İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Mitral Kapak Yetmezliği

Mitral kapağın tam kapanmaması sonucu kanın geri kaçması. Nefes darlığı ve çarpıntı yapar; onarım seçeneği öncelikle değerlendirilir.

Mitral kapak yetmezliği, sol kulakçık ile sol karıncık arasındaki kapağın kasılma sırasında tam kapanamaması ve kanın bir bölümünün ileri gitmek yerine geriye, kulakçığa kaçmasıdır. Kaçan kan kalbin her atımında boşa dönen bir yük oluşturur; kalp aynı işi yapabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalır.

Mitral Kapak Yetmezliği Nedir, Kapak Neden Kaçırır?

Mitral kapak iki yaprakçıktan oluşur. Yaprakçıklar, halka biçimindeki bir tabana oturur; alt uçlarından ise ince iplikçiklerle karıncık içindeki küçük kaslara bağlanır. Kapağın düzgün kapanabilmesi için bu dört yapının da uyumlu olması gerekir: yaprakçık dokusunun sağlam olması, oturduğu halkanın genişlememiş olması, iplikçiklerin uygun uzunlukta ve sağlam olması, bağlandıkları kasların yerinde durması. Bu yapılardan herhangi birindeki bozulma, kasılma anında yaprakçıkların kenarlarının birbirine tam oturmamasına ve arada bir açıklık kalmasına yol açar.

Kaçak Kalbe Nasıl Bir Yük Bindirir?

Sol karıncık kasıldığında kanı yalnız vücuda değil, açık kalan aralıktan geriye de gönderir. Vücuda giden kan miktarı azalırken kulakçığa dolan hacim artar. Kalp bu açığı kapatmak için her atımda daha fazla kan pompalamaya çalışır; zamanla sol karıncık genişler ve kas duvarı yeniden biçimlenir. Genişleme bir süre işe yarar, çünkü büyüyen boşluk daha fazla kan alabilir ve kişi uzun yıllar yakınmasız kalabilir. Ancak bu uyum sonsuz değildir; belirli bir noktadan sonra kas gücü azalmaya başlar ve geri dönüşü zor bir hasar ortaya çıkar. Değerlendirmenin amacı, tam da bu noktaya gelinmeden karar verebilmektir.

Birincil ve İkincil Kaçak Farkı Nedir?

Kaçak iki farklı mekanizmayla oluşur ve bu ayrım tedavi kararını doğrudan etkiler. Birincil kaçakta sorun kapağın kendisindedir: yaprakçık dokusu bozulmuştur, sarkmıştır, iplikçiklerden biri uzamış ya da kopmuştur. İkincil kaçakta ise kapak yapısı aslında sağlamdır; sorun kalp kasındadır. Sol karıncık genişleyip biçim değiştirdiğinde, kapağın oturduğu halka da genişler ve yaprakçıklar aşağıya doğru çekildiği için kenarları birbirine ulaşamaz. Birincil kaçakta tedavi doğrudan kapağa yönelirken, ikincil kaçakta kalp kasının tedavisi de en az kapak kadar önemlidir.

Kaçağın Derecesi Nasıl Belirlenir?

Kaçak; hafif, orta ve ileri olmak üzere basamaklandırılır. Bu değerlendirme tek bir ölçüme değil, birkaç bulgunun bir arada yorumlanmasına dayanır: geriye kaçan kan huzmesinin genişliği, kapak düzeyinde en dar noktadaki açıklık, sol kulakçığın büyüklüğü, sol karıncığın çapları ve akciğer toplardamarlarındaki akım biçimi. Çok hafif, sızıntı düzeyindeki kaçaklar sağlıklı kişilerde de görülebilir ve hastalık sayılmaz. Derecenin zaman içinde değişebilmesi nedeniyle ölçümlerin aynı yöntemle tekrarlanması ve önceki kayıtlarla karşılaştırılması önem taşır.

Mitral Kapak Yetmezliği Hangi Nedenlerle Ortaya Çıkar?

Kaçağın nedeni yaşa, ülkeye ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Ülkemizde hem yapısal bozulmaya bağlı hem de geçirilmiş romatizmal ateşe bağlı kapak hastalıkları bir arada görülmektedir.

Başlıca Nedenler

  • Kapak dokusunun yapısal bozulması: Yaprakçıkların kalınlaşıp gevşemesi, dokunun su tutarak yumuşaması ve mitral kapak sarkması gelişmesi, ileri yaşlarda en sık karşılaşılan nedendir.
  • İplikçiklerin uzaması ya da kopması: Yaprakçığı yerinde tutan iplikçiklerden birinin kopması, o bölümün kulakçığa doğru savrulmasına ve ani başlayan ileri kaçağa yol açar.
  • Geçirilmiş romatizmal ateş: Çocuklukta geçirilen kapak iltihabı yıllar sonra yaprakçıkları kalınlaştırır ve büzer; bazı hastalarda mitral kapak darlığı ile birlikte kaçak da bulunur. Ayrıntılar romatizmal kalp hastalığı sayfasında ele alınmıştır.
  • Kalp krizi sonrası hasar: Kalp krizi sırasında kapağı tutan küçük kaslardan birinin beslenmesi bozulursa kas zayıflar ya da yırtılır; bu durumda kaçak aniden ortaya çıkar.
  • Kalp kasının genişlemesi: Dilate kardiyomiyopati ve uzun süreli kalp yetmezliği, halkayı genişleterek ikincil kaçak oluşturur.
  • Kapak iltihabı: Kalp kapağı iltihabı sırasında yaprakçıkta delinme ya da doku kaybı gelişebilir; bu hastalarda kaçak hızla ağırlaşabilir.
  • Düzensiz ritim: Uzun süren atriyal fibrilasyon kulakçığı ve kapak halkasını genişleterek kaçağa katkıda bulunur.
  • Doğumsal ve bağ dokusu kaynaklı nedenler: Doğuştan yaprakçık yarığı ya da bağ dokusu hastalıkları genç yaşta kaçağa yol açabilir.

Hangi Durumlarda Kaçak Daha Hızlı İlerler?

İplikçik kopması, kapak iltihabı ve kalp krizine bağlı kas yırtılması, kaçağın saatler içinde ağırlaşabildiği durumlardır; bu tabloda kalbin uyum sağlamaya vakti olmadığı için akciğerde su toplanması hızla gelişir. Buna karşılık yapısal bozulmaya bağlı kaçak yıllar içinde sessizce ilerler. Yüksek tansiyonun denetimsiz kalması, düzensiz ritmin sürmesi ve kalp kasında ek hasar bulunması, ilerlemeyi hızlandıran etkenlerdir.

Mitral Kapak Kaçağının Belirtileri Nelerdir?

Hafif ve orta dereceli kaçaklarda çoğu kişi yıllarca yakınmasızdır; tanı çoğunlukla muayenede duyulan üfürüm ya da başka nedenle yapılan kalp ultrasonu sırasında konur. Yakınmalar, kalbin uyum kapasitesi zorlandığında ortaya çıkar.

Başlıca Yakınmalar

  • Eforla artan nefes darlığı: Önce merdiven çıkma ve yokuş gibi zorlayıcı işlerde, sonra günlük etkinliklerde hissedilir.
  • Çabuk yorulma ve halsizlik: Vücuda giden kan miktarı azaldığı için kaslar yeterince beslenemez; yorgunluk günün ilerleyen saatlerinde belirginleşir.
  • Çarpıntı: Genişleyen kulakçıkta düzensiz ritim gelişmesiyle ortaya çıkar.
  • Yatarken artan nefes darlığı: Yastık sayısını artırma ihtiyacı ve gece boğulma hissiyle uyanma, kaçağın ilerlediğini gösterir.
  • Bacaklarda şişlik: Kalbin sağ tarafının da zorlanmaya başladığı dönemde ayak bileklerinde akşama doğru artan şişlik görülür.
  • Öksürük: Akciğer damarlarındaki basınç artışına bağlı, özellikle gece olan kuru öksürük tabloya eşlik edebilir.

Muayenede Ne Bulunur?

Mitral kaçağının tipik bulgusu, kalbin kasılma dönemi boyunca duyulan ve koltuk altına doğru yayılan üfürümdür. Kaçak ilerledikçe kalp tepe atımı sola kayar ve genişler. Akciğer tabanlarında ince çıtırtılar, boyun toplardamarlarında dolgunluk ve karaciğerde büyüme, tablonun ilerlediğini gösteren bulgulardır. Üfürümün şiddeti her zaman kaçağın derecesiyle orantılı değildir; bazı ileri kaçaklarda üfürüm beklenenden hafif duyulabilir. Bu nedenle muayene bulgusu tek başına yeterli sayılmaz, görüntüleme ile desteklenir.

Ani Başlayan Kaçakta Tablo Neden Farklıdır?

Yavaş gelişen kaçakta kulakçık genişleyerek artan hacmi tolere eder. Ani gelişen kaçakta ise kulakçığın hacmi normaldir; geriye kaçan kan küçük bir boşluğa dolduğu için basınç hızla yükselir ve akciğerlere yansır. Sonuç, saatler içinde ortaya çıkan şiddetli nefes darlığı, pembemsi köpüklü balgam ve oturur durumda bile geçmeyen sıkıntı hissidir. Bu tablo acil değerlendirme gerektirir.

Mitral Kapak Yetmezliği Hangi Tetkiklerle Değerlendirilir?

Değerlendirmenin amacı yalnız kaçağın varlığını göstermek değil; mekanizmasını ortaya koymak, derecesini ölçmek, kalp odacıklarına etkisini saptamak ve girişim gerekip gerekmediğini belirlemektir.

Ekokardiyografi

Ekokardiyografi temel incelemedir. Kapak yaprakçıklarının yapısı, sarkma olup olmadığı, iplikçiklerin durumu, halkanın genişliği, kaçak huzmesinin yönü ve genişliği, sol kulakçık ve karıncık ölçüleri, kalbin kasılma gücü ve akciğer atardamarındaki basınç bu incelemeyle değerlendirilir. Kaçak huzmesinin yönü mekanizma hakkında bilgi verir: huzme sarkan yaprakçığın ters yönüne doğru ilerler. İnceleme ışın içermediği için gerektiği sıklıkta tekrarlanabilir.

Yemek Borusundan Ekokardiyografi

Göğüs duvarından yapılan inceleme yetersiz kaldığında ya da girişim planlanıyorsa yemek borusundan ekokardiyografi yapılır. Prob kalbe çok yakın konumlandığı için yaprakçıkların hangi bölümünün sarktığı, iplikçik kopup kopmadığı ve kulakçıkta pıhtı bulunup bulunmadığı ayrıntılı biçimde görülür. Bu bilgi, kapağın onarılabilir olup olmadığının belirlenmesinde belirleyicidir; ameliyat sırasında da aynı yöntemle onarımın yeterliliği denetlenir.

Diğer İncelemeler

  • EKG: Düzensiz ritim, kulakçık büyümesi ve geçirilmiş kalp krizi izleri saptanır.
  • Ritim holteri: Arada gelen çarpıntıların kaynağını belgelemek için kullanılır.
  • Akciğer grafisi: Kalp gölgesinin büyüklüğü ve akciğerde su toplanması değerlendirilir.
  • Stres ekokardiyografi: Yakınma ile ölçüm uyuşmadığında, efor sırasında kaçağın ve akciğer basıncının nasıl değiştiği incelenir.
  • Kardiyak MR: Kaçan hacmin sayısal olarak ölçülmesi ve kalp kasının yapısının değerlendirilmesi gerektiğinde istenir.
  • Koroner anjiyografi: Girişim planlanan uygun yaştaki hastalarda, kalp damarlarının durumu ameliyat öncesinde belirlenir.
  • BNP ve NT-proBNP: Kalp üzerindeki yükün artıp artmadığını gösteren kan değerleridir ve izlemde yardımcı olur.

Mitral Kapak Kaçağı İlerlerse Kalpte Ne Olur, Ne Zaman Hekime Başvurulmalıdır?

İlerleyen kaçakta zincir bellidir: sol karıncık genişler, sol kulakçık büyür, akciğer damarlarındaki basınç yükselir ve son aşamada kalbin sağ tarafı zorlanır. Bu süreçte kulakçığın büyümesiyle düzensiz ritim, ritim bozukluğuyla birlikte pıhtı riski ortaya çıkar. Kalp kasının kasılma gücünün azalması ise geri dönüşü en zor aşamadır; bu nedenle girişim kararı, kas gücü bozulmadan önce verilmeye çalışılır.

İzlem Nasıl Yürütülür?

Hafif kaçağı olan ve yakınması bulunmayan kişilerde kontroller daha seyrek, orta ve ileri kaçakta daha sık planlanır. Her kontrolde yakınmalar sorgulanır, muayene yapılır ve ekokardiyografi ölçümleri önceki değerlerle karşılaştırılır. Sol karıncık çaplarında artış, kasılma gücünde azalma, akciğer basıncında yükselme ya da yeni başlayan düzensiz ritim, kontrol aralığının kısaltılmasını ve girişim seçeneklerinin gözden geçirilmesini gerektirir. Kişinin eski rapor ve görüntülerini saklaması, karşılaştırmanın doğru yapılmasını sağlar.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

İlaç tedavisi kaçağı ortadan kaldırmaz; yükü azaltır, yakınmaları hafifletir ve eşlik eden sorunları düzenler. Tansiyonun denetlenmesi, sıvı yükünün azaltılması, ritim bozukluğunun yönetilmesi ve gerektiğinde kan sulandırıcı kullanımı bu çerçevededir. Kapak yapısı uygun olan hastalarda öncelik mitral kapak tamiridir; kişinin kendi dokusu korunduğu için kalbin yapısı da korunmuş olur. Doku ileri derecede bozulmuşsa mitral kapak değişimi planlanır. Göğüs kemiğinin tümüyle açılmasının uygun olmadığı seçilmiş hastalarda koltuk altından kapalı kapak ameliyatı, cerrahi riskin yüksek olduğu hastalarda ise kateterle mitral kapak onarımı gündeme gelebilir. Düzensiz ritmi olan hastalarda aynı seansta ritim bozukluğu ameliyatı eklenebilir.

Günlük Yaşamda Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Tansiyonun düzenli ölçülmesi ve hedef değerlerde tutulması, kaçağın ilerlemesini yavaşlatmaya katkı verir.
  • Tuz tüketiminin sınırlanması, nefes darlığı olan hastalarda yakınmaları azaltır.
  • Tempolu yürüyüş çoğu hastada sürdürülebilir; nefes tutarak yapılan ağır kaldırma kişiye göre sınırlanır.
  • Diş ve ağız bakımının düzenli yapılması, kapakta enfeksiyon yerleşme olasılığını azaltır.
  • Sigaranın bırakılması ve kilo denetimi, kalp üzerindeki yükü azaltan adımlardır.
  • Gebelik planlayan kişilerde kapağın gebelik öncesinde değerlendirilmesi önerilir.

Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

  • Daha önce rahatça yapılan işlerde yeni başlayan ya da belirgin biçimde artan nefes darlığı
  • Gece boğulma hissiyle uyanma, yatarken artan sıkıntı, yastık sayısını artırma ihtiyacı
  • Yeni başlayan, düzensiz ve uzun süren çarpıntı
  • Bacaklarda ilerleyen şişlik, karında gerginlik ve hızlı kilo alımı
  • Bayılma, baş dönmesi ya da göğüste baskı hissi
  • Bilinen kapak hastalığı olan kişide açıklanamayan ve birkaç günden uzun süren ateş

Ani başlayan şiddetli nefes darlığı, pembemsi köpüklü balgam ya da göğüste yoğun baskı hissinde beklenmeden acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır. Kaçağın derecesi, mekanizması ve kalbe etkisi kişiden kişiye değiştiği için izlem ve tedavi kararı, muayene ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek verilir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Mitral kaçağı olan kişide yorgunluk neden günün ilerleyen saatlerinde artar?
Yorgunluğun günün ilerleyen saatlerinde artmasının nedeni, kaçak nedeniyle vücuda giden kan miktarının gün boyu süren etkinlikle birlikte yetersiz kalmasıdır. Sabah dinlenmiş bir kalp, artan yükü bir süre karşılayabilir; ancak gün içinde biriken efor, kalbin her atımda boşa çevirdiği kan hacmini daha belirgin hale getirir. Ayrıca gün boyu ayakta kalmakla bacaklarda biriken sıvı akşam yatıldığında dolaşıma döner ve gece nefes darlığına katkıda bulunur. Bu döngü uyku kalitesini bozduğu için ertesi gün yorgunluk daha erken başlayabilir. Yorgunluğun giderek erken saatlere kayması, kaçağın ilerlediğini düşündüren bir işaret olarak değerlendirilir.
Mitral kapak kaçağı kalp krizinden sonra ortaya çıkabilir mi?
Evet, ortaya çıkabilir. Mitral kapağın yaprakçıklarını yerinde tutan iplikçikler, karıncık içindeki küçük kaslara bağlıdır ve bu kaslar da kalp damarlarından beslenir. Kalp krizi sırasında bu kaslardan birinin beslenmesi bozulursa kas zayıflar; ileri durumda kopabilir. Kas zayıflığında kaçak yavaş gelişirken, kopmada tablo saatler içinde ağırlaşır ve şiddetli nefes darlığı ortaya çıkar. Bu nedenle kalp krizi geçiren kişilerde kapak, taburculuk öncesinde ve sonraki kontrollerde ekokardiyografi ile değerlendirilir.
Kapak kaçağının derecesi zamanla değişir mi?
Evet, değişebilir ve bu değişim iki yönlüdür. Kapak dokusundaki bozulmanın ilerlemesi, iplikçiklerin uzaması, kalp odacıklarının genişlemesi ya da yeni başlayan düzensiz ritim kaçağı artırır. Buna karşılık kalp yetmezliği tedavisiyle odacıklar küçüldüğünde ikincil kaçak azalabilir; tansiyonun denetim altına alınması da kaçağı hafifletebilir. Ölçüm sırasında tansiyonun yüksek ya da düşük olması bile derecelendirmeyi etkileyebildiği için karşılaştırmanın benzer koşullarda yapılması istenir. Bu nedenle tek bir ölçüme değil, zaman içindeki eğilime bakılır.
Mitral kaçağı olan kişide iştahsızlık ve karında şişkinlik görülür mü?
Görülebilir. Kaçak ilerleyip kalbin sağ tarafı da zorlanmaya başladığında, vücuttan dönen kan toplardamarlarda birikir; karaciğer büyür ve karın boşluğunda sıvı toplanabilir. Bu durumda mide ve bağırsak duvarında da ödem oluştuğu için erken doyma hissi, iştahsızlık, bulantı ve şişkinlik ortaya çıkar. Yakınmalar çoğu zaman sindirim sistemi hastalığı sanıldığı için tanı gecikebilir. Nefes darlığı, bacaklarda şişlik ve hızlı kilo alımı eşlik ediyorsa değerlendirme kalp yönünden yapılmalıdır.
Mitral kapak kaçağı olan kişi ağır egzersiz yapabilir mi?
Yanıt kaçağın derecesine, kalp odacıklarının ölçülerine ve kişinin yakınmalarına göre değişir. Hafif kaçağı olan, kalp ölçüleri normal ve yakınmasız kişilerde düzenli egzersiz genellikle serbesttir ve önerilir. Orta ve ileri kaçakta ise nefes tutarak yapılan ağır kaldırma, yarışma düzeyinde zorlayıcı sporlar ve ani yüklenmeler sınırlanır; tempolu yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi etkinlikler öne çıkar. Efor sırasında kaçağın ve akciğer basıncının nasıl değiştiğini görmek için stres ekokardiyografi istenebilir. Sınırların muayenede kişiye özel olarak belirlenmesi, gereksiz kısıtlamayı da önler.
Kaçağın sol kulakçığı büyütmesi ne anlama gelir?
Sol kulakçığın büyümesi, geriye kaçan kanın uzun süredir bu odacığa yük bindirdiğini gösterir ve kaçağın önemli düzeyde olduğuna işaret eder. Büyüme başlangıçta koruyucudur; genişleyen odacık artan hacmi alarak akciğer damarlarını bir süre korur. Ancak genişleyen kas dokusunda elektriksel iletim düzensizleştiği için zamanla düzensiz ritim gelişir ve kan durgunlaştığı için pıhtı oluşma olasılığı artar. Bu nedenle kulakçık ölçüsü, girişim kararını etkileyen bulgular arasında yer alır. Ölçümün her kontrolde kaydedilmesi, değişimin izlenmesini sağlar.
Mitral kapak kaçağı olan kişide ritim bozukluğu neden gelişir?
Ritim bozukluğunun temel nedeni sol kulakçığın genişlemesidir. Kaçak nedeniyle her atımda fazladan kan alan kulakçık zamanla büyür; büyüyen kas dokusunda lifler gerilir, aralarındaki bağ dokusu artar ve elektriksel uyarı düzenli ilerleyemez. Bunun sonucunda kulakçık hızlı ve düzensiz kasılmaya başlar; kişi bunu çarpıntı olarak hisseder. Ritim bozukluğu kalbin verimini düşürdüğü için nefes darlığını da artırır ve pıhtı riski nedeniyle kan sulandırıcı tedavi gündeme gelir. Yeni başlayan düzensiz çarpıntının EKG ile belgelenmesi gerekir.
Kapak kaçağı olan kişide nefes darlığı yalnız eforla mı olur?
Hayır, yalnız eforla sınırlı değildir. Hastalığın erken döneminde nefes darlığı yalnız zorlayıcı işlerde hissedilir; ilerledikçe daha hafif etkinliklerde ortaya çıkar. Daha sonra yatar pozisyonda artan nefes darlığı, gece boğulma hissiyle uyanma ve yastık sayısını artırma ihtiyacı eklenir. İleri dönemde dinlenirken bile sıkıntı hissedilebilir. Nefes darlığının ortaya çıktığı eşiğin düşmesi, hastalığın ilerlediğini gösteren en değerli işaretlerden biridir ve değerlendirmenin yenilenmesini gerektirir.
Mitral kapak kaçağı gebelikte artar mı?
Gebelikte kan hacmi artar, kalp hızı yükselir ve damar direnci azalır. Damar direncinin azalması kanın ileri gitmesini kolaylaştırdığı için, hafif ve orta kaçağı olan pek çok kadın gebelik sürecini yakınmasız tamamlar. Buna karşılık ileri kaçağı olan, kalp odacıkları genişlemiş ya da kasılma gücü azalmış kadınlarda artan hacim yükü nefes darlığına ve ritim bozukluğuna yol açabilir. Bu nedenle gebelik planlayan kapak hastalarının önceden değerlendirilmesi ve gerekiyorsa girişimin gebelik öncesinde planlanması önerilir. Gebelik sırasında izlem kardiyoloji ve kadın doğum ile birlikte yürütülür.
Mitral kapak kaçağı olan kişide üfürüm her zaman duyulur mu?
Hayır, her zaman duyulmayabilir. Mitral kaçağının tipik üfürümü kalbin kasılma dönemi boyunca duyulur ve koltuk altına doğru yayılır; ancak üfürümün şiddeti kaçağın derecesiyle her zaman orantılı değildir. Ani gelişen ileri kaçakta kulakçık basıncı hızla yükseldiği için basınç farkı azalır ve üfürüm beklenenden hafif duyulabilir. Kilolu kişilerde, göğüs duvarı kalın olanlarda ve akciğer hastalığı bulunanlarda da üfürümü duymak güçleşir. Bu nedenle yakınması olan kişilerde üfürüm duyulmasa da ekokardiyografi istenir.
Kapak kaçağı olan kişide akciğerde su toplanması neden olur?
Akciğerde su toplanmasının nedeni, geriye kaçan kanın sol kulakçık basıncını yükseltmesi ve bu basıncın akciğer damarlarına yansımasıdır. Damar içindeki basınç belirli bir düzeyi aştığında sıvı, damar duvarından akciğer dokusuna sızar; hava keseciklerine ulaştığında oksijen alışverişi bozulur ve şiddetli nefes darlığı ortaya çıkar. Yavaş gelişen kaçakta akciğer damarları bu yüke kısmen uyum sağlar; ani gelişen kaçakta ise uyum için zaman olmadığından tablo hızla ağırlaşır. Pembemsi köpüklü balgam, oturur durumda bile geçmeyen sıkıntı ve solukluk acil başvuru gerektirir. Tuz kısıtlaması ve idrar söktürücü tedavi bu riski azaltmaya yardımcı olur.
Mitral kaçağı olan kişi hangi aralıklarla kalp ultrasonu yaptırmalıdır?
Kontrol aralığı kaçağın derecesine, kalp ölçülerine ve yakınmalara göre belirlenir. Hafif kaçağı olan, kalp ölçüleri normal ve yakınmasız kişilerde kontroller daha seyrek planlanır; orta kaçakta aralık kısalır, ileri kaçakta ise düzenli ve sık izlem gerekir. Girişim eşiğine yaklaşan hastalarda hekim, her kontrolde bir sonraki randevunun zamanını yeniden değerlendirir. Yeni bir yakınma ortaya çıktığında randevu beklenmeden başvurulmalıdır. Ölçümlerin mümkün olduğunca aynı merkezde yapılması, değişimin doğru yorumlanmasını sağlar.
Kapak iplikçiklerinin kopması ani şikâyet başlangıcına yol açar mı?
Evet, tipik olarak ani başlangıca yol açar. Yaprakçığı yerinde tutan iplikçiklerden biri koptuğunda o bölüm kasılma sırasında kulakçığa doğru savrulur ve daha önce hafif olan kaçak birdenbire ileri düzeye çıkar. Kulakçığın genişlemeye vakti olmadığı için basınç hızla yükselir; sonuçta saatler içinde şiddetli nefes darlığı, çarpıntı ve yatamama ortaya çıkar. Bazı kişilerde kopma anında göğüste ani bir sıkışma da hissedilir. Bu tablo acil değerlendirme gerektirir ve genellikle yemek borusundan ekokardiyografi ile doğrulanır.
Mitral kaçağı olan kişide gece idrara kalkma artar mı?
Evet, artabilir. Gün boyunca ayakta kalmakla bacaklarda biriken sıvı, yatıldığında dolaşıma geri döner; böbreklere ulaşan kan miktarı artar ve gece idrar üretimi çoğalır. Bu nedenle kalp kaynaklı sıvı birikimi olan kişilerde gece bir ya da birkaç kez tuvalete kalkma görülür. Aynı mekanizma, gece artan nefes darlığını da açıklar. İdrara çıkma sıklığının prostat hastalığı, şeker hastalığı ve idrar yolu enfeksiyonu gibi başka nedenleri de bulunduğu için ayrım muayene ve tetkiklerle yapılır.
Mitral kapak kaçağı olan kişide kilo kaybı beklenir mi?
İleri dönemde beklenebilir. Uzun süren kalp yetmezliğinde bağırsak duvarındaki ödem besin emilimini bozar, karaciğerdeki konjesyon iştahı azaltır ve vücut artan solunum işi nedeniyle daha fazla enerji harcar. Bu üç etken bir araya geldiğinde kas kütlesi azalır ve kişi kilo kaybeder. Sıvı birikimi aynı dönemde tartıyı yükselttiği için kilo kaybı gizlenebilir; bu nedenle kol ve bacaklardaki incelme daha erken fark edilir. Kilo kaybının başka nedenleri de araştırılmalı, beslenme desteği tedavinin bir parçası olarak planlanmalıdır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Heart Valve Diseases
  2. MedlinePlus — Heart Valve Diseases
  3. PubMed — Valvular heart disease surgery
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Valvular Heart Disease