İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Böbrek Damarı Darlığı (Renal Arter Stenozu)

Böbreğe giden atardamarın daralması. İlaçlara yanıt vermeyen tansiyon yüksekliği ve böbrek işlevlerinde bozulmayla kendini gösterir.

Böbreklere kan taşıyan atardamarların daralmasına böbrek damarı darlığı denir. Böbrek, kendisine gelen kanın azaldığını algıladığında, bunu vücudun genel bir kan akımı düşüklüğü sanarak tansiyonu yükselten bir hormon dizisi başlatır. Bu nedenle tablonun ilk ve en belirgin sonucu, ilaçlarla denetlenemeyen yüksek tansiyondur. Darlık sürdükçe böbrek dokusu da küçülür ve işlev kaybı gelişir.

Böbrek Damarı Darlığı Nedir?

Böbrek damarı darlığı, karın aortundan ayrılıp böbreğe giden atardamarın iç çapının daralmasıdır. Darlık, damarın aorttan çıktığı bölgede ya da damarın orta bölümünde yerleşebilir; bu ayrım, nedeni ve tedaviyi belirler.

Böbrek Darlığa Nasıl Tepki Verir?

Böbreğe gelen kan azaldığında, böbrek içindeki özel hücreler bir hormon salgılar. Bu hormon bir dizi tepkimeyi başlatarak damarları kasar ve vücutta tuz ile su tutulmasını sağlar. Amaç, böbreğe giden kanı artırmaktır; ancak sonuç, tüm vücutta tansiyonun yükselmesidir. Darlık sürdükçe bu düzenek sürekli çalışır ve tansiyon ilaçlarla kolay kolay denetlenemez. Aynı hormon dizisi kalp kasının kalınlaşmasına ve kalp yetmezliğinin ilerlemesine de katkıda bulunur.

Böbrek Dokusuna Ne Olur?

Kan akımı uzun süre azalırsa böbrek dokusu yeterince beslenemez; süzme birimleri zamanla işlevini yitirir, doku büzüşür ve böbrek küçülür. Bu küçülme görüntülemede ölçülebilir ve tek taraflı darlıkta iki böbrek arasındaki boy farkı olarak dikkat çeker. Bu aşamada darlık açılsa bile işlev tümüyle geri gelmeyebilir; bu, erken tanının neden önemli olduğunu gösterir.

Tek Taraflı ve İki Taraflı Darlık Farkı

Darlık tek böbrekte ise, karşı böbrek sağlıklı olduğu için fazla tuz ve suyu atmayı sürdürür; bu kişilerde temel sorun yüksek tansiyondur ve böbrek değerleri uzun süre normal kalabilir. Darlık iki taraflıysa ya da kişinin tek böbreği varsa tablo değişir: vücutta tuz ve su birikir, ani akciğer ödemi atakları görülür ve böbrek değerleri bozulur. Bu ayrım, tedavi kararını doğrudan etkiler.

Böbrek Atardamarında Darlık Neden Gelişir?

İki ana neden vardır ve bunlar farklı yaş gruplarında, farklı biçimlerde görülür.

Damar Sertliği

En sık nedendir ve ileri yaşta görülür. Plak, damarın aorttan çıktığı bölgede yoğunlaşır; çünkü bu bölgede akım yön değiştirir ve damar duvarı zorlanır. Bu kişilerde damar hastalığı genellikle başka bölgelerde de bulunur: kalp damarları, boyun damarları ve bacak damarları. Sigara, yüksek tansiyon, kan yağları yüksekliği, şeker hastalığı ve ileri yaş başlıca risk etkenleridir. Ayrıntılar damar sertliği sayfasındadır.

Damar Duvarının Yapısal Hastalığı

Genç ve orta yaştaki kişilerde, özellikle kadınlarda görülen bir durumdur. Damar duvarındaki katmanlar düzensiz biçimde kalınlaşır ve incelir; sonuçta damar boyunca birbirini izleyen darlık ve genişleme alanları oluşur. Görüntülemede bu görünüm tespih tanesi dizisine benzetilir. Darlık, damarın çıkış bölgesinde değil orta ve uç bölümlerinde yerleşir. Bu tablo, damar sertliğinden farklı olarak balonla genişletmeye çok iyi yanıt verir ve tedavi sonrası tansiyon çoğu kişide belirgin biçimde düzelir.

Daha Seyrek Nedenler

  • Büyük damarları tutan romatizmal iltihabi hastalıklar
  • Damar duvarında ayrılmanın böbrek dalını tutması
  • Aortta ya da böbrek damarında genişleme
  • Damar dışından bası yapan kitleler
  • Işın tedavisi ve travma sonrası gelişen daralmalar
  • Böbrek nakli sonrasında dikiş hattında gelişen darlık

Böbrek Damarı Darlığında Tansiyon ve Böbrek Değerlerinde Hangi Değişiklikler Görülür?

Bu hastalığın kendine özgü bir yakınması yoktur; tanı, tansiyon ve kan değerlerindeki belirli örüntülerin fark edilmesiyle konur.

Tansiyonla İlgili Uyarıcı Bulgular

  • Üç ya da daha fazla ilaca karşın denetlenemeyen tansiyon
  • Daha önce denetim altındayken aniden yükselen tansiyon
  • Genç yaşta, ailede öykü olmadan başlayan tansiyon yüksekliği
  • İleri yaşta yeni başlayan ve hızla yükselen tansiyon
  • Tansiyon düşürücü belirli bir grup ilaç başlandıktan sonra böbrek değerlerinin bozulması
  • Tekrarlayan ve nedeni açıklanamayan ani akciğer ödemi atakları

Böbrek Değerlerindeki Değişiklikler

Kandaki böbrek işlev göstergeleri yükselir; bu yükselme sinsi olabilir ya da belirli ilaçlar başlandıktan sonra hızla ortaya çıkabilir. Kanda potasyum düzeyi düşebilir; bunun nedeni, hormon dizisinin böbrekten potasyum atılımını artırmasıdır. İdrarda protein saptanabilir ancak miktarı genellikle azdır. Ultrasonda iki böbrek arasında belirgin bir boy farkı görülmesi, küçük olan tarafta darlık bulunduğunu düşündürür.

Hastalık Neden Geç Fark Edilir?

Bu hastalığın kendine özgü bir yakınması yoktur; ne ağrı yapar ne idrar değişikliğiyle kendini gösterir. Yüksek tansiyon ise toplumda çok yaygın olduğu için, ilaçla denetlenemeyen bir tansiyon çoğu kez ilaç uyumsuzluğuna, tuz alımına ya da kilo fazlalığına bağlanır. Böbrek değerlerindeki yükselme, yaşa ve şeker hastalığına yorulabilir. Bu nedenle tanı, çoğu kez ancak belirli bir örüntü fark edildiğinde konur: genç yaşta başlayan tansiyon, ileri yaşta aniden yükselen tansiyon, belirli bir ilaç grubundan sonra bozulan böbrek değerleri, iki böbrek arasında boy farkı ve yineleyen ani akciğer ödemi atakları. Bu örüntülerin bilinmesi tanıyı öne çeker.

Muayene Bulguları

Karın üst bölgesinde ya da yan taraflarda steteskopla duyulan üfürüm, darlıktan geçen kanın sesi olabilir; ancak her kişide duyulmaz ve duyulması tek başına tanı koydurmaz. Bu kişilerde bacak nabızları, boyun damarları ve kalp muayenesi ayrıca yapılır; çünkü damar hastalığı çoğu kez yaygındır. Göz dibi incelemesinde uzun süreli yüksek tansiyonun izleri görülebilir.

Böbrek Atardamarındaki Darlık Hangi İncelemelerle Ortaya Konur?

Değerlendirmenin amacı, darlığı göstermek ve bu darlığın tansiyon ile böbrek sorunundan gerçekten sorumlu olup olmadığını anlamaktır.

Kullanılan Yöntemler

  • Böbrek doppler ultrasonu: İlk basamaktır; ışın ve ilaçlı madde içermez, akım hızlarını ölçer ve böbrek boyutlarını gösterir. Bağırsak gazı ve kilo fazlalığı incelemeyi güçleştirebilir.
  • BT anjiyografi: Damarın tamamını ayrıntılı gösterir; böbrek işlevleri yeterliyse tercih edilir.
  • Manyetik rezonans anjiyografi: Işın içermez; böbrek işlevleri sınırda olan kişilerde kullanılan madde açısından ayrıca değerlendirilir.
  • Kateterle anjiyografi: En ayrıntılı yöntemdir; girişim düşünülen kişilerde kullanılır ve aynı seansta tedavi yapılabilir.
  • Sintigrafi: Her iki böbreğin işlev payını ayrı ayrı gösterir.
  • Kan ve idrar tetkikleri: Böbrek işlevleri, kan tuzları ve idrarda protein değerlendirilir.

Darlığın Anlamlı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Görüntülemede darlık görülmesi, o darlığın tansiyondan sorumlu olduğu anlamına gelmez; özellikle ileri yaştaki kişilerde darlık, başka nedenlerle yükselmiş bir tansiyonun yanında rastlantısal olarak bulunabilir. Bu nedenle darlığın işlevsel olarak anlamlı olup olmadığı değerlendirilir: darlığın öncesinde ve sonrasında basınç ölçümü yapılabilir, böbrek boyutları karşılaştırılır ve her iki böbreğin işlev payı incelenir. Bu değerlendirme, gereksiz bir girişimden kaçınılmasını sağlar.

Diğer Damarların İncelenmesi

Damar sertliğine bağlı darlık saptanan kişilerde aynı süreç başka bölgelerde de bulunur. Bu nedenle karın aortu, bacak damarları, boyun damarları ve kalp damarları değerlendirilir. Genç yaşta ve damar duvarının yapısal hastalığı düşünülen kişilerde ise boyun damarları ve beyin damarları ayrıca incelenir; bu hastalık birden fazla damar bölgesini tutabilir ve beyin damarlarında balonlaşmaya yol açabilir.

Böbrek Damarı Darlığı İlerlerse Böbrekte Ne Olur?

Darlık ilerledikçe böbrek dokusu küçülür ve işlev kaybı kalıcı hale gelir; aynı dönemde tansiyonun denetlenmesi daha da güçleşir.

İlaç Tedavisi

Her kişide temel tedavi ilaçtır. Tansiyon, hedef değerlere getirilmeye çalışılır; kan yağlarını düşüren tedavi ve pıhtı oluşumunu azaltan ilaçlar verilir. Tansiyon ilaçlarının belirli bir grubu bu hastalıkta özel dikkat gerektirir: tek taraflı darlıkta kullanılabilir ve yararlıdır; iki taraflı darlıkta ya da tek böbrekli kişide böbrek değerlerini hızla bozabileceği için yakın izlemle verilir. Bu nedenle bu ilaçlar başlandıktan sonra kan değerleri kısa süre içinde kontrol edilir. Tuzun sınırlanması ve kilo denetimi tedavinin parçasıdır; sigara kesin olarak bırakılmalıdır.

Girişim Ne Zaman Gündeme Gelir?

Girişim, her darlıkta değil belirli durumlarda önerilir: ilaçlara karşın denetlenemeyen tansiyon, böbrek işlevlerinin ilerleyici biçimde bozulması, tekrarlayan ani akciğer ödemi atakları, tek böbrekte ileri darlık bulunması ve ilaçların yan etki nedeniyle kullanılamaması bu durumlara örnektir. Damar duvarının yapısal hastalığına bağlı darlıklarda girişim eşiği daha düşüktür; çünkü bu grupta sonuç belirgin biçimde iyidir.

Girişim Yöntemleri

Damar duvarının yapısal hastalığında, kasıktan girilerek darlığın balonla genişletilmesi çoğu kişide yeterlidir ve stent genellikle gerekmez. Damar sertliğine bağlı ve damarın çıkış bölgesinde yerleşen darlıklarda balonla birlikte stent yerleştirilir; ayrıntılar böbrek damarı darlığında stent sayfasındadır. Damar içinden girişimin uygun olmadığı, aortun da hastalıklı olduğu ya da aynı seansta aort ameliyatı yapılacak kişilerde cerrahi köprüleme yapılır.

Girişim Her Zaman Tansiyonu Düzeltir mi?

Hayır. Sonuç, darlığın nedenine, ne kadar süredir bulunduğuna ve böbrek dokusunun durumuna bağlıdır. Damar duvarının yapısal hastalığına bağlı darlıklarda, özellikle genç kişilerde ve kısa süredir tansiyonu yüksek olanlarda sonuç belirgin biçimde iyidir; tansiyon normale dönebilir ya da ilaç gereksinimi azalır. Damar sertliğine bağlı darlıklarda ise tansiyon çoğu kez tümüyle normale dönmez; çünkü bu kişilerde uzun süreli yüksek tansiyon damar duvarlarında kalıcı değişiklikler yapmıştır ve tansiyonun başka nedenleri de bulunur. Bu grupta girişimin hedefi, tansiyonu tümüyle düzeltmek değil, böbrek işlevini korumak ve ilaçla denetimi kolaylaştırmaktır. Bu beklenti kişiye önceden anlatılır.

Böbrek Nakli Olan Kişilerde Darlık

Nakledilen böbreğin damarı, alıcının leğen bölgesindeki bir atardamara dikilir. Bu dikiş hattında ya da hemen yakınında zamanla darlık gelişebilir. Tablo, nakilden aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkan ve ilaçlarla denetlenemeyen tansiyon yüksekliği, böbrek işlev göstergelerinde açıklanamayan yükselme ve bacaklarda şişlik biçiminde kendini gösterir; doku reddiyle karışabilir. Tanı doppler ultrasonla konur ve gerektiğinde görüntülemeyle doğrulanır. Tedavide çoğu kişide balonla genişletme ve stent yerleştirilmesi yeterli olur. Bu nedenle nakil sonrası izlemde böbrek damarının akımı düzenli olarak değerlendirilir.

İzlem ve Dikkat Edilecekler

Tansiyon evde düzenli ölçülür ve değerler kaydedilir; kontrollere getirilmesi istenir. Böbrek işlevleri ve kan tuzları belirli aralıklarla ölçülür; özellikle ilaç değişikliklerinden sonra yakın izlem yapılır. Böbrek boyutları ve damarların durumu doppler ultrasonla düzenli değerlendirilir; girişim yapılmışsa açıklık izlenir. Tuz sınırlaması sürdürülür, kilo denetlenir, düzenli yürüyüş önerilir. Ağrı kesici ilaçların bilinçsiz kullanımından kaçınılmalıdır; bu ilaçlar böbrek işlevlerini bozabilir. Görüntülemede ilaçlı madde kullanılacaksa böbrek işlevleri önceden bildirilmelidir.

Hangi Belirtilerde Başvurulmalıdır?

  • Tansiyonun aniden yükselmesi ve ilaçlarla düşmemesi
  • Ani başlayan şiddetli nefes darlığı ve oturarak nefes alma gereksinimi
  • İdrar miktarında belirgin azalma
  • Bacaklarda hızla artan şişlik ve kilo artışı
  • Şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve bilinç bulanıklığı
  • Yan ağrısı ve idrarda kan görülmesi
  • Halsizlik, bulantı ve iştahsızlığın hızla artması

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Birden fazla ilaçla kontrol edilemeyen tansiyon böbrek damarını düşündürür mü?
Evet, düşündürür ve bu, tanıya götüren en önemli ipuçlarından biridir. Uygun dozlarda ve farklı gruplardan seçilmiş üç ya da daha fazla ilaca karşın tansiyonun hedef değerlere inmemesi, tansiyonun altında düzeltilebilir bir neden bulunabileceğini akla getirir. Böbrek damarı darlığı bu nedenlerin başında gelir; çünkü darlık sürdükçe böbrek sürekli tansiyon yükseltici hormon salgılar ve ilaçlar bu düzeneği tam olarak baskılayamaz. Değerlendirmede önce ilaçların düzenli kullanılıp kullanılmadığı, tuz alımı ve ölçüm tekniği gözden geçirilir; bunlar dışlandıktan sonra böbrek damarları incelenir. Aynı değerlendirmede böbrek üstü bezi hastalıkları ve uykuda solunum durması da araştırılır.
Genç yaşta başlayan tansiyon yüksekliğinde bu darlık araştırılır mı?
Evet, araştırılır. Genç yaşta başlayan, ailede öykü bulunmayan ve hızla yükselen tansiyon, tansiyonun altında düzeltilebilir bir neden olabileceğini düşündürür. Bu yaş grubunda en sık karşılaşılan damar nedeni, damar duvarının yapısal hastalığıdır; bu tablo özellikle genç kadınlarda görülür ve damar boyunca birbirini izleyen darlık ile genişleme alanlarıyla kendini gösterir. Tanı konması önemlidir, çünkü bu grupta balonla genişletme çoğu kişide tansiyonu belirgin biçimde düzeltir ve ilaç gereksinimini azaltır ya da ortadan kaldırır. Bu nedenle genç yaşta başlayan tansiyon yüksekliğinde böbrek damarları doppler ile değerlendirilir ve gerektiğinde görüntüleme yapılır.
Böbrek damarı darlığı olan kişide akciğerde ani su toplanması görülür mü?
Evet, görülür ve bu, özellikle iki taraflı darlıkta ya da tek böbrekli kişilerde karşılaşılan tipik bir tablodur. Darlık nedeniyle vücutta tuz ve su birikir; buna tansiyonun ani yükselmesi eklendiğinde kalbin sol tarafı bu yükü karşılayamaz ve akciğerlere sıvı geçer. Tablo aniden başlar: şiddetli nefes darlığı, oturarak nefes alma gereksinimi, boğulma hissi ve köpüklü balgam görülür. Bu ataklar tekrarlayıcıdır ve kalp yapısı görünürde normal olan kişilerde bile ortaya çıkabilir; bu, dikkat çekici bir özelliktir. Bu nedenle nedeni açıklanamayan, yineleyen ani akciğer ödemi ataklarında böbrek damarları mutlaka araştırılmalıdır.
Karında duyulan üfürüm böbrek damarı darlığının işareti midir?
Karın üst bölgesinde ya da yan taraflarda steteskopla duyulan üfürüm, darlıktan geçen kanın oluşturduğu türbülansın sesi olabilir ve bu tanıyı destekleyen bir bulgudur. Sesin kalp kasılmasının yanı sıra gevşeme döneminde de sürmesi, darlığın belirgin olduğunu düşündürür. Buna karşılık üfürümün duyulmaması tanıyı dışlamaz; kilolu kişilerde, bağırsak gazının fazla olduğu durumlarda ve darlık çok ileri olduğunda ses duyulmayabilir. Tersine, karında duyulan her ses de böbrek damarından kaynaklanmaz; aort, bağırsak damarları ve komşu yapılar da benzer sesler oluşturabilir. Bu nedenle üfürüm, aranması gereken ancak tek başına yorumlanmaması gereken bir bulgudur.
Böbrek damarı darlığı olan kişide idrar miktarı azalır mı?
Tek taraflı darlıkta idrar miktarı genellikle azalmaz; karşı böbrek sağlıklı olduğu için işlevi üstlenir ve idrar çıkışı korunur. Buna karşılık iki taraflı darlıkta ya da kişinin tek böbreği bulunduğunda idrar miktarı azalabilir. Bu azalma özellikle belirli bir grup tansiyon ilacı başlandıktan sonra hızla ortaya çıkabilir; bu ilaçlar böbrek içindeki basınç dengesini değiştirerek süzme işlevini bozar. Bu nedenle bu ilaçlar başlandıktan kısa süre sonra kan değerleri ve idrar miktarı kontrol edilir. İdrar miktarında belirgin azalma, halsizlik, bulantı ve bacaklarda şişlikle birlikte olduğunda beklenmeden başvurulmalıdır.
Böbrek damarı darlığı tek böbrekte mi görülür?
Her iki biçimde de görülebilir. Damar sertliğine bağlı darlık çoğu kez iki taraflıdır; çünkü altta yatan hastalık yaygındır ve her iki damarın aorttan çıktığı bölge de aynı süreçten etkilenir. Ancak darlığın derecesi iki tarafta farklı olabilir. Damar duvarının yapısal hastalığına bağlı darlık ise daha sık tek taraflıdır, ancak bir bölüm kişide iki taraf da tutulur. Bu ayrım önemlidir: tek taraflı darlıkta karşı böbrek fazla tuz ve suyu atmayı sürdürdüğü için temel sorun tansiyondur; iki taraflı darlıkta ise tuz ve su birikir, ani akciğer ödemi atakları görülür ve böbrek değerleri bozulur. Tedavi kararı bu ayrıma göre verilir.
Böbrek damarı darlığında böbrek boyutu küçülür mü?
Evet, küçülür. Böbreğe gelen kan uzun süre azaldığında doku yeterince beslenemez; süzme birimleri işlevini yitirir, doku büzüşür ve böbreğin boyu kısalır. Bu küçülme ultrasonda ölçülebilir; tek taraflı darlıkta iki böbrek arasında belirgin bir boy farkı olarak dikkat çeker ve küçük olan tarafta darlık bulunduğunu düşündürür. Bu ölçüm, izlemde de kullanılır: kontrollerde boyun giderek kısalması, darlığın ilerlediğini ve girişimin gündeme gelmesi gerektiğini gösterir. Böbrek belirli bir düzeyin altına küçüldüğünde ve doku yapısı bozulduğunda, darlık açılsa bile işlev tümüyle geri gelmeyebilir; bu, erken tanının önemini gösterir.
Böbrek damarı darlığı olan kişide kan potasyum düzeyi neden izlenir?
Çünkü darlık nedeniyle başlayan hormon dizisi, böbrekten potasyum atılımını artırır. Sonuçta kanda potasyum düzeyi düşebilir; bu düşüklük kas güçsüzlüğü, kramp, halsizlik ve ritim bozukluklarına yol açabilir. Kanda potasyumun düşük olması, aynı zamanda tanıyı destekleyen bir ipucudur ve tansiyon yüksekliğiyle birlikte görüldüğünde araştırma gerektirir. Öte yandan tedavi sırasında tersi de olabilir: belirli bir grup tansiyon ilacı potasyumun yükselmesine neden olur ve bu, iki taraflı darlıkta daha belirgindir. Yüksek potasyum da kalp ritmini tehlikeli biçimde bozabilir. Bu iki yönlü risk nedeniyle kan tuzları düzenli ölçülür, özellikle ilaç değişikliklerinden sonra yakın izlem yapılır.
Böbrek damarı darlığı ileri yaşta neden daha sık görülür?
Çünkü ileri yaşta en sık neden damar sertliğidir ve bu hastalık yaşla birlikte ilerler. Yıllar içinde damar duvarında biriken yağ ve kireç, böbrek damarının aorttan çıktığı bölgede yoğunlaşır; bu bölgede akım yön değiştirdiği için damar duvarı zorlanır ve plak birikimi için elverişli hale gelir. Sigara, yüksek tansiyon, kan yağları yüksekliği ve şeker hastalığı bu süreci hızlandırır; bu etkenler de yaşla birlikte birikir. Ayrıca ileri yaştaki kişilerde damar hastalığı genellikle yaygındır; kalp, boyun ve bacak damarlarında hastalık saptanan kişilerde böbrek damarında da darlık bulunma olasılığı yüksektir. Bu nedenle bu gruplarda araştırma gündeme gelir.
Genç kadınlarda görülen böbrek damarı darlığı farklı mıdır?
Evet, farklıdır. Genç kadınlarda görülen darlığın nedeni çoğu kez damar sertliği değil, damar duvarının yapısal bir hastalığıdır. Bu tabloda damar duvarındaki katmanlar düzensiz biçimde kalınlaşır ve incelir; sonuçta damar boyunca birbirini izleyen darlık ve genişleme alanları oluşur ve görüntülemede tespih tanesi dizisine benzer bir görünüm ortaya çıkar. Darlık, damarın çıkış bölgesinde değil orta ve uç bölümlerinde yerleşir. Bu hastalık ilerleyici olabilir ancak damar sertliği kadar hızlı değildir. En önemli farkı tedaviye yanıtıdır: balonla genişletme çoğu kişide belirgin sonuç verir ve stent genellikle gerekmez; tansiyon düzelir ve ilaç gereksinimi azalır.
Böbrek damarı darlığı olan kişide diğer damarlar da incelenir mi?
Evet, incelenir. Damar sertliğine bağlı böbrek damarı darlığı saptanan bir kişide aynı sürecin başka bölgelerde de bulunma olasılığı yüksektir; bu nedenle karın aortu, bacak damarları, boyun damarları ve kalp damarları değerlendirilir. Bu değerlendirme hem eşlik eden hastalıkların erken saptanmasını sağlar hem girişim planını etkiler. Damar duvarının yapısal hastalığı düşünülen genç kişilerde ise inceleme farklı yönde genişletilir: bu hastalık boyun damarlarını, beyin damarlarını ve karın içindeki diğer damarları da tutabilir; beyin damarlarında balonlaşmaya yol açabileceği için bu bölge ayrıca görüntülenir. Her iki grupta da kan yağları ve şeker değerlendirilir.
Böbrek damarı darlığı olan kişide bacaklarda şişlik olur mu?
Olabilir. İki taraflı darlıkta ya da tek böbrekli kişilerde vücutta tuz ve su birikir; bu birikim bacaklarda şişlik olarak kendini gösterir. Aynı mekanizma akciğerlerde de sıvı toplanmasına yol açar ve nefes darlığı eklenir. Şişlik genellikle iki taraflıdır, gün içinde artar ve akşam belirginleşir; sabah yatak istirahati sonrası azalır. Ayrıca uzun süren yüksek tansiyon kalbin yapısını bozarak kalp yetmezliğine yol açabilir; bu da ödeme katkıda bulunur. Bacaklardaki şişliğin toplardamar kaynaklı nedenleri de bulunduğu için değerlendirme yapılır. Hızla artan şişlik, birkaç gün içinde belirgin kilo artışı ve nefes darlığı beklenmeden bildirilmelidir.
Bu tanıyı alan kişide tuz tüketimi neden önemlidir?
Çünkü bu hastalıkta vücutta tuz ve su tutulmasını sağlayan hormon dizisi sürekli çalışır. Alınan tuz, bu düzeneğin etkisini artırır: tansiyon daha da yükselir, vücutta sıvı birikir ve ilaçların etkisi azalır. Özellikle iki taraflı darlıkta ve tek böbrekli kişilerde fazla tuz, ani akciğer ödemi ataklarını tetikleyebilir. Bu nedenle tuz alımının sınırlanması, ilaç tedavisi kadar önemli bir basamaktır. Yemeklere sonradan tuz eklenmemesi yeterli değildir; asıl yük hazır gıdalardan, salamura ve turşudan, işlenmiş etlerden, hazır çorbalardan ve bazı peynirlerden gelir. Bu nedenle ürün etiketlerinin okunması ve bir beslenme uzmanından destek alınması önerilir.
Böbrek damarı darlığı olan kişide baş ağrısı görülür mü?
Görülebilir; ancak baş ağrısı bu hastalığın kendisine değil, yol açtığı yüksek tansiyona bağlıdır. Tansiyon çok yükseldiğinde ortaya çıkan baş ağrısı tipik olarak ensede hissedilir, sabahları daha belirgindir ve zonklayıcı niteliktedir. Bu ağrıya bulantı, görme bulanıklığı ve kulakta uğultu eşlik edebilir. Tansiyon düştüğünde ağrı geriler. Öte yandan baş ağrısının çok daha sık görülen başka nedenleri vardır ve tansiyonu yüksek olan herkeste baş ağrısı olmaz. Ani başlayan, çok şiddetli ve daha önce yaşananlardan farklı bir baş ağrısı, görme bozukluğu, bilinç bulanıklığı ya da nöbetle birlikte olduğunda acil bir tabloyu düşündürür ve beklenmeden başvurulmalıdır.
Böbrek damarı darlığında takip nasıl yapılır?
İzlem birkaç başlıkta yürütülür. Tansiyon evde düzenli ölçülür, değerler kaydedilir ve kontrollere getirilir; ölçümlerin aynı saatlerde ve uygun teknikle yapılması istenir. Böbrek işlev göstergeleri ve kan tuzları belirli aralıklarla ölçülür; ilaç değişikliklerinden sonra bu kontroller kısa süre içinde yinelenir. Böbrek boyutları ve damarlardaki akım doppler ultrasonla düzenli değerlendirilir; boyun kısalması ya da darlığın ilerlemesi girişim kararını etkiler. Girişim yapılmış kişilerde ilk inceleme işlemden kısa süre sonra yapılır ve sonraki karşılaştırmaların temeli olur. Aynı dönemde kan yağları, kan şekeri ve kilo izlenir; sigaranın bırakılması ve tuz sınırlaması sürdürülür.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. World Health Organization (WHO) — Cardiovascular Diseases
  2. NHLBI (NIH) — Heart and Vascular Diseases
  3. MedlinePlus — Heart Diseases
  4. PubMed — Cardiovascular surgery
  5. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiovascular Disease