İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tedavi

Kalp Yetmezliğinde İlaç Tedavisi

Kalbin yükünü azaltan, sıvı fazlasını atan ve yeniden yapılanmayı yavaşlatan ilaç grupları. Doz artışının neden kademeli yapıldığı açıklanır.

Kalp yetmezliğinde ilaç tedavisi, kalbin pompalama gücü azaldığında yakınmaları hafifletmek, hastaneye yatışları önlemek ve yaşam süresini uzatmak amacıyla birlikte kullanılan ilaç düzenidir. Bu tedavi tek bir ilaçtan oluşmaz; birbirini tamamlayan birkaç ilaç grubu, düşük dozlarda başlanıp aşamalı olarak hedef dozlara çıkarılır. İlaçların bir bölümü yakınmaları azaltır, bir bölümü ise hissedilmeyen ancak yaşam süresini doğrudan etkileyen bir koruma sağlar.

Kalp Yetmezliğinde İlaç Tedavisi Nedir ve Hangi Amaçlarla Düzenlenir?

Tedavinin üç hedefi vardır: yakınmaları azaltmak, kötüleşmeleri ve hastaneye yatışları önlemek, yaşam süresini uzatmak.

Kalp Yetmezliğinde Vücutta Ne Olur?

Kalbin pompalama gücü azaldığında vücut, bunu kan basıncı düşüklüğü sanır ve karşı düzenekleri devreye sokar: kalp hızı artar, damarlar kasılır, böbrekler tuz ve su tutar. Bu düzenekler kısa vadede işe yarar; ancak uzun vadede kalbe binen yükü artırır, kalp kasını yıpratır ve kalbin genişlemesine yol açar. Dokularda biriken sıvı, bacaklarda şişlik ve akciğerlerde birikme yaratır. İlaç tedavisinin temel mantığı, bu zararlı karşı düzenekleri baskılamaktır. Tablonun bütünü kalp yetmezliği sayfasında ele alınmıştır.

İlaç Gruplarının Görevleri

  • Kalbin yükünü azaltan ilaçlar: Damarları gevşetir, tuz ve su tutulmasına yol açan hormon zincirini baskılar; kalbin genişlemesini yavaşlatır ve yaşam süresini uzatır.
  • Kalp hızını yavaşlatan ilaçlar: Kalbe dinlenme fırsatı verir, ritim bozukluklarını azaltır ve uzun dönemde kasılma gücünü artırır. Çok düşük dozda başlanıp yavaş artırılır.
  • Tuz tutucu hormonu engelleyen ilaçlar: Hem sıvı birikimini azaltır hem kalp kasında yara dokusu gelişmesini yavaşlatır.
  • Böbrekten şeker ve tuz atılımını artıran ilaç grubu: Şeker hastalığı olmayanlarda da kullanılır; sıvı yükünü azaltır ve hastaneye yatışları önler.
  • İdrar söktürücüler: Biriken sıvıyı atar; nefes darlığını ve şişliği hızla azaltır. Yaşam süresini uzatmaz, yakınmaları giderir.
  • Ritim ve pıhtı ilaçları: Ritim bozukluğu ya da kalp içinde pıhtı riski bulunanlarda eklenir.

Pompalama Gücüne Göre Farklar

Kalp yetmezliği tek bir tablo değildir. Kalbin kasılma gücünün belirgin biçimde azaldığı tabloda, yukarıda sayılan ilaç gruplarının tümü kullanılır ve bunların yaşam süresini uzattığı bilinmektedir. Buna karşılık kalbin kasılması korunmuş, ancak gevşemesi bozulmuş tabloda ilaç seçenekleri daha sınırlıdır; burada öncelik sıvı yükünün azaltılması, tansiyonun denetim altına alınması ve eşlik eden hastalıkların tedavisidir. Bu nedenle tedavi planlanmadan önce kalp ultrasonu ile pompalama gücünün ölçülmesi zorunludur. Aynı yakınmalarla başvuran iki kişide ilaç düzeni tümüyle farklı olabilir.

Doz Artırma Neden Aşamalı?

Bu ilaçların çoğunda yarar, hedef doza ulaşıldığında ortaya çıkar. Ancak yüksek dozla başlamak tansiyonun düşmesine, nabzın yavaşlamasına ve böbrek değerlerinin bozulmasına yol açar. Bu nedenle çok düşük dozda başlanır ve birkaç haftada bir, tansiyon, nabız ve kan tetkikleri değerlendirilerek doz artırılır. Bu sürece doz basamaklandırması denir ve aylar sürebilir. Kişinin bu süreci bilmesi önemlidir; "ilacım artırıldı, demek ki kötüleşiyorum" düşüncesi yanlıştır, aksine hedefe yaklaşıldığını gösterir.

İlaç Tedavisi Hangi Hastalarda Nasıl Şekillenir, Hangi Durumlarda Değiştirilir?

Düzen, kalbin pompalama gücüne, eşlik eden hastalıklara ve kişinin ilaçlara verdiği yanıta göre kurulur.

Düzeni Belirleyen Etkenler

  • Kalbin pompalama gücünün ne kadar azaldığı
  • Yakınmaların şiddeti ve günlük yaşamı ne kadar kısıtladığı
  • Bacaklarda ve akciğerlerde sıvı birikimi olup olmadığı
  • Tansiyon ve nabız değerleri
  • Böbrek işlevleri ve kandaki tuz dengesi
  • Şeker hastalığı, akciğer hastalığı ve kansızlık gibi eşlik eden durumlar
  • Ritim bozukluğu bulunup bulunmadığı
  • Kalp kapaklarının durumu

Düzenin Değiştirildiği Durumlar

  • Tansiyonun aşırı düşmesi ya da baş dönmesi gelişmesi
  • Nabzın belirgin biçimde yavaşlaması
  • Böbrek değerlerinin bozulması
  • Kandaki potasyum düzeyinin yükselmesi ya da düşmesi
  • Kilonun hızla artması; sıvı birikimini gösterir
  • Yakınmaların artması ve hastaneye yatış gerekmesi
  • Yan etki gelişmesi; inatçı öksürük, kas krampları, bulantı
  • Ameliyat planlanması ya da başka bir hastalığın eklenmesi

Eşlik Eden Durumların Tedavisi

Kalp yetmezliğinin seyri, yalnız kalp ilaçlarıyla değil; ona eşlik eden durumların düzeltilmesiyle de belirlenir. Kansızlık ve demir eksikliği yorgunluğu ve nefes darlığını belirgin biçimde artırır; saptandığında tedavi edilir. Uyku sırasında solunum durmaları kalbi zorlar ve araştırılması gerekir. Tiroit işlev bozuklukları kalp hızını ve ritmi etkiler. Şeker hastalığı, böbrek yetmezliği ve akciğer hastalıkları tedavi planını doğrudan değiştirir. Ritim bozukluğu varsa ayrıca ele alınır. Bu nedenle izlem yalnız kalbe değil, kişinin bütününe yönelik yürütülür ve gerektiğinde başka bölümlerden görüş alınır.

İdrar Söktürücünün Ayrı Yeri

Diğer ilaçlar sabit dozda kullanılırken, idrar söktürücü çoğu kez esnek uygulanır. Kişiye, kilo ve şişlik durumuna göre dozu belirli sınırlar içinde ayarlaması öğretilir; buna esnek doz kullanımı denir. Kilo birkaç gün içinde belirgin artmışsa doz geçici olarak yükseltilir; şişlik geçmiş ve kilo düşmüşse azaltılır. Bu ayarlama ancak kişiye ayrıntılı öğretildiğinde ve düzenli tartı takibi yapıldığında güvenlidir. Sınırlar ve hangi durumda ne yapılacağı yazılı olarak verilir.

Kalp Yetmezliği İlaçlarına Başlamadan Önce Hangi Değerlendirmeler Yapılır?

Amaç, kalbin durumunu belirlemek ve ilaçların güvenle başlanabileceğini göstermektir.

Kalbin Değerlendirilmesi

  • Kalp ultrasonu: Pompalama gücünü ölçer; ilaç seçimini belirleyen en önemli incelemedir.
  • Elektrokardiyografi: Ritim ve iletim bozuklukları değerlendirilir.
  • Akciğer filmi: Akciğerlerde sıvı birikimi araştırılır.
  • Kalp yetmezliği belirteci kan testi: Tanıyı destekler ve izlemde kullanılır.
  • Gerekirse kalp damarlarının görüntülenmesi: Yetmezliğin nedeni araştırılır.
  • Ayrıntılar ekokardiyografi ve kardiyak MR sayfalarında ele alınmıştır.

Kan Tetkikleri ve Öykü

  • Böbrek işlev testleri ve kandaki tuz dengesi, özellikle potasyum düzeyi
  • Kan sayımı; kansızlık kalp yetmezliğini ağırlaştırır
  • Karaciğer işlev testleri
  • Tiroit işlevleri
  • Açlık kan şekeri ve uzun dönem şeker değeri
  • Demir düzeyleri
  • Kullanılan tüm ilaçlar, bitkisel ürünler ve takviyeler
  • Daha önce gelişen yan etkiler ve alerji öyküsü
  • Alkol ve sigara kullanımı

Kişinin Eğitimi

Bu tedavide kişinin kendi kendini izlemesi, tedavinin bir parçasıdır. Bu nedenle başlangıçta ayrıntılı bilgilendirme yapılır: her ilacın ne işe yaradığı, günlük tartının nasıl yapılacağı, hangi kilo artışının önemli olduğu, tuz ve sıvı kısıtlamasının nasıl uygulanacağı, hangi belirtilerde başvurulacağı anlatılır. Bu bilgiler yazılı olarak verilir. Yakınların da bu eğitime katılması, uygulamanın evde sürdürülmesini kolaylaştırır.

İlaç Düzeni Gün İçinde Nasıl Uygulanır?

Düzenlilik ve günlük izlem, bu tedavinin iki temel kuralıdır.

İlaçların Alınması

  • İlaçlar her gün aynı saatte alınır; günlük ilaç kutusu kullanmak unutmayı azaltır.
  • İdrar söktürücüler sabah alınır; gece idrara kalkmayı önlemek için akşam geç saatlerde alınmaz.
  • Kalp hızını yavaşlatan ilaçlar genellikle yemekle birlikte alınır.
  • Tansiyonu düşüren ilaçların bir bölümü akşam alınabilir.
  • İlaç listesi, etken maddeleri ve dozlarıyla birlikte yanda taşınır.
  • İlaç bitmeden yenisi temin edilir.
  • Doz değişikliği yalnız hekim önerisiyle yapılır.

Günlük Tartı

Günlük tartı, bu hastalıkta en basit ve en değerli izlem aracıdır. Her sabah, tuvalete gittikten sonra, kahvaltıdan önce, aynı hafif giysiyle ve aynı tartıda ölçüm yapılır; değer bir deftere yazılır. Vücuttaki sıvı birikimi, nefes darlığı ve şişlik ortaya çıkmadan önce kiloda artış olarak kendini gösterir. Birkaç gün içinde belirgin bir kilo artışı, sıvı biriktiğini gösterir ve idrar söktürücü dozunun ayarlanmasını gerektirir. Bu izlem, hastaneye yatışların önemli bir bölümünü önler.

Tuz ve Sıvı

Tuz, vücutta su tutulmasına yol açtığı için belirgin biçimde azaltılır. Sofra tuzunun yanı sıra hazır çorbalar, turşu, salamura, şarküteri ürünleri, hazır soslar, konserveler ve paketli atıştırmalıklar başlıca kaynaklardır. Yemeklere tuz yerine baharat, limon ve sirke ile tat verilir. Sıvı kısıtlaması her kişide gerekmez; ileri tabloda ve kandaki tuz dengesi bozulanlarda uygulanır. Kısıtlama varsa günlük miktar önceden belirlenir; çorba, meyve ve yoğurt gibi gıdaların içerdiği sıvı da bu miktara dahildir.

Aşı ve Enfeksiyonlardan Korunma

Solunum yolu enfeksiyonları, kalp yetmezliği olan kişilerde tablonun aniden kötüleşmesinin en sık nedenlerindendir; ateş, öksürük ve solunum zorluğu kalbe binen yükü artırır. Bu nedenle mevsimsel ve solunum yoluyla bulaşan hastalıklara karşı korunma önerilir; aşılama konusunda hekimin görüşü alınır. Kalabalık ortamlarda dikkatli olunması, el temizliğine özen gösterilmesi ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması yararlıdır. Ateş, öksürük ve balgam çıkarma başladığında beklenmeden başvurulmalıdır; bu dönemde ilaç düzeninin, özellikle idrar söktürücünün gözden geçirilmesi gerekebilir.

Evde Ölçüm Kayıtları

Her gün tansiyon ve nabız ölçülüp kaydedilir. Ölçüm öncesinde beş dakika oturarak dinlenilir; kol kalp düzeyinde desteklenir. Kayıtta tarih, saat, büyük ve küçük tansiyon, nabız ve o günkü kilo yer alır. Ayrıca bacaklarda şişlik olup olmadığı, kaç yastıkla uyunduğu ve gece nefes darlığıyla uyanılıp uyanılmadığı not edilir. Bu kayıtlar her kontrole getirilir; ilaç ayarı bu bilgilere göre yapılır.

Kalp Yetmezliği İlaçları Sürerken Günlük Yaşamda Ne Fark Edilir, Hangi Belirti İlaç Ayarının Gözden Geçirilmesini Gerektirir?

İlk haftalarda tam tersi bir dönem yaşanabilir; asıl yarar aylar içinde ortaya çıkar.

Beklenen Değişiklikler

  • Nefes darlığının azalması ve daha az yastıkla uyuyabilme
  • Bacaklardaki şişliğin gerilemesi
  • Kilonun düşmesi ve kararlı hale gelmesi
  • Yürüme mesafesinin uzaması ve yorgunluğun azalması
  • İlk günlerde idrar miktarında belirgin artış
  • Kalp hızını yavaşlatan ilaç başlandığında ilk haftalarda geçici yorgunluk artışı
  • Ayağa kalkarken hafif baş dönmesi

Düzenli İzlem

Tedaviye başlandıktan ya da doz artırıldıktan yaklaşık bir iki hafta sonra böbrek işlev testleri ve kandaki potasyum düzeyi kontrol edilir; bu ilaçların bir bölümü potasyumu yükseltebilir, idrar söktürücüler ise düşürebilir. Kalp ultrasonu belirli aralıklarla yinelenir ve pompalama gücünde değişiklik olup olmadığına bakılır. Kalp yetmezliği belirteci kan testi izlemde kullanılabilir. Kontroller genellikle ilaç ayarı sürerken sık, düzen oturduktan sonra üç ile altı ayda bir yapılır.

İlaç Ayarını Gerektiren Belirtiler

  • Birkaç gün içinde belirgin kilo artışı
  • Bacaklarda ve karında artan şişlik
  • Nefes darlığının artması, yatarken tıkanma hissi
  • Gece nefes darlığıyla uyanma ve oturmak zorunda kalma
  • Nabzın belirgin biçimde yavaşlaması ya da hızlanması
  • Tansiyonun sürekli düşük ya da yüksek seyretmesi
  • İdrar miktarında belirgin azalma
  • İnatçı kuru öksürük
  • Kas krampları, halsizlik ve çarpıntı

Acil Değerlendirme Gerektirenler

  • Dinlenirken bile süren şiddetli nefes darlığı
  • Pembe köpüklü balgam çıkarma
  • Göğüs ağrısı ve soğuk terleme
  • Bayılma ya da bayılacak gibi olma
  • Bilinç bulanıklığı ve şaşkınlık
  • Dudaklarda ve parmaklarda morarma
  • Çok hızlı ya da çok düzensiz kalp atışı
  • İdrar çıkışının kesilmesi

Bu belirtilerin erken bildirilmesi, çoğu kez ilaç düzeninde yapılacak küçük bir ayarla çözülmesini sağlar; geciktirildiğinde ise hastaneye yatış gerektiren bir tabloya dönüşür. Bu nedenle kayıt tutmak ve kontrolleri aksatmamak, bu hastalıkta tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

İdrar söktürücü alınan günlerde dışarı çıkma planı nasıl yapılır?
İdrar söktürücüler alındıktan sonraki birkaç saat içinde idrar çıkışı belirgin biçimde artar; bu nedenle plan buna göre yapılır. İlaç sabah, evde bulunacağınız bir saatte alınır ve etkisinin en yoğun olduğu ilk iki üç saatte dışarı çıkılmaz. Öğleden sonra ve akşam programları daha rahat yürütülür. Dışarıda tuvalete kolay ulaşılabilecek yerler tercih edilir. İlacı, dışarı çıkacağınız için atlamak doğru değildir; bunun yerine alınma saatini kaydırmak ya da o gün için planı değiştirmek gerekir. Uzun yolculuklarda ilaç saatini nasıl ayarlayacağınızı hekiminize önceden sorun.
Günlük tartı takibi neden ilaç ayarının parçasıdır?
Çünkü vücutta biriken sıvı, nefes darlığı ve şişlik ortaya çıkmadan önce kendini kilo artışı olarak gösterir. Kilo, sıvı dengesini gösteren en erken ve en basit ölçüttür. Birkaç gün içinde belirgin bir artış, sıvının biriktiğini ve idrar söktürücü dozunun ayarlanması gerektiğini haber verir; bu erken müdahale hastaneye yatışların önemli bir bölümünü önler. Tartı her sabah, tuvalete gittikten sonra, kahvaltıdan önce, aynı hafif giysiyle ve aynı tartıda yapılır; değer bir deftere yazılır. Kilo düşüyorsa doz azaltılabilir. Bu izlem tedavinin ayrılmaz parçasıdır.
Tansiyon düşük seyrederse ilaçlar kendi kendine azaltılabilir mi?
Hayır, kendi başınıza azaltmanız ya da bırakmanız doğru değildir. Bu ilaçların bir bölümü tansiyonu düşürür; ancak asıl yararları tansiyon üzerinden değil, kalbin yükünü azaltarak ve yıpranmasını yavaşlatarak ortaya çıkar. Bu nedenle tansiyon düşük seyrederken bile, kişi baş dönmesi yaşamıyorsa tedaviye genellikle devam edilir. Baş dönmesi, halsizlik ve bayılacak gibi olma varsa hekiminize bildirmeniz gerekir; bu durumda önce idrar söktürücü dozu azaltılır ya da ilaçların alınma saatleri gün içine dağıtılır. Hangi ilacın azaltılacağına hekim karar verir.
Tedavi sırasında potasyum ve böbrek değerleri neden izlenir?
Bu tedavide kullanılan ilaçların birkaçı böbrekler ve kandaki tuz dengesi üzerinden çalışır. Kalbin yükünü azaltan ilaçlar ve tuz tutucu hormonu engelleyen ilaçlar kandaki potasyumu yükseltebilir; potasyumun aşırı yükselmesi kalp ritmini tehlikeli biçimde bozar. İdrar söktürücüler ise tam tersine potasyumu düşürebilir; bu da ritim bozukluğuna ve kas kramplarına yol açar. Ayrıca bu ilaçlar böbreklerin süzme işlevini geçici olarak azaltabilir. Bu nedenle tedaviye başlandıktan ya da doz artırıldıktan bir iki hafta sonra bu değerler mutlaka kontrol edilir ve düzenli aralıklarla yinelenir.
Ayağa kalkarken baş dönmesi olursa nasıl davranılmalıdır?
Ayağa kalkarken baş dönmesi, tansiyonun ani düşmesine bağlıdır ve bu ilaçlarla sık görülür. Bu durumda hemen oturun ya da uzanın; ayakta kalmaya çalışmak düşmeye yol açabilir. Önlem olarak yataktan ve sandalyeden yavaş kalkın; önce oturun, birkaç saniye bekleyin, sonra ayağa kalkın. Kalkmadan önce ayak bileklerinizi birkaç kez hareket ettirin. Sıcak duş ve uzun süre ayakta durmaktan kaçının. Baş dönmesi sık tekrarlıyor, düşmeye yol açıyor ya da bayılma oluyorsa hekiminize bildirin; ilaç saatleri gün içine dağıtılabilir ya da dozlar yeniden ayarlanabilir.
Sıvı kısıtlaması günlük yaşamda nasıl uygulanır?
Sıvı kısıtlaması her kişide gerekmez; ileri tabloda ve kandaki tuz dengesi bozulanlarda uygulanır ve günlük miktar hekim tarafından belirlenir. Uygulamayı kolaylaştırmak için o günkü toplam miktar sabah bir sürahiye konur ve gün boyunca yalnız o sürahiden içilir; böylece ne kadar kaldığı görülür. Çorba, ayran, çay, kahve, meyve suyu, yoğurt ve sulu meyvelerin içerdiği sıvı da bu miktara dahildir. Ağız kuruluğu için buz parçası emmek, dilimlenmiş limon ve şekersiz sakız yardımcı olur. Tuzun azaltılması susama hissini azaltır ve kısıtlamayı kolaylaştırır.
Ağrı kesici ve soğuk algınlığı ilaçları neden dikkatle seçilir?
Çünkü bu ilaçların bir bölümü kalp yetmezliğini doğrudan ağırlaştırır. Yaygın kullanılan bir grup ağrı kesici, böbreklerde tuz ve su tutulmasına yol açar, tansiyonu yükseltir ve idrar söktürücülerin etkisini azaltır; bu da sıvı birikimine ve hastaneye yatışa neden olabilir. Soğuk algınlığı ilaçlarının bir bölümü, burun tıkanıklığını açan maddeler içerir; bunlar damarları kasar, tansiyonu ve kalp hızını artırır. Ayrıca bu ilaçların çoğu yüksek miktarda tuz içeren efervesan biçimde bulunur. Bu nedenle eczaneden kendi başınıza ilaç almayın; hekiminize sorun.
Çok sayıda ilaç kullanan kişide düzen nasıl kurulur?
Çok sayıda ilaç kullanan kişide düzen kurmak, tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Öncelikle tüm ilaçlar bir liste halinde yazılır; etken madde, doz ve alınma saati belirtilir. Mümkünse günde tek kez alınan seçenekler ve birleşik ürünler tercih edilerek ilaç sayısı azaltılır. Haftalık bölmeli ilaç kutusu kullanılır ve haftada bir kez, aynı gün doldurulur. Telefonda hatırlatıcı kurulur. İlaçlar alınma saatine göre gruplanır: sabah, öğle, akşam. Yakınlardan biri bu düzene ortak edilir. Her kontrolde tüm kutular getirilerek liste gözden geçirilir; artık kullanılmayanlar ayıklanır.
Tedavi sırasında inatçı öksürük başlarsa ne anlama gelebilir?
İnatçı, kuru ve gıdıklanma biçiminde bir öksürük, kalbin yükünü azaltan ilaç gruplarından birinin bilinen bir yan etkisidir. Genellikle tedavinin ilk haftalarında başlar, geceleri ve yatarken artar ve balgam çıkarılmaz. Bu durumda ilaç, aynı görevi gören ancak bu yan etkiyi yapmayan bir seçenekle değiştirilebilir. Bununla birlikte öksürüğün başka nedenleri de olabilir; kalp yetmezliğinin kötüleşmesi ve akciğerlerde sıvı birikmesi de öksürük yapar. Bu durumda öksürüğe nefes darlığı, kilo artışı ve bacak şişliği eşlik eder. Ayrımı hekiminiz yapar; ilacınızı kendiniz bırakmayın.
Yaz sıcağında ilaç düzeninde değişiklik gerekir mi?
Evet, yaz sıcağında düzenin gözden geçirilmesi gerekebilir. Sıcakta terleme yoluyla sıvı ve tuz kaybı artar; idrar söktürücü kullanan kişilerde bu, tansiyonun düşmesine, baş dönmesine, halsizliğe ve böbrek değerlerinin bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle sıcak dönemlerde idrar söktürücü dozu geçici olarak azaltılabilir. Ayrıca damarlar sıcakta genişlediği için tansiyon düşen kişilerde diğer ilaçların dozu da ayarlanabilir. Bu değişiklikler hekim kararıyla yapılır. Günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamak, gölgede kalmak ve tartı ile tansiyon takibini sıklaştırmak önerilir.
Oruç ve seyahat gibi düzen değişikliklerinde ilaç saatleri nasıl ayarlanır?
Bu durumlarda planlama önceden yapılmalıdır. Oruç tutmak, idrar söktürücü kullanan kişilerde uzun süre sıvı alınmaması nedeniyle tansiyon düşmesine ve böbrek değerlerinin bozulmasına yol açabilir; bu nedenle karar hekimle birlikte verilir ve uygun görülürse ilaç saatleri iftar ve sahura göre yeniden düzenlenir, dozlar ayarlanır. Seyahatte ilaçlar yedekli olarak el bagajında taşınır; ilaç listesi yanda bulundurulur. Saat farkı olan yolculuklarda ilaç saatleri kademeli olarak kaydırılır. Uzun yolculuklarda idrar söktürücünün alınma saati, tuvalete ulaşım olanağına göre ayarlanır.
Kendini iyi hisseden hasta ilaçlarını bırakabilir mi?
Hayır, bırakamaz; bu en sık yapılan ve en tehlikeli yanlıştır. Kendini iyi hissetmek, tedavinin işe yaradığını gösterir; hastalığın geçtiğini değil. Bu ilaçların bir bölümü zaten yakınmayı geçirmek için değil, kalbin yıpranmasını yavaşlatmak ve yaşam süresini uzatmak için kullanılır; etkileri hissedilmez. İlaçlar bırakıldığında vücuttaki zararlı karşı düzenekler yeniden devreye girer, kalp yeniden genişler ve yakınmalar çoğu kez daha ağır biçimde geri döner. Bu nedenle ilaçlar iyilik döneminde de sürdürülür. Değişiklik gerekiyorsa hekiminizle konuşarak yapılır.
Egzersiz programı ilaç tedavisiyle nasıl birlikte yürütülür?
Egzersiz, ilaç tedavisinin yerine geçmez; onunla birlikte yürütülür ve tedavinin bir parçasıdır. Düzenli egzersiz kas gücünü artırır, yorgunluğu azaltır, nefes darlığını hafifletir ve yaşam kalitesini yükseltir. Program, kalbin durumu değerlendirildikten sonra ve ilaç düzeni belirli bir dengeye ulaştıktan sonra başlatılır. Genellikle düşük yoğunlukta, kısa süreli yürüyüşlerle başlanır ve süre aşamalı artırılır. Ağır kaldırma ve nefesi tutarak yapılan çalışmalar önerilmez. Egzersiz sırasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı ve baş dönmesi olursa durulur. Program bir uzman gözetiminde düzenlenmelidir.
Evde nabız ve tansiyon kaydı nasıl tutulmalıdır?
Tansiyon ve nabız her gün, tercihen aynı saatte ölçülmelidir. Ölçümden önce beş dakika oturarak dinlenilir; sırt desteklenir, ayaklar yere basar, bacak bacak üstüne atılmaz ve kol kalp düzeyinde desteklenir. Ölçümden yarım saat önce çay, kahve ve sigara alınmaz. Uygun ölçüde kolluk kullanılır. Kayıtta tarih, saat, büyük ve küçük tansiyon, nabız ve o sabahki kilo yer alır. Ayrıca bacaklarda şişlik olup olmadığı, kaç yastıkla uyunduğu ve gece nefes darlığıyla uyanılıp uyanılmadığı not edilir. Bu kayıtlar her kontrole getirilir; ilaç ayarı bunlara göre yapılır.
İlaç tedavisine rağmen şikâyetler artarsa hangi seçenekler değerlendirilir?
İlaç tedavisine karşın yakınmalar artıyorsa önce nedeni araştırılır: ilaçlar düzenli kullanılıyor mu, hedef dozlara ulaşıldı mı, tuz ve sıvı kısıtlamasına uyuluyor mu, araya giren bir enfeksiyon, ritim bozukluğu, kansızlık ya da tiroit sorunu var mı. Bunlar düzeltildikten sonra da yakınmalar sürüyorsa ileri seçenekler değerlendirilir. Bunlar arasında kalbin kasılmasını düzenleyen pil tedavisi, ritim bozukluğuna karşı cihaz yerleştirilmesi, kalp kapağı ya da damar sorunu varsa bunların girişimle düzeltilmesi bulunur. İleri tabloda kalbe destek cihazları ve nakil gündeme gelir; ayrıntılar ileri kalp yetmezliği cerrahisi sayfasındadır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Heart Failure
  2. MedlinePlus — Heart Failure
  3. PubMed — Advanced heart failure surgery
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Heart Failure