İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Ameliyat

Göğüs Aortunun Stentgreftle Onarımı (TEVAR)

Göğüs aortundaki genişleme ya da yırtığın kasıktan yerleştirilen kaplı stentle onarılması. Göğsün açılmasını gerektirmez.

Göğüs aortunun stentgreftle onarımı, ana atardamarın göğüs boşluğunda aşağı inen bölümündeki hastalıklı kısmın, göğüs açılmadan içeriden kapatılması işlemidir. Kasık atardamarından ilerletilen bir sistemle yerine ulaştırılan yapı, metal bir iskelet üzerine gerilmiş yapay kumaştan oluşur; damarın sağlam bölümlerine oturarak kanı kendi içinden geçirir. Böylece genişlemiş ya da yırtılmış duvara binen basınç ortadan kalkar.

Göğüs Aortunun Stentgreftle Onarımı Nedir ve Hangi Durumlarda Yapılır?

İşlem, kasıktan girilerek yapılır. Göğüs açılmaz, kalp-akciğer makinesi kullanılmaz ve akciğer söndürülmez; bu, göğüs aortunun açık ameliyatına göre en belirgin farktır.

Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

  • İnen bölümün genişlemesi: Çapın girişim eşiğine ulaştığı ya da hızlı büyüdüğü durumlar; ayrıntılar göğüs aort anevrizması sayfasındadır.
  • Damar duvarı ayrılması: Yalnız inen bölümü tutan ve ilaçla denetlenemeyen ya da organ beslenmesini bozan tablolar; ayrıntılar aort diseksiyonu sayfasındadır.
  • Travmaya bağlı yaralanma: Trafik kazası ve yüksekten düşme gibi ani yavaşlamalarda damarın yayın hemen sonrasında zedelenmesi.
  • Duvarda sınırlı delinme ve yalancı genişleme: Duvarın bir noktadan dışarı doğru kabarması.
  • Duvar içi kanama ve ülser benzeri oyuklar: Ağrı veren ya da ilerleyen tablolar.
  • Aşamalı onarımın ikinci basamağı: Yay ameliyatında bırakılan uzantıya oturtma.

Açık Ameliyata Göre Farkı

Göğüs aortunun açık onarımında sol göğüs yan duvarından girilir, akciğer söndürülür ve damar geçici olarak kapatılır; bu, akciğer, böbrek ve omurilik açısından ağır bir yüktür. Stentgreftte bu aşamaların hiçbiri yoktur; işlem çoğu kez birkaç saat sürer, kişi kısa sürede ayağa kalkar. Buna karşılık yöntem her damar yapısına uygun değildir ve izlem yaşam boyu sürer. Karar, damarın haritası ile kişinin genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.

Göğüs Aortuna Stentgreft Hangi Hastalarda Uygulanır, Kararı Hangi Ölçümler Belirler?

Uygunluk, yapının oturacağı sağlam bölgelerin varlığına ve sisteme ulaşım yolunun elverişli olmasına bağlıdır.

Ölçülen Başlıklar

  • Üst tutunma bölgesi: Hastalıklı bölümün üzerinde kalan sağlam damarın uzunluğu, çapı ve açısı
  • Yay dallarıyla ilişki: Sol kola giden damarın ve diğer dalların bu bölgeye uzaklığı
  • Alt tutunma bölgesi: Hastalıklı bölümün altındaki sağlam damarın uzunluğu ve çapı
  • Kaplanacak uzunluk: Yapının damar boyunca örteceği mesafe
  • Erişim damarları: Kasık ve leğen damarlarının çapı, kıvrımlılığı ve kireçlenme düzeyi
  • Omurilik dolaşımı: Omuriliği besleyen dalların yerleşimi ve daha önce yapılmış girişimler

Kararı Güçleştiren Durumlar

Üst tutunma bölgesi kısa, geniş ya da aşırı açılıysa yapı güvenle oturmaz; bu durumda dalların yeri değiştirilerek tutunma alanı uzatılır. Kasık ve leğen damarları çok dar ya da kireçliyse taşıyıcı sistem ilerletilemez; bu durumda leğen damarına doğrudan ulaşılır ya da geçici bir yapay damar dikilir. Bağ dokusu hastalığı olan kişilerde damar duvarı zayıf olduğu için yapının oturduğu bölgeler zamanla genişleyebilir; bu nedenle bu grupta yöntem dikkatle seçilir ve genç kişilerde açık onarım öncelikli olarak konuşulur.

Genç Kişilerde Neden Dikkatli Davranılır?

Yerleştirilen yapı, oturduğu sağlam bölgelerin çapına göre seçilir. Genç bir kişide bu bölgeler yıllar içinde genişleyebilir; genişledikçe yapı duvara tam yaslanamaz ve sızıntı gelişir. Ayrıca uzun yıllar boyunca kayma, kumaş yıpranması ve yeniden girişim olasılığı birikir; buna her kontrolde yinelenen ışınlı görüntüleme eklenir. Bu nedenle uzun yaşam beklentisi olan ve damar yapısı açık ameliyata elverişli kişilerde her iki seçenek ayrıntılı olarak karşılaştırılır.

İşlem Öncesinde Hangi Hazırlık ve Ölçümler Yapılır?

Hazırlığın temeli ince kesitli bir tomografidir; yapının ölçüleri ve yerleşim noktası bu görüntüler üzerinden belirlenir.

Ölçümler ve Planlama

Görüntüler özel yazılımlarla işlenir ve damarın orta çizgisi boyunca uzunluklar ölçülür; kıvrımlı damarlarda düz çizgi ölçümü yanıltıcı olur. Yayın dallarından başlayarak hastalıklı bölgeye ve oradan alt sağlam bölgeye kadar olan mesafeler tek tek hesaplanır. Çaplar damara dik kesitlerde ölçülür ve seçilen yapının çapı, oturacağı bölgeden bir miktar büyük olacak biçimde belirlenir. Duvar ayrılmasında bu fark daha küçük tutulur; çünkü zayıf duvar aşırı genişletmeye dayanmaz. Kaplanacak uzunluk, omurilik dolaşımı gözetilerek olabildiğince sınırlı tutulur.

Kişinin Hazırlanması

Böbrek işlevleri değerlendirilir; sınırda olan kişilere öncesinde bol sıvı verilir ve kullanılan ilaçlı madde miktarı azaltılır. Kalp ve akciğer değerlendirmesi yapılır, boyun damarları incelenir. Kan sulandırıcı ilaçların düzeni belirlenir. Sigaranın bırakılması istenir. Omurilik açısından yüksek yük beklenen kişilerde, belden ince bir kateter yerleştirilerek omurilik çevresindeki sıvının basıncını düşürme planı önceden yapılır. Kişiye izlemin yaşam boyu süreceği ve gerektiğinde ek girişim yapılabileceği anlatılır.

Göğüs Aortuna Stentgreft Nasıl Yerleştirilir?

İşlem anjiyografi koşullarında yapılır. Anestezi biçimi kişinin durumuna göre belirlenir; nörolojik izlemi kolaylaştırmak için uyanık yöntemler tercih edilebilir.

İşlemin Aşamaları

  • Giriş: Kasıkta atardamar küçük bir kesiyle ortaya konur ya da cilt üzerinden girilerek kapama düzenekleri kullanılır; kola da ince bir kateter yerleştirilebilir.
  • Haritalama: İlaçlı madde verilerek yayın dalları ve hastalıklı bölge görüntülenir; yerleşim noktası işaretlenir.
  • Kan sulandırıcı verilmesi: Sistem ilerletilirken pıhtı oluşmaması için ilaç uygulanır.
  • Sistemin ilerletilmesi: Katlanmış yapı, sert bir tel üzerinden kasıktan yukarı, göğüs boşluğundaki hedef bölgeye kadar ilerletilir.
  • Tansiyonun düşürülmesi: Açılma anında yapının kan akımıyla sürüklenmemesi için tansiyon ve kalp atımı kısa süreliğine düşürülür.
  • Açılma: Yapı, işaretlenen noktada kademeli olarak açılır ve damara yaslanır.
  • Ek parçalar: Kaplanacak alan uzunsa, üst üste binen ek parçalar yerleştirilir.
  • Balonla oturtma: Gerekirse yumuşak bir balonla tutunma bölgeleri ve ek yerleri düzeltilir; duvar ayrılmasında bu adım genellikle yapılmaz.
  • Son kontrol ve kapanış: Sızıntı, dalların açıklığı ve alt akımlar görüntülenir; giriş yerleri kapatılır ve bacak nabızları kontrol edilir.

İşlem Sırasında Karşılaşılabilecek Durumlar

Kasık ya da leğen damarı dar veya kireçliyse sistem ilerletilirken damar zedelenebilir; bu nedenle ölçümler önceden yapılır ve gerekirse leğen damarına küçük bir kesiyle doğrudan ulaşılır ya da geçici bir yapay damar dikilerek geniş bir geçiş yolu oluşturulur. Yapı beklenenden aşağıda ya da yukarıda açılırsa ek bir parçayla düzeltilir. Kıvrımlı bir damarda yapının iç kenara tam yaslanmaması durumunda üst uca kısa bir ek parça konabilir. Duvar ayrılmasında, açılma sırasında ikinci kanalın basıncı değişebileceği için dalların akımı işlem boyunca izlenir. Bu olasılıklar ekip tarafından önceden planlanır ve gerekli malzemeler hazır bulundurulur.

Sol Kola Giden Damar Kapanacaksa

Üst tutunma bölgesini uzatmak için yapının sol kola giden damarın ağzını örtmesi gerekebilir. Bu damar yalnız kolu değil, beynin arka bölümünü ve omuriliği besleyen dalları da ilgilendirir. Bu nedenle ağız örtülecekse çoğu kişide önce bir köprüleme yapılır: sol boyun damarından sol kol damarına kısa bir yapay damar dikilir ya da bu damar boyun damarına aktarılır. Bu işlem küçük bir boyun kesisiyle yapılır ve stentgreftten önce ya da aynı seansta tamamlanır. Köprüleme yapılmadığı durumlarda kolda güçsüzlük, baş dönmesi ve omurilik bulguları görülebilir.

Omurilik Dolaşımı Nasıl Korunur?

Omuriliği besleyen ince damarlar, inen bölümden çıkar. Yerleştirilen yapı bu dalları örttüğünde omuriliğin kanlanması azalabilir ve bacaklarda güç kaybı gelişebilir. Bu nedenle kaplanacak uzunluk olabildiğince sınırlı tutulur, sol kola giden damarın akımı korunur ve tansiyonun alt sınırı yüksekçe tutularak yan damarlar üzerinden beslenme sürdürülür. Yüksek yük beklenen kişilerde belden yerleştirilen ince bir kateterle omurilik çevresindeki sıvının basıncı düşürülür; basınç düştükçe omuriliğe giden kan artar. İşlemden sonra bacak hareketleri sık aralıklarla değerlendirilir.

İşlemden Sonra İyileşme ve Takip Nasıl Yürütülür?

İyileşme hızlıdır; izlem ise yaşam boyu sürer ve düzenli görüntüleme gerektirir.

İlk Günler

Kişi işlemden sonra bir süre yakın izlem altında tutulur. Bu dönemde nörolojik muayene öncelikli başlıktır: bacak hareketleri, his durumu ve idrar yapma işlevi sık aralıklarla değerlendirilir. Tansiyon belirli bir alt sınırın üzerinde tutulur; düşük değerler omurilik beslenmesini bozabilir. Kasık bölgesinde morarma ve hafif şişlik olağandır. Hafif ateş, sırt ağrısı ve kırgınlık işlemden sonraki ilk günlerde görülebilir; bu tablo genellikle vücudun yeni yapıya verdiği tepkiyle ilgilidir ve kendiliğinden geçer. Kişi genellikle kısa sürede ayağa kaldırılır.

İşlemden Sonra Görülebilecek Geçici Tablolar

İşlemden sonraki ilk günlerde ateş, halsizlik, kırgınlık ve sırt ağrısı görülebilir; kan tetkiklerinde iltihap değerlerinde geçici yükselme saptanabilir. Bu tablo çoğu kez vücudun yeni yerleştirilen yapıya ve kapatılan damar bölümündeki pıhtılaşmaya verdiği tepkiyle ilgilidir ve kendiliğinden geçer. Ateş uzun sürer, yükselir ya da gece terlemesi ve kilo kaybı eklenirse iltihap açısından araştırılır ve kan kültürü alınır. Sol göğüs boşluğunda az miktarda sıvı toplanması da görülebilir ve genellikle kendiliğinden gerilerken izlenir. Böbrek işlevleri, verilen ilaçlı madde nedeniyle işlemden sonra yeniden değerlendirilir.

Evdeki Dönem

Kasık yaraları iyileşene kadar bölge temiz ve kuru tutulur. İlk haftalarda ağır kaldırmaktan kaçınılır; yürüyüş her gün biraz artırılarak sürdürülür. Masa başı işlere dönüş kısa sürede olur; bedensel güç gerektiren işlerde süre uzar. Boyun köprülemesi yapılmışsa o bölgenin iyileşmesi de gözetilir. Taburculukta hangi belirtilerin acil sayıldığı yazılı olarak verilir ve kontrol tarihleri planlanır.

Tansiyon ve İlaçlar

Tansiyonun denetimi, bu kişilerde yaşam boyu sürecek en önemli başlıktır; yüksek basınç hem tutunma bölgelerini zorlar hem damarın kalan bölümlerinin genişlemesini hızlandırır. Kalbin kasılma hızını ve gücünü azaltan ilaçlar bu amaçla kullanılır ve yakınma olmasa bile kesilmez. Öte yandan aşırı düşük değerlerden de kaçınılır. Sigara kesin olarak bırakılmalıdır. Kan yağlarını düşüren tedavi ve pıhtı oluşumunu azaltan ilaçlar sürdürülür; nefes tutarak ağır kaldırmaktan ve ıkınmaktan kaçınılır.

İzlem Görüntülemesi

İzlemin amacı sızıntı olup olmadığını, yapının yerinde durup durmadığını ve hastalıklı bölümün çapının küçülüp küçülmediğini görmektir. İşlemden kısa süre sonra yapılan ilk görüntüleme, sonraki karşılaştırmaların temeli olur; ardından ilk yıl içinde birkaç kez, sonrasında belirli aralıklarla yinelenir. Bulgular kararlıysa aralık uzatılır. Duvar ayrılması nedeniyle işlem yapılan kişilerde izlem daha sık tutulur; çünkü ikinci kanalın durumu ve alt bölümlerin çapı ayrıca izlenir. Önceki raporların saklanması karşılaştırmayı olanaklı kılar.

Yeniden Girişim Gerekirse Ne Yapılır?

Yeniden girişim çoğu kez yine kasıktan girilerek, damar içinden yapılır. Üst ya da alt uçtan sızıntı varsa o bölgeye ek bir parça yerleştirilerek tutunma alanı uzatılır; gerekirse önce boyunda bir köprüleme yapılır. İki parçanın ek yeri ayrılmışsa araya köprü bir parça konur. Yapı kaymışsa yeni bir parçayla yeniden sabitlenir. Damarın kalan bölümlerinde yeni bir genişleme gelişmişse, o bölge de aynı yöntemle kapatılabilir; ancak kaplanan toplam uzunluk arttıkça omurilik açısından koruma önlemleri yeniden planlanır. Damar içinden çözülemeyen durumlarda açık onarım gündeme gelir; bu karar kişinin genel durumu gözetilerek verilir.

Acil Başvuru Gerektiren Belirtiler

  • Bacaklarda ani güçsüzlük, his kaybı ya da idrar yapamama
  • Ani başlayan, çok şiddetli göğüs ya da sırt ağrısı
  • Konuşma bozukluğu, yüzde kayma, tek taraflı güç kaybı, görme kaybı
  • Bayılma, solukluk ve soğuk terleme
  • Bacakta ya da kolda ani soğuma, solma ve güç kaybı
  • Kasıkta büyüyen, sert ve ağrılı şişlik
  • Sürekli yüksek ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı

Göğüs aortunun stentgreftle onarımı, uygun damar yapısına sahip kişilerde açık ameliyatın yükünden kaçınmayı sağlayan bir yöntemdir. Sonucu belirleyen etkenler, ölçümlerin doğru yapılması, omurilik korumasının önceden planlanması ve izlemin yaşam boyu aksatılmadan sürdürülmesidir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Kasıktan girilen stentgreft göğse kadar nasıl ilerletilir?
Kasıkta atardamar ortaya konduktan sonra, damarın içine önce ince bir tel yerleştirilir ve bu tel damar boyunca yukarı, göğüs boşluğundaki hedef bölgenin ötesine kadar ilerletilir. Ardından bu tel daha sert bir telle değiştirilir; sert tel, katlanmış yapıyı taşıyan sistemin kıvrımlı damar boyunca bükülmeden ilerlemesini sağlar. Taşıyıcı sistem tel üzerinden kaydırılarak yukarı çıkarılır ve görüntüleme altında hedef noktaya konumlandırılır. İlerletme sırasında damar duvarının zedelenmemesi için hareketler yavaş ve denetimli yapılır; kasık ya da leğen damarı darsa önce genişletilir veya başka bir giriş yolu seçilir. Konum doğrulandıktan sonra yapı kademeli olarak açılır.
Sol kola giden damarın ağzı kapanacaksa ne yapılır?
Sol kola giden damarın ağzı, yapının üst ucunun oturacağı sağlam bölgeyi uzatmak için örtülebilir. Bu damar yalnız kolu beslemez; beynin arka bölümüne giden dalı ve omuriliği besleyen dalları da taşır. Bu nedenle ağız örtülecekse çoğu kişide önce bir köprüleme yapılır: küçük bir boyun kesisiyle sol boyun damarından sol kol damarına kısa bir yapay damar dikilir ya da kol damarı boyun damarına aktarılır. Bu işlem stentgreftten önce ya da aynı seansta tamamlanır. Köprüleme yapılmadığında kolda çabuk yorulma ve güçsüzlük, baş dönmesi, denge sorunu ve omurilikle ilgili bulgular görülebilir. Karar, dalların yapısına ve kişinin durumuna göre verilir.
İşlem sırasında omurilik dolaşımı neden korunur?
Omuriliği besleyen ince damarlar, ana atardamarın göğüs boşluğundaki inen bölümünden çıkar. Yerleştirilen yapı damarın iç yüzeyini kapladığı için bu dalların ağzını örter ve omuriliğe giden kan azalabilir. Omurilik, kansızlığa çok duyarlı bir dokudur; beslenmesi bozulduğunda bacaklarda güç kaybı, his kaybı ve idrar yapma sorunları gelişir ve bu bulgular kalıcı olabilir. Bu nedenle koruma önlemleri önceden planlanır: kaplanacak uzunluk sınırlı tutulur, sol kola giden damarın akımı korunur, tansiyonun alt sınırı yüksekçe tutulur ve gerektiğinde omurilik çevresindeki sıvının basıncı düşürülür. İşlemden sonra bacak hareketleri sık aralıklarla değerlendirilir.
Bacaklarda güçsüzlük gelişirse nasıl davranılır?
Bacaklarda güçsüzlük saptandığında beklenmeden davranılır; bu bulgu omurilik beslenmesinin bozulduğunu gösterir ve geri dönüş, girişimin hızına bağlıdır. İlk adım tansiyonun yükseltilmesidir; ortalama basınç artırıldığında yan damarlar üzerinden omuriliğe giden kan çoğalır. Belden yerleştirilmiş bir kateter varsa omurilik çevresindeki sıvı boşaltılarak basınç düşürülür; kateter yoksa acilen yerleştirilir. Kansızlık varsa düzeltilir ve oksijen desteği artırılır. Bu önlemler sürerken görüntüleme yinelenerek başka bir neden olup olmadığı araştırılır. Bulgular saatler içinde tümüyle düzelebilir; bu nedenle erken fark edilmesi belirleyicidir ve bacak hareketleri düzenli olarak değerlendirilir.
Belden sıvı boşaltma kateteri neden takılır?
Omurilik, sert bir zarla çevrili bir sıvı içinde yer alır. Bu sıvının basıncı yükseldiğinde, omuriliği besleyen ince damarlar dışarıdan sıkışır ve kan akımı azalır. Belden yerleştirilen ince bir kateterle bu sıvının bir bölümü boşaltıldığında basınç düşer ve omuriliğe giden kan artar. Kateter, omurilik açısından yüksek yük beklenen kişilerde işlemden önce yerleştirilir: kaplanacak alan uzunsa, daha önce karın aortuna girişim yapılmışsa, sol kola giden damarın ağzı örtülecekse ya da kişide daha önce omurilik bulgusu gelişmişse. Kateter birkaç gün yerinde tutulur ve bulgu gelişmezse çekilir; bu süre boyunca basınç düzenli ölçülür.
Aort yırtılmasında bu yöntem ne zaman tercih edilir?
Damar duvarı ayrılmasında bu yöntem, ayrılma yalnız inen bölümü tuttuğunda ve ilaç tedavisi yetersiz kaldığında tercih edilir. İlk yaklaşım yoğun bakımda tansiyonun ve kalp hızının hızla düşürülmesidir; çoğu kişide bu yeterli olur. Girişim, organ beslenmesi bozulduğunda, ağrı sürdüğünde, tansiyon denetlenemediğinde, damar hızla genişlediğinde ya da yırtılma bulgusu geliştiğinde gündeme gelir. Bu durumda yerleştirilen yapı, ayrılmanın giriş deliğini kapatır; gerçek yol genişler ve dalların beslenmesi düzelir. Ayrılmış duvar zayıf olduğu için yapı fazla genişletilmeden yerleştirilir ve balonla oturtma genellikle yapılmaz. Kalbe yakın bölümü tutan ayrılmada ise bu yöntem uygun değildir; acil açık ameliyat gerekir.
Kaza sonrası oluşan aort yaralanmasında bu yöntem kullanılır mı?
Evet, kullanılır ve bu durumda öne çıkan yöntemdir. Trafik kazası ve yüksekten düşme gibi ani yavaşlamalarda ana atardamar, yayın hemen sonrasındaki sabit noktada zedelenir; duvarın iç katmanları yırtılır ve dış katman kanamayı zar zor tutar. Bu kişilerde çoğu kez kafa, akciğer, karın ve kemik yaralanmaları da bulunur; göğsün açılması ve kan sulandırıcı verilmesi bu yaralanmaları ağırlaştırır. Stentgreft, göğüs açılmadan ve makine kullanılmadan yerleştirildiği için bu yükleri ortadan kaldırır. İşlem, kişinin genel durumu dengelendikten sonra kısa süre içinde yapılır. Genç kişilerde damarın ilerleyen yıllarda genişleyebileceği gözetilerek izlem sürdürülür.
Stentgreft ile açık ameliyat arasındaki karar neye göre verilir?
Karar birkaç başlığın birlikte değerlendirilmesiyle verilir. Damarın yapısı belirleyicidir: yapının oturacağı üst ve alt sağlam bölgeler yeterli uzunlukta ve uygun çapta değilse stentgreft güvenle yerleşmez. Erişim damarlarının çapı ve kireçlenme düzeyi de dikkate alınır. Kişinin genel durumu ikinci başlıktır; ileri yaşta, akciğer ve kalp hastalığı bulunanlarda kapalı yöntem öne çıkar. Üçüncü başlık yaş ve beklenen yaşam süresidir; genç kişilerde açık onarımın kalıcı çözüm sunması nedeniyle iki seçenek ayrıntılı karşılaştırılır. Bağ dokusu hastalığı bulunanlarda damar duvarı zayıf olduğu için kapalı yöntem dikkatle seçilir. Aciliyet de kararı etkiler; acil durumlarda kapalı yöntem daha hızlı uygulanır.
Boyundaki damarlara ek bir bypass neden gerekebilir?
Boyundaki damarlara ek bir köprüleme, yapının oturacağı sağlam bölgeyi uzatmak gerektiğinde yapılır. Üst tutunma bölgesi kısaysa, yapı yukarı doğru kaydırılır ve yay dallarından birinin ya da birkaçının ağzını örter. Örtülen dalın beslediği bölge bu durumda başka bir yoldan beslenmelidir. En sık sol kola giden damar örtülür ve sol boyun damarından bu damara köprü kurulur. Daha yukarı çıkılması gerekiyorsa sol boyun damarı da örtülür; bu durumda sağ boyun damarından sola bir köprü dikilir. Bu işlemler küçük boyun kesileriyle yapılır ve stentgreftten önce ya da aynı seansta tamamlanır; böylece beyin, kol ve omurilik dolaşımı korunur.
Stentgreft yerleştirildikten sonra hasta ne zaman ayağa kaldırılır?
Kişi genellikle işlemden kısa süre sonra, aynı gün ya da ertesi gün ayağa kaldırılır; karın ya da göğüs açılmadığı için hareket kısıtlaması azdır. Ancak bu karar, nörolojik değerlendirmeden sonra verilir: bacak hareketlerinin ve his durumunun normal olduğu doğrulanmadan ayağa kaldırılmaz. Belden omurilik sıvısı kateteri yerleştirilmişse, kateter yerindeyken hareket sınırlı tutulur ve baş yüksekliği denetlenir; kateter çekildikten sonra serbestleşilir. Kasık bölgesinde geniş bir kesi yapılmışsa ilk saatlerde o bacağın hareketi kısıtlanabilir. Ayağa kalkış kademeli yapılır ve tansiyon izlenir.
Kaçak gelişirse nasıl tespit edilir?
Sızıntı, yerleştirilen yapının dışına, hastalıklı damar bölümünün içindeki boşluğa kan kaçmasıdır ve bu boşluğa yeniden basınç binmesine yol açar. Çoğu kez hiçbir yakınma vermez; bu nedenle izlem görüntülemeleriyle aranır. En önemli işaret, hastalıklı bölümün çapının küçülmemesi ya da büyümesidir. Ayrıntılı tanı, ilaçlı madde verilerek çekilen tomografiyle konur; görüntüler işlem sonrasındaki ilk kayıtla karşılaştırılır ve kaçağın nereden geldiği belirlenir. Yapının üst veya alt ucundan, iki parçanın ek yerinden ya da damardan çıkan yan dallardan kaynaklanabilir. Uçlarla ve ek yerleriyle ilgili sızıntılar genellikle girişim gerektirir; yan dallardan gelenlerin bir bölümü izlenir.
Takip tomografisi hangi sıklıkla yapılır?
İlk görüntüleme işlemden kısa süre sonra yapılır ve sonraki karşılaştırmaların temel kaydı olur. Ardından ilk yıl içinde birkaç kez yinelenir; çünkü sızıntı ve konum değişikliği en çok bu dönemde ortaya çıkar. Bulgular kararlıysa ve hastalıklı bölümün çapı küçülüyorsa aralık uzatılarak yıllık izleme geçilir. Damar duvarı ayrılması nedeniyle işlem yapılan kişilerde izlem daha sık tutulur; ikinci kanalın durumu ve alt bölümlerin çapı ayrıca izlenir. Bağ dokusu hastalığı bulunanlarda ve genç kişilerde de aralık kısa tutulur. Kararlı seyreden kişilerde ışın yükünü azaltmak için bazı kontroller ışın içermeyen yöntemlerle yapılabilir.
İşlemden sonra tansiyon nasıl yönetilir?
Tansiyon, bu kişilerde iki yönlü bir dengeyle yönetilir. Yüksek değerler yapının oturduğu bölgeleri zorlar, kaymaya ve sızıntıya zemin hazırlar; ayrıca damarın kalan bölümlerinin genişlemesini hızlandırır. Bu nedenle hedefler toplumun genelinden daha sıkı tutulur ve kalbin kasılma hızını ile gücünü azaltan ilaçlar kullanılır. Öte yandan çok düşük değerler omurilik beslenmesini bozabilir; bu nedenle işlemden sonraki erken dönemde alt sınır yüksekçe tutulur. Evde düzenli ölçüm yapılması, değerlerin kaydedilmesi ve kontrollere getirilmesi istenir. İlaçlar yakınma olmasa bile kesilmez ve doz değişikliği kendiliğinden yapılmaz.
Genç hastalarda bu yöntem neden dikkatle seçilir?
Çünkü genç kişilerde yöntemin uzun dönemdeki yükleri birikir. Yerleştirilen yapı, oturduğu sağlam bölgelerin o günkü çapına göre seçilir; genç bir kişide bu bölgeler yıllar içinde genişleyebilir ve yapı duvara tam yaslanamaz hale gelir, sızıntı gelişir. Uzun yıllar boyunca kayma, kumaş yıpranması ve yeniden girişim olasılığı artar. Buna her kontrolde yinelenen ışınlı görüntülemenin toplam yükü eklenir. Bağ dokusu hastalığı bulunan genç kişilerde damar duvarı zaten zayıf olduğu için bu sorunlar daha erken ortaya çıkar. Bu nedenle damar yapısı açık ameliyata elverişli olan genç kişilerde iki seçenek ayrıntılı olarak karşılaştırılır ve karar birlikte verilir.
İşlemden sonra hangi belirtilerde acile başvurulmalıdır?
Bacaklarda ani güçsüzlük, his kaybı ya da idrar yapamama en öncelikli acil bulgudur; omurilik beslenmesinin bozulduğunu gösterir ve erken girişimle geri dönebilir. Ani başlayan, çok şiddetli göğüs ya da sırt ağrısı damarın kalan bölümlerinde yeni bir sorunu düşündürür. Konuşma bozukluğu, yüzde kayma, tek taraflı güç kaybı ve görme kaybı beyin dolaşımıyla ilgilidir. Bacakta ya da kolda ani soğuma, solma ve güç kaybı damar tıkanmasını akla getirir. Bayılma, solukluk ve soğuk terleme de beklenmeden başvuru gerektirir. Bunların dışında kasıkta büyüyen sert ve ağrılı şişlik, sürekli yüksek ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı gecikmeden bildirilmelidir; başvuruda yerleştirilen yapının bilgisi ekibe söylenmelidir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Coronary Heart Disease
  2. MedlinePlus — Coronary Artery Disease
  3. PubMed — Coronary artery bypass grafting
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Coronary Artery Disease