İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Kolesterol ve Damar Sertliği

Homosistein

Kandaki bir amino asidin düzeyi. Yüksekliği çoğu kez B vitamini eksikliğine ya da böbrek sorununa işaret eder.

Homosistein, protein yıkımı sırasında oluşan ve vücutta sürekli işlenerek uzaklaştırılan bir amino asittir. Bu işleme için B grubu vitaminlere gereksinim vardır; bunlar yetersiz kaldığında kandaki düzeyi yükselir. Yüksek düzeyin damar duvarını zedelediği ve pıhtı oluşumunu kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Buna karşılık değeri düşürmenin damar olaylarını azalttığı gösterilememiştir; bu, ölçümün yerini sınırlayan önemli bir bulgudur.

Homosistein Nedir, Damar Duvarını Hangi Yolla Etkilediği Düşünülür?

Homosistein, ara bir üründür ve birikmesi zararlı kabul edilir.

Oluşumu ve İşlenmesi

Gıdalarla alınan proteinlerin içinde bulunan bir amino asit, vücutta işlenirken homosisteine dönüşür. Bu madde bir ara üründür; birikmemesi gerekir. İki yoldan uzaklaştırılır. Birinci yolda yeniden başlangıç maddesine çevrilir; bu dönüşüm için B12 vitamini ve folik asit gerekir. İkinci yolda başka bir amino aside dönüştürülerek atılır; bu yol için B6 vitamini gerekir. Bu vitaminlerden biri eksik olduğunda madde kanda birikir.

Damar Duvarına Etkileri

  • Damar iç örtüsünü doğrudan zedelediği düşünülür.
  • Damarların gevşemesini sağlayan maddenin üretimini azaltır.
  • Damar duvarındaki kas hücrelerinin çoğalmasını uyarır.
  • Pıhtı hücrelerinin yapışkanlığını artırır.
  • Pıhtılaşma dengesini pıhtı oluşumu yönüne kaydırır.
  • Damar duvarında iltihabi bir yanıt başlatır.

Kalıtsal Enzim Bozuklukları

Bu maddenin işlenmesinde görev alan enzimlerin genlerinde kalıtsal değişiklikler bulunabilir. En sık görülen değişiklik, folik asidin kullanılabilir biçime dönüştürülmesini sağlayan bir enzimi ilgilendirir; bu değişiklik toplumda yaygındır, genellikle hafif yüksekliğe yol açar ve tek başına damar hastalığı riski yaratmadığı kabul edilir. Çok daha ender görülen ağır bir enzim eksikliği ise çocukluk çağında ortaya çıkar. Bu tabloda belirgin yükseklik, göz merceğinde yer değiştirme, uzun ve ince iskelet yapısı, zihinsel gerilik ve genç yaşta damar olayları görülür; erken tanı ve yaşam boyu tedavi gerektirir.

Neden mi, Gösterge mi?

Yüksek düzeyin damar hastalığıyla birlikte görüldüğü açıktır. Tartışmalı olan, bunun bir neden mi yoksa yalnız bir gösterge mi olduğudur. Vitamin desteğiyle değeri düşüren çalışmalarda, damar olaylarında beklenen azalma sağlanamamıştır. Bu bulgu, yüksekliğin altta yatan başka sorunların yansıması olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle bugün bu değer, rutin risk değerlendirmesinde yer almaz.

Damar Tıkanıklığı Bilinen Nedenlerle Açıklanamadığında Homosistein Neden İstenir?

Bu durumda ölçüm, aydınlatılmamış bir neden arayışının parçasıdır.

İstenen Durumlar

  • Genç yaşta gelişen atardamar tıkanıklığı
  • Genç yaşta gelişen toplardamar pıhtısı
  • Bilinen risk etkeni olmadan gelişen damar olayı
  • Tekrarlayan ve açıklanamayan pıhtı olayları
  • Olağandışı yerlerde gelişen damar tıkanıklıkları
  • Ailede çok genç yaşta damar olayı öyküsü
  • B12 vitamini ya da folik asit eksikliği kuşkusu
  • Bağırsaktan emilim bozukluğu bulunanlar

Aydınlatıcı Olabileceği Tablolar

Bazı kişilerde belirgin yükseklik, altta yatan bir eksikliği ya da kalıtsal bir bozukluğu ortaya çıkarır. B12 vitamini eksikliği en sık nedendir ve kolayca düzeltilebilir; bu eksiklik ayrıca kansızlığa ve sinir sistemi bulgularına yol açar. Folik asit eksikliği de benzer sonuç verir. Bu nedenle yükseklik, tedavi edilebilir bir sorunun işareti olabilir. Ayrıntılar trombofili paneli sayfasındadır.

Rutin Taramada Yer Almaması

Bu ölçüm, yakınması ve öyküsü olmayan kişilerde tarama amacıyla önerilmez. Bunun nedeni, yüksekliğin saptanmasının tedavi kararını değiştirmemesidir; değeri düşürmenin damar olaylarını azalttığı gösterilememiştir. Bu nedenle olağan sağlık kontrollerinde istenmez ve kolesterol paneli gibi rutin değerlendirmenin parçası değildir.

Homosistein Ölçümü Öncesinde Vitamin Takviyelerine Ara Verilmesi Gerekir mi?

Genellikle ara verilmesi istenir; çünkü takviyeler sonucu değiştirir.

Takviyelerin Etkisi

B12 vitamini, folik asit ve B6 vitamini takviyeleri bu değeri düşürür. Takviye kullanırken yapılan bir ölçüm normal çıkabilir; oysa kişide altta yatan bir eksiklik ya da işleme bozukluğu bulunabilir. Bu durumda tanı atlanır. Bu nedenle tanı amacıyla yapılacak ölçümlerden önce, takviyelere hekiminizin belirteceği süre boyunca ara verilmesi istenir.

Hazırlık Kuralları

  • Belirli bir süre aç kalınması istenir.
  • Açlık süresince su içilebilir.
  • Önceki akşam çok proteinli bir öğünden kaçınılır.
  • Vitamin takviyelerine hekiminizin belirttiği süre ara verilir.
  • Kullandığınız tüm ilaçları bildirin.
  • Önceki gün alkol alınmaz.
  • Ölçüm sabah saatlerinde yapılır.
  • İlaçlarınızı kendi başınıza kesmeyin.

Kan Alma İşlemi

Kan, kolun iç yüzündeki bir toplardamardan alınır. Bölge temizlenir, turnike kısa süre bağlanır ve damar belirginleştirilir; iğne girişi sırasında kısa süren bir batma hissedilir. İşlem birkaç dakikada tamamlanır. Aç geldiğiniz için baş dönmesi hissedebilirsiniz; bu durumda kan alınmadan önce belirtmeniz uygun olur. Örneğin hemen işlenmesi gerektiği için, kan alma ile laboratuvara ulaşma arasındaki sürenin kısa olması istenir. Aynı seansta vitamin düzeyleri, kan sayımı, böbrek işlevleri ve tiroit değerleri de çalışılabilir; bu, ek kan alınmasını gereksiz kılar.

Tedavi İzleminde Durum

Tedavi izlemi için yapılan ölçümlerde takviyeye ara verilmez; amaç tedavinin etkisini görmektir. Bu iki durumun birbirine karıştırılmaması önemlidir. Ölçümün hangi amaçla istendiği raporda ve hekiminizin yönlendirmesinde belirtilir. Bu nedenle takviye kullanıp kullanmadığınızı ve ne zamandır kullandığınızı bildirmeniz gerekir.

Homosistein ile Birlikte B Vitamini Düzeylerinin Aynı Kandan Çalışılması İstenir mi?

Evet, birlikte çalışılması yaygın bir uygulamadır ve yararlıdır.

Birlikte İstenen Ölçümler

  • B12 vitamini düzeyi
  • Folik asit düzeyi
  • Tam kan sayımı
  • Böbrek işlevleri
  • Tiroit işlev testleri
  • Gerektiğinde B12 eksikliğini doğrulayan ileri ölçümler

Birlikte Değerlendirmenin Gerekçesi

Yükseklik saptandığında ilk sorulan soru, nedenin bir vitamin eksikliği olup olmadığıdır; bu, en sık ve en kolay düzeltilebilir nedendir. Bu nedenle vitamin düzeylerinin aynı örnekten çalışılması, ek kan alınmasını gereksiz kılar ve tanıyı hızlandırır. Böbrek işlevleri de gereklidir; çünkü böbrek yetmezliği bu değeri yükselten önemli bir nedendir. Tiroit bezinin yavaş çalışması da yükselmeye yol açar.

B12 Eksikliğinin Diğer Bulguları

Bu değer yüksek bulunduğunda en sık karşılaşılan neden B12 vitamini eksikliğidir; bu eksikliğin kendine ait bulguları da vardır. Kansızlık gelişir ve alyuvarlar olağandan büyük olur; halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı ve solukluk görülür. Sinir sistemi tutulduğunda el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü ve unutkanlık ortaya çıkar. Dilde yanma ve düzleşme, ağız yaraları ve iştahsızlık eşlik edebilir. Bu bulgular varsa eksiklik daha güçlü biçimde düşünülür. Sinir sistemi bulguları geç kalındığında kalıcı olabilir; bu nedenle erken tanı önemlidir.

Örneğin Hızla İşlenmesi

Kan alındıktan sonra, tüpteki alyuvarlar bu maddeyi üretmeyi ve kana salmayı sürdürür. Örnek bekletildiğinde değer zamanla yükselir ve gerçek durumu yansıtmaz; oda sıcaklığında bu artış hızlıdır. Bu nedenle örnek hemen santrifüj edilerek sıvı bölüm ayrılır ve uygun koşullarda saklanır. Bekletilen örneklerde yanlış yüksek sonuç alınması, bu ölçümün en sık teknik sorunudur.

Sonuç Neyi Gösterir, Yüksekliği Tek Başına Tedaviyi Gerektirir mi?

Sonuç bir bozukluğu gösterebilir; ancak yükseklik tek başına damar tedavisi gerektirmez.

Sonucun Anlamı

  • Normal değer, bu yönden bir sorun olmadığını gösterir.
  • Hafif yükseklik sık görülür ve çoğu kez anlamlı değildir.
  • Orta yükseklik, vitamin eksikliğini ya da böbrek sorununu düşündürür.
  • Belirgin yükseklik, kalıtsal bir bozukluğu akla getirir.
  • Çok yüksek değerler ender ve ağır bir kalıtsal hastalığa işaret eder.
  • Değerin düzeyi, araştırmanın derinliğini belirler.

Emilim Bozukluklarıyla İlişkisi

Bu maddenin işlenmesi için gerekli vitaminler bağırsaktan emilir; emilim bozulduğunda eksiklik gelişir ve değer yükselir. B12 vitamini midede ve ince bağırsağın son bölümünde özel bir düzenekle emilir; bu düzeneği bozan her durum eksikliğe yol açar. Çölyak hastalığı, bağırsak iltihabı hastalıkları, mide ve bağırsak ameliyatları, obezite cerrahisi, mide iltihabı ve bağırsakta aşırı bakteri çoğalması bu gruptadır. Folik asit ise ince bağırsağın üst bölümünden emilir. Bu kişilerde vitamin düzeyleri düzenli izlenir ve gerektiğinde ağızdan değil kas içine ya da damardan verilir.

Raporda Yer Alanlar

Raporda ölçülen değer, kullanılan yöntem ve o yönteme ait normal aralık bildirilir. Yaşa ve cinsiyete göre farklı aralık kullanan laboratuvarlar bunu belirtir; değerler yaşla yükselme eğilimindedir ve erkeklerde biraz daha yüksektir. Aynı seansta çalışılan vitamin düzeyleri, kan sayımı ve böbrek işlevleri yan yana verilir ve birlikte yorumlanır. Ölçüm sırasında vitamin takviyesi kullanıp kullanmadığınız yoruma katılır. Örnekle ilgili bir sorun varsa, özellikle örnek geç işlenmişse bu rapora yazılır; çünkü bekleyen örnekte değer yanlış yüksek çıkar ve bu durumda ölçümün yinelenmesi istenir.

Tedavi Yaklaşımı

Yükseklik saptandığında, altta yatan neden aranır ve varsa düzeltilir. B12 vitamini ya da folik asit eksikliği bulunursa yerine konur; bu, eksikliğin kendi sonuçları açısından zaten gereklidir. Böbrek ve tiroit sorunları tedavi edilir. Buna karşılık yalnız damar korumasını amaçlayarak vitamin verilmesi önerilmez; bu yaklaşımın damar olaylarını azaltmadığı gösterilmiştir. Ayrıntılar damar sertliği sayfasındadır.

Yükselten Nedenler

  • B12 vitamini eksikliği
  • Folik asit eksikliği
  • B6 vitamini eksikliği
  • Böbrek yetmezliği
  • Tiroit bezinin yavaş çalışması
  • İleri yaş
  • Sigara ve yoğun kahve tüketimi
  • Aşırı alkol kullanımı
  • Bazı ilaçlar
  • Kalıtsal enzim bozuklukları
  • Erkek cinsiyet ve menopoz sonrası dönem

Beslenme ile İlişkisi

Beslenme düzeni bu değeri doğrudan etkiler. Folik asitten zengin gıdalar, yani yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, turunçgiller ve tam tahıllar değeri düşürür. B12 vitamini yalnız hayvansal gıdalarda bulunur; et, balık, yumurta ve süt ürünleri bu vitaminin kaynağıdır. Bu nedenle hayvansal gıda tüketmeyen kişilerde eksiklik gelişme olasılığı yüksektir ve bu kişilerde takviye gerekebilir. Aşırı protein tüketimi değeri bir miktar yükseltir. Sigara, yoğun kahve ve aşırı alkol tüketiminin azaltılması da katkıda bulunur. Bu değişikliklerin etkisi birkaç hafta içinde başlar.

Ölçümün Bugünkü Yeri

Bu ölçümün damar hastalığı değerlendirmesindeki yeri yıllar içinde daralmıştır. Bir dönem geleceğin risk göstergesi olarak görülmüş; ancak vitamin desteğiyle değeri düşüren çalışmaların olumsuz sonuçlanması sonrasında rutin kullanımdan çıkmıştır. Bugün olağan sağlık kontrollerinde ve risk hesaplamalarında yer almaz. Buna karşılık belirli durumlarda değerini korur: genç yaşta ve açıklanamayan damar olaylarında, vitamin eksikliği kuşkusunda, emilim bozukluklarında ve kalıtsal enzim bozukluklarının araştırılmasında istenir. Bu durumlarda ölçümün amacı damar riskini hesaplamak değil, düzeltilebilir bir sorunu ortaya çıkarmaktır.

Sonuca Göre Yapılacaklar

Değer normalse bu yönden ek bir işlem gerekmez. Hafif yükseklikte beslenme ve yaşam düzeni gözden geçirilir; sigara bırakılır. Orta ve belirgin yükseklikte vitamin düzeyleri, böbrek işlevleri ve tiroit değerlendirilir; saptanan eksiklikler yerine konur ve ölçüm belirli bir süre sonra yinelenir. Yükseklik sürüyorsa kalıtsal bir bozukluk araştırılabilir. Her durumda asıl koruma, bilinen risk etkenlerinin denetiminden geçer: kan yağları, tansiyon, kan şekeri, sigara ve kilo. Ayrıntılar damar tıkanıklığında ilaç tedavisi sayfasındadır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

B vitamini eksikliği değerimi yükseltir mi?
Evet, B vitaminlerinin eksikliği bu değeri yükselten en sık nedendir. Bu madde vücutta iki yoldan uzaklaştırılır; birinci yol B12 vitamini ve folik asit, ikinci yol B6 vitamini gerektirir. Bu vitaminlerden biri yetersiz kaldığında işleme yavaşlar ve madde kanda birikir. En belirgin etkiyi B12 vitamini ve folik asit eksikliği yapar. Bu nedenle yükseklik saptandığında ilk araştırılan şey bu vitaminlerin düzeyidir; eksiklik bulunursa yerine konur ve ölçüm belirli bir süre sonra yinelenir. Eksikliğin düzeltilmesi, kansızlık ve sinir sistemi bulguları açısından da zaten gereklidir.
Vitamin desteğiyle değer düşerse damar riskim de azalır mı?
Bu, konunun en önemli ve en şaşırtıcı noktasıdır. Vitamin desteğiyle bu değerin düşürülebildiği açıkça gösterilmiştir; buna karşılık geniş kapsamlı çalışmalarda, bu düşüşün kalp krizi, inme ve damar olaylarını azaltmadığı bulunmuştur. Bu bulgu, yüksekliğin damar hastalığının nedeni değil, altta yatan başka sorunların bir yansıması olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle bugün yalnız damar koruması amacıyla vitamin verilmesi önerilmemektedir. Buna karşılık saptanan bir vitamin eksikliği, kendi sonuçları nedeniyle mutlaka tedavi edilir; kansızlık ve sinir sistemi hasarı bu eksikliklerin bilinen sonuçlarıdır.
Böbrek işlevim sonucumu etkiler mi?
Evet, böbrek işlevleri bu değeri belirgin biçimde etkiler. Bu madde kandan başlıca böbrekler yoluyla uzaklaştırılır; işlevler azaldıkça temizlenme yavaşlar ve düzey yükselir. Böbrek yetmezliği, yüksekliğin en sık nedenlerinden biridir ve diyaliz hastalarında değerler belirgin biçimde artmıştır. Bu yükselme vitamin eksikliğinden kaynaklanmaz; bu nedenle vitamin verilmesi sorunu çözmez. Ayrıca böbrek hastalarında damar hastalığı riski zaten yüksektir. Bu nedenle yükseklik saptandığında böbrek işlevleri mutlaka değerlendirilir ve sonuç bu bilgiyle birlikte yorumlanır; böbrek kaynaklı bir yükseklik ayrıca araştırılmaz.
Genç yaşta pıhtı geçirdiysem bu ölçüm neden isteniyor?
Genç yaşta gelişen pıhtı, bilinen nedenlerle her zaman açıklanamaz; bu durumda aydınlatılmamış nedenler araştırılır ve bu ölçüm o araştırmanın bir parçasıdır. Yüksek düzeyin pıhtılaşma dengesini pıhtı oluşumu yönüne kaydırdığı, damar iç örtüsünü zedelediği ve pıhtı hücrelerinin yapışkanlığını artırdığı düşünülmektedir. Belirgin yükseklik, altta yatan bir vitamin eksikliğini ya da kalıtsal bir enzim bozukluğunu ortaya çıkarabilir; bunlar düzeltilebilir sorunlardır. Bununla birlikte ölçüm, pıhtılaşma eğilimi araştırmasının ana bileşenlerinden biri değildir; öncelik doğal koruyucu maddeler ve bağışıklık kaynaklı antikorlardadır.
Kan örneğinin hemen ayrıştırılması neden önemli?
Çünkü kan alındıktan sonra tüpteki alyuvarlar bu maddeyi üretmeyi ve kana salmayı sürdürür. Bekleyen bir örnekte değer zamanla yükselir ve gerçek durumu yansıtmaz; oda sıcaklığında bu artış hızlıdır ve kısa sürede anlamlı düzeye ulaşır. Yanlış yüksek bir sonuç, olmayan bir sorun izlenimi yaratır ve gereksiz tetkiklere yol açar. Bu nedenle örnek alınır alınmaz santrifüj edilerek sıvı bölüm ayrılır ve uygun koşullarda saklanır. Gecikme kaçınılmazsa örnek buz içinde taşınır. Bu, bu ölçümün en sık karşılaşılan teknik sorunudur ve laboratuvarlar bu konuda özel önlem alır.
Sigara ve kahve tüketimi değeri etkiler mi?
Evet, her ikisi de bu değeri yükseltir. Sigara kullanımı, hem doğrudan hem B vitaminlerinin vücuttaki kullanımını bozarak değeri artırır; içilen sigara sayısı arttıkça etki belirginleşir. Yoğun kahve tüketimi de yükselmeye yol açar; bunun, kahvenin içindeki bazı bileşenlerin vitamin işleyişini etkilemesine bağlı olduğu düşünülmektedir. Aşırı alkol kullanımı da folik asit emilimini bozarak değeri yükseltir. Bu nedenle ölçüm öncesinde bu alışkanlıklarınızı bildirmeniz istenir. Olumlu yanı, bu etkenlerin değiştirilebilir olmasıdır; sigaranın bırakılması ve tüketimin azaltılması değerlerde düşüş sağlar.
Kullandığım ilaçlar homosisteinimi yükseltebilir mi?
Evet, birçok ilaç bu değeri yükseltebilir. Şeker hastalığında kullanılan ve karaciğerde şeker üretimini azaltan ilaç grubu, uzun süre kullanıldığında B12 vitamini emilimini bozarak dolaylı olarak yükselmeye yol açabilir. Sara hastalığında kullanılan bazı ilaçlar folik asit kullanımını etkiler. Mide asidini baskılayan ilaçların uzun süreli kullanımı B12 emilimini azaltır. Bağışıklık sistemini baskılayan ve kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar folik asit yolunu doğrudan engeller. Hormon içeren bazı ilaçlar ve idrar söktürücüler de etkili olabilir. Bu nedenle kullandığınız tüm ilaçları bildirmeniz gerekir; ilaçlarınızı kendi başınıza kesmeyiniz.
Bağırsak emilim sorunu olan kişilerde bu değer neden yükselebilir?
Çünkü bu maddenin işlenmesi için gerekli vitaminler bağırsaktan emilir; emilim bozulduğunda eksiklik gelişir ve değer yükselir. B12 vitamini midede ve ince bağırsağın son bölümünde özel bir düzenekle emilir; bu düzeneği bozan her durum eksikliğe yol açar. Çölyak hastalığı, bağırsak iltihabı hastalıkları, mide ve bağırsak ameliyatları, obezite cerrahisi, mide iltihabı ve bağırsakta aşırı bakteri çoğalması bu gruptadır. Folik asit ise ince bağırsağın üst bölümünden emilir ve benzer durumlardan etkilenir. Bu nedenle emilim bozukluğu bulunan kişilerde vitamin düzeyleri düzenli izlenir ve gerektiğinde ağızdan değil damardan ya da kas içine verilir.
Kalıtsal bir yükseklik söz konusu olabilir mi?
Evet, kalıtsal bir yükseklik söz konusu olabilir. Bu maddenin işlenmesinde görev alan enzimlerin genlerinde değişiklikler bulunabilir. En sık görülen değişiklik, folik asidin kullanılabilir biçime dönüştürülmesini sağlayan bir enzimi ilgilendirir; bu değişiklik toplumda yaygındır ve genellikle hafif yüksekliğe yol açar, tek başına damar hastalığı riski yaratmadığı kabul edilir. Çok daha ender görülen ağır bir enzim eksikliği ise çocukluk çağında ortaya çıkar; belirgin yükseklik, göz merceğinde yer değiştirme, iskelet bozuklukları, zihinsel gerilik ve genç yaşta damar olaylarıyla seyreder. Bu ağır tablo erken tanı ve yaşam boyu tedavi gerektirir.
Aile bireylerimin de ölçtürmesi gerekir mi?
Çoğu durumda gerekmez. Toplumda yaygın olarak bulunan hafif kalıtsal değişiklikler tek başına damar hastalığı riski yaratmaz; bu nedenle yakınması ve öyküsü olmayan aile bireylerinin taranması anlamlı bilgi vermez ve gereksiz kaygıya yol açar. Buna karşılık ailede ağır ve ender görülen bir enzim eksikliği saptanmışsa durum farklıdır; bu tabloda kardeşlerin değerlendirilmesi önerilir, çünkü erken tanı ve tedavi ciddi sonuçları önler. Ayrıca ailede çok genç yaşta damar olayı ya da açıklanamayan pıhtı öyküsü varsa, o kişilerin kendi bulgularına göre değerlendirilmesi düşünülebilir. Karar danışmanlık sonrasında verilir.
Değerim yüksekken hangi ek tetkikler istenir?
Yükseklik saptandığında istenen ek tetkikler, nedeni bulmaya yöneliktir. İlk sırada B12 vitamini ve folik asit düzeyleri yer alır; bunlar en sık ve en kolay düzeltilebilir nedenlerdir. Tam kan sayımı istenir; B12 eksikliğinde alyuvarlar büyür ve kansızlık gelişir. Böbrek işlevleri değerlendirilir. Tiroit işlev testleri bakılır; bezin yavaş çalışması yükselmeye yol açar. Vitamin düzeyleri sınırda çıkarsa, eksikliği doğrulayan ileri ölçümler istenebilir. Emilim bozukluğu düşünülüyorsa mide ve bağırsak açısından değerlendirme yapılır. Belirgin ve açıklanamayan yüksekliklerde kalıtsal enzim bozuklukları araştırılabilir.
Gebelik planı olan kadında bu ölçümün yeri nedir?
Gebelik planı olan kadınlarda bu ölçümün asıl önemi, folik asit durumuyla ilgilidir. Folik asit eksikliği hem bu değeri yükseltir hem bebekte sinir sistemi gelişim bozukluklarına yol açar. Bu nedenle gebelik planlayan tüm kadınlara, ölçüm yapılsın ya da yapılmasın, gebelikten önce başlanan folik asit desteği önerilir; bu, kanıtlanmış ve yerleşmiş bir uygulamadır. Ölçüm ise özellikle tekrarlayan gebelik kaybı, önceki gebelikte gelişim bozukluğu öyküsü ya da emilim bozukluğu bulunan kadınlarda düşünülür. Gebelik sırasında bu değerin doğal olarak düştüğü de bilinmelidir; bu nedenle ölçüm gebelik öncesinde yapılır.
Beslenme alışkanlığımı değiştirirsem sonuç ne kadar sürede değişir?
Beslenme değişikliğinin etkisi birkaç hafta içinde başlar ve birkaç ay içinde belirginleşir. Folik asitten zengin gıdalar, yani yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, turunçgiller ve tam tahıllar; B12 vitamini içeren hayvansal gıdalar, yani et, balık, yumurta ve süt ürünleri; B6 vitamini içeren gıdalar bu değeri düşürür. Bunların yanında sigaranın bırakılması, alkol ve yoğun kahve tüketiminin azaltılması katkıda bulunur. Bununla birlikte yükseklik bir emilim bozukluğundan, böbrek sorunundan ya da kalıtsal bir enzim bozukluğundan kaynaklanıyorsa beslenme değişikliği yeterli olmaz; bu durumda altta yatan nedenin tedavisi gerekir.
Bu ölçüm ne sıklıkla tekrarlanır?
Bu ölçüm düzenli olarak yinelenen bir tetkik değildir. Tanı amacıyla bir kez istenir; yüksek bulunursa neden araştırılır ve varsa eksiklik düzeltilir. Tedavi başlandıktan sonra, etkinin görülmesi için birkaç ay sonra bir kez yinelenir. Değer normale döndüyse ve neden ortadan kaldırıldıysa düzenli izlem gerekmez. Buna karşılık böbrek yetmezliği, emilim bozukluğu ya da kalıtsal bir enzim bozukluğu gibi sürekli bir neden varsa, belirli aralıklarla izlem yapılabilir. Ayrıca yeni bir damar olayı gelişirse ya da vitamin desteği kesilirse ölçüm yinelenebilir. Rutin sağlık kontrollerinde yer almaz.
Sonucum normalse damar riskim yok sayılır mı?
Hayır, normal bir sonuç damar riskinizin olmadığı anlamına gelmez. Bu ölçüm, damar hastalığı riskini belirleyen ana etkenlerden biri değildir; rutin risk değerlendirmesinde yer almamasının nedeni de budur. Damar riskiniz; kan yağlarınız, tansiyonunuz, kan şekeriniz, sigara kullanımınız, kilonuz, yaşınız, cinsiyetiniz, böbrek işlevleriniz ve aile öykünüzle belirlenir. Bu değerin normal olması, bu etkenlerin hiçbirini dışlamaz. Bu nedenle sonuç normal çıksa bile olağan risk değerlendirmesi yapılmalı ve koruyucu önlemler sürdürülmelidir. Asıl kazanç, bilinen ve değiştirilebilen risk etkenlerinin denetim altına alınmasından gelir.

Tetkik sonuçları yalnızca şikâyetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. World Health Organization (WHO) — Cardiovascular Diseases
  2. NHLBI (NIH) — Heart and Vascular Diseases
  3. MedlinePlus — Heart Diseases
  4. PubMed — Cardiovascular surgery
  5. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiovascular Disease