İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Damar Testleri

Ayak Bileği-Kol İndeksi (ABİ)

Ayak bileği ile koldaki tansiyonun oranlanması. Bacak damarlarındaki tıkanıklığın varlığını ve ağırlığını sayısal olarak ortaya koyar.

Ayak bileği-kol indeksi, ayak bileğinde ölçülen kan basıncının koldaki basınca oranlanmasıyla elde edilen basit bir sayıdır. Ölçüm, bir tansiyon kolluğu ve küçük bir el doppler cihazıyla yapılır; ışın içermez, madde verilmez ve birkaç dakikada tamamlanır. Bu basitliğine karşın, bacak atardamarlarındaki tıkanıklığın varlığını ve ağırlığını sayısal olarak ortaya koyar.

Ayak Bileği-Kol İndeksi Nedir, Bacak Dolaşımını Hangi Karşılaştırmayla Ölçer?

Ölçüm, ayak bileğindeki basıncın koldakine oranlanması ilkesine dayanır.

Temel Mantık

Sağlıklı bir kişide, ayak bileğinde ölçülen basınç koldakine eşit ya da ondan bir miktar yüksektir. Bunun nedeni, kanın bacağa doğru ilerlerken damar duvarlarından yansıyan basınç dalgalarının birikmesidir. Bacak atardamarlarında darlık geliştiğinde, kan bu engelden geçerken basınç kaybeder ve ayak bileğindeki değer düşer. Bu nedenle iki değerin oranı, bacak dolaşımının durumunu gösterir. Oran bire yakın ya da biraz üstündeyse dolaşım yeterli, belirgin biçimde düşükse tıkanıklık var demektir.

Oranın Yorumu

  • Beklenen aralıkta: Bacak atardamarlarında anlamlı tıkanıklık bulunma olasılığı düşüktür.
  • Sınırda değerler: Hafif tıkanıklık düşünülür; yürüyüş sonrası ölçüm yapılır.
  • Düşük değerler: Tıkanıklık vardır; değer düştükçe tablo ağırlaşır.
  • Çok düşük değerler: İleri tıkanıklık; dinlenme ağrısı ve yara gelişme tehlikesi vardır.
  • Beklenenin üzerinde değerler: Damar duvarının kireçlenmiş ve sıkışmaz hale gelmiş olduğunu düşündürür; ölçüm güvenilir değildir.

Ölçümün Sağladığı Bilgiler

Bu sayı yalnız tanı koymakla kalmaz; birkaç işe daha yarar. İzlemde kullanılır; zaman içindeki değişim, hastalığın ilerleyip ilerlemediğini gösterir. Girişim sonrası yinelendiğinde, işlemin başarılı olup olmadığını nesnel biçimde ortaya koyar. Ayrıca bu değerin düşük olması, yalnız bacakla ilgili değil, kalp ve beyin damarları açısından da genel bir risk göstergesidir; bu nedenle tedavinin güçlendirilmesini gerektirir. Ayakta yara bulunan kişilerde, yaranın iyileşme olasılığı hakkında bilgi verir.

Doppler ile Farkı

Bu ölçüm bir doppler cihazı kullanır; ancak doppler ultrason incelemesiyle aynı şey değildir. Burada kullanılan küçük el cihazı yalnız nabzın sesini duyurur; görüntü vermez. Ölçüm, tek bir sayı üretir ve tıkanıklığın ağırlığını gösterir; ancak nerede olduğunu söylemez. Doppler ultrason incelemesinde ise damar görüntülenir, plaklar değerlendirilir ve darlığın yeri belirlenir; ayrıntılar arteryel doppler ultrason sayfasındadır. İki yöntem çoğu kez aynı seansta birlikte uygulanır.

Hangi Şikâyetlerde ve Kimlerde Bu Ölçüm İstenir?

Ölçüm, hem yakınması olanlarda hem risk taşıyan kişilerde istenir.

Yakınması Olanlarda

  • Yürürken ortaya çıkan ve dinlenince geçen bacak ağrısı
  • Dinlenirken süren bacak ağrısı
  • Ayakta iyileşmeyen yara ve doku kaybı
  • Ayak nabızlarının alınamaması ya da zayıf alınması
  • Ayakta soğukluk ve renk değişikliği
  • Bacakta kıl kaybı ve tırnaklarda kalınlaşma

Yakınması Olmayan Risk Gruplarında

  • Şeker hastalığı olanlar; bu kişilerde tıkanıklık yakınma vermeden ilerleyebilir
  • Uzun süre sigara içmiş ya da içmekte olanlar
  • Bilinen kalp damar hastalığı ya da boyun damarı darlığı bulunanlar
  • Böbrek yetmezliği ve diyaliz hastaları
  • Kan yağları yüksek olanlar
  • İleri yaş grubundaki kişiler
  • Ameliyat öncesi değerlendirme
  • Bası tedavisi planlanan kişiler; bası uygulanabilmesinin ön koşuludur

Bası Tedavisi Öncesinde

Toplardamar hastalıklarında ve lenf şişliğinde uygulanan bası tedavisi, bacağa dışarıdan basınç uygular; bu, atardamar dolaşımı yetersizse dokuya giden kanı büsbütün kesebilir. Bu nedenle bası çorabı ya da bandaj önerilen her kişide, öncesinde bu ölçüm yapılır. Değer belirli bir düzeyin altındaysa bası uygulanmaz ya da düşük düzeyde uygulanır. Bu kural, en sık atlanan ve en ciddi sonuçlara yol açan noktalardan biridir. Ayrıntılar kompresyon tedavisi sayfasındadır.

Ayak Bileği-Kol İndeksi Ölçümü Öncesinde Hazırlık Gerekir mi?

Hazırlık basittir; ancak ölçümün doğruluğu bu basit kurallara bağlıdır.

Öncesinde

  • Aç kalmak gerekmez; ilaçlar olağan biçimde alınır.
  • Ölçümden önceki saatlerde sigara içilmez.
  • Kahve, çay ve enerji içeceği alınmaz.
  • Ölçümden önce ağır egzersiz yapılmaz.
  • Oda ılık olmalıdır; bacaklar üşütülmez.
  • Ölçümden önce sırtüstü yatar durumda belirli bir süre dinlenilir.
  • Kolay çıkarılabilen giysi tercih edilir; kol ve bacak serbest bırakılabilmelidir.
  • Bası çorabı kullanılıyorsa çıkarılır.

Dinlenme Neden Gerekli?

Kan basıncı, kişinin o andaki durumuna göre sürekli değişir. Yürüyerek gelmek, merdiven çıkmak, heyecanlanmak ve ağrı, basıncı geçici olarak yükseltir; bu, ölçümü bozar. Ayrıca yatar duruma geçildiğinde bacak ve kol arasındaki yükseklik farkı ortadan kalkar; bu, doğru karşılaştırma için zorunludur. Bu nedenle ölçümden önce sırtüstü, yastıksız ya da tek yastıkla, sessiz bir ortamda belirli bir süre dinlenilmesi istenir. Bu süre kısaltıldığında değerler yanıltıcı çıkar.

Sigara ve Soğuk

Sigara, atardamarların kasılmasına yol açar ve bu etki saatlerce sürer; ölçülen basınçlar düşük çıkar ve gerçekte olmayan bir tıkanıklık izlenimi yaratır. Aynı biçimde soğuk da damarların kasılmasına neden olur; bacaklar üşümüşse ayak bileği basıncı düşük ölçülür. Bu nedenle ölçümden önceki saatlerde sigara içilmemesi ve odanın ılık olması istenir. Soğuk bir günde gelmişseniz, ölçümden önce bir süre ısınmanız uygun olur. Bu kurallara uyulmadığında ölçüm yinelenmelidir.

Ölçüm Nasıl Yapılır ve Ne Kadar Sürer?

Ölçüm birkaç dakikada tamamlanır; dinlenme süresiyle birlikte toplam süre çeyrek saat dolayındadır.

Ölçüm Adımları

  • Kişi sırtüstü yatırılır ve belirli bir süre dinlendirilir.
  • Her iki kola sırayla tansiyon kolluğu takılır; dirsek içindeki atardamarın sesi el cihazıyla dinlenerek basınç ölçülür.
  • İki koldan ölçülen değerlerden yüksek olanı kaydedilir.
  • Her iki ayak bileğine sırayla kolluk takılır.
  • Ayak sırtındaki ve iç ayak bileğindeki atardamarların sesleri ayrı ayrı dinlenerek basınçlar ölçülür.
  • Her bacak için bu iki değerden yüksek olanı alınır.
  • Ayak bileği basıncı, kol basıncına bölünerek her bacak için ayrı oran hesaplanır.
  • Gerekirse yürüyüş sonrası ölçüm yinelenir.

Ne Hissedilir?

Ölçüm ağrı vermez. Kolluk şişerken kolda ve ayak bileğinde birkaç saniye süren bir sıkışma hissedilir; bu, olağan tansiyon ölçümündekine benzer. El cihazının ucuna jel sürülür; jelin teması serin hissedilir. Cihazdan nabız sesi duyulur. Ayak bileğinde yara varsa kolluk o bölgeye takılmaz; bu durumda bölge steril bir örtüyle korunur ya da ölçüm baldırdan yapılır. Ağrı ya da rahatsızlık duyarsanız söylemeniz gerekir.

Yürüyüş Sonrası Ölçüm

Dinlenme değerleri normal ya da sınırda bulunan kişilerde, yakınmalar eforla ortaya çıkıyorsa ölçüm yürüyüş sonrası yinelenir. Kişi koşu bandında belirli bir süre yürütülür ya da ayak parmak ucunda belirli sayıda yükselme yaptırılır; ardından ayak bileği basıncı hemen yeniden ölçülür. Sağlıklı kişilerde bu değer değişmez ya da artar. Darlığı bulunan kişilerde ise belirgin biçimde düşer ve eski düzeyine dönmesi zaman alır. Bu düşüşün derecesi ve toparlanma süresi, darlığın işlevsel önemini gösterir.

Ölçümün Yinelenmesi

Bu ölçüm tek seferlik bir tetkik değildir; belirli aralıklarla yinelenir. İzlem sıklığı, ilk değerin düzeyine ve yakınmaların seyrine göre belirlenir. Değer normal ve risk etkeni bulunan kişilerde daha seyrek, sınırda ya da düşük bulunan kişilerde daha sık ölçüm yapılır. Yürüme mesafesi kısalırsa, ayakta yeni bir yara belirirse ya da ayak rengi değişirse takvim beklenmeden başvurulmalıdır. Girişim yapılan kişilerde ölçüm, işlemden sonraki erken dönemde ve ardından planlanan kontrollerde yinelenir; değerdeki düşüş, yeniden daralmanın ilk işareti olabilir. Karşılaştırmanın anlamlı olması için ölçümlerin aynı koşullarda, aynı teknikle ve tercihen aynı ekip tarafından yapılması gerekir; önceki raporlarınızı yanınızda getirmeniz bu karşılaştırmayı kolaylaştırır.

Manşetin Önemi

Kolluğun ölçüsü ve sarılma biçimi sonucu doğrudan etkiler. Dar bir kolluk, damarı sıkıştırmak için daha yüksek basınç gerektirir ve değeri olduğundan yüksek gösterir; geniş bir kolluk ise düşük gösterir. Bu nedenle kolluk, ölçülen uzvun çevresine uygun boyda seçilir. Ayak bileğinde kolluk, iç ayak bileği çıkıntısının hemen üzerine, kıvrılmadan ve fazla sıkmadan sarılır. Bacağın çok ince ya da çok kalın olduğu durumlarda uygun boy kolluk kullanılması gerekir.

Ayak Bileği-Kol İndeksi Sonucu Bacaktaki Dolaşım Kısıtlılığının Derecesi Hakkında Ne Söyler?

Sonuç tıkanıklığın ağırlığını gösterir; ancak yerini ve yaygınlığını göstermez.

Raporda Yer Alanlar

  • Her iki kolda ölçülen basınçlar
  • Her bacakta, iki ayrı damardan ölçülen ayak bileği basınçları
  • Her bacak için hesaplanan oran
  • Değerlerin hangi sınıfa girdiği
  • Yürüyüş sonrası ölçüm yapıldıysa sonuçları
  • Ölçümü kısıtlayan etkenler
  • Gerekirse parmak basıncı ölçümü ve oranı

Yüksek Değerlerin Anlamı

Değerin beklenenin üzerinde çıkması iyi bir işaret değildir; aksine ciddi bir uyarıdır. Bu durum, damar duvarının kireçlenerek sertleştiğini ve kolluk şişirildiğinde sıkışmadığını gösterir. Damar sıkışmadığı için ölçülen basınç yapay olarak yüksek çıkar ve altındaki tıkanıklık gizlenir. Bu tablo en sık şeker hastalarında, böbrek yetmezliği bulunanlarda ve ileri yaşta görülür. Bu durumda ölçüm güvenilir değildir ve parmak basıncı ölçülür; ayrıntılar parmak basıncı ve parmak kol indeksi sayfasındadır.

Ölçümün Sınırları

  • Tıkanıklığın yerini göstermez; yalnız ağırlığını bildirir.
  • Ağır kireçlenmede yanıltıcı olarak yüksek çıkar.
  • Her iki kolda da darlık varsa karşılaştırma bozulur.
  • Dinlenmede normal çıkıp eforla bozulan tablolar atlanabilir.
  • Ayak bileğinde yara ya da ödem varsa ölçüm güçleşir.
  • Ölçüm tekniğine ve dinlenme süresine bağımlıdır.

Sonucu Etkileyen Diğer Etkenler

Birkaç etken daha sonucu değiştirebilir. Bacakta belirgin ödem varsa kolluk doğru sarılamaz ve değerler güvenilmez olur. Kalp yetmezliği bulunan kişilerde genel kan basıncı düşük seyredebilir; bu, ayak bileği değerlerini de düşürür. Kalp ritminin düzensiz olduğu durumlarda atımlar arasında basınç değişir ve ölçüm birkaç kez yinelenerek ortalaması alınır. Çok düşük tansiyonla gelen kişilerde ölçüm ertelenebilir. Bacakta yeni geçirilmiş bir ameliyat, kırık ya da alçı varsa kolluk uygulanamaz. Tüm bu durumlar raporda belirtilir; çünkü sonucun nasıl yorumlanacağını doğrudan etkiler.

Sonuca Göre Sonraki Adım

Değer normal ve yakınma yoksa, risk etkenlerinin denetimi ve belirli aralıklarla izlem sürdürülür. Değer sınırda ya da yakınma varsa yürüyüş sonrası ölçüm yapılır. Değer düşük bulunursa doppler ultrason ile darlığın yeri araştırılır; girişim planlanacaksa tomografiyle damar filmi eklenir. Değer beklenenin üzerinde çıkarsa parmak basıncı ölçülür. Her durumda ilaç tedavisi ve yaşam düzeni önerileri gözden geçirilir; ayrıntılar damar tıkanıklığında ilaç tedavisi sayfasındadır.

Tedavi Planına Etkisi

Bu sayı, tedavi planını birkaç yönden etkiler. Düşük bulunması, kan yağlarını düşüren tedavinin ve pıhtı önleyici ilacın başlatılmasını ya da güçlendirilmesini gerektirir; bu, yalnız bacak için değil, kalp ve beyin damarları için de korumadır. Ayakta yara bulunan kişilerde, değerin belirli bir düzeyin altında olması yaranın kendiliğinden iyileşmeyeceğini gösterir ve damarın açılmasını gerektirir. Bası tedavisi planlanıyorsa, uygulanıp uygulanamayacağına bu değere göre karar verilir. Girişim sonrası yinelendiğinde ise işlemin sonucunu nesnel olarak ortaya koyar.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Sonucum normal çıktığı hâlde yürürken bacağım neden ağrıyor?
Bu durum birkaç nedenle olabilir ve ölçümün bilinen bir sınırıdır. En sık neden, darlığın dinlenme sırasında yeterli kanı geçirmesine karşın yürürken artan kan gereksinimini karşılayamamasıdır; bu tabloda dinlenme değeri normal, yürüyüş sonrası değer bozuk çıkar. Bu nedenle yakınması olan kişilerde ölçüm yürüyüş sonrası yinelenir. İkinci neden, damar duvarının kireçlenmiş olması ve değerin yapay olarak yüksek çıkmasıdır; bu durumda parmak basıncı ölçülür. Üçüncü olasılık ise ağrının damar kaynaklı olmamasıdır; bel fıtığı, kanal darlığı, eklem sorunları ve kas kaynaklı nedenler benzer yakınma yapar.
Şeker hastalığında ölçümün yanıltıcı olabileceği neden söyleniyor?
Çünkü şeker hastalığı, uzun yıllar içinde atardamar duvarının orta katmanında kireçlenmeye yol açar. Kireçlenen damar duvarı sertleşir ve kolluk şişirildiğinde sıkışmaz; bu durumda damarı kapatmak için çok yüksek basınç gerekir. Sonuçta ölçülen ayak bileği basıncı gerçek değerin üzerinde çıkar ve altındaki tıkanıklık gizlenir. Böylece ileri darlığı bulunan bir kişide sonuç normal ya da beklenenin üzerinde görünebilir. Bu nedenle şeker hastalarında değer normal çıksa bile yakınma varsa ileri değerlendirme yapılır ve parmak basıncı ölçülür; parmak damarları bu kireçlenmeden daha az etkilenir.
Ölçümün yürüme sonrasında yinelenmesi ne ekler?
Yürüyüş sonrası ölçüm, dinlenmede gizli kalan darlıkları ortaya çıkarır. Dinlenme sırasında bacağın kan gereksinimi azdır; orta derecede bir darlık bile bu gereksinimi karşılayabilir ve ölçüm normal çıkar. Yürümekle kas kitlelerinin kan gereksinimi kat kat artar; darlık bu artışı karşılayamaz ve ayak bileği basıncı belirgin biçimde düşer. Düşüşün derecesi ve eski düzeyine dönme süresi, darlığın işlevsel ağırlığını gösterir. Ayrıca bu ölçüm, yürüme mesafenizi kısıtlayan nedenin damar kaynaklı olup olmadığını ayırt etmeye de yardımcı olur; damar kaynaklı olmayan ağrılarda değer düşmez.
Ölçüm öncesinde dinlenmem neden isteniyor?
Dinlenme, ölçümün doğru olması için zorunludur ve iki nedeni vardır. Birincisi, kan basıncı o andaki duruma göre sürekli değişir; yürüyerek gelmek, merdiven çıkmak, acele etmek ve heyecanlanmak basıncı geçici olarak yükseltir. Bu koşulda yapılan ölçüm gerçek değerinizi yansıtmaz. İkincisi, ayakta ya da oturur durumda bacak ile kol arasında yükseklik farkı bulunur; yer çekimi nedeniyle bacaktaki basınç olduğundan yüksek ölçülür. Sırtüstü yatıldığında bu fark ortadan kalkar ve iki bölge doğru karşılaştırılabilir. Bu nedenle sessiz bir ortamda, sırtüstü ve hareketsiz biçimde belirli bir süre dinlenmeniz istenir.
Ayak bileğimde yara varken ölçüm yapılabilir mi?
Yapılabilir; ancak teknik uyarlama gerekir. Kolluk doğrudan yaranın üzerine sarılmaz; bu hem ağrı verir hem yarayı bozabilir hem de kirlenmeye yol açabilir. Yara küçük ve kolluğun geleceği bölgenin dışındaysa, bölge steril bir örtüyle kapatılarak ölçüm yapılabilir. Yara kolluğun sarılacağı bölgedeyse, kolluk daha yukarıya, baldır düzeyine takılabilir; bu durumda değerin baldırdan alındığı raporda belirtilir. Yaygın yara ya da ileri şişlik varsa ölçüm güvenilir olmaz; bu durumda parmak basıncı ölçülür ya da doppler ultrason ile değerlendirme yapılır. Ayakta yara bulunması, ölçümün en çok gerektiği durumlardan biridir.
İki bacağım arasındaki fark neyi düşündürür?
İki bacak arasında belirgin fark bulunması, düşük ölçülen taraftaki atardamarlarda darlık olduğunu düşündürür. Bu bulgu, yakınması olmayan kişilerde bile anlamlıdır ve o tarafın ayrıntılı incelenmesini gerektirir. Fark yalnız oranlarda değil, ölçülen basınç değerlerinde de değerlendirilir. Bazı durumlarda her iki bacakta da tıkanıklık bulunur; bu tabloda oranlar birbirine yakın ama her ikisi de düşük çıkar, bu nedenle yalnız iki taraf arasındaki farka bakmak yanıltıcı olabilir. Fark saptandığında doppler ultrason ile darlığın yeri araştırılır ve tedavi planı buna göre yapılır.
Bu ölçüm ile Doppler aynı şey midir?
Aynı şey değildir; ancak ikisi de ses dalgası kullanır. Bu ölçümde kullanılan cihaz, avuç içine sığan ve yalnız nabzın sesini duyuran küçük bir cihazdır; görüntü vermez. Amacı, kolluk indirilirken kan akımının hangi basınçta yeniden başladığını duyarak basıncı saptamaktır. Doppler ultrason incelemesinde ise damar ekranda görüntülenir, duvar yapısı ve plaklar değerlendirilir, akım hızları ölçülür ve darlığın yeri belirlenir. Kısacası bu ölçüm tıkanıklığın ağırlığını, doppler ultrason ise yerini ve yapısını gösterir. İki yöntem birbirinin yerine geçmez; çoğu kez aynı seansta birlikte uygulanır.
Sonucum beklenenden yüksek çıkarsa bu iyi bir işaret midir?
Hayır, iyi bir işaret değildir; aksine dikkat gerektiren bir bulgudur. Beklenenin üzerinde çıkan değer, damar duvarının kireçlenerek sertleştiğini ve kolluk şişirildiğinde sıkışmadığını gösterir. Damar kapanmadığı için ölçülen basınç yapay olarak yüksek çıkar; altındaki tıkanıklık bu nedenle gizlenir. Bu tablo en sık şeker hastalarında, böbrek yetmezliği ve diyaliz hastalarında ve ileri yaşta görülür. Bu kişilerde ölçüm güvenilir kabul edilmez ve parmak basıncı ölçülür. Ayrıca bu bulgu, yaygın damar sertliğinin bir göstergesidir ve kalp damar olayı açısından da risk artışına işaret eder.
Manşetin ölçüsü ve sarılma biçimi sonucu değiştirir mi?
Evet, doğrudan etkiler ve en sık yapılan teknik hatalardan biridir. Uzva göre dar kalan bir kolluk, damarı kapatmak için daha yüksek basınç gerektirir; bu, ölçülen değeri olduğundan yüksek gösterir. Geniş kalan kolluk ise tersine, değeri düşük gösterir. Bu nedenle kolluk, ölçülecek uzvun çevresine uygun boyda seçilir; çok ince ya da çok kalın bacaklarda ayrı boy kolluk kullanılır. Sarma biçimi de önemlidir: kolluk kıvrılmadan, düzgün ve ne gevşek ne aşırı sıkı olacak biçimde sarılmalı, iç ayak bileği çıkıntısının hemen üzerine yerleştirilmelidir. Bu kurallara uyulmadığında sonuç yanıltıcı olur.
Ağrım yürürken değil dinlenirken ortaya çıkıyorsa değerlendirme nasıl değişir?
Bu ayrım önemlidir; çünkü dinlenme sırasında ortaya çıkan ağrı daha ağır bir tabloyu gösterir. Yürürken oluşup dinlenince geçen ağrı, damarın artan gereksinimi karşılayamadığını; dinlenirken süren ağrı ise dokunun temel gereksiniminin bile karşılanamadığını gösterir. Bu ikinci durumda ölçüm genellikle belirgin biçimde düşük çıkar ve ileri tıkanıklığa işaret eder. Böyle bir tabloda değerlendirme hızlandırılır; doppler ultrason ve damar filmi kısa sürede planlanır, çünkü doku kaybı gelişme tehlikesi vardır. Buna karşılık dinlenme ağrısı bazen damar kaynaklı olmaz; sinir kaynaklı ağrılar da geceleri artar ve bu ayrım yapılır.
Sigara içtikten hemen sonra yapılan ölçüm doğru olur mu?
Hayır, doğru olmaz ve ölçüm yinelenmelidir. Sigaranın içindeki maddeler atardamarların kasılmasına yol açar; bu etki içildikten hemen sonra başlar ve saatlerce sürer. Kasılan damarlarda ölçülen basınçlar düşük çıkar; bu, gerçekte olmayan bir tıkanıklık izlenimi yaratabilir ya da var olan tıkanıklığı olduğundan ağır gösterebilir. Ayrıca sigara kalp hızını ve kan basıncını da geçici olarak yükseltir; bu da ölçümü etkiler. Bu nedenle ölçümden önceki saatlerde sigara içilmemesi istenir. Aynı gerekçeyle kahve, çay ve enerji içeceği de alınmamalıdır.
Ölçüm sonucu tedavi planımı nasıl etkiler?
Sonuç, tedavi planını birkaç yönden belirler. Değer düşük bulunursa, kan yağlarını düşüren tedavi ve pıhtı önleyici ilaç başlanır ya da güçlendirilir; bu, yalnız bacak için değil kalp ve beyin damarları için de korumadır. Yürüme yakınması varsa, gözetimli yürüme programı önerilir. Değer ileri derecede düşükse ya da ayakta yara varsa, damarın açılması için girişim planlanır; bu kararda yaranın iyileşme olasılığı bu değere göre öngörülür. Bası tedavisi düşünülüyorsa, uygulanıp uygulanamayacağına yine bu değerle karar verilir. Sigara bırakma ve risk etkenlerinin denetimi her durumda planın temelini oluşturur.
Kol damarımda darlık varsa ölçüm bozulur mu?
Evet, bozulur ve bu, gözden kaçabilen bir yanılgı kaynağıdır. Ölçümde payda olarak kol basıncı kullanılır; kola giden damarın başlangıcında darlık varsa o koldan ölçülen basınç düşük çıkar. Düşük bir paydaya bölündüğünde oran yapay olarak yüksek hesaplanır ve bacaktaki tıkanıklık gizlenir. Bu nedenle ölçüm her iki koldan yapılır ve yüksek olan değer kullanılır. İki kol arasında belirgin fark bulunması, düşük ölçülen taraftaki damarda darlık olduğunu düşündürür ve ayrıca araştırılması gerekir. Her iki kolda da darlık varsa karşılaştırma güvenilir olmaz; bu durumda başka yöntemlere başvurulur.
Ölçüm sırasında bacağımda ağrı veya rahatsızlık olur mu?
Ölçüm ağrı vermez. Kolluk şişerken kolda ve ayak bileğinde birkaç saniye süren bir sıkışma hissedilir; bu, olağan tansiyon ölçümündekine benzer ve kısa sürer. El cihazının ucuna sürülen jel ilk temasta serin gelebilir. Bacağınızda ileri tıkanıklık varsa ve dinlenme ağrınız bulunuyorsa, kolluğun şişmesi bu ağrıyı geçici olarak artırabilir; bu durumda söylemeniz gerekir, kolluk hemen indirilir. Ayak bileğinde yara varsa kolluk o bölgeye takılmaz. Yürüyüş sonrası ölçüm yapılıyorsa, yürüme sırasında olağan bacak ağrınız ortaya çıkabilir; bu beklenen bir durumdur ve ölçümün bir parçasıdır.
Sonucum bozuksa sırada hangi tetkik gelir?
Sonraki adım, değerin ne kadar düşük olduğuna ve yakınmalarınıza göre belirlenir. İlk basamak genellikle doppler ultrason incelemesidir; bu inceleme darlığın hangi damarda ve hangi düzeyde olduğunu gösterir. Girişim düşünülüyorsa, damarların ayrıntılı haritasını çıkarmak için tomografi ile damar filmi çekilir; böbrek işlevleri uygun değilse manyetik rezonans ile damar filmi tercih edilebilir. Damar duvarı ileri derecede kireçliyse ya da parmak düzeyindeki dolaşım değerlendirilecekse parmak basıncı ölçülür. Bunlarla birlikte kan tetkikleriniz gözden geçirilir ve kalp değerlendirmesi planlanır; çünkü bacak tıkanıklığı bulunan kişilerde kalp damarlarında da darlık bulunma olasılığı yüksektir.

Tetkik sonuçları yalnızca şikâyetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. World Health Organization (WHO) — Cardiovascular Diseases
  2. NHLBI (NIH) — Heart and Vascular Diseases
  3. MedlinePlus — Heart Diseases
  4. PubMed — Cardiovascular surgery
  5. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiovascular Disease