İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Fallot Tetralojisi

Dört bulgunun bir arada bulunduğu doğumsal kalp hastalığı. Morarma ve efor kısıtlılığı görülür; cerrahi onarım çocukluk döneminde planlanır.

Fallot tetralojisi, kalpte dört farklı yapı sorununun bir arada bulunduğu doğumsal bir kalp hastalığıdır. Bu dört sorun birbirinden bağımsız değildir; hepsi, anne karnındaki gelişim sırasında tek bir bölgedeki kaymanın sonucudur. Tabloda oksijenden fakir kan akciğerlere yeterince gönderilemez ve bir bölümü doğrudan vücuda karışır; bu nedenle morarma ortaya çıkar.

Fallot Tetralojisi Nedir, Kalpte Hangi Dört Sorun Bir Aradadır?

Bu hastalıkta, sağ karıncığın çıkış yolunu oluşturan bölmenin öne doğru kayması sonucu birbiriyle bağlantılı dört değişiklik ortaya çıkar. Bu nedenle tablo, dört ayrı hastalığın rastlantısal birlikteliği değil, tek bir gelişim sorununun dört ayrı yansımasıdır.

Dört Bileşen

  • Karıncıklar arasında açıklık: Bölmenin üst kesiminde geniş bir açıklık bulunur; ayrıntılar ventriküler septal defekt sayfasındadır.
  • Akciğer atardamarı çıkışında darlık: Sağ karıncığın akciğerlere kan gönderdiği yol daralmıştır; darlık kapak düzeyinde, kapak altında ya da damar dallarında olabilir.
  • Ana atardamarın kayması: Aort damarı, yalnız sol karıncıktan değil, açıklığın üzerine oturarak her iki karıncıktan da kan alacak konumdadır.
  • Sağ karıncık duvarının kalınlaşması: Dar çıkış yoluna karşı çalışan kas zamanla kalınlaşır; bu, diğer üç sorunun sonucudur.

Hastalık Ne Kadar Sık Görülür?

Morarmayla seyreden doğumsal kalp hastalıkları arasında en sık rastlananıdır. Kız ve erkek çocuklarda benzer sıklıkta görülür. Tanı günümüzde çoğunlukla doğum öncesi dönemde ya da doğumdan sonraki ilk haftalarda konur; bu, hastalığın seyrini belirgin biçimde değiştirmiştir. Geçmişte ameliyat olanağı bulunmayan dönemlerde hastaların önemli bir bölümü erişkin yaşa ulaşamazken, günümüzde düzeltme ameliyatı geçirmiş erişkinlerin sayısı sürekli artmaktadır. Bu nedenle erişkin doğumsal kalp hastalıkları izlemi ayrı bir alan haline gelmiştir.

Morarma Neden Olur?

Sağ karıncıktaki kan, akciğerlere giden yolu dar bulduğu için daha kolay olan yolu seçer ve açıklıktan geçerek ana atardamara karışır. Bu kan akciğerlere uğramadığı için oksijen almamıştır; vücuda oksijenden fakir kan gönderilir ve dudaklarda, tırnaklarda, dilde morarma ortaya çıkar. Morarmanın derecesi, akciğer çıkışındaki darlığın ağırlığıyla doğru orantılıdır. Darlık hafifse morarma olmayabilir; bu tablo, belirtileri daha geç ortaya çıkan bir biçim oluşturur. Darlık ağırsa morarma doğumdan hemen sonra belirginleşir.

Morarma Atağı Nedir?

Bazı bebeklerde, sağ karıncığın çıkış yolundaki kas bölgesi ani olarak kasılır ve akciğerlere giden kan bir anda kesilir. Bu sırada tüm kan açıklıktan vücuda geçer; morarma hızla derinleşir, bebek huzursuzlanır, hızlı ve derin solur, ardından halsizleşir ve bayılabilir. Bu tabloya morarma atağı denir. Ataklar en sık sabah uyanınca, ağlarken, beslenirken ve dışkılama sırasında görülür. Bebeğin dizleri karnına çekilerek göğse doğru bastırılması ya da daha büyük çocukların kendiliğinden çömelmesi atağı hafifletir; bu, vücuttaki damar direncini artırarak kanın yeniden akciğerlere yönelmesini sağlar. Atak, acil değerlendirme gerektiren bir durumdur.

Bu Doğumsal Kalp Hastalığı Neden Oluşur?

Hastalık, anne karnındaki gelişimin erken döneminde kalpten çıkan büyük damarların ayrılmasını sağlayan bölmenin öne doğru kaymasıyla oluşur. Çoğu olguda belirli bir neden gösterilemez.

Katkıda Bulunan Etkenler

  • Genetik sendromlar: Belirli bir kromozom bölgesindeki eksiklik bu hastalıkla sık birlikte görülür; bu çocuklarda bağışıklık sistemi ve kalsiyum dengesiyle ilgili sorunlar da bulunabilir.
  • Ailesel yatkınlık: Ailede doğumsal kalp hastalığı bulunması riski artırır.
  • Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar: Erken dönemde geçirilen bazı enfeksiyonlar kalp gelişimini etkiler.
  • Gebelikte kullanılan ilaçlar ve maddeler: Belirli ilaçlar, alkol ve sigara riski yükseltir.
  • Annede denetlenmemiş şeker hastalığı ve ileri anne yaşı: Doğumsal kalp hastalığı olasılığını artıran etkenlerdendir.

Fallot Tetralojisinin Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler, akciğer çıkışındaki darlığın derecesine göre değişir; bu nedenle tablo bebekten bebeğe farklı seyreder.

Bebeklik Döneminde

  • Morarma: Dudaklarda, dilde ve tırnaklarda mavimsi renk; ağlarken ve beslenirken belirginleşir.
  • Üfürüm: Muayenede duyulan üfürüm çoğu zaman ilk bulgudur ve doğumdan hemen sonra saptanabilir.
  • Beslenirken zorlanma: Çabuk yorulma, sık ara verme ve terleme görülür.
  • Kilo alamama ve büyüme geriliği: Beslenme güçlüğü ve artan enerji tüketimine bağlıdır.
  • Morarma atakları: Ani derinleşen morarma, huzursuzluk, hızlı solunum ve bayılma ile seyreder.

Çocukluk ve Sonrasında

Ameliyat edilmemiş çocuklarda parmak uçlarında ve tırnaklarda şişkinlik gelişir; tırnaklar saat camı görünümü alır. Çocuk, efor sırasında kendiliğinden çömelme davranışı geliştirir; bu, atağı önleyen doğal bir tepkidir. Kanda oksijen düşüklüğüne yanıt olarak kırmızı kan hücresi sayısı artar; bu durum kanın koyulaşmasına ve pıhtı oluşma eğilimine yol açar. Büyüme geriliği, çabuk yorulma ve efor kapasitesinde belirgin düşüş görülür. Günümüzde tanı erken konduğu ve ameliyat bebeklik döneminde yapıldığı için bu ileri bulgular seyrek görülmektedir.

Ameliyat Olmuş Erişkinlerde

Çocuklukta düzeltme ameliyatı geçirmiş kişilerde, yıllar sonra farklı yakınmalar ortaya çıkabilir. En sık görülen sorun, akciğer kapağında gelişen kaçaktır; ameliyatta darlığı gidermek için kapak dokusuna müdahale edildiğinden kapanma yeteneği azalmıştır. Bu kaçak sağ karıncığı genişletir ve zamanla efor kapasitesinde düşüş, çarpıntı ve nefes darlığı yapar. Ritim bozuklukları bu dönemde sık görülür. Bu nedenle çocuklukta ameliyat olmuş kişilerin erişkin dönemde de düzenli izlenmesi gerekir; yakınma olmaması izlemin bırakılması anlamına gelmez.

Fallot Tetralojisi Hangi Tetkiklerle Saptanır?

Tanı görüntülemeyle konur; incelemelerin amacı dört bileşenin her birini ayrıntılı değerlendirmek ve ameliyat planını hazırlamaktır.

İncelemeler

  • Gebelikte yapılan kalp ultrasonu: Hastalık doğum öncesi dönemde saptanabilir; bu, doğumun uygun bir merkezde planlanmasını sağlar.
  • Ekokardiyografi: Tanının temelidir. Açıklığın yeri ve büyüklüğü, darlığın düzeyi ve derecesi, ana atardamarın konumu ve sağ karıncığın duvar kalınlığı değerlendirilir.
  • EKG: Sağ karıncık yükünün izleri görülür; ameliyat sonrası dönemde iletim gecikmeleri izlenir.
  • Akciğer grafisi: Kalp gölgesinin biçimi ve akciğer damarlanmasının azalması değerlendirilir.
  • BT anjiyografi: Akciğer atardamarı dallarının yapısı ve kalp damarlarının seyri görüntülenir; ameliyat planı için önemlidir.
  • Kardiyak MR: Erişkin dönemde sağ karıncığın hacmini ve kapak kaçağının miktarını ölçer; yeniden girişim kararında belirleyicidir.
  • Hemogram: Kandaki oksijen düşüklüğüne bağlı kırmızı kan hücresi artışı izlenir.

Belirtiler İlerlerse Ne Olur, Hangi Durumda Acil Başvuru Gerekir?

Tedavi edilmeyen hastalarda morarma derinleşir, ataklar sıklaşır ve kanın koyulaşmasına bağlı sorunlar ortaya çıkar. Pıhtı oluşma eğilimi artar; beyin damarlarında tıkanıklık ve apse gelişebilir. Kapakta iltihap riski yükselir. Bu nedenle günümüzde düzeltme ameliyatı bebeklik döneminde planlanır.

Tedavi Nasıl Planlanır?

Tedavi cerrahidir. Amaç, karıncıklar arasındaki açıklığın bir yamayla kapatılması ve sağ karıncığın çıkış yolundaki darlığın genişletilmesidir; böylece tüm kan akciğerlere yönlendirilir ve morarma ortadan kalkar. Ameliyat genellikle bebeklik döneminin ilk aylarından sonra, çocuğun durumu elverdiğinde yapılır. Akciğer atardamarı dalları çok küçükse ya da bebek ameliyatı kaldıramayacak durumdaysa, önce geçici bir bağlantı kurularak akciğerlere giden kan artırılır; bu bağlantı, dallar büyüdüğünde yapılacak düzeltme ameliyatına hazırlık sağlar. Morarma atakları olan bebeklerde, ameliyat öncesinde atağı önlemeye yönelik ilaç tedavisi verilir.

Ameliyat Nasıl Yapılır?

Düzeltme ameliyatı genel anestezi altında ve kalp akciğer makinesi desteğiyle yapılır. Göğüs kemiği ortadan açıldıktan sonra kalp durdurulur. Sağ karıncık ya da sağ kulakçık açılarak karıncıklar arası açıklığa ulaşılır; açıklık, ana atardamar sol karıncıkla bağlantılı kalacak biçimde bir yamayla kapatılır. Ardından sağ karıncığın çıkış yolundaki darlık giderilir; kalınlaşmış kas dokusu çıkarılır ve gerekiyorsa kapak halkası ile akciğer atardamarı bir yamayla genişletilir. Bu genişletme kapak dokusunu etkilediği için, yıllar sonra kapakta kaçak gelişmesinin nedeni budur. Ameliyat sonunda bağlantılar ve kalan darlık, kalp çalışırken yapılan ekokardiyografiyle denetlenir.

Ameliyat Ne Zaman Yapılır?

Düzeltme ameliyatının zamanı, bebeğin morarma derecesine, kilosuna ve akciğer atardamarı dallarının gelişimine göre belirlenir. Morarma atakları başlamış bebeklerde ameliyat öne alınır. Yakınması sınırlı olan bebeklerde ise ilk ayların tamamlanması beklenebilir; bu bekleme, kalp yapılarının büyümesine ve ameliyatın daha elverişli koşullarda yapılmasına olanak tanır.

Ameliyat Sonrası Uzun Dönem

Düzeltme ameliyatından sonra çocukların büyük bölümü olağan bir yaşam sürer. Buna karşılık ameliyatta akciğer kapağına müdahale edildiği için yıllar içinde bu kapakta kaçak gelişir; kaçak sağ karıncığı genişletir. Genişleme belirli bir düzeye ulaştığında kapak değişimi gündeme gelir; ayrıntılar pulmoner kapak ameliyatı sayfasındadır. Uygun hastalarda kateter yoluyla kapak yerleştirilmesi de seçenekler arasındadır. Ritim bozuklukları bu dönemde izlenen bir başka başlıktır. Bu nedenle izlem, erişkin doğumsal kalp hastalıkları konusunda deneyimli bir ekiple yaşam boyu sürdürülür.

Geçici Bağlantı Ameliyatı Nedir?

Bazı bebeklerde düzeltme ameliyatı hemen yapılamaz; akciğer atardamarı dalları çok küçükse, bebeğin kilosu yetersizse ya da genel durumu ameliyatı kaldıramayacak düzeydeyse önce geçici bir çözüm uygulanır. Bu işlemde, vücuda giden büyük bir atardamar ile akciğer atardamarı arasına küçük bir yapay tüp yerleştirilir; böylece akciğerlere giden kan artırılır ve morarma azalır. Bu bağlantı aynı zamanda akciğer damar dallarının büyümesini sağlar. Bebek büyüdüğünde ve dallar yeterli çapa ulaştığında, bağlantı kapatılarak düzeltme ameliyatı yapılır. Geçici bağlantı bir tedavi değil, düzeltmeye hazırlık aşamasıdır.

Muayeneye Gelirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ameliyat olmuş kişilerde, çocukluk dönemine ait ameliyat raporlarının getirilmesi çok değerlidir; hangi işlemin yapıldığı, kapak halkasına müdahale edilip edilmediği ve kullanılan malzemeler izlemin yönünü belirler. Önceki ekokardiyografi, manyetik rezonans ve ritim kaydı raporları karşılaştırma için gereklidir. Efor kapasitesindeki değişiklik, çarpıntı atakları ve bayılma öyküsü not edilmelidir. Ailede doğumsal kalp hastalığı ya da genetik sendrom öyküsü varsa paylaşılmalıdır. Planlanan diş işlemleri ve gebelik planı da görüşmede belirtilmelidir.

Acil Başvuru Gerektiren Durumlar

  • Morarmanın ani olarak derinleşmesi, bebeğin huzursuzlanması ve hızlı solumaya başlaması
  • Bayılma ya da halsizleşerek tepkisizleşme
  • Beslenememe ve belirgin solukluk
  • Havale geçirme
  • Açıklanamayan ve birkaç günden uzun süren ateş
  • Ameliyat olmuş kişilerde yeni başlayan düzensiz çarpıntı ya da bayılma

Ailelerin Bilmesi Gerekenler

Morarma atağı sırasında yapılacak ilk uygulama, bebeğin dizlerinin karnına doğru çekilerek göğse bastırılmasıdır; bu pozisyon atağı hafifletir. Bebek sakinleştirilmeli, ağlaması azaltılmaya çalışılmalı ve hemen sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kabızlığın önlenmesi, ataklar dışkılama sırasında sık görüldüğü için önemlidir. Sıvı kaybı atağı tetiklediğinden, ateşli hastalıklarda ve sıcak havalarda yeterli sıvı alınması gerekir. Diş ve ağız bakımına özen gösterilmesi, kapakta enfeksiyon yerleşme olasılığını azaltır. Aşı takvimi olağan biçimde sürdürülür.

Fallot tetralojisi, günümüzde erken tanı ve cerrahi düzeltme ile yönetilebilen bir hastalıktır. Ameliyat sonrasında uzun yıllar olağan bir yaşam mümkündür; ancak akciğer kapağındaki kaçak ve ritim bozuklukları nedeniyle izlem yaşam boyu sürdürülmelidir. Çocukluk dönemine ait ameliyat kayıtlarının saklanması, erişkin dönemdeki değerlendirmeleri doğrudan kolaylaştırır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Bebeğin ağlarken morarması Fallot tetralojisinin belirtisi midir?
Ağlarken ortaya çıkan ya da derinleşen morarma, bu hastalıkta tipik bir bulgudur. Ağlama sırasında göğüs içi basınç yükselir ve vücuttaki damar direnci değişir; bu, sağ karıncıktaki kanın akciğerler yerine açıklıktan vücuda geçmesini artırır. Sonuçta oksijenden fakir kan dolaşıma karışır ve morarma belirginleşir. Aynı durum beslenirken, dışkılarken ve sabah uyanınca da görülebilir. Buna karşılık morarmanın başka nedenleri de bulunduğundan, yenidoğan ve bebeklerde bu bulgu mutlaka değerlendirilmelidir.
Morarma atakları neden çömelince azalır?
Çömelme, vücuttaki damar direncini artıran bir pozisyondur. Bacaklardaki damarlar bükülerek sıkıştığında, kanın vücuda doğru akması zorlaşır; bu, sol taraftaki basıncı yükseltir. Basınç yükseldiğinde açıklıktan vücuda geçen kan azalır ve kan yeniden akciğerlere yönelir. Böylece oksijen alan kan miktarı artar ve morarma hafifler. Çocuklar bu pozisyonu kendiliğinden öğrenir; bebeklerde aynı etkiyi sağlamak için dizler karna doğru çekilerek göğse bastırılır.
Bu hastalık doğum öncesi ultrasonda görülebilir mi?
Evet, görülebilir. Gebeliğin ortasında yapılan ayrıntılı kalp ultrasonuyla bu hastalık saptanabilir; büyük damarların çıkışındaki ilişki ve karıncıklar arası açıklık bu incelemede değerlendirilir. Tanının doğum öncesinde konması, doğumun uygun bir merkezde planlanmasını ve bebeğin doğar doğmaz değerlendirilmesini sağlar. Ayrıca aileye bilgi verilmesi ve gerekirse genetik inceleme yapılması mümkün olur. Doğum öncesi inceleme normal bulunsa bile, doğumdan sonra muayenede duyulan üfürüm değerlendirilmelidir.
Fallot tetralojisi olan çocukta parmak uçlarında şişkinlik neden olur?
Parmak uçlarındaki şişkinlik, kanda uzun süre devam eden oksijen düşüklüğüne vücudun verdiği bir yanıttır. Oksijen azlığı, parmak uçlarındaki küçük damarların çoğalmasına ve yumuşak dokunun kalınlaşmasına yol açar; tırnaklar saat camı görünümü alır. Bu bulgu genellikle aylar içinde gelişir ve hastalığın uzun süredir devam ettiğini gösterir. Düzeltme ameliyatından sonra oksijen düzeyi normale döndüğünde bu değişiklik zamanla geriler. Günümüzde erken ameliyat yapıldığı için bu bulgu daha seyrek görülmektedir.
Fallot tetralojisi ailede tekrar eder mi?
Tekrarlayabilir. Doğumsal kalp hastalıklarında ailesel yatkınlık bilinmektedir; etkilenen bir kişinin kardeşlerinde ve çocuklarında bu tür bir sorunun görülme olasılığı toplumun genelinden yüksektir. Ayrıca bu hastalık, belirli bir kromozom bölgesindeki eksiklikle sık birlikte görülür; bu durumda aktarım olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle tanı konan çocuklarda genetik inceleme ve aileye danışmanlık önerilir. Gebelik planlayan kişilerde bebeğin kalbinin anne karnında değerlendirilmesi istenir.
Bu hastalığı olan çocuk okula gidebilir mi?
Evet, gidebilir. Düzeltme ameliyatı yapılmış çocukların büyük bölümü okula devam eder ve yaşıtlarıyla aynı düzende eğitim görür. Beden eğitimi derslerine katılım, kontrol sonuçlarına göre planlanır; çoğu çocukta belirgin bir kısıtlama gerekmez. Sağ karıncığı genişlemiş ya da ritim bozukluğu saptanmış çocuklarda zorlayıcı etkinlikler sınırlanabilir. Okul yönetimine çocuğun durumu hakkında bilgi verilmesi ve acil durumda yapılacaklar konusunda bilgilendirme yapılması önerilir. Ameliyat olmamış çocuklarda kısıtlamalar daha belirgindir.
Çocukluk çağında ameliyat olmuş kişide erişkin yaşta hangi şikâyetler görülür?
Çocuklukta ameliyat olmuş kişilerde en sık görülen yakınmalar, efor kapasitesinde düşüş, eforla artan nefes darlığı ve çarpıntıdır. Bunların başlıca nedeni, ameliyatta darlığı gidermek için kapak dokusuna müdahale edilmesine bağlı olarak gelişen akciğer kapağı kaçağıdır; bu kaçak sağ karıncığı genişletir. Ritim bozuklukları da bu dönemde sık görülür ve bayılmaya yol açabilir. Bazı hastalarda akciğer atardamarı dallarında darlık ya da karıncıklar arası yamada kaçak saptanır. Bu nedenle yakınma olmasa bile izlem sürdürülmelidir.
Bu hastalıkta büyüme ve kilo alımı etkilenir mi?
Evet, etkilenir. Morarması olan bebeklerde dokulara ulaşan oksijen azaldığı için enerji tüketimi artar; aynı zamanda beslenirken çabuk yoruldukları için yeterli besin alamazlar. Bu iki etken bir araya geldiğinde kilo alımı yavaşlar ve büyüme eğrisinde gerileme görülür. Sık akciğer enfeksiyonları da beslenmeyi bozar. Bu nedenle beslenme sık ve kısa öğünler halinde düzenlenir, gerektiğinde kalori desteği verilir. Düzeltme ameliyatından sonra büyüme genellikle hızla toparlanır.
Fallot tetralojisi olan kişi gebe kalabilir mi?
Düzeltme ameliyatı geçirmiş ve kalp işlevleri iyi olan kadınlar gebe kalabilir. Gebelikte kan hacmi arttığı için sağ karıncık üzerindeki yük de artar; bu nedenle akciğer kapağında belirgin kaçağı olan ve sağ karıncığı genişlemiş kadınlarda izlem yakından yapılır, gerekirse kapak değişimi gebelik öncesinde planlanır. Ritim bozukluğu olan kadınlarda tedavi gözden geçirilir. Ameliyat olmamış ve morarması süren kadınlarda gebelik ciddi riskler taşır; bu durum ayrıntılı olarak konuşulur. Ayrıca hastalığın çocuğa geçme olasılığı konusunda genetik danışmanlık verilir.
Bu tanıyı alan kişide ritim bozukluğu neden görülür?
Ritim bozukluğunun başlıca nedeni, ameliyat sırasında sağ karıncık duvarında oluşan nedbe dokusudur; bu doku, elektriksel uyarının dolaşabileceği anormal yollar oluşturur. İkinci neden, akciğer kapağındaki kaçağa bağlı olarak sağ karıncığın genişlemesi ve kas liflerinin gerilmesidir. Genişleyen kulakçıklarda da düzensiz ritim gelişebilir. Bu nedenle izlemde EKG ve belirli aralıklarla gün boyu ritim kaydı istenir. Yeni başlayan çarpıntı ya da bayılma gecikmeden değerlendirilmelidir.
Çocuğun kandaki oksijen düzeyi evde takip edilmeli midir?
Ameliyat öncesi dönemde, hekimin önerisiyle evde parmak ucu cihazıyla oksijen takibi yapılabilir. Bu takip, morarmanın derinleşip derinleşmediğini nesnel olarak göstermesi bakımından yararlıdır. Ölçümün doğru yapılması için elin sıcak olması ve çocuğun sakin olması gerekir; ağlama sırasında yapılan ölçümler yanıltıcı olabilir. Değerlerin bir deftere kaydedilmesi, kontrollerde eğilimin görülmesini sağlar. Ölçümde belirgin düşüş saptandığında ya da morarma derinleştiğinde beklenmeden başvurulmalıdır.
Fallot tetralojisi olan kişide diş bakımı neden önemlidir?
Kalp yapısı farklı olan ve ameliyatla yama ya da yapay malzeme yerleştirilmiş kişilerde, kan dolaşımına karışan bakterilerin kalpte yerleşme olasılığı daha yüksektir. Ağızdaki diş ve diş eti enfeksiyonları, bakterilerin kana geçtiği en sık kaynaklardan biridir. Bu nedenle düzenli diş fırçalama ve diş kontrolleri korunmanın temel basamağıdır. Kanamalı diş işlemleri öncesinde durum hekime bildirilmeli, koruyucu tedavi gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Açıklanamayan ve birkaç günden uzun süren ateşte, antibiyotik başlanmadan önce başvurulmalıdır.
Bu hastalıkla birlikte başka doğumsal sorunlar bulunur mu?
Evet, bulunabilir. Bu hastalık, belirli bir kromozom bölgesindeki eksiklikle sık birlikte görülür; bu durumda bağışıklık sistemi zayıflığı, kalsiyum dengesi bozukluğu, damak yarığı ve öğrenme güçlükleri eşlik edebilir. Ayrıca kalpte ek yapı farklılıkları bulunabilir; akciğer atardamarı dallarının küçük olması, kulakçıklar arasında açıklık ve kalp damarlarının alışılmadık seyri bunlara örnektir. Kalp damarlarının seyri ameliyat planını doğrudan etkilediği için ayrıntılı değerlendirilir. Bu nedenle tanı konan çocuklarda değerlendirme yalnız kalple sınırlı kalmaz.
Erişkin yaşa gelen hastalar hangi aralıklarla izlenir?
Erişkin dönemde izlem yaşam boyu sürdürülür ve aralık kişinin durumuna göre belirlenir. Yakınması olmayan ve ölçümleri kararlı seyreden hastalarda kontroller yıllık aralıklarla planlanabilir. Sağ karıncığı genişlemeye başlamış, kapak kaçağı belirginleşmiş ya da ritim bozukluğu saptanmış kişilerde aralık kısalır. Her kontrolde ekokardiyografi, EKG ve gerektiğinde ritim kaydı yapılır; sağ karıncığın hacmini ölçmek için belirli aralıklarla manyetik rezonans istenir. İzlemin doğumsal kalp hastalıkları konusunda deneyimli bir ekiple yürütülmesi önerilir.
Bu tanıyı alan ailelere genetik danışma önerilir mi?
Evet, önerilir. Bu hastalık belirli bir kromozom bölgesindeki eksiklikle sık birlikte görüldüğü için, tanı konan çocuklarda genetik inceleme yapılması ve aileye danışmanlık verilmesi uygun olur. Danışmanlıkta, sonraki gebeliklerde tekrarlama olasılığı ve bebeğin kalbinin anne karnında nasıl değerlendirileceği anlatılır. Ailede başka bireylerde doğumsal kalp hastalığı varsa değerlendirme genişletilir. Genetik bir sendrom saptanırsa, çocuğun diğer organ sistemleri de ilgili bölümlerce izlenir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Congenital Heart Defects
  2. MedlinePlus — Congenital Heart Defects
  3. PubMed — Congenital heart defect repair
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Congenital Heart Disease