İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Atriyal Fibrilasyon (Ritim Bozukluğu)

Kalbin üst boşluklarının düzensiz ve hızlı çalışması. Çarpıntı ve halsizlik yapar; pıhtı oluşumu nedeniyle inme açısından önem taşır.

Atriyal fibrilasyon, kalbin üst odacıklarının düzenli kasılmayı bırakıp hızlı ve düzensiz biçimde titremesidir. Kulakçıklar etkili biçimde kasılamaz; karıncıklara iletilen uyarılar da düzensizleşir ve nabız hem düzensiz hem çoğu zaman hızlı olur. En sık görülen süregen ritim bozukluğudur.

Atriyal Fibrilasyon Nedir, Kalp Ritminde Ne Olur?

Normal kalpte uyarı, sağ kulakçığın üst bölümündeki doğal pil noktasından çıkar; önce kulakçıkları düzenli biçimde kasar, ardından bir bekleme noktasından geçerek karıncıklara iletilir. Atriyal fibrilasyonda ise kulakçıklarda çok sayıda düzensiz uyarı aynı anda dolaşır. Kulakçık kası düzenli kasılmak yerine titrer; bekleme noktasına ulaşan uyarıların yalnız bir bölümü karıncıklara geçer ve bu geçiş düzensizdir.

Bu Düzensizlik Kalbi Nasıl Etkiler?

Kulakçıkların düzenli kasılması, karıncıkların dolumuna belirgin bir katkı sağlar; bu katkı ortadan kalktığında kalbin her atımda gönderdiği kan miktarı azalır. Karıncıklar düzensiz aralıklarla kasıldığı için bazı atımlarda odacık yeterince dolamaz. Kalp hızı uzun süre yüksek seyrederse kas zamanla yorulur ve pompalama gücü azalır. Bu nedenle hız denetimi tedavinin temel başlıklarından biridir. Kulakçık içinde kan durgunlaştığı için pıhtı oluşumu da bu bozukluğun en önemli sonucudur.

Hangi Biçimleri Vardır?

  • Ataklar halinde gelen biçim: Ritim kendiliğinden düzelir; ataklar dakikalar ya da saatler sürer.
  • Süregen biçim: Ritim kendiliğinden düzelmez; ilaçla ya da elektrik şokuyla döndürülmesi gerekir.
  • Uzun süreli biçim: Ritim uzun zamandır düzensizdir ancak düzeltme hedefi sürdürülür.
  • Kalıcı biçim: Ritmi düzeltmekten vazgeçilmiş, hız denetimi ve pıhtı önlemeye odaklanılmıştır.

Atriyal Fibrilasyon Neden Gelişir, Kimlerde Daha Sık Görülür?

Bozukluk çoğu zaman kulakçıkların genişlemesine ve kas dokusunda yapısal değişiklik gelişmesine bağlıdır; bunun altında yatan pek çok neden bulunur.

Başlıca Nedenler ve Risk Etkenleri

  • Yüksek tansiyon: En sık eşlik eden durumdur; kulakçık üzerindeki yükü artırır.
  • Kapak hastalıkları: Özellikle mitral kapak darlığı ve mitral kapak yetmezliği kulakçığı genişletir.
  • Kalp yetmezliği: Hem neden hem sonuç olarak tabloya eşlik eder; ayrıntılar kalp yetmezliği sayfasındadır.
  • Kalp damarı hastalığı: Geçirilmiş kalp krizi ritim bozukluğuna zemin hazırlar.
  • Tiroit bezinin fazla çalışması: Düzeltilebilir bir nedendir ve mutlaka araştırılır.
  • Uyku sırasında solunum durması: Sık görülen ve tedavi edilmediğinde tekrarlara yol açan bir etkendir.
  • Kilo fazlalığı ve hareketsizlik: Riski belirgin biçimde artırır.
  • Alkol: Hem yoğun tek seferlik tüketim hem süregen kullanım atağı tetikler.
  • Şeker hastalığı, böbrek yetmezliği ve akciğer hastalıkları: Zemin hazırlayan diğer durumlardır.
  • Kalp ameliyatı sonrası dönem: İlk günlerde sık görülür ve çoğu zaman geçicidir.

Tetikleyiciler

Zemin hazır olduğunda bazı durumlar atağı başlatabilir: yoğun alkol tüketimi, uykusuzluk, ağır enfeksiyonlar, ateş, aşırı kafein, yoğun stres, ameliyat sonrası dönem, elektrolit bozuklukları ve bazı ilaçlar. Kişinin kendi tetikleyicilerini fark etmesi, atakların azaltılmasına doğrudan katkı verir. Bu nedenle atakların hangi durumlarda ortaya çıktığının not edilmesi istenir.

Atriyal Fibrilasyonun Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kişiden kişiye çok değişir; aynı ritim bozukluğu bir kişide yoğun yakınma yaparken, bir başkasında hiç fark edilmeyebilir.

Başlıca Yakınmalar

  • Çarpıntı: Düzensiz, atlamalı ve çoğu zaman hızlı bir atım hissi tarif edilir.
  • Nefes darlığı: Kalbin verimi düştüğü için eforla ve bazen dinlenirken ortaya çıkar.
  • Halsizlik ve çabuk yorulma: Sık bildirilen, ancak çoğu zaman başka nedenlere bağlanan bir yakınmadır.
  • Baş dönmesi ve gözlerde kararma: Kalp hızının çok yüksek ya da çok düşük olduğu dönemlerde görülür.
  • Göğüste rahatsızlık: Baskı ya da sıkışma hissi eşlik edebilir.
  • Efor kapasitesinde düşüş: Kişinin daha önce rahatça yaptığı işlerde zorlanması.
  • Bayılma: Seyrek görülür; iletim sisteminde ek bir sorun bulunduğunu düşündürür.

Sessiz Seyreden Olgular

Hastaların önemli bir bölümü hiçbir yakınma bildirmez; ritim bozukluğu başka bir nedenle çekilen EKG'de ya da nabız ölçümünde saptanır. Bu kişilerde inme riski, yakınması olanlardan daha düşük değildir; bu nedenle sessiz seyretmesi hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Bazı hastalarda ise hastalığın ilk bulgusu doğrudan inme olur. Bu nedenle risk taşıyan kişilerde nabzın düzenli olarak elle değerlendirilmesi ve gerektiğinde ritim kaydı alınması önerilir.

Atriyal Fibrilasyon Hangi Tetkiklerle Yakalanır?

Tanı, ritmin kayıt altına alınmasıyla konur; yakınma tarifi tek başına yeterli değildir.

Ritmin Belgelenmesi

  • EKG: Atak sırasında çekildiğinde tanı koydurucudur; düzensiz aralıklar ve kulakçık dalgalarının kaybolması görülür.
  • Ritim holteri: Gün boyu ya da daha uzun süreli kayıtla, arada gelen ataklar yakalanır.
  • Olay kaydediciler: Ataklar seyrekse, haftalarca taşınabilen cihazlar ya da cilt altına yerleştirilen küçük kaydediciler kullanılır.
  • Kişisel cihazlar: Akıllı saat ve benzeri cihazların verdiği düzensiz ritim uyarıları, tıbbi bir kayıtla doğrulanmak üzere değerlendirilir.

Nedeni ve Etkilerini Araştıran İncelemeler

  • Ekokardiyografi: Kulakçık büyüklüğü, kapak hastalıkları, kalbin pompalama gücü ve duvar kalınlığı değerlendirilir.
  • Yemek borusundan ekokardiyografi: Kulakçık kesesinde pıhtı olup olmadığını gösterir; ritmi döndürme kararı öncesinde istenir.
  • TSH: Tiroit bezinin fazla çalışması düzeltilebilir bir nedendir.
  • Hemogram, böbrek işlevleri ve kan tuzları: Tedavi seçimini ve doz ayarını etkiler.
  • Uyku testi: Horlama, tanıklı nefes durması ve gündüz uykululuk varsa istenir.

Atriyal Fibrilasyon Sürerse Hangi Sorunlara Yol Açar?

İki temel sorun öne çıkar: pıhtı kaynaklı tıkanmalar ve kalp kasının zamanla yorulması. Bunlara yaşam kalitesindeki düşüş ve sık hastane başvuruları eklenir.

Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkisi

Sık tekrarlayan ataklar, kişinin günlük düzenini ve çalışma yaşamını etkileyebilir. Atak beklentisiyle gelişen kaygı, yakınmaların daha yoğun algılanmasına yol açar. Bu nedenle tedavi planlanırken yalnız ölçümler değil, kişinin yaşamını nasıl etkilendiği de değerlendirilir.

Pıhtı ve İnme Riski

Kulakçık etkili biçimde kasılamadığı için, özellikle kulakçık kesesi denilen küçük çıkıntıda kan durgunlaşır ve pıhtı oluşur. Kopan pıhtı beyne giderek inmeye, başka organlara giderek damar tıkanıklığına yol açar. Bu risk herkeste aynı değildir; yaş, cinsiyet, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp yetmezliği, damar hastalığı ve daha önce geçirilmiş inme öyküsü birlikte değerlendirilerek belirlenir. Riski belirli bir düzeyin üzerinde olan hastalara kan sulandırıcı tedavi önerilir. Kanama riski nedeniyle bu tedaviyi kullanamayan seçilmiş hastalarda, kulakçık kesesinin kapatılması gündeme gelebilir.

Kalp Kasının Etkilenmesi

Kalp hızı aylarca yüksek seyrederse kas yorulur, odacıklar genişler ve pompalama gücü azalır. Bu tablo, hız denetim altına alındığında büyük ölçüde geri dönebilir; bu nedenle nabzın hedef aralıkta tutulması önemlidir. Ayrıca kulakçığın kasılma katkısının kaybı, gevşeme bozukluğu bulunan hastalarda yakınmaları belirgin biçimde artırır.

Kalp Ameliyatı Sonrası Görülen Ritim Bozukluğu

Açık kalp ameliyatlarından sonraki ilk günlerde bu ritim bozukluğu sık görülür. Nedeni, ameliyata bağlı geçici iltihabi yanıt, kulakçık duvarındaki dikiş hatları, sıvı ve tuz dengesindeki değişiklikler ile vücudun stres yanıtıdır. Çoğu hastada geçicidir ve ilaçla düzeltilir; bir bölümünde kendiliğinden düzelir. Buna karşılık bu dönemde de pıhtı riski gözetilir ve gerektiğinde kan sulandırıcı tedavi verilir. Taburculuk sonrasında ritim bozukluğunun tekrarlayıp tekrarlamadığı izlenir; bu nedenle kontrollerde EKG çekilir.

Tedavi Nasıl Planlanır?

Tedavi üç başlıkta yürütülür. Birincisi pıhtı önlemedir ve risk değerlendirmesine göre planlanır; bu, tedavinin en öncelikli bileşenidir. İkincisi hız denetimidir; kalp hızını yavaşlatan ilaçlarla nabız hedef aralığa getirilir. Üçüncüsü ritim denetimidir; ilaçla ya da elektrik şokuyla ritim düzene döndürülür, gerektiğinde kateter yoluyla anormal uyarı kaynakları yalıtılır. Uygun hastalarda kalp ameliyatı sırasında kulakçık duvarında çizgiler oluşturulması da seçenekler arasındadır; ayrıntılar ritim bozukluğu ameliyatı sayfasındadır. Bunların yanında zemin hazırlayan durumların tedavisi de tedavinin ayrılmaz parçasıdır: tansiyon denetimi, kilo verme, alkolün bırakılması, uyku bozukluğunun tedavisi ve tiroit sorunlarının düzeltilmesi.

Ritmi Düzeltme Kararı Nasıl Verilir?

Ritmi düzene döndürme kararı, yakınmaların düzeyine, atağın süresine, kulakçığın büyüklüğüne ve kişinin yaşına göre verilir. Yakınmaları belirgin olan, genç ve kulakçığı çok genişlememiş hastalarda ritim denetimi öne çıkar. Uzun süredir ritmi düzensiz olan, kulakçığı ileri derecede genişlemiş ve yakınması bulunmayan hastalarda ise hız denetimi tercih edilir. Ritim döndürülmeden önce kulakçıkta pıhtı bulunup bulunmadığı değerlendirilir; atak kısa süre önce başlamadıysa ya belirli bir süre kan sulandırıcı tedavi verilir ya da yemek borusundan inceleme yapılır. Aksi halde ritim düzeldiğinde pıhtı kopabilir.

Günlük Yaşamda Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Nabzın düzenli olarak elle sayılması ve düzenli olup olmadığının değerlendirilmesi
  • Atakların ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve neyle tetiklendiğinin kaydedilmesi
  • Alkolün sınırlanması ya da bırakılması
  • Kilo denetimi ve düzenli fiziksel etkinlik
  • Uyku düzeninin korunması ve uyku bozukluğunun tedavi ettirilmesi
  • Kafein tüketiminin kişisel sınıra göre ayarlanması
  • Kan sulandırıcı kullanılıyorsa ilacın hiç atlanmaması ve kanama belirtilerinin bilinmesi
  • Diş işlemleri ve ameliyatlar öncesinde tedavinin bildirilmesi

Kateterle Yapılan İşlem Nedir?

İlaç tedavisine yanıt alınamayan ve yakınmaları süren hastalarda, kateter yoluyla anormal uyarı kaynaklarının yalıtılması gündeme gelir. Bu bozukluğu başlatan uyarılar çoğunlukla akciğer toplardamarlarının kulakçığa açıldığı bölgeden kaynaklanır; işlemde bu damarların çevresi, uyarının kulakçığa geçmesini engelleyecek biçimde yalıtılır. Kasık toplardamarından ilerletilen kateterlerle, ısı ya da soğuk uygulanarak doku hattı oluşturulur. İşlem sonrasında ritim bir süre yeniden bozulabilir; bu, işlemin başarısız olduğu anlamına gelmez. Bir bölüm hastada işlemin yinelenmesi gerekebilir; kan sulandırıcı tedavi, işlemden sonra da risk değerlendirmesine göre sürdürülür.

Muayeneye Gelirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Atakların ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, neyle tetiklendiği ve nasıl geçtiği bir deftere yazılmalıdır. Evde ölçülen nabız ve tansiyon değerleri ile güncel ilaç listesi getirilmelidir. Varsa kişisel cihazların kaydettiği ritim verileri gösterilmelidir. Önceki EKG, ritim kaydı ve ekokardiyografi raporları karşılaştırma için gereklidir. Kan sulandırıcı kullanılıyorsa son kan değerleri ve kanama yaşanıp yaşanmadığı bildirilmelidir.

Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

  • Konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol ya da bacakta ani güç kaybı
  • Bayılma ya da bayılacak gibi olma
  • Dinlenirken de süren, çok hızlı ve düzensiz çarpıntı
  • Göğüs ağrısı ya da baskı hissi
  • Hızla artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik
  • Kan sulandırıcı kullananlarda idrarda ya da dışkıda kan, uzun süren burun kanaması
  • Nabzın belirgin biçimde yavaşlaması

Bu ritim bozukluğunda en öncelikli hedef, inmenin önlenmesidir. Kan sulandırıcı tedavinin düzenli kullanılması, zemin hazırlayan durumların tedavi edilmesi ve kişinin kendi nabzını izlemesi, uzun dönem sonucu belirleyen en önemli etkenlerdir. Kan sulandırıcı tedavinin yakınma olmadığı için bırakılması, en sık karşılaşılan ve en ciddi sonuç doğuran hatadır; bu karar yalnız hekim tarafından verilir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Nabzımın düzensiz atması her zaman ritim bozukluğu anlamına gelir mi?
Hayır, her düzensizlik ritim bozukluğu anlamına gelmez. Sağlıklı kişilerde nefes alıp verirken nabızda hafif bir hızlanma ve yavaşlama olur; bu normal bir değişkenliktir ve özellikle gençlerde belirgindir. Arada gelen tek tek atlamalar da çoğu zaman iyi huylu erken vurulara bağlıdır. Buna karşılık nabzın tümüyle düzensiz olması, hiçbir düzen izlememesi ve buna çarpıntı, nefes darlığı ya da halsizlik eşlik etmesi ritim bozukluğunu düşündürür. Kesin ayrım, yakınma sırasında çekilen bir kayıtla yapılır.
Atriyal fibrilasyon ataklar hâlinde gelip geçer mi?
Evet, ataklar halinde gelip geçebilir. Bu biçimde ritim kendiliğinden düzelir; ataklar dakikalar ya da saatler sürebilir. Kişi atak sırasında çarpıntı ve halsizlik hissedip, ataktan sonra kendini tümüyle normal hissedebilir. Bu durum hastalığın hafif olduğu anlamına gelmez; inme riski açısından değerlendirme aynı biçimde yapılır. Ataklar zamanla sıklaşabilir ve süregen biçime dönüşebilir. Bu nedenle atakların kayıtla belgelenmesi ve tedavi planının buna göre yapılması gerekir.
Bu ritim bozukluğu neden inme riskini artırır?
İnme riskinin nedeni, kulakçıkların etkili biçimde kasılamamasıdır. Kulakçık titrerken içindeki kan tam boşalmaz; özellikle kulakçık kesesi denilen küçük çıkıntıda kan durgunlaşır. Durgun kan pıhtılaşmaya yatkındır ve burada oluşan pıhtı koparak kan akımıyla beyne gidebilir; bir damarı tıkadığında inme gelişir. Aynı pıhtı böbrek, dalak ya da bacak damarlarını da tıkayabilir. Bu nedenle riski belirli düzeyin üzerinde olan hastalara kan sulandırıcı tedavi önerilir ve bu tedavi aksatılmamalıdır.
Akıllı saatin verdiği düzensiz ritim uyarısı ciddiye alınmalı mıdır?
Evet, ciddiye alınmalıdır; ancak tanı için yeterli sayılmaz. Bu cihazlar düzensiz ritmi fark edebilir ve pek çok kişide hastalığın ilk kez saptanmasını sağlamıştır. Buna karşılık hareket ve temas sorunları nedeniyle yanlış uyarı verebilirler. Bu nedenle uyarı alındığında, ritmin tıbbi bir kayıtla doğrulanması gerekir; bunun için EKG çekilir ya da gerekirse uzun süreli kayıt alınır. Cihazın kaydettiği verilerin hekime gösterilmesi, değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Atriyal fibrilasyonu olan kişide hiç şikâyet olmayabilir mi?
Evet, olabilir. Hastaların önemli bir bölümü hiçbir yakınma bildirmez ve ritim bozukluğu başka bir nedenle yapılan incelemede saptanır. Bu kişilerde inme riski, yakınması olanlardan daha düşük değildir. Bazı hastalarda hastalığın ilk bulgusu doğrudan inme olur. Bu nedenle risk taşıyan kişilerde nabzın düzenli olarak elle değerlendirilmesi önerilir. Sessiz seyretmesi, tedavi gerekmediği anlamına gelmez.
Alkol ve uykusuzluk atağı tetikler mi?
Evet, tetikler. Yoğun alkol tüketimi, kulakçık kasının elektriksel özelliklerini geçici olarak değiştirerek atak başlatabilir; bu, tek seferlik aşırı tüketimde de görülebilir. Uykusuzluk ve yorgunluk, sinir sisteminin kalp üzerindeki dengesini bozarak aynı etkiyi yapar. Uyku sırasında solunumun durduğu tablolar ise en önemli tetikleyicilerden biridir. Bu nedenle alkolün sınırlanması ya da bırakılması, uyku düzeninin korunması ve uyku bozukluğunun tedavi edilmesi tedavinin parçasıdır. Kişinin kendi tetikleyicilerini not etmesi atakların azaltılmasına katkı verir.
Tiroit hastalığı bu ritim bozukluğuna yol açar mı?
Evet, yol açabilir. Tiroit bezinin fazla çalışması, kalp hızını yükseltir ve kulakçık kasının uyarılabilirliğini artırır; bu durumda ritim bozukluğu ortaya çıkabilir. Bu, düzeltilebilir bir neden olduğu için ilk değerlendirmede mutlaka araştırılır. Tiroit işlevleri düzeltildiğinde ritim kendiliğinden düzelebilir. Ayrıca bazı ritim ilaçlarının tiroit işlevlerini etkileyebildiği bilinir; bu nedenle tedavi sırasında da izlem yapılır. Bezin yavaş çalışması da daha seyrek olmakla birlikte değerlendirilir.
Atriyal fibrilasyonu olan kişide nefes darlığı neden olur?
Nefes darlığının birkaç nedeni bir arada bulunur. Kulakçıkların düzenli kasılmasıyla sağlanan dolum katkısı ortadan kalktığı için kalbin her atımda gönderdiği kan miktarı azalır. Kalp hızının yüksek olması, odacıkların dolma süresini kısaltarak bu etkiyi artırır. Sonuçta kulakçıktaki basınç yükselir ve akciğer damarlarına yansır. Kalp yetmezliği ya da kapak hastalığı eşlik ediyorsa yakınma daha belirgin olur. Nefes darlığının hızla artması ya da dinlenirken sürmesi gecikmeden başvurmayı gerektirir.
Bu ritim bozukluğu olan kişi kendi nabzını nasıl takip etmelidir?
Nabız, el bileğinin başparmak tarafındaki damar üzerine iki parmak konularak değerlendirilir; baş parmak kullanılmaz. Sayım bir dakika boyunca yapılmalıdır; kısa süre sayıp çarpmak düzensiz ritimlerde yanıltıcı olur. Sayının yanı sıra vuruların düzenli olup olmadığı ve atlamalar not edilir. Ölçüm dinlenme durumunda, günün benzer saatlerinde yapılır ve bir deftere kaydedilir. Bu kayıtlar, tedavinin hız hedefine ulaşıp ulaşmadığını göstermesi bakımından değerlidir.
Atağın ne kadar sürdüğünü bilmek neden önemlidir?
Atağın süresi, tedavi kararını doğrudan etkiler. Ritim kısa süre önce bozulmuşsa, kulakçıkta pıhtı oluşmuş olma olasılığı düşüktür ve ritim daha kolay döndürülebilir. Süre uzadıkça pıhtı oluşma olasılığı artar; bu durumda ritmi döndürmeden önce kulakçıkta pıhtı olup olmadığı yemek borusundan yapılan incelemeyle değerlendirilir ya da belirli bir süre kan sulandırıcı tedavi verilir. Aksi halde ritim düzeldiğinde pıhtı kopabilir. Bu nedenle atağın başlangıç saatinin bilinmesi önemlidir ve hastadan not etmesi istenir.
Atriyal fibrilasyonu olan kişide halsizlik neden sürer?
Halsizliğin nedeni, kalbin gönderdiği kan miktarının azalmasıdır. Kulakçık katkısının kaybı ve düzensiz atımlar nedeniyle bazı vuruşlarda odacık yeterince dolamaz; kaslara ve organlara ulaşan kan azalır. Kalp hızının sürekli yüksek olması da enerji tüketimini artırır. Buna kansızlık, tiroit bozuklukları, kullanılan ilaçların etkileri ve uyku bozukluğu eklenebilir. Bu nedenle süren halsizlikte yalnız ritim değil, eşlik eden nedenler de araştırılır.
Bu ritim bozukluğu kalp kapağı hastalığıyla birlikte görülür mü?
Evet, sık birlikte görülür. Kapak hastalıkları kulakçık üzerindeki yükü artırarak odacığı genişletir; genişleyen kulakçıkta elektriksel iletim düzensizleşir ve ritim bozukluğu gelişir. Bu birliktelik en çok mitral kapak hastalıklarında görülür. Kapak hastalığı bulunan hastalarda pıhtı riski daha yüksek kabul edilir ve kan sulandırıcı tedavi kararı buna göre verilir. Kapak ameliyatı planlanan hastalarda, aynı seansta ritme yönelik işlem eklenmesi gündeme gelebilir.
Atriyal fibrilasyonu olan kişi uzun yolculuğa çıkabilir mi?
Kararlı seyreden ve hız denetimi sağlanmış hastalar için uzun yolculuk genellikle uygundur. Yolculuk öncesinde ilaçların yeterli miktarda hazırlanması, el bagajında taşınması ve son raporların bir kopyasının yanına alınması önerilir. Kan sulandırıcı kullananlarda ilaç saatlerinin saat farkına göre planlanması gerekir; bu konu önceden hekime sorulmalıdır. Uzun süre hareketsiz oturmamak, arada kalkıp yürümek ve bol su içmek uygundur. Yeni atak başlamış, hızı denetlenememiş ya da yakınmaları artmış hastalarda yolculuk öncesi değerlendirme yapılmalıdır.
Ağır bir enfeksiyon ritim bozukluğunu başlatır mı?
Evet, başlatabilir. Ağır enfeksiyonlarda ateş, sıvı kaybı, kan tuzlarındaki bozukluklar ve vücudun iltihabi yanıtı bir araya gelerek kalp hızını yükseltir ve kulakçık kasının uyarılabilirliğini artırır. Bu koşullarda zemin hazır olan kişilerde ritim bozukluğu ortaya çıkabilir. Enfeksiyon tedavi edildiğinde ritim kendiliğinden düzelebilir; ancak tekrarlama olasılığı bulunduğu için izlem sürdürülür. Zatürre ve idrar yolu enfeksiyonları bu açıdan sık karşılaşılan tetikleyicilerdendir. Enfeksiyon döneminde sıvı dengesinin ve ilaç düzeninin korunması önemlidir.
Atriyal fibrilasyonu olan kişide uyku apnesi araştırılır mı?
Evet, araştırılır. Uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durduğu tablolar, bu ritim bozukluğunun hem gelişmesinde hem tekrarlamasında önemli bir etkendir. Solunum durmalarında kandaki oksijen düşer, göğüs içi basınç değişir ve kulakçık üzerindeki yük artar. Tedavi edilmediğinde, ritmi düzeltmeye yönelik girişimlerden sonra tekrarlama olasılığı belirgin biçimde yükselir. Horlama, tanıklı nefes durması, gündüz aşırı uykululuk ve sabah baş ağrısı varsa uyku testi istenir. Uyku bozukluğunun tedavisi, ritim tedavisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Arrhythmias
  2. MedlinePlus — Atrial Fibrillation
  3. PubMed — Atrial fibrillation surgical ablation
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Atrial Fibrillation