İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Buerger Hastalığı (Tromboanjiitis Obliterans)

Genç yaşta, sigara içen kişilerde el ve ayak damarlarının iltihaplanarak tıkanması. Sigaranın tümüyle bırakılması tedavinin temelidir.

El ve ayaklardaki küçük ve orta çaplı atardamarlar ile yüzeyel toplardamarların iltihaplanıp tıkanmasıyla seyreden bir hastalıktır. Damar sertliğinden farklı olarak duvarda plak birikmez; damar duvarının tüm katmanlarını tutan bir iltihap gelişir ve damarın içi pıhtıyla dolar. Hastalığın en belirgin özelliği, tütün kullanımıyla doğrudan ilişkili olmasıdır; tütün bırakılmadığı sürece hiçbir tedavi kalıcı sonuç vermez.

Tromboanjiitis Obliterans Nedir, Damarlarda Ne Olur?

Bu hastalıkta damar duvarı, bir iltihap sürecinin hedefi haline gelir. Süreç, damarın iç yüzeyinde başlar ve tüm katmanlara yayılır.

Damarda Hangi Değişiklikler Olur?

Damar duvarının tüm katmanlarını tutan bir iltihap gelişir; damarın içi, iltihap hücreleri içeren bir pıhtıyla dolar. Bu pıhtı, damar sertliğinde görülen pıhtıdan farklıdır; içinde iltihap hücreleri ve mikro apse benzeri odaklar bulunur. Önemli bir özellik, damar duvarının iç yapısının büyük ölçüde korunmasıdır; duvar yıkıma uğramaz, bu nedenle damar genişlemesi ve kireçlenme görülmez. Zamanla pıhtı organize olur, damar lif dokusuyla dolar ve tıkanır; çevresinde tıkalı damarı saran ince yeni damarlar gelişir.

Hangi Damarlar Tutulur?

Hastalık, el ve ayaklardaki küçük ve orta çaplı damarları tutar: önkol ve bacaktaki damarlar ile bunların el ve ayaktaki dalları. Büyük damarlar, yani aort, kasık ve koltuk altı damarları genellikle korunur. Bu nedenle kasık ve dirsek düzeyindeki nabızlar alınırken, bilek ve ayak bileği düzeyindeki nabızlar kaybolur. Bu dağılım, hastalığı damar sertliğinden ayıran en önemli özelliklerden biridir. Ayrıca yüzeyel toplardamarlar da tutulur; bu, hastalığın ayırt edici bir başka bulgusudur.

Damar Sertliğinden Farkı

Damar sertliğinde plak, büyük damarların çatallanma bölgelerinde yoğunlaşır, kireçlenme görülür ve hastalık ileri yaşta ortaya çıkar. Bu hastalıkta ise küçük damarlar tutulur, kireçlenme olmaz, hastalık genç yaşta başlar ve genellikle hem el hem ayak birlikte etkilenir. Damar sertliği risk etkenleri, yani yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kan yağları yüksekliği bu kişilerde çoğu kez bulunmaz. Ayrıntılar damar sertliği sayfasındadır.

Bu Damar Hastalığı Neden Gelişir, Kimlerde Görülür?

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, tütünle ilişkisi kesin olarak gösterilmiştir.

Tütünün Rolü

Hastalık, tütün kullanmayan kişilerde neredeyse hiç görülmez. Tütün içindeki maddelerin damar duvarına karşı bir bağışıklık tepkisi başlattığı düşünülmektedir; bu tepki, duvarda iltihaba ve pıhtılaşmaya yol açar. İlişki doza bağlıdır: kullanım arttıkça hastalık daha ağır seyreder. En önemli nokta, bu ilişkinin sigarayla sınırlı olmamasıdır; nargile, pipo, sarma tütün, çiğneme tütünü ve elektronik ürünler de aynı etkiyi gösterir. Bu nedenle tedavinin temeli, tütünün her biçiminin tümüyle bırakılmasıdır.

Kimlerde Görülür?

  • Genellikle kırk yaşın altındaki kişilerde başlar
  • Erkeklerde daha sık görülür; ancak kadınlarda sigara kullanımının artmasıyla kadın oranı yükselmiştir
  • Tütün kullanımı olan kişilerde görülür
  • Bazı toplumlarda ve coğrafyalarda daha sık saptanır
  • Ailede benzer öykü bulunabilir; belirli doku gruplarıyla ilişki bildirilmiştir
  • Diş eti hastalıkları ve ağız iltihaplarıyla birliktelik dikkat çekmektedir

Hastalık Nasıl Seyreder?

Seyir atak ve sakin dönemler halindedir. Bir damar bölgesinde iltihap alevlenir, belirtiler ortaya çıkar; ardından bir süre sakin bir dönem gelir. Tütün kullanımı sürdüğü sürece ataklar yinelenir ve her atakta yeni bir damar bölgesi tutulur. Tütün bırakıldığında ataklar büyük ölçüde durur; bu, hastalığın seyrini değiştiren tek etkendir. Bırakılmadığında hastalık ilerleyerek doku kaybına ve uzuv kaybına kadar gidebilir.

Tromboanjiitis Obliteransın Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler el ve ayaklarda yoğunlaşır; hastaların önemli bir bölümünde hem üst hem alt uçlar etkilenir.

Başlıca Belirtiler

  • Parmaklarda soğukluk ve renk değişikliği: Soğukta beyazlaşma, sonra morarma ve kızarma
  • Yürürken ayak tabanında ve ayak kavsinde ağrı: Baldırda değil ayakta hissedilmesi tipiktir
  • Dinlenmede süren ağrı: Özellikle geceleri, parmaklarda yoğunlaşan şiddetli ağrı
  • Parmak uçlarında iyileşmeyen yaralar: Küçük başlar, çok ağrılıdır ve geç kapanır
  • Parmaklarda kararma ve doku kaybı
  • Uyuşma ve karıncalanma
  • Soğuğa karşı belirgin duyarlılık

Ağrının Niteliği

Bu hastalıkta ağrı, damar hastalıkları içinde en şiddetli olanlardan biridir ve kişinin yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiler. Erken dönemde yürürken ayakta ortaya çıkar; baldırda değil ayak tabanında ve ayak kavsinde hissedilmesi tipiktir, çünkü tutulan damarlar ayaktakilerdir. İlerleyen dönemde ağrı dinlenmede de sürer ve özellikle geceleri şiddetlenir; kişi bacağını yataktan sarkıtarak ya da oturarak uyumaya çalışır. Yaralar ortaya çıktığında ağrı daha da artar. Bu ağrı olağan ağrı kesicilere sınırlı yanıt verir; çünkü nedeni dokunun oksijensiz kalmasıdır. Bu nedenle ağrı tedavisi ayrı bir başlık olarak ele alınır.

Gezici Toplardamar İltihabı

Bu hastalığın ayırt edici bulgularından biridir. Kol ya da bacakta, cilt altındaki yüzeyel bir toplardamarın seyri boyunca kızarık, sert, ısı artışı gösteren ve ağrılı bir şerit ortaya çıkar. Birkaç gün içinde geriler; ancak kısa süre sonra başka bir bölgede benzer bir şerit belirir. Bu gezici nitelik tipiktir ve çoğu kez damar tıkanıklığı bulgularından önce ortaya çıkar. Bu nedenle genç bir kişide yineleyen ve yer değiştiren yüzeyel toplardamar iltihabı, bu hastalık açısından uyarıcı kabul edilir. Ayrıntılar yüzeyel ven trombozu sayfasındadır.

El ve Ayağın Birlikte Tutulması

Hastaların önemli bir bölümünde hem el hem ayak parmaklarında yakınma bulunur. Bu, damar sertliğinde beklenmeyen bir dağılımdır ve tanıyı destekler. El parmaklarında soğukluk, renk değişikliği, uyuşma ve ileri dönemde yara görülür; kişi ince işleri yapmakta zorlanır. Bu nedenle bacak yakınmasıyla başvuran her kişide eller de muayene edilir ve el damarları değerlendirilir.

Bu Damar Hastalığı Hangi Tetkiklerle Ayırt Edilir?

Bu hastalığın tanısını tek başına koyduran bir test yoktur; tanı, tipik bulguların varlığı ve diğer hastalıkların dışlanmasıyla konur.

Tanıyı Destekleyen Ölçütler

  • Kırk yaşın altında başlaması
  • Tütün kullanımı öyküsünün bulunması
  • El ve ayaklarda küçük damarların tutulması, büyük damarların korunması
  • Gezici yüzeyel toplardamar iltihabı öyküsü
  • Damar sertliği risk etkenlerinin bulunmaması
  • Pıhtı kaynağı olabilecek bir kalp hastalığının bulunmaması
  • Damar iltihabı yapan romatizmal hastalıkların dışlanmış olması

Yapılan İncelemeler

Doppler ultrason ile el ve ayak damarlarındaki akım değerlendirilir. Parmak basınçları ölçülür; bu ölçüm, küçük damar tutulumunu göstermede değerlidir. Görüntülemede, tıkalı damarın çevresinde onu saran ince ve kıvrımlı yeni damarlar görülür; bu görünüm tipiktir. Kan tetkiklerinde şeker, kan yağları, böbrek işlevleri, iltihap göstergeleri, romatizmal hastalık belirteçleri ve pıhtılaşma eğilimi araştırılır. Kalp kaynaklı pıhtıyı dışlamak için ekokardiyografi ve ritim kaydı yapılır. Kuşkulu durumlarda damardan alınan doku örneği tanıyı destekler.

Ayırıcı Tanı

Erken yaşta başlayan damar sertliği, damar iltihabı yapan romatizmal hastalıklar, soğukla tetiklenen parmak renk değişiklikleri, pıhtı atmaya yol açan kalp hastalıkları, pıhtılaşma eğilimi yaratan hastalıklar ve göğüs çıkışında sıkışma ayırt edilmesi gereken durumlardır. Bu ayrım önemlidir; çünkü tedavileri farklıdır. Ayrıntılar Raynaud fenomeni sayfasındadır.

Hastalık İlerlerse Ne Olur, Ne Zaman Hekime Başvurulmalıdır?

Tütün kullanımı sürdüğü sürece hastalık ilerler; parmaklarda doku kaybı ve uzuv kaybına kadar gidebilir.

Tedavinin Temeli

Tedavinin ilk ve en belirleyici adımı, tütünün her biçiminin tümüyle bırakılmasıdır. Bu, azaltma ya da hafif ürünlere geçme biçiminde olamaz; tam bırakma gerekir. Bırakma konusunda destek programları, danışmanlık ve gerektiğinde ilaç tedavisi önerilir; ancak nikotin içeren bırakma ürünleri bu hastalıkta dikkatle değerlendirilir. Pasif dumana maruz kalmaktan da kaçınılmalıdır. Bırakıldığında ataklar büyük ölçüde durur ve doku kaybı olasılığı belirgin biçimde azalır.

Tütün Bırakma Desteği

Bu hastalıkta bırakma, bir öneri değil tedavinin kendisidir; bu nedenle kişiye yalnız söylemekle yetinilmez, bırakma süreci planlanır. Bir bırakma tarihi belirlenir, tetikleyici durumlar önceden konuşulur ve yerine konacak davranışlar planlanır. Sigara bırakma polikliniklerinden destek alınması, danışmanlık görüşmeleri ve uygun kişilerde ilaç tedavisi önerilir; nikotin içeren ürünler bu hastalıkta ayrıca değerlendirilir. Evdeki diğer kişilerin de bırakması ya da ev içinde içmemesi istenir; pasif dumana maruz kalmak süreci olumsuz etkiler. Bırakma girişimi başarısız olduğunda yeniden denenir; her kontrolde konu yeniden ele alınır ve kişi suçlanmadan desteklenir.

Diğer Tedaviler

Küçük damarları genişleten ilaçlar, ağrının azaltılmasına ve yara iyileşmesine katkı sağlayabilir; damar içinden verilen belirli ilaçlar dinlenme ağrısı ve yarası olan kişilerde kullanılır. Pıhtı oluşumunu azaltan ilaçlar verilir. Ağrı tedavisi ayrı bir başlıktır ve gerektiğinde ağrı bölümüyle birlikte yürütülür. Yaralar düzenli olarak bakılır; enfeksiyon geliştiğinde antibiyotik verilir. Küçük damarlar tutulduğu için köprüleme ve stent uygulamaları çoğu kişide teknik olarak uygun değildir; ancak uygun damar bulunan seçilmiş kişilerde denenebilir. Sinir bloğu ve sempatik sinir girişimleri ağrı denetiminde seçenek oluşturabilir.

Uzun Dönemde Beklenenler

Tütün bırakıldığında hastalığın seyri belirgin biçimde değişir: ataklar durur, yeni damar tutulumları görülmez ve mevcut yaralar iyileşme şansı kazanır. Buna karşılık daha önce tıkanmış damarlar açılmaz; bu nedenle soğuk duyarlılığı ve belirli düzeyde yakınma sürebilir. Bırakmayan kişilerde hastalık basamak basamak ilerler; parmaklarda doku kaybı gelişir ve zaman içinde parmak ya da ayak düzeyinde işlemler gerekebilir. Bu kişilerde uzuv kaybı, tütün kullanımı sürdükçe yinelenir. Bu nedenle tedavi planının merkezinde her zaman tütünün bırakılması yer alır ve bu konudaki destek her kontrolde yinelenir.

Günlük Yaşamda Dikkat Edilecekler

  • Eller ve ayaklar soğuktan korunmalı, eldiven ve kalın çorap kullanılmalıdır
  • Sıcak su torbası ve doğrudan ısıtma uygulanmamalıdır; his azalmışsa yanık gelişebilir
  • Ayakkabı sıkmamalı, içi dikişsiz olmalı ve giyilmeden önce elle kontrol edilmelidir
  • Çıplak ayakla yürünmemelidir
  • Tırnaklar düz kesilmeli, nasır kendi kendine kesilmemelidir
  • Eller ve ayaklar her gün gözle kontrol edilmelidir
  • Küçük kesik ve sıyrıklar bile önemsenmeli, temiz tutulmalıdır

Bu hastalıkta ağız ve diş sağlığı da önemsenir; diş eti hastalıkları ve ağız içi iltihaplarla birliktelik dikkat çekmektedir. Düzenli diş bakımı ve diş hekimi kontrolleri önerilir. Ayrıca düzenli yürüyüş, yan dolaşımın gelişmesine katkı sağlar; program kişinin yakınmalarına göre düzenlenir ve yara varsa yaraya basmayacak biçimde uyarlanır.

Hangi Belirtilerde Başvurulmalıdır?

Parmakta yeni bir yara açılması, mevcut yaranın büyümesi, kızarıklık, akıntı, kötü koku ve ateş gecikmeden değerlendirilmelidir. Parmakta kararma, dinlenmede süren ve uykuyu bozan ağrı, elin ya da ayağın ani soğuması, solması ve güç kaybı acil sayılır. Kol ya da bacakta damar boyunca uzanan kızarık, sert ve ağrılı bir şerit ortaya çıktığında da başvurulmalıdır. Bu hastalıkta izlem, yakınma olmasa bile belirli aralıklarla sürdürülür; her kontrolde tütün kullanımı sorgulanır, eller ve ayaklar muayene edilir, parmak basınçları ölçülür.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Bu hastalık genç erkeklerde neden daha sık görülür?
Bunun temel nedeni tütün kullanımının bu grupta daha yaygın ve daha erken yaşta başlamış olmasıdır; hastalık tütün kullanmayan kişilerde neredeyse hiç görülmez. Hastalığın başlangıç yaşı da bununla ilişkilidir: tütüne uzun süre maruz kalma genç erişkinlikte belirli bir eşiğe ulaşır ve tablo bu dönemde ortaya çıkar. Bunun yanında belirli doku gruplarının taşıyıcılarında hastalığın daha sık görüldüğü bildirilmiştir; bu, kalıtsal bir yatkınlığın da rol oynayabileceğini düşündürür. Son yıllarda kadınlarda sigara kullanımının artmasıyla birlikte kadın hasta oranı yükselmiştir; bu değişim, hastalığın erkeklere özgü olmadığını ve belirleyici etkenin tütün olduğunu göstermektedir.
Tütün kullanımı bırakılırsa hastalığın seyri değişir mi?
Evet, seyir belirgin biçimde değişir; tütünün bırakılması bu hastalıkta seyri değiştiren tek etkendir. Bırakıldığında iltihap atakları büyük ölçüde durur, yeni damar tutulumları görülmez, yaralar iyileşmeye başlar ve doku kaybı ile uzuv kaybı olasılığı belirgin biçimde azalır. Bu etki azaltmayla ya da hafif ürünlere geçmekle sağlanmaz; tam bırakma gerekir. Ayrıca yalnız sigara değil, nargile, pipo, sarma tütün, çiğneme tütünü ve elektronik ürünler de bırakılmalıdır; pasif dumana maruz kalmaktan da kaçınılmalıdır. Bırakma sonrası mevcut tıkanıklıklar geri dönmez, ancak hastalığın ilerlemesi durur. Bu nedenle bırakma, tedavinin kendisi olarak ele alınır.
El ve ayak parmaklarında birlikte şikâyet olması ne anlama gelir?
El ve ayak parmaklarında birlikte yakınma bulunması, bu hastalığı düşündüren önemli bir bulgudur. Damar sertliğinde tutulum çoğunlukla bacaklarla sınırlıdır; ellerin de etkilenmesi beklenmez. Bu hastalıkta ise küçük ve orta çaplı damarlar tutulduğu için hem el hem ayak parmakları etkilenir ve hastaların önemli bir bölümünde her iki bölgede birden yakınma bulunur. Bu nedenle bacak yakınmasıyla başvuran her kişide eller de muayene edilir: parmak renkleri, ısıları, nabızları ve yaralar değerlendirilir; parmak basınçları ölçülür. Ellerdeki tutulum hafif olabilir ve kişi tarafından önemsenmemiş olabilir; bu nedenle ayrıca sorgulanır.
Bu hastalıkta damar sertliğinden farklı olarak hangi damarlar tutulur?
Bu hastalıkta el ve ayaklardaki küçük ve orta çaplı damarlar tutulur: önkoldaki iki ana damar, bacaktaki damarlar ve bunların el ile ayaktaki dalları. Büyük damarlar, yani aort, kasık ve koltuk altı damarları genellikle korunur. Damar sertliğinde ise tutulum büyük damarların çatallanma bölgelerinde yoğunlaşır. Bu dağılım farkı muayenede doğrudan görülür: bu hastalıkta kasık ve dirsek nabızları alınırken bilek ve ayak bileği nabızları kaybolur. Ayrıca bu hastalıkta yüzeyel toplardamarlar da tutulur; damar sertliğinde böyle bir bulgu yoktur. Bir başka fark, damar duvarında kireçlenme ve genişleme görülmemesidir.
Parmak ucundaki küçük yara neden geç kapanır?
Çünkü yaranın bulunduğu bölgeye ulaşan kan miktarı çok azalmıştır. Yara iyileşmesi, dokuya oksijen, besin ve bağışıklık hücrelerinin ulaşmasını gerektirir; küçük damarlar tıkandığı için bu ulaşım sağlanamaz. Ayrıca bu hastalıkta tıkanıklık en uçtaki damarlarda yerleşir; yani yaranın hemen altındaki damar yatağı etkilenmiştir ve yan dolaşım gelişmesi güçtür. Buna tütün kullanımının sürmesi eklendiğinde iyileşme neredeyse olanaksız hale gelir; tütün damarları kasar ve iltihabı sürdürür. Bu nedenle yara bakımı tek başına yeterli değildir; tütünün bırakılması, dolaşımı destekleyen tedaviler ve enfeksiyon denetimi birlikte yürütülür. Yaralar çok ağrılıdır ve ağrı tedavisi ayrıca planlanır.
Bu hastalıkta yüzeyel toplardamarlarda gezici ağrı görülür mü?
Evet, görülür ve bu, hastalığın ayırt edici bulgularından biridir. Kol ya da bacakta, cilt altındaki yüzeyel bir toplardamarın seyri boyunca kızarık, sert, ısı artışı gösteren ve dokunmakla ağrılı bir şerit ortaya çıkar. Birkaç gün içinde geriler; ancak kısa süre sonra başka bir bölgede benzer bir şerit belirir. Bu yer değiştiren nitelik tipiktir ve hastalığın adındaki iltihap bileşenini yansıtır. Bu bulgu çoğu kez atardamar tıkanıklığı belirtilerinden önce ortaya çıkar; bu nedenle genç bir kişide yineleyen ve gezici yüzeyel toplardamar iltihabı, bu hastalık açısından uyarıcı kabul edilir ve tütün kullanımı sorgulanır.
Soğuk hava bu hastalıkta şikâyetleri neden artırır?
Soğuk, damarların kasılmasına yol açan güçlü bir uyarandır. Sağlıklı bir kişide bu kasılma geçicidir ve dolaşım kısa sürede normale döner. Bu hastalıkta ise damarlar zaten daralmış ya da tıkanmıştır; soğukla gelen ek kasılma, kalan az miktardaki akımı da azaltır ve doku oksijensiz kalır. Sonuçta parmaklarda ağrı, beyazlaşma, morarma ve uyuşma belirginleşir. Soğuk ayrıca var olan yaraların iyileşmesini geciktirir. Bu nedenle eller ve ayaklar soğuktan özenle korunmalı, eldiven ve kalın çorap kullanılmalıdır. Isıtma için sıcak su torbası ve doğrudan ısı kaynakları kullanılmamalıdır; his azalmışsa yanık gelişebilir ve bu, yeni bir yaraya yol açar.
Tromboanjiitis obliterans kadınlarda görülür mü?
Evet, görülür ve son yıllarda kadın hasta oranı belirgin biçimde artmıştır. Geçmişte hastalık neredeyse yalnız erkeklerde bildirilirken, kadınlarda sigara kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bu oran yükselmiştir. Bu değişim, hastalığın cinsiyete değil tütün kullanımına bağlı olduğunu açıkça göstermektedir. Kadınlarda hastalık aynı biçimde seyreder: el ve ayak parmaklarında soğukluk, renk değişikliği, dinlenme ağrısı ve yaralar görülür; gezici yüzeyel toplardamar iltihabı eşlik edebilir. Tanı ölçütleri de aynıdır. Bu nedenle genç bir kadında, damar sertliği risk etkenleri bulunmadan ortaya çıkan parmak yakınmalarında tütün kullanımı mutlaka sorgulanmalıdır.
Nargile ve dumansız tütün ürünleri de aynı etkiyi yapar mı?
Evet, aynı etkiyi yaparlar. Hastalığı tetikleyen, sigaranın kendisi değil içerdiği tütün ve bu tütünün oluşturduğu bağışıklık tepkisidir. Bu nedenle nargile, pipo, puro, sarma tütün, çiğneme tütünü ve burun tütünü de aynı sonuçları doğurur. Nargilenin zararsız olduğu yönündeki yaygın kanı doğru değildir; bir nargile seansında alınan duman miktarı çok yüksektir. Elektronik ürünler ve ısıtılmış tütün ürünleri de tütün ya da nikotin içerdikleri için güvenli kabul edilmez. Bu nedenle bırakma önerisi, tütünün her biçimini kapsar. Nikotin içeren bırakma ürünleri bile bu hastalıkta dikkatle değerlendirilir ve hekimle birlikte karar verilir.
Bu tanı hangi yaş aralığında konur?
Hastalık genellikle kırk yaşın altında başlar; en sık tanı konan aralık yirmili yaşların ortasından kırklı yaşların başına kadar uzanır. Kırk beş yaşın üzerinde ilk kez ortaya çıkan tablolarda önce damar sertliği düşünülür ve bu yönde araştırma yapılır. Yine de yaş tek başına ayırt edici değildir: genç yaşta ortaya çıkan her tablo bu hastalık değildir; erken yaşta başlayan damar sertliği, damar iltihabı yapan romatizmal hastalıklar, pıhtı atmaya yol açan kalp hastalıkları ve pıhtılaşma eğilimi yaratan durumlar da benzer bulgular verir. Bu nedenle tanı, yaşın yanı sıra tütün öyküsü, tutulan damarların dağılımı ve diğer hastalıkların dışlanmasıyla konur.
Hastalık atak ve sakin dönemler hâlinde mi seyreder?
Evet, hastalık atak ve sakin dönemler halinde seyreder. Bir damar bölgesinde iltihap alevlenir; o bölgede ağrı, renk değişikliği ve gezici toplardamar iltihabı ortaya çıkar. Ardından bir süre sakin bir dönem gelir ve yakınmalar hafifler. Ancak tütün kullanımı sürdüğü sürece ataklar yinelenir ve her atakta yeni bir damar bölgesi tutulur; böylece hastalık basamak basamak ilerler. Ataklar arasında geçen süre kişiden kişiye ve tütün kullanımının yoğunluğuna göre değişir. Tütün bırakıldığında ataklar büyük ölçüde durur; bu, hastanın seyri üzerinde en belirleyici etkendir. Sakin dönemlerde yakınmaların azalması, hastalığın geçtiği anlamına gelmez.
Bu hastalıkta el parmaklarında renk değişikliği olur mu?
Evet, olur ve bu sık görülen bir bulgudur. El parmaklarında soğukla tetiklenen renk değişiklikleri görülebilir: önce beyazlaşma, ardından morarma ve ısınmayla birlikte kızarma. İleri dönemde parmak uçlarında sürekli morarma, solukluk ve kararma ortaya çıkar. Bu bulgulara soğukluk, uyuşma, karıncalanma ve parmak uçlarında ağrılı yaralar eşlik edebilir. Kişi ince işleri yapmakta, düğme iliklemekte ve nesneleri tutmakta zorlanabilir. El bulgularının varlığı tanıyı destekler; çünkü damar sertliğinde ellerin etkilenmesi beklenmez. Bu nedenle el parmaklarındaki renk değişiklikleri önemsenmeli ve soğukla tetiklenen diğer tablolardan ayırt edilmelidir.
Tromboanjiitis obliterans tanısı olan kişi hangi belirtide hemen başvurmalıdır?
Parmakta yeni bir yara açılması, mevcut yaranın büyümesi, çevresinde kızarıklık, akıntı, kötü koku ve ateş gecikmeden değerlendirilmelidir; bu bulgular enfeksiyonu düşündürür ve bu hastalıkta enfeksiyon hızla derinleşebilir. Parmakta kararma, dinlenmede süren ve uykuyu bozan şiddetli ağrı da beklenmeden bildirilmelidir. Elin ya da ayağın ani soğuması, solması, uyuşması ve güç kaybı acil sayılır. Kol veya bacakta damar boyunca uzanan kızarık, sert ve ağrılı bir şerit ortaya çıktığında da başvurulmalıdır. Ayrıca herhangi bir küçük kesik, sıyrık ya da yanık, bu kişilerde yaraya dönüşebileceği için önemsenmeli ve temiz tutularak değerlendirilmelidir.
Bu hastalıkta bacak nabızları alınır mı?
Bacak nabızları, hastalığın hangi damarları tuttuğuna göre değişir ve bu dağılım tanıda yol göstericidir. Kasık ve diz arkası nabızları genellikle alınır; çünkü bu hastalıkta büyük damarlar korunur. Buna karşılık ayak bileği düzeyindeki nabızlar, yani ayak sırtı ve iç bilek nabızları zayıflar ya da hiç alınamaz. Aynı biçimde kolda dirsek nabzı alınırken bilek nabızları kaybolabilir. Büyük damarların açık olmasına karşın uçtaki nabızların alınamaması, bu hastalığı damar sertliğinden ayıran belirgin bir muayene bulgusudur. Nabız alınamadığında el dopplerıyla akım dinlenir ve parmak basınçları ölçülür; bu ölçümler küçük damar tutulumunu göstermede değerlidir.
Tromboanjiitis obliterans tanısında takip hangi sıklıkla yapılır?
Takip sıklığı, hastalığın etkin olup olmadığına ve tütünün bırakılıp bırakılmadığına göre belirlenir. Tütünü bırakmış, yakınması gerilemiş ve yarası olmayan kişilerde kontroller daha seyrek yapılır. Tütün kullanımı süren, yeni atak geçiren, dinlenme ağrısı ya da açık yarası olan kişilerde ise izlem sıklaştırılır ve yara bakımı düzenli olarak sürdürülür. Her kontrolde tütün kullanımı açıkça sorgulanır; eller ve ayaklar gözle muayene edilir, nabızlar değerlendirilir ve parmak basınçları ölçülür. Gerektiğinde doppler ultrason yinelenir. Yara bulunan kişilerde kontroller haftalık olabilir. Ağrı denetimi ve ruhsal destek de izlemin parçasıdır; tütün bırakma desteği her görüşmede tekrarlanır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Peripheral Artery Disease
  2. MedlinePlus — Peripheral Arterial Disease
  3. PubMed — Peripheral artery disease revascularization
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Peripheral Arterial Disease