İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Ameliyat

Küçük Kesiyle Kapalı Bypass (MIDCAB)

Göğsün sol yanındaki küçük kesiden, göğüs atardamarıyla ön yüz damarına köprü kurulması. Göğüs kemiği açılmaz.

Küçük kesiyle kapalı bypass, göğüs kemiği açılmadan, sol göğüs duvarında kaburgalar arasından yapılan kısa bir kesiden gerçekleştirilen koroner bypass ameliyatıdır. Kalp çoğu hastada durdurulmaz ve kalp akciğer makinesi kullanılmaz. Amaç, kalbin ön yüzündeki ana damarı kişinin kendi göğüs atardamarıyla beslerken göğüs duvarına verilen zararı en aza indirmektir.

Küçük Kesiyle Kapalı Bypass Nedir ve Göğüs Kemiği Açılmadan Neden Yapılır?

Klasik bypass ameliyatında göğüs kemiği boydan boya açılır; işlem bittiğinde kemik tellerle birleştirilir ve kaynaması haftalar alır. Bu yöntemde kemiğe dokunulmaz; sol memenin altında, kaburgalar arasından birkaç santimetrelik bir kesi yapılır ve kalbe bu açıklıktan ulaşılır. Göğüs duvarının iç yüzünden geçen atardamar aynı kesiden hazırlanır ve kalbin ön yüzündeki ana damara dikilir.

Bu Yolun Sağladığı Yararlar Nelerdir?

Göğüs kemiği bütün kaldığı için kemiğin kaynamasını bekleme dönemi ortadan kalkar; kolların kullanımı, araç kullanma ve günlük işlere dönüş daha erken mümkün olur. Kemik kesilmediğinden bu bölgeye bağlı ağrı ve iyileşme sorunları görülmez; bu, şeker hastalığı olan ve kilo fazlalığı bulunan kişilerde ayrı bir üstünlüktür. Kesi küçük olduğu için kan kaybı ve kan verme gereksinimi genellikle azalır. Kalp akciğer makinesi kullanılmadığında, makineye bağlı yaygın iltihabi yanıt ve böbrek üzerindeki yük de ortadan kalkar. Hastanede kalış süresi çoğu hastada kısalır.

Bu Yöntem Stent ile Nasıl Karşılaştırılır?

Kalbin ön yüzündeki ana damardaki darlık, hem stentle hem cerrahi bağlantıyla tedavi edilebilir. Stentin üstün yanı, göğüs açılmaması ve iyileşmenin çok kısa olmasıdır; buna karşılık stent içinde zamanla yeniden daralma gelişebilir ve pıhtı önleyici tedavinin belirli bir süre kesintisiz kullanılması gerekir. Cerrahi bağlantı ise daha uzun yıllar açık kalma özelliği taşır ve damarın ilerideki hastalığına karşı bir koruma sağlar. Küçük kesiyle yapılan bypass, bu kalıcılığı göğüs kemiği açılmadan sunmayı hedefler. Seçim; darlığın uzunluğu, kireçlenme, damar çapı, kişinin yaşı ve tercihiyle birlikte değerlendirilir.

Hangi Damar Hangi Hedefe Bağlanır?

Bu yöntemde kullanılan greft, göğüs duvarının iç yüzünden geçen sol atardamardır. Bu damar kalbe çok yakın konumdadır, çıkış noktasında bırakılabilir ve uzun yıllar açık kalma özelliğiyle bilinir. Hedef ise kalbin ön yüzünde seyreden ve sol karıncığın büyük bölümünü besleyen ana damardır. Bu ikili, koroner cerrahide en kalıcı sonucu veren bağlantı olarak kabul edilir; küçük kesiyle yapılan ameliyatın temel gerekçesi de bu bağlantıyı en az girişimle kurabilmektir. Ayrıntılar koroner bypass ameliyatı sayfasındadır.

Küçük Kesiyle Bypass Hangi Hastalara Uygulanır, Kararı Ne Belirler?

Karar; hangi damarlarda darlık olduğu, damarların yapısı, akciğerlerin durumu ve göğüs boşluğundaki yapışıklıklar birlikte değerlendirilerek verilir.

Uygun Bulunabilecek Hastalar

  • Yalnız kalbin ön yüzündeki ana damarda ileri darlığı olan hastalar
  • Bu damardaki darlığın stent için uygun olmadığı, uzun ya da kireçli olduğu durumlar
  • Daha önce takılan stentin içinde tekrar tekrar daralma gelişen kişiler
  • Göğüs kemiğinin açılmasının sakıncalı olduğu durumlar; bölgeye ışın tedavisi uygulanmış olanlar
  • Şeker hastalığı ya da kilo fazlalığı nedeniyle göğüs kemiği iyileşmesinin güç olacağı öngörülen hastalar
  • Diğer damarlardaki darlıkların stentle tedavi edilmesinin planlandığı, birleşik yaklaşım uygulanacak kişiler
  • Daha önce göğüs kemiği açılarak ameliyat geçirmiş ve yeniden açılması riskli görülen hastalar

Uygun Bulunmayabilecek Durumlar

Birden fazla damara bypass gerekiyorsa ve bu damarların hepsine bu kesiden ulaşmak mümkün değilse klasik yol tercih edilir. İleri akciğer hastalığı olan kişilerde, ameliyat sırasında sol akciğerin geçici olarak söndürülmesi gerektiği için bu yaklaşım uygun olmayabilir. Daha önce sol göğüs boşluğundan geçirilmiş ameliyat ya da akciğer zarı iltihabına bağlı yaygın yapışıklık girişi güçleştirir. Hedef damarın kalp kası içine gömülü seyretmesi, çok ince olması ya da ileri derecede kireçlenmiş olması dikiş atmayı zorlaştırır. Kalbin pompalama gücünün belirgin biçimde azaldığı ve acil girişim gereken durumlarda da klasik yöntem seçilir.

Bu Ameliyattan Önce Hangi Hazırlıklar Gerekir?

Hazırlığın amacı hedef damarı ayrıntılı değerlendirmek, yöntemin uygunluğunu belirlemek ve akciğer işlevlerini gözden geçirmektir.

İnceleme ve Değerlendirmeler

  • Koroner anjiyografi: Darlığın yeri, uzunluğu ve hedef damarın yapısı belirlenir; diğer damarların durumu da değerlendirilir.
  • Ekokardiyografi: Kalbin pompalama gücü ve kapakların durumu incelenir.
  • Göğüs tomografisi: Kalbin göğüs duvarına göre konumu, kaburga aralıkları ve varsa yapışıklıklar değerlendirilerek kesi yeri planlanır.
  • Solunum işlev testleri: Tek akciğerle solunuma dayanıklılık öngörülür.
  • EKG ve akciğer grafisi: Ritim ve akciğer durumu gözden geçirilir.
  • Kan sayımı, böbrek ve karaciğer değerleri ile pıhtılaşma testleri.

Genel Hazırlık

Diş ve diş eti muayenesi yapılır; enfeksiyon odakları ameliyat öncesinde tedavi edilir. Sigara kullanılıyorsa bırakılması istenir; bu yöntemde akciğer işlevleri özellikle önemli olduğundan solunum egzersizlerine ameliyattan önce başlanır. Kanamayı etkileyen ilaçlar hekimin belirlediği süre önce düzenlenir. Şeker hastalığı olanlarda kan şekeri düzenlenir. Ameliyat öncesi görüşmede yöntemin hedeflendiği, ancak gerektiğinde göğüs kemiğinin açılabileceği açıkça anlatılır; onam süreci her iki olasılığı kapsar.

Kaburga Arasından Yapılan Bypass Adımları Nelerdir?

Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Solunum, sol akciğerin geçici olarak söndürülebilmesine izin veren özel bir tüple sağlanır.

Ameliyatın Adımları

Hasta sol yanı bir miktar yukarıda kalacak biçimde yatırılır. Sol memenin altında, kaburgalar arasından kısa bir kesi yapılır. Sol akciğer söndürülür ve göğüs duvarının iç yüzü görüş alanına gelir. Bu yüzeyden geçen atardamar, gerektiğinde kamera desteğiyle dikkatle serbestleştirilir ve alt ucu kesilerek greft olarak hazırlanır; damarın çıkış noktası yerinde bırakılır. Kalp zarı açılır ve hedef damar bulunur. Damarın bulunduğu alan iki kollu sabitleyici aletle hareketsizleştirilir; kalp atmaya devam eder. Hedef damar açılır ve içine geçici bir ince boru yerleştirilerek akımın sürmesi sağlanabilir. Göğüs atardamarının ucu hedef damara dikilir. Bağlantının açık olup olmadığı akım ölçümüyle denetlenir. Göğüs boşluğuna dren yerleştirilerek kesi kapatılır.

Ameliyat Sırasında Yaklaşım Değişebilir mi?

Evet. Görüş alanının yetersiz kalması, hedef damarın beklenenden güç bulunması, kanama denetiminin zorlaşması ya da dolaşımın kararlı tutulamaması durumunda göğüs kemiği açılarak klasik yola geçilir. Bu, ameliyatın olumsuz gittiği anlamına gelmez; güvenliğin öncelikli tutulduğunu gösterir. Ameliyathane ve ekip her iki duruma hazır biçimde kurulur ve kalp akciğer makinesi hazır bekletilir. Bu olasılık ameliyat öncesinde hastaya anlatılır.

Birleşik Yaklaşım Nasıl Planlanır?

Kalbin ön yüzündeki damar bu yöntemle beslenirken, diğer damarlardaki darlıklar kateterle stent yerleştirilerek tedavi edilebilir. Böylece en kalıcı bağlantı cerrahi olarak kurulurken, göğüs kemiği açılmadan tüm damarlar ele alınmış olur. İşlemler aynı seansta ya da kısa aralıklarla yapılabilir; sıralama kişinin durumuna ve pıhtı önleyici tedavinin düzenine göre belirlenir. Ayrıntılar hibrit revaskülarizasyon sayfasındadır. Karar, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisinin birlikte yürüttüğü bir değerlendirmeyle verilir.

Küçük Kesiyle Bypass Sonrasında İyileşme ve Takip Nasıl İlerler?

İyileşme, göğüs kemiğine dokunulmadığı için klasik yola göre daha hızlı ilerler. Kalpteki bağlantı aynı olduğundan uzun dönem izlem düzeni değişmez.

Hastanedeki Dönem

Ameliyat sonrasında yoğun bakımda izlem yapılır; solunum desteği genellikle ilk saatlerde sonlandırılır. Sol akciğer söndürülüp yeniden şişirildiği için solunum egzersizleri bu yöntemde özellikle önemlidir. Göğüs boşluğundaki dren, akciğer tam açıldığında ve sıvı gelişi azaldığında çıkarılır. Ağrı denetimi, ritim izlemi ve erken hareketlenme bu dönemin diğer başlıklarıdır. Oda katına alındıktan sonra yürüme mesafesi her gün artırılır. Taburculuk öncesinde ilaç düzeni, yara bakımı ve kontrol randevusu ayrıntılı olarak anlatılır.

Ameliyat Sırasında Bağlantı Nasıl Denetlenir?

Dikiş tamamlandığında, greftin içinden geçen kan akımı özel bir ölçüm cihazıyla değerlendirilir. Bu ölçümde akımın miktarı ve dalga biçimi incelenir; beklenen değerlerin dışındaysa dikiş hattı gözden geçirilir. Gerekirse görüntüleme yöntemleriyle bağlantı doğrudan incelenir. Bu denetim, ameliyat bitmeden sorunun fark edilmesini sağlar ve ameliyatın ayrılmaz bir adımı olarak kabul edilir. Ölçüm sonuçlarının ameliyat raporuna yazılması, sonraki yıllarda karşılaştırma için değerlidir.

Ameliyat Sonrası İlk Günlerde Neler Beklenir?

İlk günlerde kesi çevresinde hassasiyet, omuz bölgesinde gerginlik ve derin nefes alırken rahatsızlık hissedilebilir; bunlar beklenen bulgulardır ve günler içinde azalır. Sol akciğer yeniden şişirildiği için solunum egzersizleri sırasında öksürük artabilir. Dren çıkarılana kadar hareket bir miktar kısıtlı olur; dren alındıktan sonra yürüyüş mesafesi hızla artırılır. Uyku düzeninde bozulma ve iştahsızlık görülebilir ve zamanla düzelir. Beklenenden şiddetli ağrı, artan nefes darlığı ya da ateş bildirilmelidir.

Evdeki İlk Haftalar

  • Kesi bölgesi temiz ve kuru tutulur; kızarıklık, şişlik ya da akıntıda gecikmeden başvurulur.
  • Sol kolun hareketleri ilk günlerde ağrı sınırında tutulur; hekimin önerdiği egzersizlerle kademeli olarak artırılır.
  • Solunum egzersizleri evde de sürdürülür; bir yastığı göğse bastırarak öksürmek rahatlama sağlar.
  • Her gün düzenli olarak artırılan yürüyüş iyileşmenin temel parçasıdır.
  • Ağır kaldırma için verilen süreye uyulur; bu süre klasik yönteme göre kısadır.
  • Araç kullanımı ve işe dönüş zamanı hekimle birlikte belirlenir.

İlaç Tedavisi ve Uzun Dönem Takip

İlaç düzeni klasik bypass ameliyatındakiyle aynı ilkelere dayanır. Pıhtı önleyici tedavi, kan yağlarını düşüren ilaçlar, tansiyon ve kalp hızını düzenleyen tedaviler birlikte kullanılır. Aynı seansta stent takılmışsa, iki ilaçlı pıhtı önleyici tedavi belirli bir süre sürdürülür ve bu tedavi hekime danışmadan bırakılmaz. İlk kontrol taburculuktan kısa süre sonra yapılır; ardından kan yağları, kan şekeri, tansiyon ve kalp işlevleri düzenli olarak izlenir. Programlı egzersiz için kardiyak rehabilitasyon önerilir. Sigaranın bırakılması, greftin uzun yıllar açık kalmasını etkileyen en önemli etkendir; ayrıntılar damar sertliği sayfasındadır.

Hangi Durumlarda Hemen Başvurulmalıdır?

  • Göğüs ağrısının yeniden başlaması ya da eforla ortaya çıkması
  • Ateş, titreme ve açıklanamayan halsizlik
  • Kesi bölgesinde kızarıklık, akıntı ya da açılma
  • Artan nefes darlığı ve derin nefes almakla şiddetlenen göğüs ağrısı
  • Yeni başlayan düzensiz çarpıntı ya da bayılma
  • Bacaklarda şişlik ve birkaç günde belirgin kilo artışı

Kontrollere gelirken ameliyat raporunun, hangi damara hangi greftin bağlandığını gösteren bilginin ve güncel ilaç listesinin getirilmesi istenir. Aynı seansta stent takılmışsa stent kartı da yanda bulunmalıdır; bu bilgi, pıhtı önleyici tedavinin süresini belirlemede gereklidir.

Bu yaklaşımın uygunluğu, ameliyatın kapsamı ve sonrasındaki izlem düzeni kişiye göre değişir. Karar, muayene ile görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek verilir; yöntem seçimi, damarların eksiksiz beslenmesi hedefinin önüne geçmez. Kişinin soruları ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak yanıtlanır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Kesi göğsün neresine ve ne uzunlukta yapılır?
Kesi sol memenin altında, kaburgalar arasından yapılır ve genellikle birkaç santimetre uzunluğundadır. Tam yeri, kalbin göğüs duvarına göre konumuna ve hedef damarın yerleşimine göre ameliyat öncesinde tomografiyle planlanır. Kamera kullanılacaksa yakınında ayrı bir küçük delik açılabilir. Kesinin meme altı kıvrımına yerleştirilmesi, izin görünürlüğünü azaltır. Kaburgalar birbirinden geniş biçimde ayrılmaz; bu, kaburga kaynaklı ağrının azalmasını sağlar.
Bu yöntemle kaç damara bypass yapılabilir?
Bu kesiden en güvenilir biçimde kalbin ön yüzündeki ana damara ulaşılır; yöntemin asıl hedefi bu damardır. Deneyimli ekiplerde, aynı kesiden komşu bir dala ikinci bir bağlantı yapılabilir. Buna karşılık kalbin yan ve arka yüzündeki damarlara bu kesiden ulaşmak güçtür. Üç damarın birden ele alınması gerekiyorsa klasik yol tercih edilir ya da diğer damarlar için stent planlanır. Kaç damara bypass yapılacağı, yöntem seçiminin en belirleyici ölçütüdür.
Göğüs kemiği açılmadığı için toparlanma neden farklı olur?
Göğüs kemiği kesildiğinde kaynaması haftalar alır; bu süre boyunca ağır kaldırma, kolları zorlama ve araç kullanma kısıtlanır. Bu yöntemde kemiğe dokunulmadığı için böyle bir bekleme dönemi yoktur. Ayrıca kemik kaynaması sırasında görülen ağrı ve iyileşme sorunları gündeme gelmez. Kesi küçük olduğundan ağrı kesici gereksinimi azalır ve kişi daha erken hareketlenir. Bu etkenler bir araya geldiğinde günlük yaşama dönüş erkene alınır.
Ameliyat sırasında göğüs kemiğinin açılması gerekebilir mi?
Evet, gerekebilir. Görüş alanının yetersiz kalması, hedef damarın beklenenden güç bulunması, dikiş sırasında kanama denetiminin zorlaşması ya da dolaşımın kararlı tutulamaması durumunda göğüs kemiği açılır. Bu karar güvenliğin öncelikli tutulduğunu gösterir ve ameliyathane bu olasılığa hazır biçimde kurulur. Kalp akciğer makinesi de hazır bekletilir. Durum ameliyat öncesinde hastaya anlatılır ve onam süreci her iki yaklaşımı kapsar.
Kaburga arasındaki kesi nedeniyle derin nefes almakta zorluk olur mu?
İlk günlerde kesi çevresinde hassasiyet olabilir ve bu his derin nefes alırken artabilir. Kaburgalar geniş biçimde ayrılmadığı için bu yakınma, klasik yan kesilerde görülene göre daha sınırlıdır ve genellikle birkaç hafta içinde azalır. Ağrının iyi denetlenmesi, solunum egzersizlerinin aksatılmaması için önemlidir. Bir yastığı göğse bastırarak öksürmek rahatlama sağlar. Ameliyat sırasında kaburgalar arası sinirlerin çevresine uygulanan uzun etkili ilaç, ilk saatlerdeki ağrıyı belirgin biçimde azaltır.
Bu ameliyatta tek akciğerle solunum neden gerekir?
Kalbe kaburgalar arasından ulaşabilmek için sol akciğerin geçici olarak söndürülmesi gerekir; şişmiş bir akciğer görüş alanını tümüyle kapatır. Bu süre boyunca solunum sağ akciğerle sürdürülür ve özel bir tüp kullanılır. Bu nedenle ameliyat öncesinde solunum işlev testleri yapılır ve dayanıklılık öngörülür. İleri akciğer hastalığı olanlarda bu yaklaşım uygun olmayabilir. Ameliyat sonrasında akciğerin tam açılması için solunum egzersizleri özellikle vurgulanır.
Bypass için hangi atardamar kullanılır?
Göğüs duvarının iç yüzünden geçen sol atardamar kullanılır. Bu damar kalbe çok yakın konumdadır, çıkış noktasında bırakılabildiği için tek bir dikiş hattı yeterli olur ve uzun yıllar açık kalma özelliğiyle bilinir. Alındığında göğüs duvarının beslenmesi komşu damarlarla sürdürülür. Bu damarın kalbin ön yüzündeki ana damara bağlanması, koroner cerrahide en kalıcı sonucu veren bağlantı olarak kabul edilir. Yöntemin temel gerekçesi de bu bağlantıyı en az girişimle kurabilmektir.
Kesi izi zamanla ne kadar silikleşir?
Kesi izi ilk aylarda pembemsi ve belirgin olabilir; zamanla soluklaşarak çevre cilde yaklaşır. Meme altı kıvrımına yerleştirildiğinde büyük ölçüde gizli kalır. İzin nasıl iyileşeceği kişinin cilt yapısına ve yara bakımına bağlıdır. İlk aylarda güneşten korunması, izin koyulaşmasını önler. İz oluşumuna yatkınlığı olan kişilerde bu durum ameliyat öncesinde konuşulur.
Ameliyattan sonra kolu kullanmakta kısıtlama olur mu?
İlk günlerde sol kolun hareketleri ağrı sınırında tutulur; bu, kesi bölgesinin rahat iyileşmesi içindir. Kısıtlama göğüs kemiği açılan ameliyatlardaki kadar uzun sürmez, çünkü kemik bütünlüğü korunmuştur. Hekimin önerdiği egzersizlerle kol hareketleri kademeli olarak artırılır; omuzun sertleşmemesi için bu egzersizler ihmal edilmemelidir. Birkaç hafta içinde çoğu kişi kolunu rahatça kullanabilir hale gelir. Ağır kaldırma için verilen süre kişiye göre belirlenir.
Bu yöntemde de göğüse dren takılır mı?
Evet, takılır. Göğüs boşluğu açıldığı ve sol akciğer söndürülüp yeniden şişirildiği için, biriken kan ve havanın boşaltılması gerekir; dren bu amaçla yerleştirilir. Dren genellikle aynı kesiden ya da hemen yakınındaki küçük bir delikten konur. Akciğer tam açıldığında ve sıvı gelişi azaldığında çıkarılır; bu genellikle ilk günlerde olur. Dren çıkarıldıktan sonra akciğer grafisi ile durum kontrol edilir.
Hastanede kalış süresi klasik yönteme göre nasıl değişir?
Hastanede kalış süresi bu yöntemde genellikle daha kısadır. Göğüs kemiği kesilmediği için ağrı daha az olur, erken hareketlenme mümkün olur ve solunum işlevleri daha hızlı toparlanır. Kalp akciğer makinesi kullanılmadığında sıvı yüklenmesi ve kan değerlerindeki dalgalanma da azalır. Buna karşılık süre yalnız yönteme değil hastanın yaşına, eşlik eden hastalıklarına ve ameliyatın seyrine bağlıdır. Ameliyat sırasında klasik yola geçilen hastalarda süre buna göre uzar.
Kadın hastalarda kesi yeri nasıl planlanır?
Kadın hastalarda kesi, meme altı kıvrımına yerleştirilir; böylece meme dokusu içinden geçilmez ve iz büyük ölçüde gizli kalır. Meme dokusunun konumu kişiden kişiye değiştiği için kesi yeri, hasta ayakta değerlendirilerek işaretlenebilir. Emzirme dönemindeki ya da meme cerrahisi geçirmiş hastalarda planlama ayrıca yapılır. Doku içinden geçilmediği için ileride yapılacak meme görüntülemeleri etkilenmez. Bu ayrıntının ameliyat öncesinde konuşulması, beklentilerin netleşmesini sağlar.
Daha önce göğüs bölgesine ışın tedavisi almış hastada bu yöntem uygun mudur?
Göğüs bölgesine ışın tedavisi almış hastalarda göğüs kemiğinin açılması, kemik ve yumuşak dokudaki iyileşme sorunları nedeniyle riskli olabilir; bu durumda küçük kesiyle yapılan yaklaşım tercih edilebilir hale gelir. Buna karşılık ışın tedavisi göğüs duvarının iç yüzünden geçen atardamarı da etkilemiş olabilir; bu damarın greft olarak kullanıma uygunluğu değerlendirilir. Ayrıca akciğer zarında yapışıklık gelişmiş olabilir ve bu girişi güçleştirir. Bu nedenle karar, göğüs tomografisi ve damar değerlendirmesiyle birlikte verilir.
Küçük kesi iyileşirken ağırlık kaldırma kısıtlaması ne kadar sürer?
Ağırlık kaldırma kısıtlaması bu yöntemde, göğüs kemiği açılan ameliyatlara göre belirgin biçimde kısadır; çünkü beklenmesi gereken bir kemik kaynaması yoktur. Kısıtlama, kesi bölgesindeki yumuşak dokuların iyileşmesi için konur ve genellikle birkaç hafta sürer. Bu süre içinde günlük yaşamdaki hafif işler sürdürülebilir. Kesin süre, kesinin iyileşmesine ve kişinin genel durumuna göre hekim tarafından belirlenir. Süre dolmadan zorlanmak, kesi bölgesinde ağrı ve iyileşme gecikmesine yol açabilir.
Ameliyat sonrası kontrolde hangi görüntüleme tercih edilir?
Rutin izlemde görüntüleme yapılmaz; kontroller yakınmalar ve risk etkenleri üzerinden yürütülür. Göğüs ağrısı geri döndüğünde ya da efor kapasitesi düştüğünde önce efor testleri istenir. Bağlantının açık olup olmadığının görüntülenmesi gerektiğinde, tomografi ile damarların incelenmesi çoğu hastada yeterli bilgi verir. Gerekirse anjiyografi yapılır. Ameliyat sırasında yapılan akım ölçümünün raporda yer alması, sonraki değerlendirmelerde karşılaştırma sağlar.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Coronary Heart Disease
  2. MedlinePlus — Coronary Artery Disease
  3. PubMed — Coronary artery bypass grafting
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Coronary Artery Disease