuçlarınızın saklanması ve kontrollerinize getirilmesi, değerlerin kendi seyrinizle karşılaştırılmasını sağlar ve küçük değişikliklerin fark edilmesini kolaylaştırır.

Diğer Teknik Sorunlar

Kanın kötü alınması alyuvarların parçalanmasına yol açar; bu, bazı değerleri bozar ve kan tuzu ölçümlerini de etkiler. Serum takılı olan koldan örnek alınmaz; verilen sıvı kanı sulandırır ve tüm değerler düşük çıkar. Ender olarak, tüpteki maddeye bağlı olarak pıhtı hücreleri kümelenir ve cihaz tarafından sayılamaz; bu durumda farklı bir tüple örnek yinelenir. Laboratuvar bu sorunları saptar ve rapora yazar.

Kansızlık ve Trombosit Sayısı Kalp-Damar Girişimi Öncesinde Hangi Soruların Yanıtlanmasını Sağlar?

Bu iki değer, girişimin güvenliğiyle doğrudan ilgilidir.

Yanıtlanan Sorular

  • Girişim sırasında kanama olasılığı ne kadar?
  • Kan hazırlığı gerekli mi, ne kadar?
  • Kansızlık ameliyat öncesinde düzeltilmeli mi?
  • Kansızlığın nedeni araştırılmalı mı?
  • Pıhtı hücreleri yeterli mi?
  • Kan sulandırıcı tedavi güvenle sürdürülebilir mi?
  • Gizli bir enfeksiyon belirtisi var mı?

Kansızlığın Önemi

Ameliyat öncesinde saptanan kansızlık, hem ameliyat sırasında kan verilme olasılığını artırır hem iyileşmeyi zorlaştırır. Bu nedenle planlı ameliyatlarda kansızlık önceden düzeltilmeye çalışılır. Bunun için önce nedeni araştırılır; en sık neden demir eksikliğidir ve bu çoğu kez gizli bir kanamaya işaret eder. Demir eksikliği saptanırsa yerine konur; gerektiğinde damardan demir verilir. Bu hazırlık, ameliyatın ertelenmesini gerektirebilir.

Kansızlığın Araştırılması

Kansızlık saptandığında neden mutlaka araştırılır; çünkü kansızlık bir hastalık değil, bir bulgudur. Önce alyuvar büyüklüğüne bakılır ve araştırma buna göre yönlendirilir. Demir düzeyi, demir bağlama kapasitesi ve vücut demir deposunu gösteren değer ölçülür. B12 vitamini ve folik asit düzeyleri bakılır. Böbrek işlevleri ve iltihap göstergeleri değerlendirilir. Demir eksikliği saptanırsa, özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda gizli bir kanama araştırılır; dışkıda gizli kan bakılır ve gerektiğinde sindirim sistemi incelenir. Tedavi, nedene yönelik olarak planlanır.

Pıhtı Hücrelerinin Önemi

Pıhtı hücrelerinin sayısı, kanamanın durdurulmasında belirleyicidir. Sayı belirli bir düzeyin altına indiğinde kanama eğilimi artar ve girişimler tehlikeli hale gelir; bu durumda hücre desteği gerekebilir. Tersine, sayının çok yüksek olması pıhtı oluşumunu kolaylaştırabilir ve altta yatan bir kan hastalığını düşündürür. Ayrıca bazı ilaçlar, sayı normal olsa bile bu hücrelerin işlevini bozar; bu, sayıyla görülmez.

Kanın Koyulaşması

Alyuvar sayısının ve kanın hücre oranının yüksek olması, kanın daha koyu ve daha zor akan bir yapıya bürünmesine yol açar. Bu durumda küçük damarlardan geçiş güçleşir ve pıhtı oluşma eğilimi artar. En sık neden sıvı azlığıdır; burada değerler yalnız görünürde yüksektir ve sıvı alımıyla düzelir. Gerçek artışa yol açan nedenler arasında sigara kullanımı, uyku sırasında solunum durması, ağır akciğer hastalıkları ve yüksek rakımda yaşamak bulunur. Ender olarak bir kan hastalığı söz konusudur; bu durumda diğer hücre grupları da artar ve ileri inceleme gerekir.

Ameliyat Sonrası İzlem

Ameliyat sonrasında hemogram düzenli olarak izlenir. Kan kaybı, verilen sıvıların sulandırıcı etkisi ve izlem için sık kan alınması nedeniyle değerlerde düşüş beklenir; bu düşüş genellikle ölçülüdür ve iyileşmeyle birlikte düzelir. Asıl dikkat edilen nokta düşüşün hızıdır; hızlı ve süren bir düşüş, sürmekte olan bir kanamayı düşündürür ve araştırılır. Akyuvar sayısı ameliyattan sonra yükselir; bu beklenen bir yanıttır, ancak düşmeye başladıktan sonra yeniden yükselmesi enfeksiyondan kuşkulandırır. Pıhtı hücreleri de izlenir ve ilaçlara bağlı düşüş açısından değerlendirilir.

Sonuca Göre Yapılacaklar

Değerler uygunsa plan sürdürülür. Kansızlık saptanırsa nedeni araştırılır: demir, B12 vitamini ve folik asit düzeyleri bakılır, dışkıda gizli kan aranır ve gerektiğinde sindirim sistemi incelenir. Pıhtı hücreleri düşükse nedeni araştırılır ve kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Akyuvar yüksekliğinde enfeksiyon odağı aranır. Her durumda sonuçlar önceki değerlerle karşılaştırılır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Kansızlığım ameliyat kararımı etkiler mi?
Evet, etkileyebilir. Kansızlık, ameliyat sırasında kan verilme olasılığını artırır, iyileşmeyi zorlaştırır ve ameliyat sonrası dönemde sorun gelişme olasılığını yükseltir. Bu nedenle planlı ameliyatlarda kansızlık saptandığında, ameliyat çoğu kez ertelenir ve önce düzeltilmeye çalışılır. Ertelemenin süresi, kansızlığın ağırlığına ve nedenine göre belirlenir. Acil ameliyatlarda ise beklenmez; kan hazırlığı yapılarak girişim gerçekleştirilir. Kansızlığın nedeninin araştırılması da önemlidir; çünkü gizli bir kanama ya da altta yatan bir hastalığın işareti olabilir. Bu araştırma, ameliyat planını daha da etkileyebilir.
Ameliyat öncesinde kansızlığın düzeltilmesi neden isteniyor?
Çünkü kansızlıkla ameliyata girmek birkaç açıdan zararlıdır. Birincisi, ameliyat sırasında kaçınılmaz olan kan kaybı, zaten düşük olan düzeyi tehlikeli bir noktaya indirebilir ve kan verilmesini gerektirir; kan verilmesinin de kendine özgü sakıncaları vardır. İkincisi, dokulara giden oksijen azaldığı için yara iyileşmesi yavaşlar ve enfeksiyon olasılığı artar. Üçüncüsü, kalp daha fazla çalışmak zorunda kalır; kalp damarlarında darlık bulunanlarda bu ek yük sorun yaratabilir. Dördüncüsü, iyileşme süreci uzar ve hastanede kalış süresi artar. Bu nedenle düzeltme, ameliyat hazırlığının önemli bir parçasıdır.
Kan sulandırıcı kullanırken hemogramın izlenmesi neden gerekir?
Kan sulandırıcı kullanırken hemogramın izlenmesinin iki temel nedeni vardır. Birincisi, gizli bir kanamanın erken yakalanmasıdır; sindirim sisteminden ya da idrar yolundan olan yavaş kanamalar görünür belirti vermeyebilir, ancak oksijen taşıyıcı proteinin düzeyindeki düşüş bunu haber verir. Bu düşüş saptandığında kanama kaynağı araştırılır. İkincisi, bazı pıhtı önleyici ilaçların pıhtı hücrelerinin sayısını düşürebilmesidir; bu, ciddi bir yan etkidir ve düzenli izlemle yakalanır. Ayrıca kan sayımı, ilaç dozlarının ayarlanmasında da kullanılır. Bu nedenle kontrollerinizde bu tetkik düzenli olarak istenir.
Trombosit sayımın düşmesi hangi durumda önem kazanır?
Pıhtı hücrelerinin sayısındaki düşüş birkaç durumda önem kazanır. Birincisi, girişim ve ameliyat planlanıyorsa; sayı belirli bir düzeyin altına indiğinde kanama tehlikesi artar ve girişim ertelenebilir ya da hücre desteği verilir. İkincisi, kanama belirtileri varsa; ciltte küçük kırmızı noktalar, kolay morarma, diş eti ve burun kanamaları bu düşüşün işaretidir. Üçüncüsü ve en önemlisi, damardan pıhtı önleyici alan bir kişide düşüş görülmesidir; bu, ilaca bağlı ve pıhtı oluşumuyla giden ciddi bir tabloyu düşündürür. Bu durumda ilaç hemen kesilir ve farklı bir tedaviye geçilir.
Damardan kan sulandırıcı verilirken trombosit takibi neden yapılır?
Damardan verilen pıhtı önleyici ilaca bağlı olarak, bazı kişilerde bağışıklık sistemi bir tepki geliştirir ve pıhtı hücreleri hızla azalır. Bu tablonun şaşırtıcı yanı, hücre sayısı düşmesine karşın kanama değil, yaygın pıhtı oluşmasıdır; kol ve bacak damarlarında, akciğer damarlarında ve ender olarak atardamarlarda pıhtı gelişebilir. Tanı geciktiğinde sonuçları ağır olabilir. Bu nedenle bu ilacı alan kişilerde pıhtı hücreleri belirli aralıklarla sayılır; belirgin bir düşüş görülürse ilaç hemen kesilir ve bu maddeye gereksinim duymayan farklı bir pıhtı önleyiciye geçilir. Bu tablo yaşam boyu kayda geçirilir.
Nefes darlığımın kansızlıkla ilişkisi nasıl anlaşılır?
Kansızlığa bağlı nefes darlığı, tipik olarak efor sırasında ortaya çıkar ve dinlenmekle geçer; beraberinde halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, solukluk, baş dönmesi ve bazen kulak çınlaması bulunur. Ayırt edici bulgu, hemogramda oksijen taşıyıcı proteinin düşük bulunmasıdır. Buna karşılık nefes darlığı kalp ya da akciğer kaynaklı da olabilir; kalp kaynaklı olanda gece yatarken artma, bacaklarda şişlik ve düz yatamama görülür. Ayrım için kalbin yük altında olup olmadığını gösteren kan tetkiki, kalp ultrasonu ve akciğer filmi istenir. Kansızlık zaten var olan bir kalp sorununu da belirginleştirebilir.
Beyaz küre yüksekliği enfeksiyon dışında ne anlatır?
Akyuvar yüksekliği enfeksiyon dışında da görülür ve birkaç anlama gelebilir. Vücuttaki her türlü doku hasarı ve iltihabi süreç bu değeri artırır; ameliyat, yaralanma, yanık, kalp krizi ve damar tıkanıklığı bu gruptadır. Kortizon içeren ilaçlar belirgin yükselmeye yol açar. Ağır gerginlik, şiddetli ağrı, havale nöbeti ve yoğun egzersiz geçici artış yapar. Sigara kullanımı kalıcı hafif yüksekliğe neden olur. Gebelikte değerler yükselir. Ender olarak kan hastalıkları söz konusudur; bu durumda yükseklik çok belirgindir ve akyuvar alt gruplarının dağılımı bozulur. Bu nedenle sonuç alt gruplarla birlikte değerlendirilir.
Ameliyattan sonra değerlerimin düşmesi beklenir mi?
Evet, ameliyattan sonra değerlerin düşmesi beklenen bir durumdur. Bunun birkaç nedeni vardır. Ameliyat sırasındaki kan kaybı doğrudan etkilidir. Damardan verilen sıvılar kanı sulandırır ve değerler olduğundan düşük görünür. Kalp ameliyatlarında dolaşımın makineyle sürdürülmesi, hücrelerin bir bölümünün zarar görmesine yol açar. Ayrıca izlem için sık kan alınması da katkıda bulunur. Bu düşüş genellikle ölçülüdür ve iyileşmeyle birlikte kendiliğinden düzelir. Buna karşılık düşüşün hızlanması ya da sürmesi, sürmekte olan bir kanamayı düşündürür ve araştırılır; bu nedenle değerler günlük izlenir.
Dışkıda gizli kan araştırılması neden isteniyor?
Dışkıda gizli kan araştırılması, kansızlığın nedenini bulmak için yapılır. Sindirim sisteminden olan yavaş ve az miktardaki kanamalar gözle görülmez; dışkının rengi değişmez ve kişinin hiçbir yakınması olmayabilir. Buna karşılık bu kanamalar zaman içinde demir eksikliğine ve kansızlığa yol açar. Bu nedenle demir eksikliği saptanan kişilerde, özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda bu araştırma yapılır. Sonuç olumluysa sindirim sistemi endoskopiyle incelenir; amaç, ülser, iltihap, polip ya da tümör gibi bir kaynağı ortaya çıkarmaktır. Kan sulandırıcı kullananlarda bu araştırma ayrıca önemlidir.
Demir eksikliğim olduğunu hemogram tek başına söyler mi?
Hayır, hemogram tek başına demir eksikliğini kesin olarak söylemez; ancak güçlü ipuçları verir. Demir eksikliğinde alyuvarlar olağandan küçük olur ve içlerindeki oksijen taşıyıcı protein azalır; ayrıca alyuvarların büyüklük dağılımındaki farklılık artar. Bu bulgular demir eksikliğini düşündürür. Buna karşılık aynı görünüm başka hastalıklarda da ortaya çıkar; kalıtsal kansızlık türleri ve süregelen hastalıklara bağlı kansızlık benzer tablo yaratır. Kesin tanı için demir düzeyi, demir bağlama kapasitesi ve vücut demir deposunu gösteren değerin ölçülmesi gerekir. Bu ölçümler aynı seansta alınan kandan çalışılabilir.
Kan örneğimin pıhtılaşması sonucu bozar mı?
Evet, örneğin pıhtılaşması sonucu bozar ve bu, en sık görülen teknik sorundur. Hemogram, hücrelerin tek tek sayılmasına dayanır; örnek pıhtılaştığında hücreler pıhtının içine hapsolur ve sayıma girmez. En çok etkilenen değer pıhtı hücrelerinin sayısıdır; yanlış düşük çıkar ve gerçekte olmayan bir kanama eğilimi izlenimi yaratır. Bu, gereksiz tetkiklere ve hatta ameliyatın ertelenmesine yol açabilir. Pıhtılaşmayı önlemek için özel tüp kullanılır, tüp belirtilen çizgiye kadar doldurulur ve hemen yavaşça alt üst edilir. Laboratuvar pıhtı saptarsa örneği kabul etmez ve yeni kan ister.
Değerlerimin yüksek çıkması, kanın koyulaşması damar için risk midir?
Evet, değerlerin yüksek olması ve kanın koyulaşması damar açısından bir risk oluşturur. Alyuvar sayısı arttığında kan daha koyu ve daha zor akan bir yapıya bürünür; küçük damarlardan geçişi güçleşir ve pıhtı oluşma eğilimi artar. Bu tablo birkaç nedenden kaynaklanabilir. En sık neden sıvı azlığıdır; bu durumda değerler yalnız görünürde yüksektir ve sıvı alımıyla düzelir. Sigara kullanımı, uyku sırasında solunum durması, ağır akciğer hastalıkları ve yüksek rakımda yaşamak gerçek artışa yol açar. Ender olarak bir kan hastalığı söz konusudur. Bu nedenle yükseklik saptandığında neden araştırılır.
Sigara içenlerde bazı değerlerin yüksek çıkması olağan mı?
Evet, sigara içenlerde bazı değerlerin yüksek çıkması olağandır. Sigara dumanındaki karbonmonoksit, oksijen taşıyıcı proteine bağlanır ve kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır; vücut bunu telafi etmek için daha fazla alyuvar üretir. Sonuçta alyuvar sayısı ve oksijen taşıyıcı protein düzeyi yükselir. Bu artış, kansızlığı gizleyebilir; sigara içen bir kişide gerçek bir kansızlık, değerler normal göründüğü için atlanabilir. Ayrıca sigara akyuvar sayısını da kalıcı olarak artırır. Bu nedenle sigara kullanımınızı bildirmeniz gerekir. Sigara bırakıldığında bu değerler aylar içinde normale döner.
Hemogramım ne sıklıkla kontrol edilmeli?
Kontrol sıklığı duruma göre belirlenir. Sağlıklı ve yakınması olmayan kişilerde, düzenli sağlık kontrolleri sırasında yılda bir bakılması yeterli olabilir. Kan sulandırıcı kullananlarda, kansızlığı bulunanlarda ve süregelen hastalığı olanlarda izlem sıklaştırılır. Ameliyat sonrası erken dönemde günlük, taburculuk sonrasında ise belirli aralıklarla bakılır. Demir tedavisi başlanan kişilerde yanıtı görmek için birkaç hafta sonra kontrol yapılır. Yeni bir ilaç başlandığında ve kanama belirtileri ortaya çıktığında takvim beklenmez. Bacakta yara izlenen ve enfeksiyon tedavisi gören kişilerde de sık kontrol gerekir. Kararı hekiminiz verir.
Hemogram örneğimden başka tahliller de çalışılabilir mi?
Hemogram için alınan tüpten genellikle başka tetkikler çalışılmaz; çünkü bu tüpte, hücreleri korumak için özel bir madde bulunur ve bu madde diğer ölçümleri bozar. Buna karşılık aynı kan alma işleminde birkaç ayrı tüp doldurulabilir; böylece biyokimya tetkikleri, pıhtılaşma testleri ve kan grubu tayini gibi ölçümler ek bir iğne gerektirmeden yapılır. Hemogram tüpünden yalnız bazı özel ölçümler çalışılabilir; üç aylık şeker ortalaması bunlardan biridir. Ayrıca aynı tüpten kan yayması hazırlanarak hücreler mikroskopta incelenebilir; bu, cihazın veremediği ayrıntıları gösterir.

Tetkik sonuçları yalnızca şikâyetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. MedlinePlus — Medical Tests
  2. NHLBI (NIH) — Blood Tests
  3. PubMed — Cardiac biomarkers
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiac Biomarkers