İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Ventriküler Septal Defekt (VSD)

Kalbin alt boşlukları arasındaki bölmede doğuştan açıklık. Deliğin büyüklüğü, akciğer damar basıncı ve kapatma kararını belirler.

Ventriküler septal defekt, kalbin iki karıncığını ayıran bölmede doğuştan bulunan bir açıklıktır. Sol karıncıktaki basınç sağ karıncıktakinden çok daha yüksek olduğu için kan bu açıklıktan hızla sağ tarafa geçer ve akciğerlere fazladan kan gönderilir. Açıklığın büyüklüğü, belirtilerin ortaya çıkıp çıkmayacağını ve tedavinin nasıl planlanacağını belirler.

Ventriküler Septal Defekt Nedir, Karıncıklar Arasında Ne Bulunur?

Kalbin alt iki odacığı olan karıncıklar, aralarındaki kalın bir kas bölmesiyle ayrılır. Bu bölmenin bir bölümü kas dokusundan, kapaklara yakın kesimi ise daha ince zar benzeri bir dokudan oluşur. Doğuştan bir açıklık kalması durumuna ventriküler septal defekt adı verilir; doğumsal kalp hastalıkları içinde en sık görülenidir.

Kan Nasıl Yön Değiştirir?

Sol karıncık, kanı tüm vücuda gönderdiği için yüksek basınçla çalışır; sağ karıncık ise yalnız akciğerlere kan gönderdiğinden çok daha düşük basınç üretir. Aradaki açıklık nedeniyle kan, kasılma sırasında soldan sağa doğru hızla geçer. Bu kan sağ karıncıktan akciğerlere gönderilir; oradan sol kulakçığa döner ve yeniden sol karıncığa gelir. Sonuçta akciğer damarları ve sol kalp fazladan hacim taşımak zorunda kalır. Açıklık büyüdükçe geçen kan miktarı artar ve bu yük belirginleşir.

Açıklığın Büyüklüğü Nasıl Değerlendirilir?

Açıklık, yalnız çapıyla değil, karıncıklar arasındaki basınç farkına ve geçen kan miktarına göre de değerlendirilir. Küçük sayılan açıklıklarda basınç farkı korunur; sağ karıncık basıncı normal kalır ve akciğerlere giden fazla kan sınırlıdır. Orta ve büyük açıklıklarda basınç farkı azalır; sağ karıncık basıncı yükselir ve akciğerlere giden kan belirgin biçimde artar. Bu değerlendirme ekokardiyografide yapılır; geçişin hızı ölçülerek basınç farkı hesaplanır. Kalp odacıklarının ölçüleri de bu değerlendirmeye katılır ve kapatma kararını doğrudan etkiler.

Açıklığın Yeri Neden Önemlidir?

Bölmenin zar benzeri kesiminde bulunan açıklıklar en sık görülen türdür ve bir bölümü kendiliğinden kapanabilir; bu bölge kapaklara komşu olduğu için aort kapağında sarkma ve kaçak eşlik edebilir. Kas bölümündeki açıklıkların kendiliğinden kapanma olasılığı daha yüksektir ve birden fazla olabilir. Büyük damarların çıkışına yakın yerleşen açıklıklarda aort kapağı etkilenme olasılığı yüksektir ve kendiliğinden kapanma beklenmez. Kapakların altındaki bölgeye yerleşen açıklıklar ise kapak yapılarıyla ilişkili olduğundan ayrı bir grup oluşturur. Bu nedenle değerlendirmede yalnız açıklığın çapı değil, tam olarak nerede bulunduğu da belirlenir.

Karıncıklar Arasındaki Delik Neden Oluşur?

Açıklık, anne karnındaki gelişim sırasında karıncıklar arası bölmenin tam olarak birleşmemesiyle oluşur. Çoğu olguda belirli bir neden gösterilemez.

Katkıda Bulunan Etkenler

  • Kalıtsal yatkınlık: Ailede doğumsal kalp hastalığı bulunması riski artırır.
  • Genetik sendromlar: Bazı kalıtsal sendromlarda bu açıklık tablonun bir parçası olarak bulunur ve başka kalp yapısı farklılıkları eşlik eder.
  • Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar: Erken dönemde geçirilen bazı enfeksiyonlar kalp gelişimini etkileyebilir.
  • Gebelikte kullanılan ilaçlar ve maddeler: Belirli ilaçlar, alkol ve sigara kullanımı riski yükseltir.
  • Annede denetlenmemiş şeker hastalığı: Doğumsal kalp hastalığı olasılığını artırır.

Sonradan Oluşabilir mi?

Evet, seyrek de olsa sonradan oluşabilir. En sık neden, kalp krizi sırasında bölmenin bir bölümünün beslenmesinin bozulması ve dokunun yırtılmasıdır; bu tablo krizden günler sonra ortaya çıkabilir ve acil bir durumdur. Göğse alınan ağır darbeler ve kalp içi girişimler sırasında oluşan zedelenmeler de sonradan açıklığa yol açabilir. Kapak iltihabında, iltihabın bölmeye yayılmasıyla da açıklık gelişebilir. Bu nedenle erişkin yaşta yeni saptanan bir açıklıkta, doğumsal olup olmadığı sorgulanır.

Ventriküler Septal Defektin Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler açıklığın büyüklüğüne ve geçen kan miktarına bağlıdır. Küçük açıklıklar yaşam boyu yakınma yapmayabilir.

Bebeklik Döneminde

  • Beslenirken zorlanma: Emerken çabuk yorulma, sık ara verme ve terleme tipiktir.
  • Yetersiz kilo alımı: Büyüme eğrisinde gerileme görülür.
  • Hızlı ve zorlu solunum: Kaburga aralarının içeri çekilmesi eşlik edebilir.
  • Sık akciğer enfeksiyonu: Tekrarlayan bronşit ve zatürre görülür.
  • Üfürüm: Doğumdan sonraki ilk haftalarda duyulmaya başlar ve genellikle ilk bulgudur.
  • Huzursuzluk ve terleme: Özellikle beslenme ve ağlama sırasında belirginleşir.

Çocukluk ve Erişkin Döneminde

Küçük açıklığı olan çocuklar genellikle yakınmasızdır; tek bulgu muayenede duyulan üfürümdür. Orta ve büyük açıklıklarda eforla artan nefes darlığı, çabuk yorulma ve efor kapasitesinde düşüş görülür. Erişkin dönemde çarpıntı ve kalp yetmezliği bulguları eklenebilir. Akciğer damar basıncı yükselmişse dudaklarda ve tırnaklarda morarma ortaya çıkar; bu, geçişin yön değiştirdiğini gösteren ileri bir bulgudur. Bazı hastalarda ilk bulgu, kapakta gelişen iltihaba bağlı uzun süren ateş olabilir.

Doğumdan Sonra Belirtiler Neden Hemen Görülmez?

Doğumda akciğer damar direnci yüksektir; bu nedenle iki karıncık arasındaki basınç farkı azdır ve geçiş sınırlı kalır. İlk haftalarda direnç düştükçe soldan sağa geçiş artar ve belirtiler ortaya çıkar. Bu nedenle üfürüm ve beslenme güçlüğü genellikle doğumdan birkaç hafta sonra fark edilir.

Muayene Bulguları

Tipik bulgu, göğsün sol alt kenarında duyulan ve kasılma dönemi boyunca süren kaba bir üfürümdür. İlginç biçimde, küçük açıklıklarda üfürüm daha gürültülüdür; çünkü dar bir delikten geçen kan daha fazla türbülans oluşturur. Büyük açıklıklarda ise iki karıncık arasındaki basınç farkı azaldığı için üfürüm hafifleyebilir. Elin göğse konmasıyla hissedilen titreşim, açıklığın varlığını destekler. Akciğer damar basıncı yükseldiğinde kalbin ikinci sesi sertleşir ve üfürüm giderek azalır; bu değişim olumlu değil, aksine ilerlemeyi gösteren bir bulgudur.

Karıncıklar Arası Delik Hangi Tetkiklerle Anlaşılır?

Tanı görüntülemeyle konur; incelemelerin amacı açıklığın yerini, büyüklüğünü, geçen kan miktarını ve akciğer damar basıncını belirlemektir.

Temel İncelemeler

  • Ekokardiyografi: Açıklığın yeri ve çapı, geçişin yönü ve hızı, kalp odacıklarının ölçüleri, kapakların durumu ve akciğer atardamarındaki basınç değerlendirilir. Tanının temelidir.
  • EKG: Odacıklardaki yükün izleri ve ritim bozuklukları saptanır.
  • Akciğer grafisi: Kalp gölgesinin büyüklüğü ve akciğer damarlanmasının artışı görülür.
  • Yemek borusundan ekokardiyografi: Erişkinlerde ve kapak tutulumu kuşkusunda ayrıntılı değerlendirme sağlar.
  • Kardiyak MR: Geçen kan miktarını sayısal olarak ölçer ve odacık hacimlerini belirler.
  • Kalp kateterizasyonu: Akciğer damar basıncının ve direncinin ölçülmesi gerektiğinde yapılır; kapatmanın uygun olup olmadığını belirler.

Delik Kapanmazsa Kalpte ve Akciğer Damarlarında Ne Olur?

Akciğerlere yıllarca fazla kan gönderilmesi, akciğer damarlarının duvarında kalıcı değişikliklere yol açar. Sol kalp de fazladan dönen hacmi karşılamak zorunda kaldığı için genişler.

Başlıca Sonuçlar

  • Sol kalpte genişleme: Sol kulakçık ve karıncık büyür; zamanla kasılma gücü azalabilir.
  • Akciğer damarlarında basınç artışı: Damar duvarı kalınlaşır ve direnç yükselir.
  • Geçiş yönünün değişmesi: Direnç çok yükseldiğinde kan sağdan sola geçmeye başlar; morarma ortaya çıkar ve kapatma artık uygun olmaz.
  • Aort kapağında sarkma ve kaçak: Açıklık kapağa komşu bölgedeyse yaprakçık açıklığa doğru çekilebilir.
  • Kapak iltihabı: Hızlı akımın çarptığı yüzeylerde bakteri yerleşme olasılığı artar.
  • Büyüme geriliği: Bebeklerde enerji tüketiminin artması ve yetersiz beslenmeye bağlı gelişir.

Aort Kapağı Neden Etkilenebilir?

Bölmenin üst kesimindeki ve büyük damarların çıkışına yakın yerleşen açıklıklarda, aort kapağının bir yaprakçığı açıklığın hemen üzerinde yer alır. Açıklıktan geçen hızlı akım, bu yaprakçığı aşağı doğru çeker; zamanla yaprakçık sarkar ve kapakta kaçak gelişir. Sarkan yaprakçık açıklığı kısmen kapatabilir; bu, üfürümün azalmasına yol açarak yanıltıcı bir iyileşme izlenimi verebilir. Bu nedenle bu yerleşimdeki açıklıklarda izlem daha sıkı yapılır ve kapak sarkması saptandığında, açıklık küçük olsa bile kapatma gündeme gelir. Erken kapatma, kapaktaki kaçağın ilerlemesini önlemeyi amaçlar.

Tedavi Nasıl Planlanır?

Küçük açıklıklarda, sol kalp ölçüleri normalse ve akciğer damar basıncı yükselmemişse izlem yeterlidir; bu açıklıkların bir bölümü kendiliğinden kapanır. Orta ve büyük açıklıklarda, sol kalp genişlemişse ya da akciğer damar basıncı yükselmeye başlamışsa kapatma gerekir. Bebeklerde kalp yetmezliği bulguları ve büyüme geriliği varsa önce ilaç tedavisiyle durum düzeltilmeye çalışılır; yanıt alınamazsa ameliyat öne alınır. Kapatma en sık cerrahi olarak, bir yama ile yapılır; ayrıntılar VSD kapatma ameliyatı sayfasındadır. Bölmenin kas bölümündeki uygun yerleşimli açıklıklarda kateter yoluyla kapatma seçeneği değerlendirilebilir. Akciğer damar direnci çok yükselmiş hastalarda kapatma uygun bulunmaz ve tedavi bu yönde planlanır.

Bebeklerde İlaç Tedavisi Nasıl Yürütülür?

Büyük açıklığı olan ve kalp yetmezliği bulguları gelişen bebeklerde, ameliyat öncesinde ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedavi sıvı birikimini azaltan, kalbin yükünü hafifleten ve akciğerlerdeki konjesyonu gideren ilaçları kapsar. Amaç, bebeğin kilo alması ve ameliyata daha iyi bir durumda girmesidir. Beslenme desteği bu tedavinin ayrılmaz parçasıdır; kalori yoğunluğu artırılmış beslenme planlanır. İlaç tedavisiyle yeterli yanıt alınamaz ve büyüme sağlanamazsa ameliyat öne alınır. Bu süreçte bebek yakın aralıklarla tartılır ve izlenir.

Muayeneye Gelirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Çocuklarda büyüme eğrisi kayıtları ve beslenme bilgileri getirilmelidir; kilo alımı kapatma kararını etkileyen önemli bir ölçüttür. Önceki ekokardiyografi raporları, açıklığın çapındaki ve kalp ölçülerindeki değişimi göstermesi bakımından değerlidir. Erişkinlerde yakınmaların hangi etkinlikte ortaya çıktığı ve yürüme mesafesindeki değişiklik not edilmelidir. Ailede doğumsal kalp hastalığı öyküsü varsa paylaşılmalıdır. Planlanan diş işlemleri ve geçirilmiş ateşli hastalıklar da bildirilmelidir.

Günlük Yaşamda Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Küçük açıklığı olan ve kalp ölçüleri normal olan kişilerde etkinlik genellikle kısıtlanmaz.
  • Akciğer damar basıncı yükselmiş hastalarda zorlayıcı sporlar sınırlanır.
  • Diş ve ağız bakımı bu hastalarda ayrı bir önem taşır; kapakta enfeksiyon yerleşme olasılığı artmıştır.
  • Kanamalı işlemler öncesinde durum hekime bildirilmeli, koruyucu tedavi değerlendirilmelidir.
  • Bebeklerde beslenme sık ve kısa öğünler halinde düzenlenir; gerektiğinde kalori desteği verilir.
  • Gebelik planlayan kişilerde açıklık ve akciğer damar basıncı gebelik öncesinde değerlendirilmelidir.
  • Çocuklarda aşı takvimi olağan biçimde sürdürülür; ek koruyucu aşılar hekime sorulur.

Kapatma Sonrası Ne Beklenir?

Açıklık kapatıldığında akciğerlere giden fazladan kan ortadan kalkar; genişlemiş kalp odacıkları zamanla küçülmeye başlar ve akciğer damarlarındaki basınç geriler. Bebeklerde beslenme rahatlar ve kilo alımı hızlanır. Erişkinlerde efor kapasitesinde artış görülür. Akciğer damar basıncı uzun süredir yüksek olan hastalarda düzelme sınırlı kalabilir; bu nedenle izlem sürdürülür.

Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

  • Bebeklerde beslenirken terleme, hızlı solunum ve kilo alamama
  • Eforla artan ve giderek belirginleşen nefes darlığı
  • Dudaklarda ya da tırnaklarda morarmanın yeni başlaması
  • Yeni başlayan düzensiz çarpıntı
  • Açıklanamayan ve birkaç günden uzun süren ateş
  • Bacaklarda şişlik ve karında gerginlik
  • Sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları

Karıncıklar arasındaki açıklıkta sonuç, büyük ölçüde kapatmanın zamanında yapılmasına bağlıdır. Akciğer damarlarındaki değişiklikler kalıcı hale gelmeden karar verilmesi, uzun dönem sonucu belirleyen en önemli etkendir; bu nedenle izlem aksatılmamalıdır. Kapatma sonrasında da düzenli kontroller sürdürülür; kapak durumu ve akciğer damar basıncı bu dönemde ayrıca değerlendirilir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Karıncıklar arası delik bebeklikte kendiliğinden kapanabilir mi?
Evet, kapanabilir. Küçük açıklıkların önemli bir bölümü, özellikle bölmenin kas kesiminde bulunanlar, ilk yıllar içinde kendiliğinden kapanır ya da belirgin biçimde küçülür. Kapanma, çevre dokunun büyümesi ve açıklığın kenarlarının birleşmesiyle olur. Orta ve büyük açıklıklarda kendiliğinden kapanma beklentisi düşüktür. Bu nedenle küçük açıklıklarda izlem tercih edilir; kapanma olmazsa ve kalp ölçüleri etkilenmezse yaşam boyu izlem sürdürülebilir.
Bebeğimin emerken terlemesi bu delikle ilgili olabilir mi?
Evet, olabilir. Beslenmek bebek için bir efordur; açıklık nedeniyle kalbin yaptığı iş arttığında bu efor sırasında terleme, hızlı solunum ve sık ara verme görülür. Bebek yeterince süt alamadan yorulur ve öğünler uzar. Bu tablo yetersiz kilo alımıyla birlikte olduğunda doğumsal bir kalp sorunu akla gelmelidir. Değerlendirmede muayenede üfürüm aranır ve kalp ultrasonu istenir. Beslenme, sık ve kısa öğünler halinde düzenlenerek desteklenir.
Küçük bir delik ömür boyu sorun çıkarmaz mı?
Çoğu zaman sorun çıkarmaz; ancak izlemsiz bırakılmaz. Küçük bir açıklıktan geçen kan miktarı azdır ve kalp ölçüleri etkilenmez. Buna karşılık iki nokta gözetilir: hızlı akımın çarptığı yüzeylerde kapak iltihabı gelişme olasılığı artar ve bazı yerleşimlerde aort kapağında sarkma ile kaçak gelişebilir. Bu nedenle küçük açıklığı olan kişilerde diş sağlığına özen gösterilmesi ve belirli aralıklarla kontrol yapılması önerilir. Yeni yakınma ortaya çıkarsa değerlendirme yenilenir.
Karıncıklar arası deliği olan çocukta büyüme geriliği görülür mü?
Evet, görülür. Büyük açıklığı olan çocuklarda kalbin yaptığı iş arttığı için enerji tüketimi yükselir; aynı zamanda beslenirken çabuk yoruldukları için yeterli besin alamazlar. Sık akciğer enfeksiyonları da beslenmeyi bozar. Bu etkenler bir araya geldiğinde kilo alımı yavaşlar ve boy uzaması etkilenir. Büyüme eğrisindeki gerileme, kapatma kararını etkileyen önemli bir ölçüttür. Açıklık kapatıldığında büyüme genellikle hızla toparlanır.
Karıncıklar arası delik kalp krizinden sonra da oluşur mu?
Evet, oluşabilir. Kalp krizi sırasında karıncıklar arası bölmenin bir bölümünün beslenmesi bozulursa doku zayıflar ve yırtılabilir; bu tablo krizden günler sonra ortaya çıkabilir. Sonuçta aniden soldan sağa geçiş başlar, yeni bir üfürüm duyulur ve hasta hızla kötüleşir. Bu durum acil bir tablodur ve ivedi değerlendirme gerektirir. Doğumsal açıklıktan farklı olarak kalp kası zaten hasarlıdır; bu nedenle yönetimi daha karmaşıktır. Krizden sonra yeni ortaya çıkan üfürüm bu açıdan değerlendirilir.
Karıncıklar arası deliği olan bebekte üfürüm neden erken fark edilir?
Üfürümün erken fark edilmesinin nedeni, iki karıncık arasındaki basınç farkının büyük olmasıdır. Kan yüksek basınçla ve hızla dar bir delikten geçtiği için belirgin bir türbülans oluşur; bu, kaba ve kolay duyulan bir üfürüme yol açar. Doğumdan sonraki ilk haftalarda akciğer damar direnci düştükçe geçiş artar ve üfürüm belirginleşir. İlginç biçimde küçük açıklıklarda üfürüm daha gürültülüdür. Büyük açıklıklarda basınç farkı azaldığı için üfürüm hafifleyebilir ve bu, yanıltıcı olabilir.
Karıncıklar arası deliği olan erişkin spor yapabilir mi?
Küçük açıklığı olan, kalp ölçüleri normal ve akciğer damar basıncı yükselmemiş erişkinlerde spor genellikle kısıtlanmaz. Orta ve büyük açıklığı olanlarda, kapatma planlanana kadar zorlayıcı yarışma sporları sınırlanabilir. Akciğer damar basıncı yükselmiş kişilerde kısıtlama belirgindir; bu hastalarda ağır efor sırasında geçişin yön değiştirmesi ve morarma görülebilir. Karar, ekokardiyografi ölçümleri ve gerektiğinde efor testiyle verilir. Kapatma sonrasında, iyileşme tamamlandığında kısıtlamalar çoğunlukla kaldırılır.
Bu delik akciğer basıncını yükseltir mi?
Evet, yükseltir. Açıklıktan geçen fazladan kan akciğer damarlarına gönderilir; yıllarca süren bu yük damar duvarında kalınlaşmaya ve dirençte artışa yol açar. Başlangıçta bu değişiklikler geri dönebilir; ancak uzun süre sürdüğünde kalıcı hale gelir. Direnç çok yükseldiğinde geçiş yön değiştirir ve morarma ortaya çıkar. Bu aşamada açıklığın kapatılması artık uygun olmaz. Bu nedenle büyük açıklıklarda kapatma erken dönemde planlanır.
Karıncıklar arası deliği olan kişide dudaklarda morarma neyi gösterir?
Morarma, oksijenden fakir kanın vücuda karışmaya başladığını gösterir ve ileri bir bulgudur. Akciğer damarlarındaki direnç sağ karıncık basıncını yükselttiğinde, kan açıklıktan sağdan sola geçmeye başlar; bu kan akciğerlere uğramadan vücuda gider. Morarma önce eforla, sonra dinlenirken belirginleşir. Bu aşamada açıklığın kapatılması uygun bulunmaz; kapatma, sağ karıncığın yükünü daha da artırır. Bu nedenle yeni başlayan morarma ivedi değerlendirme gerektirir.
Karıncıklar arası delik gebelik planını etkiler mi?
Etkileyebilir. Küçük açıklığı olan, kalp ölçüleri normal ve akciğer damar basıncı yükselmemiş kadınlar gebeliği genellikle yakınmasız tamamlar. Gebelikte kan hacmi arttığı için geçen kan miktarı da artar; büyük açıklığı olan kadınlarda izlem yakından yapılır. Akciğer damar basıncı yükselmiş ve geçişi yön değiştirmiş kadınlarda gebelik ciddi riskler taşır; bu durum önceden ayrıntılı olarak konuşulur. Bu nedenle gebelik planı öncesinde değerlendirme yapılmalı ve gerekiyorsa kapatma önceden planlanmalıdır. İzlem kardiyoloji ile kadın doğum tarafından birlikte yürütülür.
Bu delik ile kalp kapağı iltihabı arasında ilişki var mıdır?
Evet, ilişki vardır. Açıklıktan geçen hızlı kan akımı, çarptığı yüzeylerde iç örtüyü zedeler; bu zedelenmiş alanlar bakterilerin tutunması için elverişli bir zemin oluşturur. Bu nedenle bu kişilerde kapak iltihabı gelişme olasılığı toplumun genelinden yüksektir. Diş ve ağız bakımına özen gösterilmesi, kanamalı işlemler öncesinde durumun bildirilmesi ve koruyucu tedavinin değerlendirilmesi bu nedenle önerilir. Açıklanamayan ve birkaç günden uzun süren ateşte, antibiyotik başlanmadan önce başvurulmalıdır.
Karıncıklar arası deliği olan çocuk aşılarını normal takvimde yaptırabilir mi?
Evet, aşı takvimi olağan biçimde sürdürülür; doğumsal kalp hastalığı aşıların ertelenmesini gerektirmez. Aksine, bu çocuklarda enfeksiyonlar daha ağır seyredebildiği için aşıların zamanında yapılması özellikle önemlidir. Mevsimsel aşılar ve akciğer enfeksiyonlarına karşı koruyucu aşılar konusunda hekim önerisi alınır. Ameliyat planlanan çocuklarda aşı zamanlaması, ameliyat tarihiyle uyumlu olacak biçimde düzenlenebilir. Ateşli bir hastalık sırasında aşı ertelenir; bu kural tüm çocuklar için geçerlidir.
Karıncıklar arası delik ailede tekrar eder mi?
Evet, tekrarlayabilir. Doğumsal kalp hastalıklarında ailesel yatkınlık bilinmektedir; etkilenen bir kişinin kardeşlerinde ve çocuklarında bu tür bir sorunun görülme olasılığı toplumun genelinden yüksektir. Bazı kalıtsal sendromlarda bu açıklık tablonun bir parçası olarak ortaya çıkar ve başka organ bulguları eşlik eder. Bu nedenle ailede birden fazla kişide doğumsal kalp hastalığı varsa genetik danışmanlık önerilir. Gebelik planlayan kişilerde bebeğin kalbinin anne karnında değerlendirilmesi istenebilir.
Bu deliği olan kişi hangi aralıklarla kontrol edilmelidir?
Kontrol aralığı, açıklığın büyüklüğüne ve kalp ölçülerine göre belirlenir. Küçük açıklığı olan, kalp ölçüleri normal ve yakınması bulunmayan kişilerde kontroller seyrek aralıklarla yapılır. Orta ve büyük açıklığı olanlarda, kalp odacıkları genişlemişse ya da akciğer damar basıncı yükselmeye başlamışsa aralık kısalır. Bebeklerde kapanma olasılığı izlendiği için kontroller ilk yıllarda daha sıktır. Aort kapağında sarkma bulunan hastalarda da izlem sıklaştırılır. Yeni yakınma ortaya çıktığında randevu beklenmeden başvurulmalıdır.
Karıncıklar arası deliği olan bebekte beslenme nasıl düzenlenir?
Beslenme, bebeğin harcadığı eforu azaltacak ve aldığı kaloriyi artıracak biçimde düzenlenir. Öğünler sık ve kısa tutulur; bebek yorulmadan önce ara verilir. Emzirme sürdürülür; gerekirse sağılmış süt ya da mama ile desteklenir. Kalori yoğunluğu artırılmış beslenme, kilo alımını hızlandırmak için gündeme gelebilir. Beslenirken bebeğin dik açıda tutulması ve sık gaz çıkarılması yorulmayı azaltır. Ağır olgularda, ağızdan beslenme yeterli olmadığında sonda ile besleme geçici olarak planlanabilir; bu karar çocuk hekimiyle birlikte verilir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Congenital Heart Defects
  2. MedlinePlus — Congenital Heart Defects
  3. PubMed — Congenital heart defect repair
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Congenital Heart Disease