İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Kalp Kası ve Yetmezlik Belirteçleri

Troponin

Kalp kası hasarını gösteren en duyarlı kan tetkiki. Tek ölçüm yeterli değildir; değerin zaman içindeki değişimi esas alınır.

Troponin, kalp kasının kasılmasını düzenleyen bir protein grubudur ve kalp kası hücreleri zarar gördüğünde kana karışır. Kandaki düzeyinin ölçülmesi, kalp kasında hasar bulunup bulunmadığını gösteren en duyarlı yöntemdir. Ölçüm basit bir kan alma işlemiyle yapılır; sonuç kısa sürede çıkar. Bugün kullanılan yöntemler çok küçük miktarları bile saptayabildiği için, hem kalp krizinin erken tanısında hem de başka nedenlerle gelişen kalp kası zorlanmasının gösterilmesinde kullanılır.

Troponin Nedir, Kalp Kasındaki Hasarı Kanda Nasıl Gösterir?

Troponin, kalp kası hücresinin içinde bulunur ve hücre zarar gördüğünde kana geçer.

Kalp Kasındaki Yeri

Kalp kası hücrelerinin içinde, kasılmayı sağlayan iplikçikler bulunur. Troponin bu iplikçiklerin üzerinde yer alır ve kasılmanın ne zaman başlayıp ne zaman duracağını düzenler. Sağlıklı koşullarda hücrenin içinde kalır; kana geçmez ya da çok küçük miktarlarda geçer. Kalp kası hücresi oksijensiz kaldığında ya da başka bir nedenle zarar gördüğünde hücre zarı bozulur ve içindeki troponin kana salınır. Bu nedenle kanda saptanan troponin, kalp kasında hücre düzeyinde bir zarar olduğunun göstergesidir.

Kalbe Özgü Olması

İskelet kaslarında da troponin bulunur; ancak kalp kasındaki biçimi yapısal olarak farklıdır. Ölçümde kullanılan yöntemler yalnız kalp kasına özgü biçimleri tanır; bu nedenle kol ya da bacak kasındaki bir zedelenme sonucu etkilemez. Bu özellik, troponini daha eski yöntemlerden ayıran en önemli üstün yanıdır; önceden kullanılan bazı ölçümler kas zedelenmelerinde de yükseldiği için karışıklığa yol açardı. Bugün kalp kası hasarının gösterilmesinde tercih edilen ölçüm troponindir.

Diğer Kalp Belirteçlerinden Farkı

Geçmişte kalp kası hasarını göstermek için başka kan tetkikleri kullanılırdı. Bunların ortak sorunu, iskelet kaslarındaki zedelenmelerde de yükselmeleri ve bu nedenle karışıklık yaratmalarıydı; ayrıca duyarlılıkları düşüktü ve küçük hasarları atlıyorlardı. Troponin bu iki soruna da çözüm getirir: yalnız kalp kasına özgüdür ve çok küçük hasarları bile gösterir. Bu nedenle bugün kalp kası hasarının gösterilmesinde tercih edilen ölçümdür. Eski tetkikler tümüyle terk edilmemiştir; belirli durumlarda, örneğin kalp krizinden kısa süre sonra yeni bir olay geliştiğinde, daha hızlı normale döndükleri için ek bilgi verebilirler. Ayrıntılar CK-MB sayfasındadır.

Zaman İçindeki Seyri

  • Kalp kası zarar görmeye başladıktan sonra kanda yükselmesi birkaç saat içinde başlar.
  • Yüksek duyarlıklı yöntemlerle bu artış çok daha erken saptanır.
  • Değer bir süre yükselmeyi sürdürür ve en yüksek noktaya ulaşır.
  • Ardından yavaş yavaş düşer; tümüyle normale dönmesi günler alabilir.
  • Bu yükselip düşme eğrisi, olayın ne zaman başladığı konusunda bilgi verir.
  • Kalıcı bir zorlanma varsa değer düşmez; sürekli hafif yüksek seyreder.

Hangi Şikâyet ve Durumlarda Troponin Bakılır?

Ölçüm, kalp kası hasarından kuşkulanılan her durumda istenir.

Yakınmalar

  • Göğüs ağrısı, göğüste baskı ya da sıkışma hissi
  • Kola, çeneye, sırta ya da omuza yayılan ağrı
  • Nefes darlığı
  • Soğuk terleme ve bulantı
  • Açıklanamayan bayılma ya da baygınlık hissi
  • Ani başlayan güçsüzlük ve halsizlik
  • Çarpıntı ve ritim düzensizliği
  • Şeker hastalarında ve ileri yaşta görülen belirsiz yakınmalar

Diğer Durumlar

  • Kalp yetmezliğinin ağırlaşması
  • Akciğer damarına pıhtı atma kuşkusu
  • Ana atardamarın duvarının yırtılması kuşkusu
  • Kalp kası ya da kalp zarı iltihabı
  • Ağır enfeksiyon ve kan zehirlenmesi tabloları
  • Kalp ameliyatı ve damar girişimi sonrası izlem
  • Ağır travma ve göğüs darbesi sonrası
  • Yüksek riskli kişilerde büyük ameliyat sonrası izlem

Göğüs Ağrısında Değerlendirme

Göğüs ağrısıyla başvuran bir kişide değerlendirme üç ayak üzerine kurulur: yakınmanın özellikleri, kalp filmi bulguları ve troponin düzeyi. Bu üçü birlikte ele alınır; hiçbiri tek başına yeterli değildir. Ağrının niteliği, ne kadar sürdüğü, neyle başladığı ve neyle geçtiği sorgulanır. Kalp filmi hemen çekilir ve belirli aralıklarla yinelenir. Troponin ise ilk başvuruda ve belirli bir süre sonra yeniden bakılır. Ayrıntılar kalp krizi sayfasındadır.

Troponin İçin Aç Kalmak veya Başka Bir Hazırlık Gerekir mi?

Bu ölçüm için özel bir hazırlık gerekmez.

Hazırlık Kuralları

  • Aç kalmak gerekmez; yemek yemiş olmanız sonucu etkilemez.
  • Günün herhangi bir saatinde bakılabilir.
  • İlaçlarınızı kesmeniz gerekmez.
  • Su içmenizde sakınca yoktur.
  • Kan kolunuzdaki bir toplardamardan alınır.
  • İşlem birkaç dakika sürer.
  • Sonuç genellikle kısa sürede çıkar.

Acil Durumda

Kalp krizi kuşkusu bulunan bir kişide hiçbir hazırlık beklenmez; kan hemen alınır. Bu durumda gecikme, tanının gecikmesi anlamına gelir ve tedavi zamanını uzatır. Göğüs ağrınız varsa, aç olup olmadığınızı düşünmeden ve ilaçlarınızı sorgulamadan başvurmanız gerekir. Kan alma işlemi, kalp filmi çekilmesiyle eş zamanlı yapılır. Aynı örnekten başka tetkikler de çalışılabilir; bu, ek kan alınmasını gereksiz kılar.

Ölçümü Etkileyebilecek Durumlar

Kan alma sırasında birkaç nokta sonucu etkileyebilir. Kanın kötü alınması ve alyuvarların parçalanması, bazı yöntemlerde yanlış sonuca yol açar. Örneğin kan tüpü çok sallanırsa ya da çok ince bir iğneyle zorlanarak alınırsa bu durum ortaya çıkar. Ayrıca kanda bulunan bazı antikorlar, ölçüm yöntemine karışarak yanlış yüksek değer verebilir; bu, ender görülen bir durumdur ve sonuç tabloya uymuyorsa akla gelir. Böyle bir kuşku varsa örnek yinelenir ya da farklı bir yöntemle çalışılır.

Troponin Nasıl Ölçülür, Tek Ölçüm mü Yoksa Tekrarlı Ölçüm mü Yapılır?

Ölçüm tek başına değil, belirli aralıklarla yinelenerek değerlendirilir.

Ölçüm Süreci

  • Kol toplardamarından bir tüp kan alınır.
  • Örnek laboratuvara gönderilir ve cihazda çalışılır.
  • Sonuç genellikle kısa sürede bildirilir.
  • Belirli bir süre sonra ikinci kan alınır.
  • İki değer arasındaki değişim hesaplanır.
  • Gerekirse üçüncü bir ölçüm yapılır.
  • Değerler kalp filmi ve yakınmalarla birlikte değerlendirilir.

Değişimin Önemi

Tek bir ölçüm, çoğu kez soruyu yanıtlamaz. Asıl bilgi, değerin zaman içindeki değişiminde gizlidir. Yeni gelişen bir kalp kası hasarında değer hızla yükselir; iki ölçüm arasında belirgin bir artış görülür. Buna karşılık böbrek yetmezliği ya da kalp yetmezliği gibi kalıcı bir nedene bağlı yükseklikte değer sabit kalır; belirgin bir değişim olmaz. Bu ayrım, akut bir olayı kronik bir yükseklikten ayırmanın temel yoludur. Bu nedenle ikinci ölçümün zamanında yapılması önemlidir ve kişi bu süre boyunca izlenir.

Hızlı Değerlendirme Yolları

Göğüs ağrısıyla başvuran kişilerin büyük bölümünde sonuçta kalp kaynaklı bir sorun bulunmaz. Bu kişilerin gereksiz yere uzun süre bekletilmemesi için hızlı değerlendirme yolları geliştirilmiştir. Bu yaklaşımda ilk kan başvuruda alınır, ikincisi kısa bir süre sonra alınır; her iki değer de belirli bir düzeyin altındaysa ve değişim yoksa kalp kası hasarı büyük ölçüde dışlanır. Bu yolun uygulanabilmesi yüksek duyarlıklı ölçüm yapılmasını gerektirir. Buna karşılık ağrısı süren, kalp filminde bulgu olan ya da yüksek risk taşıyan kişilerde bu kısa yol kullanılmaz; izlem sürdürülür ve değerlendirme derinleştirilir.

Yüksek Duyarlıklı Ölçüm

Bugün yaygın olarak kullanılan yöntemler, çok küçük miktarları bile saptayabilir. Bu, tanının çok daha erken konmasını sağlar; eskiden saatler sonra yakalanan bir yükseklik artık çok daha erken görülür. Böylece kişinin gereksiz yere uzun süre bekletilmesi önlenir. Buna karşılık bu duyarlılığın bir bedeli vardır: kalp dışı birçok durumda da hafif yükseklikler saptanır. Bu nedenle bulunan her yükseklik kalp krizi anlamına gelmez ve değerin ne kadar değiştiği önem kazanır.

Troponin Sonucu Neyi Gösterir, Tek Başına Kalp Krizi Tanısı Koydurur mu?

Sonuç kalp kasında hasar olduğunu gösterir; ancak bu hasarın nedenini söylemez.

Sonucun Anlamı

  • Normal sınırlarda ve değişmeyen değer, kalp kası hasarını büyük ölçüde dışlar.
  • Yükselen ve düşen bir eğri, yeni gelişen bir hasarı gösterir.
  • Sabit yüksek değer, kalıcı bir zorlanmayı düşündürür.
  • Çok yüksek değerler, geniş bir hasar alanını akla getirir.
  • Sınırda değerler, izlemin sürdürülmesini gerektirir.
  • Değerin düzeyi, hasarın büyüklüğü hakkında kaba bir fikir verir.

Sonuç Raporunda Yer Alanlar

Raporda ölçülen değer, kullanılan yöntem ve o yönteme ait sınır değer birlikte bildirilir. Yüksek duyarlıklı bir yöntem kullanıldıysa bu belirtilir; çünkü sonucun yorumu buna göre değişir. Birden fazla ölçüm yapıldıysa örneklerin alınma saatleri yazılır; değişimin hesaplanabilmesi için bu bilgi zorunludur. Kadın ve erkek için ayrı sınır değerler bildiren laboratuvarlar vardır. Örnekle ilgili bir sorun varsa, örneğin alyuvarlar parçalanmışsa bu da rapora yazılır. Bu ayrıntılar önemsiz görünse de sonucun doğru yorumlanmasını sağlar; bu nedenle raporunuzu saklamanız ve kontrollerinize getirmeniz istenir.

Tek Başına Yeterli Olmama Nedeni

Troponin, kalp kasında hasar olduğunu gösterir; ancak bu hasarın damar tıkanıklığından mı, kalp kası iltihabından mı, ağır enfeksiyondan mı yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığını söylemez. Kalp krizi tanısı, kalp kası hasarının damar tıkanıklığına bağlı olduğunun gösterilmesini gerektirir. Bu nedenle tanı; yakınmalar, kalp filmi bulguları, muayene ve gerektiğinde görüntüleme ile birlikte konur. Bir başka deyişle troponin bir kanıt parçasıdır, tanının kendisi değildir.

Yükselten Kalp Dışı Nedenler

  • Böbrek yetmezliği ve diyaliz
  • Akciğer damarına pıhtı atması
  • Ağır enfeksiyon ve kan zehirlenmesi
  • Kalp ritminin çok hızlanması
  • İleri kansızlık
  • Beyin kanaması ve ağır beyin olayları
  • Ağır travma ve yanık
  • Kalp kası ya da kalp zarı iltihabı
  • Kalp yetmezliğinin ağırlaşması

Kalp Kası İltihabında

Kalp kası iltihabı, çoğu kez bir virüs enfeksiyonundan sonra ortaya çıkar ve kalp kası hücrelerinin doğrudan zarar görmesine yol açar. Bu tabloda değer belirgin biçimde yükselir; yakınmalar göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı biçiminde olabilir ve kalp krizine çok benzeyebilir. Ayırt edilmesi önemlidir; çünkü tedavi tümüyle farklıdır. Genç yaşta olması, öncesinde ateşli bir hastalık geçirilmiş olması ve damar hastalığı risk etkenlerinin bulunmaması bu tanıyı düşündürür. Kesin ayrım için kalp ultrasonu, manyetik rezonans ve gerektiğinde anjiyografi kullanılır; ayrıntılar kalp zarı hastalıkları sayfasındadır.

Sonuca Göre Sonraki Adım

Değer normal ve yakınmalar kalp dışı bir nedeni düşündürüyorsa, o yönde araştırma sürdürülür. Değer yükseliyorsa ve kalp filmi belirgin bulgu veriyorsa, damarın hemen açılması için girişim planlanır. Değer yükseliyor ancak kalp filmi belirgin değilse, kişi izleme alınır; kalp ultrasonu çekilir ve duruma göre anjiyografi planlanır. Sabit yüksek değerlerde altta yatan neden araştırılır. Her durumda kan yağları, böbrek işlevleri ve kan sayımı değerlendirilir; ayrıntılar koroner anjiyografi sayfasındadır.

İzlemdeki Yeri

Ölçüm, yalnız tanı aşamasında değil izlemde de kullanılır. Kalp krizi geçiren bir kişide değerin en yüksek noktası ve düşüş hızı, hasarın büyüklüğü ve tedavinin etkisi hakkında bilgi verir. Girişim sonrası yeniden yükselme, yeni bir olayı düşündürür ve araştırılır. Kalp ameliyatı sonrasında belirli bir yükseklik beklenir; bunun üzerindeki değerler ise ek bir sorun olabileceğini gösterir. Bu nedenle ölçümler, önceki değerlerle karşılaştırılarak yorumlanır ve tek bir sayı üzerinden karar verilmez.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Troponinim yüksek çıktı ama göğüs ağrım yok, bu mümkün mü?
Evet, mümkündür ve düşünüldüğünden daha sık görülür. Bunun birkaç nedeni vardır. Birincisi, kalp krizi her zaman göğüs ağrısıyla ortaya çıkmaz; şeker hastalarında, ileri yaştaki kişilerde ve kadınlarda yalnız nefes darlığı, halsizlik, bulantı ya da terleme görülebilir. İkincisi, yükseklik kalp krizine bağlı olmayabilir; böbrek yetmezliği, ağır enfeksiyon, akciğer damarına pıhtı atması, ritim bozuklukları ve kalp yetmezliğinin ağırlaşması da bu değeri yükseltir. Üçüncüsü, bazı kişilerde değer kalıcı olarak hafif yüksek seyreder. Bu nedenle sonuç, yakınmalarınız, kalp filminiz ve muayene bulgularınızla birlikte değerlendirilir.
Değerin saatler sonra yeniden bakılması neden isteniyor?
Çünkü asıl bilgi tek bir sayıda değil, değerin zaman içindeki değişimindedir. Kalp kası zarar görmeye başladığında bu madde kana hemen tümüyle geçmez; düzeyi saatler içinde kademeli olarak yükselir. Bu nedenle çok erken alınan bir örnek henüz normal çıkabilir ve olay atlanabilir. İkinci ölçümde belirgin bir artış görülmesi, yeni gelişen bir hasarın kanıtıdır. Buna karşılık değer sabit kalıyorsa, yükseklik kalıcı bir nedene bağlıdır ve yeni bir olay düşünülmez. Bu ayrım, akut bir tabloyu kronik bir yükseklikten ayırmanın temel yoludur; bu nedenle bu süre boyunca izlenmeniz istenir.
Böbrek yetmezliğinde bu değerin sürekli yüksek seyretmesi ne anlama gelir?
Böbrek yetmezliği bulunan kişilerde bu değer çoğu kez kalıcı olarak hafif yüksek seyreder ve bu, kalp krizi anlamına gelmez. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, böbrekler bu maddenin kandan uzaklaştırılmasında rol oynar; işlevleri azaldığında madde kanda birikir. İkincisi, böbrek yetmezliği bulunanlarda kalp kası gerçekten de sürekli bir zorlanma altındadır; yüksek tansiyon, sıvı yükü ve kansızlık kalbi yorar. Bu nedenle bu kişilerde tek bir yüksek değer değil, önceki değerlere göre belirgin bir artış aranır. Kendi bazal değerinizin bilinmesi çok değerlidir; bu nedenle eski sonuçlarınızı saklamanız önerilir.
Kalp dışı hangi durumlarda yükselebilir?
Kalp dışı birçok durumda yükselebilir; bunların ortak yanı kalp kasını dolaylı olarak zorlamalarıdır. Başlıcaları şunlardır: böbrek yetmezliği ve diyaliz, akciğer damarına pıhtı atması, ağır enfeksiyon ve kan zehirlenmesi tabloları, kalp ritminin çok hızlanması, ileri kansızlık, beyin kanaması ve ağır beyin olayları, ağır travma ve yanık, ana atardamar duvarının yırtılması, kalp kası ve kalp zarı iltihabı, kalp yetmezliğinin ağırlaşması, ağır akciğer hastalıkları ve büyük ameliyatlar. Ayrıca aşırı yorucu dayanıklılık sporları sonrasında da geçici yükselme görülebilir. Bu nedenle yükseklik saptandığında, kalp damarları kadar bu olasılıklar da değerlendirilir.
Ağır spordan sonra yükselmesi olağan mıdır?
Evet, olağandır ve endişe edilecek bir durum olmayabilir. Uzun süreli ve yorucu dayanıklılık etkinliklerinden sonra, örneğin uzun mesafe koşularının ardından bu değerde geçici yükselme görülebilir. Bunun nedeni, kalp kasının uzun süre yüksek yükte çalışması ve hücrelerden bir miktar madde salınmasıdır; bu durum kalıcı hasar anlamına gelmez. Değer genellikle bir iki gün içinde kendiliğinden normale döner. Buna karşılık egzersiz sırasında ya da sonrasında göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma ya da olağandışı yorgunluk yaşadıysanız bu yükseklik hafife alınmamalı ve değerlendirme yapılmalıdır.
Kalp ameliyatından sonra yüksek çıkması beklenen bir şey midir?
Evet, kalp ameliyatından sonra belirli bir yükseklik beklenen bir durumdur ve tek başına sorun göstermez. Ameliyat sırasında kalp kası kaçınılmaz olarak bir miktar etkilenir; kalp durdurulur, korunur ve yeniden çalıştırılır, kalp kasına dikiş konur. Bu işlemler hücrelerden madde salınmasına yol açar. Bu nedenle ameliyat sonrası değerlendirmede, yükseklik olup olmadığına değil, ne kadar yüksek olduğuna ve nasıl seyrettiğine bakılır. Beklenen düzeyin belirgin biçimde üzerindeki değerler ya da düşmeye başladıktan sonra yeniden yükselme, bir damarın tıkandığını düşündürür ve araştırılır. Sonuçlar kalp filmi ve kalp ultrasonuyla birlikte değerlendirilir.
Farklı laboratuvarların sonuçları neden doğrudan karşılaştırılamaz?
Çünkü laboratuvarlar farklı ölçüm yöntemleri ve farklı cihazlar kullanır; bu yöntemler maddenin farklı bölümlerini tanır ve farklı birimlerde sonuç verir. Bu nedenle bir laboratuvarda yüksek sayılan bir değer, başka bir laboratuvarda normal sınırlar içinde olabilir. Her laboratuvar kendi yöntemine ait sınır değerleri bildirir; sonuç bu sınırlara göre yorumlanmalıdır. Ayrıca yüksek duyarlıklı yöntemlerle çalışan laboratuvarlar çok daha küçük birimler kullanır. Bu nedenle farklı yerlerde yapılan ölçümleri doğrudan karşılaştırmak yanıltıcı olur. İzlem gerektiren durumlarda ölçümlerin aynı laboratuvarda yapılması önerilir; eski sonuçlarınızı yanınızda getirmeniz de yararlıdır.
Yüksek duyarlıklı yöntemle ölçülmesi neyi değiştirir?
Yüksek duyarlıklı yöntemler, çok daha küçük miktarları saptayabilir ve bu, birkaç şeyi değiştirir. Birincisi, kalp kası hasarı çok daha erken yakalanır; eskiden saatler sonra görülebilen bir yükseklik artık çok daha erken saptanır. Bu, tanının hızlanmasını ve tedaviye erken başlanmasını sağlar. İkincisi, kalp krizi olmayan kişilerin daha kısa sürede ayırt edilerek gereksiz bekletilmemesi mümkün olur. Buna karşılık bu duyarlılığın bir bedeli vardır: kalp dışı birçok durumda da hafif yükseklikler saptanır. Bu nedenle bulunan her yükseklik kalp krizi anlamına gelmez ve değerin ne kadar değiştiği daha önemli hale gelir.
Değerim yükseldiyse mutlaka anjiyografi gerekir mi?
Hayır, her yükseklik anjiyografi gerektirmez. Karar, yüksekliğin nedenine ve genel tablonuza göre verilir. Yükseklik damar tıkanıklığına bağlı görünüyorsa, yani göğüs ağrınız varsa, değer hızla yükseliyorsa ve kalp filminizde bulgular varsa anjiyografi planlanır; bazı durumlarda hiç beklemeden yapılır. Buna karşılık yükseklik böbrek yetmezliği, ağır enfeksiyon, akciğer damarına pıhtı atması ya da kalp kası iltihabına bağlıysa, tedavi o nedene yönelir ve anjiyografi gerekmeyebilir. Bu ayrım için kalp ultrasonu, kalp filminin yinelenmesi ve kan tetkikleri kullanılır; bazı kişilerde tomografi ile damar filmi yeterli olabilir.
Değerin düşmeye başlaması iyileştiğim anlamına mı gelir?
Değerin düşmeye başlaması, yeni hücre zararının durduğunu gösterir ve olumlu bir işarettir; ancak iyileştiğiniz anlamına gelmez. Bu madde, hasar durduktan sonra kandan yavaş yavaş temizlenir; düşüş bu temizlenmenin yansımasıdır. Kalp kasında oluşmuş hasarın kendisi ise düşüşle birlikte ortadan kalkmaz; iyileşmesi haftalar alır ve kalıcı iz bırakabilir. Bu nedenle değerin düşmesi tedavinin sonlandırılması için bir gerekçe değildir. İzlem, kalp ultrasonuyla kalbin kasılma gücünün değerlendirilmesi, ilaç tedavisinin düzenlenmesi ve yaşam düzeni önerileriyle sürdürülür. Değerin düştükten sonra yeniden yükselmesi ise yeni bir olayı düşündürür.
Akciğer embolisinde de yükselebilir mi?
Evet, yükselebilir ve bu, önemli bir bulgudur. Akciğer damarına pıhtı attığında, kalbin sağ tarafı bu tıkanıklığın arkasındaki yüksek dirence karşı kan pompalamak zorunda kalır. Sağ kalp kası bu ani yük altında zorlanır ve hücrelerinden madde salınır. Bu nedenle yükseklik, sağ kalbin zorlandığını ve tablonun daha ağır olduğunu gösterir. Bu bilgi tedavi kararını etkiler; sağ kalp zorlanması bulunan kişilerde daha yakın izlem ve bazen daha güçlü tedavi planlanır. Bu durumda yükseklik kalp damarlarındaki bir tıkanıklığa değil, akciğerdeki soruna bağlıdır; bu nedenle ayırt edilmesi gerekir.
Eski bir kalp krizinden sonra kalıcı olarak yüksek kalır mı?
Hayır, eski bir kalp krizi tek başına kalıcı yüksekliğe yol açmaz. Olaydan sonra değer yükselir, en yüksek noktasına ulaşır ve ardından günler içinde normale döner. Kalp kasında kalan iz dokusu bu maddeyi salmaz; çünkü iz dokusunda canlı kalp kası hücresi bulunmaz. Buna karşılık kalp krizi geçirmiş kişilerde değer kalıcı olarak hafif yüksek seyredebilir; bunun nedeni eski olay değil, kalbin kasılma gücünün azalması ve kalan kas dokusunun sürekli zorlanmasıdır. Ayrıca böbrek işlevlerinde azalma da eşlik ediyorsa yükseklik sürer. Bu durumda önemli olan, değerin kendi olağan düzeyinizin üzerine çıkıp çıkmadığıdır.
Sonucum sınırda çıktı, taburcu olabilir miyim?
Sınırda bir sonuç tek başına taburculuk kararı verdirmez; bu karar birkaç bilgiye birlikte bakılarak verilir. Öncelikle ölçüm belirli bir süre sonra yinelenir; değer sabit kalıyorsa yeni bir kalp kası hasarı büyük ölçüde dışlanır, artıyorsa izlem sürdürülür. Bunun yanında yakınmalarınızın niteliği, kalp filminizin seyri, risk etkenleriniz ve muayene bulgularınız değerlendirilir. Göğüs ağrınız sürüyorsa, kalp filminizde değişiklik varsa ya da risk taşıyorsanız sınırda değerle taburcu edilmezsiniz. Taburcu edilseniz bile kontrol randevusu verilir ve hangi belirtilerde hemen başvurmanız gerektiği anlatılır; bu uyarılara uymanız önemlidir.
EKG'm normalken troponinim yüksekse ne düşünülür?
Bu tablo seyrek değildir ve dikkatle değerlendirilir. Kalp filmi, kalbin yalnız belirli bölgelerini iyi gösterir; bazı bölgelerdeki tıkanıklıklar filme yansımayabilir. Ayrıca film, olayın çok erken döneminde henüz değişmemiş olabilir; bu nedenle belirli aralıklarla yinelenir. Filmi normal olan ancak değeri yükselen kişilerde, damar tıkanıklığının tam olmayan biçimi düşünülür ve izlem sürdürülür. Bunun dışında kalp kası iltihabı, akciğer damarına pıhtı atması, ağır enfeksiyon ve kalp yetmezliği de bu tabloyu yaratır. Değerlendirme için kalp ultrasonu çekilir; gerekirse manyetik rezonans ya da anjiyografi planlanır.
Bu değer ameliyat öncesinde rutin olarak bakılır mı?
Her ameliyat öncesinde rutin olarak bakılmaz; istenip istenmeyeceği kişinin risk durumuna ve ameliyatın büyüklüğüne göre belirlenir. Küçük girişimlerde ve sağlıklı kişilerde gerekmez. Buna karşılık bilinen kalp damar hastalığı bulunanlarda, ileri yaştaki kişilerde, şeker hastalarında, böbrek yetmezliği olanlarda ve büyük damar ya da karın ameliyatı planlananlarda ameliyat öncesi ölçüm istenebilir. Bu ölçümün amacı tanı koymak değil, karşılaştırma için bir başlangıç değeri elde etmektir; ameliyat sonrasında bir yükselme olursa bunun yeni mi olduğu ancak böyle anlaşılır. Ayrıntılar ameliyat öncesi hazırlık sayfasında açıklanmıştır.

Tetkik sonuçları yalnızca şikâyetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirildiğinde anlam taşır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. MedlinePlus — Medical Tests
  2. NHLBI (NIH) — Blood Tests
  3. PubMed — Cardiac biomarkers
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiac Biomarkers