İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli)

Ani nefes darlığı, batar tarzda göğüs ağrısı ve çarpıntı. Bacaktan kopan pıhtının akciğer damarını tıkamasıyla oluşur; tomografiyle doğrulanır.

Bacak ya da leğen toplardamarlarında oluşan bir pıhtının bir parçası koptuğunda, kan akımıyla kalbe taşınır ve oradan akciğer atardamarlarına gider. Bu damarları tıkayan pıhtıya akciğer embolisi denir. Tıkanan bölgeye kan ulaşmadığı için o bölge oksijen alışverişine katılamaz; aynı zamanda kalbin sağ tarafı, direnci artan akciğer damarlarına kan pompalamak için zorlanır. Tablo hafif bulgularla seyredebileceği gibi, yaşamı doğrudan tehdit eden ağır bir biçimde de ortaya çıkabilir.

Akciğer Embolisi Nedir?

Akciğer embolisi, akciğer atardamarlarının bir pıhtıyla tıkanmasıdır. Pıhtı çoğu kez bacak ya da leğen toplardamarlarından gelir; seyrek olarak kalpten, kol damarlarından ya da kateterlerden kaynaklanır.

Vücutta Ne Olur?

Tıkanan damarın beslediği akciğer bölgesine kan gitmez; bu bölge hava alsa bile oksijen alışverişine katılamaz. Sonuçta kandaki oksijen düzeyi düşer ve kişi hızlı nefes almaya başlar. İkinci ve daha önemli etki kalpte görülür: akciğer damar yatağının bir bölümü tıkandığı için direnç artar, kalbin sağ karıncığı bu dirence karşı kan pompalamak zorunda kalır. Sağ karıncık bu ani yükü karşılayamazsa genişler, kasılma gücü azalır ve sol tarafa yeterli kan gönderemez; tansiyon düşer. Tablonun ağırlığını belirleyen, tıkanmanın büyüklüğünden çok sağ karıncığın bu yükü kaldırıp kaldıramamasıdır.

Akciğerde Ne Olur?

Akciğer dokusu iki ayrı damar sisteminden beslenir; bu nedenle tıkanan bölgede doku ölümü çoğu kez gelişmez. Buna karşılık küçük ve uçtaki damarların tıkandığı durumlarda, akciğer zarına yakın bölgelerde sınırlı doku hasarı oluşabilir. Bu bölgede zar tahriş olur; derin nefes almakla artan, batıcı bir göğüs ağrısı ortaya çıkar. Aynı mekanizma, öksürükle kanlı balgam gelmesini açıklar.

Tablonun Ağırlık Dereceleri

Bir bölüm kişide tansiyon normaldir, sağ karıncık etkilenmemiştir ve yakınmalar hafiftir. Bir bölümünde tansiyon normal olsa da sağ karıncıkta zorlanma bulguları vardır; bu ara grupta yakın izlem gerekir. En ağır grupta tansiyon düşer, bilinç bulanıklaşır ve dolaşım desteklenmelidir. Bu ayrım tedaviyi doğrudan belirler; bu nedenle tanı konur konmaz kalbin sağ tarafı değerlendirilir.

Akciğer Damarına Pıhtı Nasıl Ulaşır, Kimlerde Risk Yüksektir?

Pıhtı, toplardamar sisteminden kalbin sağ tarafına, oradan akciğer atardamarlarına taşınır.

Pıhtının Kaynağı

Olguların büyük bölümünde kaynak bacak ve leğen toplardamarlarıdır; pıhtı çoğu kez baldırda başlar ve yukarı doğru büyür. Kaynak, bacakta hiçbir yakınma olmadan da bulunabilir. Daha seyrek kaynaklar arasında kol toplardamarları, damar içine yerleştirilmiş kateterler, kalp pili telleri ve kalbin sağ boşlukları bulunur. Bu nedenle emboli saptanan her kişide bacak damarları değerlendirilir. Ayrıntılar derin ven trombozu sayfasındadır.

Pıhtı Dışındaki Nedenler

Akciğer damarlarını tıkayan her yapı pıhtı değildir; daha seyrek görülen nedenler de bulunur. Uzun kemik kırıklarından sonra kemik iliğindeki yağ dokusu dolaşıma karışabilir ve akciğer damarlarını tıkayabilir; bu tablo travmadan gün sonra ortaya çıkar ve nefes darlığı ile bilinç bulanıklığı yapar. Damar içi girişimler ve kateter uygulamaları sırasında hava dolaşıma karışabilir. Doğum sırasında amniyon sıvısının dolaşıma geçmesi ağır bir tabloya yol açar. Damar yoluyla madde kullananlarda yabancı parçacıklar akciğere ulaşabilir. Kanser hücreleri ve seyrek olarak parazitler de tıkanmaya neden olabilir. Bu nedenle tanıda öykü ayrıntılı alınır.

Geçici Risk Etkenleri

  • Büyük ameliyatlar, özellikle kalça ve diz protezi ile karın ameliyatları
  • Kırık, alçı ve uzun süreli hareketsizlik
  • Uzun süreli yatak istirahati ve hastaneye yatış
  • Uzun süren yolculuklar
  • Gebelik ve doğum sonrası ilk haftalar
  • Hormon içeren ilaçlar
  • Ağır enfeksiyonlar ve travma

Sürekli Risk Etkenleri

  • Kalıtsal ve edinsel pıhtılaşma bozuklukları
  • Kanser ve kanser tedavileri
  • Daha önce pıhtı ya da emboli geçirilmiş olması
  • Kilo fazlalığı ve ileri yaş
  • Kalp yetmezliği ve ileri akciğer hastalıkları
  • İltihabi bağırsak hastalıkları ve bazı romatizmal hastalıklar
  • Damar içinde kalıcı kateter bulunması

Akciğer Embolisinin Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler ani başlar; ancak çok değişken olabilir ve bu, tanının gecikmesinin başlıca nedenidir.

Başlıca Belirtiler

  • Ani nefes darlığı: En sık ve en tipik bulgudur; efor sırasında belirginleşir.
  • Göğüs ağrısı: Keskin ve batıcı; derin nefes almakla ve öksürmekle artar.
  • Hızlı nefes alma ve hızlı nabız
  • Öksürük ve kanlı balgam
  • Bayılma ya da bayılacak gibi olma
  • Huzursuzluk, terleme ve solukluk
  • Bacakta tek taraflı şişlik ve ağrı
  • Ateş: Genellikle hafiftir ve zatürre ile karışmaya yol açar.

Neden Gözden Kaçar?

Belirtiler çok farklı hastalıklarla karışabilir. Göğüs ağrısı kalp krizi, zatürre ve kaburga ağrısı olarak değerlendirilebilir; nefes darlığı astım, kalp yetmezliği ya da kaygı atağına bağlanabilir; bayılma tansiyon düşüklüğü sanılabilir. Bir bölüm kişide tek bulgu, açıklanamayan bir nabız hızlanması ya da efor kapasitesinde azalmadır. İleri yaştaki kişilerde tablo, yalnız halsizlik ve bilinç bulanıklığı biçiminde ortaya çıkabilir. Bu nedenle risk etkenleri bulunan bir kişide yeni başlayan nefes darlığı, aksi gösterilene kadar bu tablo kabul edilir.

Ağır Tablonun Bulguları

Tansiyonun düşmesi, bilinç bulanıklığı, dudaklarda ve parmaklarda morarma, boyun damarlarının dolgunlaşması ve soğuk terleme ağır tabloyu gösterir. Bu bulgular, kalbin sağ tarafının yükü kaldıramadığını ve dolaşımın bozulduğunu işaret eder; beklenmeden 112 aranmalıdır.

Akciğer Embolisi Hangi Tetkiklerle Saptanır?

Tanı, klinik değerlendirme ile görüntülemenin birlikte kullanılmasıyla konur; sıralama, tablonun ağırlığına göre değişir.

Değerlendirme Adımları

Önce belirtiler, risk etkenleri ve muayene bulguları bir arada değerlendirilerek olasılık belirlenir. Olasılık düşükse kanda pıhtı yıkım ürününü ölçen bir test yapılır; bu testin normal çıkması tanıyı büyük ölçüde dışlar. Test yüksek çıkarsa ya da olasılık baştan yüksekse doğrudan görüntülemeye geçilir. Tansiyonu düşük olan ağır tablolarda beklenmez; yatak başında yapılan ekokardiyografi ile sağ karıncığın durumu değerlendirilir ve tedavi hemen başlatılır.

Kullanılan Yöntemler

  • Akciğer BT anjiyografi: Tanıda kullanılan temel yöntemdir; pıhtı, damar içinde dolum eksikliği olarak doğrudan görülür. Aynı incelemede sağ karıncığın büyüklüğü de değerlendirilir.
  • D-dimer: Kanda pıhtı yıkım ürününü ölçer; normal olması dışlamada değerlidir, yüksek olması tek başına tanı koydurmaz.
  • Ekokardiyografi: Sağ karıncığın genişlemesi ve kasılma gücü değerlendirilir; yatak başında yapılabilir.
  • Venöz doppler ultrason: Bacaklarda pıhtı aranır; kaynağı gösterir.
  • Akciğer sintigrafisi: Işın ve ilaçlı madde kullanımının sakıncalı olduğu kişilerde tercih edilir.
  • EKG ve akciğer grafisi: Diğer nedenleri dışlamak için yapılır.
  • Kan tetkikleri: Kalp kası zorlanmasını gösteren değerler, kan gazı ve böbrek işlevleri

Ağırlığın Belirlenmesi

Tanı konduktan sonra tablonun ağırlığı belirlenir; bu, tedaviyi doğrudan etkiler. Değerlendirmede tansiyon, nabız, solunum sayısı, oksijen düzeyi, bilinç durumu, sağ karıncığın genişleyip genişlemediği ve kalp kası zorlanmasını gösteren kan değerleri birlikte kullanılır. Bu değerlendirme, kişinin yoğun bakımda mı, serviste mi izleneceğini ve pıhtı eritici tedavinin gerekip gerekmediğini belirler.

Akciğer Embolisi Neden Acil Bir Durumdur, Hemen Ne Yapılmalıdır?

Tablo, dakikalar ve saatler içinde ağırlaşabilir; bu nedenle tanı ve tedavide gecikme sonucu doğrudan etkiler.

Belirti Başladığında Ne Yapılmalıdır?

  • Hemen 112 aranmalıdır; kişi kendi aracıyla yola çıkmamalıdır.
  • Kişi rahat edeceği bir pozisyonda, genellikle yarı oturur durumda tutulmalıdır.
  • Hareket ettirilmemeli, yürütülmemelidir.
  • Ağızdan bir şey verilmemelidir.
  • Bacağa masaj yapılmamalıdır.
  • Kullanılan ilaçların listesi hazırlanmalıdır.
  • Daha önce pıhtı geçirilmişse ve kan sulandırıcı kullanılıyorsa bu bilgi ekibe ilk anda söylenmelidir.

Hastanede Uygulanan Tedavi

Tedavinin temeli kan sulandırıcı ilaçlardır; bu ilaçlar pıhtıyı eritmez, büyümesini ve yeni pıhtı oluşmasını engeller, vücudun kendi çözücü düzeneğine zaman tanır. Tedavi genellikle iğne biçiminde uygulanan bir ilaçla başlar ya da doğrudan ağızdan alınan bir ilaçla sürdürülür. Oksijen desteği verilir, sıvı dengesi ayarlanır ve gerekirse tansiyonu destekleyen ilaçlar kullanılır. Tansiyonu düşük olan ağır tablolarda pıhtı eritici tedavi verilir; bu tedavi kanama açısından yük taşıdığı için seçilmiş kişilerde kullanılır. Kanama nedeniyle bu tedavinin verilemediği durumlarda pıhtı kateterle çekilebilir ya da cerrahi olarak çıkarılabilir. Kan sulandırıcı kullanılamayan kişilerde ana toplardamara filtre yerleştirilebilir.

Tedavi Süresi

Kan sulandırıcı tedavinin süresi, embolinin nedenine göre belirlenir. Geçici ve ortadan kalkmış bir nedene bağlıysa belirli bir süre sonra kesilebilir. Kendiliğinden gelişmişse, sürekli bir neden varsa, yineleyen bir olaysa ya da kanser zemininde ortaya çıkmışsa uzun süreli kullanım gerekir. Karar; cinsiyet, kanama açısından taşınan yük, pıhtı yıkım ürünü düzeyi ve bacakta kalan pıhtı miktarı gözetilerek kişiye özel verilir. İlaçlar hekime danışılmadan kesilmez.

Korunma Önlemleri

Bu tablonun önlenmesi, pıhtının bacakta oluşmasının önlenmesine dayanır. Ameliyat sonrası dönemde erken hareket ettirilme, bası çorabı, pompalı kılıf ve gerektiğinde koruyucu ilaç tedavisi uygulanır. Uzun süreli yatak istirahati gereken kişilerde aynı önlemler alınır. Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla kalkıp yürümek, ayak bileği egzersizleri yapmak, bol su içmek ve bası çorabı kullanmak önerilir. Kilo denetimi, sigaranın bırakılması ve düzenli hareket genel önlemlerdir. Daha önce pıhtı geçirmiş ve pıhtılaşma eğilimi bulunan kişilerde, yük yaratan durumlarda ek koruma önceden planlanır.

Kan Sulandırıcı Kullanırken Dikkat Edilecekler

Bu ilaçlar aynı saatte ve eksiksiz alınmalıdır; doz atlanmaması için ilaç kutusu kullanılabilir. Belirli bir grup ilaç düzenli kan testiyle izlenir ve doz buna göre ayarlanır; bu ilaçlarda beslenmedeki belirgin değişiklikler ve yeni başlanan ilaçlar etkiyi değiştirir. Kanama belirtileri bilinmelidir: dişeti ve burun kanaması, idrarda kan, dışkıda siyah renk, beklenmedik morarmalar ve kadınlarda âdet kanamasında belirgin artış bildirilmelidir. Baş çarpması sonrası şiddetli baş ağrısı ve kusma acil sayılır. Diş ve cerrahi işlemler öncesinde bu tedavi mutlaka bildirilmeli; ilaç kendiliğinden kesilmemelidir.

Sonrasındaki İzlem

Taburculuk sonrasında belirli aralıklarla kontrol yapılır. İzlemde nefes darlığının gerileyip gerilemediği, efor kapasitesi, bacak yakınmaları ve kan sulandırıcı tedaviye uyum değerlendirilir. Belirli bir süre sonra ekokardiyografi yinelenerek kalbin sağ tarafının toparladığı doğrulanır. Nefes darlığı sürüyorsa, pıhtının erimediği ve akciğer damar basıncının yükseldiği tablo araştırılır; ayrıntılar akciğer damarlarından pıhtı temizleme sayfasındadır. Geçici bir neden bulunamayan kişilerde altta yatan hastalık araştırması tamamlanır.

Acil Başvuru Gerektiren Belirtiler

  • Ani başlayan ya da hızla artan nefes darlığı
  • Derin nefes almakla artan göğüs ağrısı
  • Çarpıntı, bayılma ya da bayılacak gibi olma
  • Öksürükle kan gelmesi
  • Dudaklarda ve parmaklarda morarma
  • Bacakta yeni gelişen tek taraflı şişlik ve ağrı
  • Kan sulandırıcı kullanırken durdurulamayan kanama
  • Bilinç bulanıklığı ve ani halsizlik

Bu belirtilerde beklenmeden 112 aranmalıdır. Risk taşıyan kişilerin bu belirtileri önceden bilmesi ve yakınlarına anlatması, kuşkulu bir durumda karar süresini kısaltır. Bu tabloda erken tanı ve tedavi, sonucu doğrudan etkileyen en önemli etkendir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Ani başlayan nefes darlığı ve göğüs ağrısı neyi düşündürür?
Ani başlayan nefes darlığı ve göğüs ağrısı birlikte bulunduğunda birkaç ciddi tablo akla gelir ve bunların hepsi acildir. Akciğer embolisi bu tabloların başında yer alır; özellikle yakın zamanda ameliyat, hareketsizlik, uzun yolculuk, gebelik ya da kanser öyküsü varsa olasılık artar. Diğer olasılıklar kalp krizi, akciğerin sönmesi, ana atardamarın duvarında ayrılma, zatürre ve akciğer zarında sıvı toplanmasıdır. Ayrım ancak değerlendirmeyle yapılır. Bu nedenle belirtiler başladığında beklenmeden 112 aranmalı; kişi hareket ettirilmemeli, ağızdan bir şey verilmemeli ve kullandığı ilaçların listesi hazırlanmalıdır.
Derin nefes alınca artan göğüs ağrısı akciğer embolisi belirtisi midir?
Evet, olabilir ve bu, tipik bir bulgudur. Tıkanan damarın beslediği akciğer bölgesi, özellikle akciğer zarına yakın yerleşmişse, zarda tahrişe yol açar. Akciğer zarı ağrıya duyarlıdır; her nefes alışta iki zar yaprağı birbiri üzerinde kaydığı için ağrı derin nefes almakla, öksürmekle ve hapşırmakla belirgin biçimde artar. Bu nitelik, ağrıyı kalp kaynaklı göğüs ağrısından ayırt etmede yardımcı olur; kalp kaynaklı ağrı solunumla değişmez. Buna karşılık aynı özellikteki ağrı zatürre, akciğer sönmesi ve zar iltihabında da görülür. Bu nedenle ağrı tek başına değil, nefes darlığı ve risk etkenleriyle birlikte değerlendirilir.
Öksürükle kanlı balgam gelmesi ne anlama gelir?
Öksürükle kanlı balgam gelmesi, tıkanan damarın beslediği akciğer bölgesinde sınırlı bir doku hasarı geliştiğini düşündürür. Bu bölgede kılcal damarlardan hava keseciklerine kan sızar ve balgama karışır; balgam pembe, kırmızı çizgili ya da pas rengi olabilir. Bu bulgu, uçtaki küçük damarların tıkandığı ve akciğer zarına yakın bölgelerin etkilendiği durumlarda görülür; çoğu kez göğüs ağrısı eşlik eder. Miktar genellikle azdır. Buna karşılık bol miktarda kan gelmesi farklı nedenleri düşündürür ve ayrıca araştırılır. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde de balgamda kan görülebilir; bu durum bildirilmelidir.
Akciğer embolisi bacakta şişlik olmadan da görülür mü?
Evet, sıklıkla görülür. Hastaların önemli bir bölümünde bacakta hiçbir yakınma bulunmaz; çünkü pıhtı bacakta yakınma vermeden oluşmuş ya da bir parçası koparak akciğere gitmiş ve geride belirgin bir bulgu bırakmamış olabilir. Bu nedenle bacakta şişlik ve ağrı olmaması bu tanıyı dışlamaz; tersine, bacak bulgusu olmayan kişilerde tanı daha kolay gözden kaçar. Aynı biçimde pıhtının kaynağı leğen içindeki damarlar, kol damarları ya da bir kateter olabilir; bu durumlarda bacak muayenesi normaldir. Bu nedenle tanı, bacak bulgularına değil, nefes darlığı ile risk etkenlerinin birlikte değerlendirilmesine dayanır.
Nabzın hızlanması ve bayılma hissi bu tabloda neden olur?
Her iki bulgu da kalbin sağ tarafının zorlanmasıyla açıklanır. Akciğer damar yatağının bir bölümü tıkandığında direnç artar; sağ karıncık bu dirence karşı kan pompalamak zorunda kalır. Bu yükü karşılamak için kalp hızlanır; nabız artışı çoğu kez ilk ve en sabit bulgudur. Sağ karıncık yükü kaldıramazsa sol tarafa yeterli kan gönderemez; sol taraftan vücuda pompalanan kan miktarı azalır, tansiyon düşer ve beyne giden kan azalarak bayılma hissine yol açar. Bayılmanın gerçekleşmesi, tablonun ağır olduğunu gösteren önemli bir bulgudur ve acil değerlendirme gerektirir. Bu nedenle nabız ve tansiyon ilk anda ölçülür.
Uzun yolculuk sonrası nefes darlığı ciddiye alınmalı mıdır?
Evet, ciddiye alınmalıdır. Uzun yolculuklarda kişi dar bir alanda, dizler bükülü biçimde uzun süre hareketsiz oturur; baldır kas pompası çalışmaz ve bacaktaki kan akımı yavaşlar. Kabin havasının kuru olması ve yeterli sıvı alınmaması kanı koyulaştırır. Bu etkenler pıhtı oluşumuna zemin hazırlar; oluşan pıhtının bir parçası koparak akciğere gidebilir. Yakınmalar yolculuk sırasında değil, günler hatta haftalar sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzun yolculuk sonrası başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı ve bacak şişliği bu açıdan değerlendirilmelidir. Korunmada yolculukta düzenli hareket, bol su ve bası çorabı önerilir.
Ameliyat sonrası dönemde akciğer embolisi neden görülür?
Ameliyat sonrası dönemde üç etken bir araya gelir. Birincisi hareketsizliktir; kişi bir süre yatakta kalır ve baldır kas pompası çalışmaz. İkincisi damar duvarının zedelenmesidir; cerrahi travma ve pozisyona bağlı bası buna katkıda bulunur. Üçüncüsü vücudun ameliyata verdiği tepkidir; cerrahi sonrasında pıhtılaşma sistemi etkinleşir ve kan pıhtılaşmaya daha eğilimli hale gelir. Bu etkiler özellikle kalça ve diz protezi, karın ile leğen bölgesi ameliyatları ve kanser cerrahisi sonrasında belirgindir. Bu nedenle bu kişilerde koruyucu önlemler uygulanır: erken hareket, bası çorabı, pompalı kılıf ve koruyucu ilaç tedavisi. Bu önlemler olasılığı belirgin biçimde azaltır.
Akciğer embolisi geçiren kişide iyileşme ne kadar sürer?
İyileşme süresi tablonun ağırlığına ve kişinin genel durumuna göre değişir. Hafif seyreden olgularda yakınmalar günler içinde geriler ve kişi kısa sürede günlük yaşamına döner. Buna karşılık nefes darlığının ve çabuk yorulmanın tümüyle düzelmesi haftalar, bazen aylar alabilir; bu, akciğer damar yatağının yeniden açılması ve kalbin sağ tarafının toparlanması için gereken süredir. Ağır seyreden olgularda ve sağ karıncığı belirgin biçimde etkilenen kişilerde süre uzar. Bu dönemde kademeli olarak artırılan yürüyüş ve gerektiğinde bir rehabilitasyon programı önerilir. Yakınmaların beklenenden uzun sürmesi ayrıca değerlendirilir.
Akciğer embolisi sonrası nefes darlığı kalıcı olur mu?
Çoğu kişide nefes darlığı zamanla tümüyle geçer; ancak bir bölümünde sürer. Bunun birkaç nedeni olabilir. Birincisi, pıhtının tümüyle erimemesi ve damar duvarına yapışarak kalıcı bir daralma bırakmasıdır; bu durumda akciğer damar basıncı yüksek kalır ve efor sırasında nefes darlığı sürer. Ayrıntılar akciğer damarlarından pıhtı temizleme sayfasında yer alır. İkincisi, olaydan sonra gelişen dayanıklılık kaybı ve kas güçsüzlüğüdür; bu, egzersiz programıyla düzelir. Üçüncüsü, eşlik eden akciğer ve kalp hastalıklarıdır. Bu nedenle belirli bir süre sonunda süren nefes darlığında ekokardiyografi ve ileri incelemeler istenir.
Akciğer embolisi tekrar eder mi?
Evet, tekrarlayabilir ve bu olasılık, embolinin nedenine göre değişir. Geçici ve ortadan kalkmış bir nedene bağlı olgularda, örneğin bir ameliyat sonrasında gelişenlerde tekrarlama olasılığı düşüktür. Kendiliğinden gelişen, sürekli bir nedene bağlı olan, kanser zemininde ortaya çıkan ve daha önce yineleyen olgularda olasılık yüksektir. Bu nedenle kan sulandırıcı tedavinin süresi bu değerlendirmeye göre belirlenir; uzun süreli tedavi gereken kişilerde ilaç kesilmez. Tekrarlamayı azaltan diğer önlemler şunlardır: yük yaratan durumlarda koruyucu tedavi, uzun yolculuklarda önlem alınması, kilo denetimi, düzenli hareket ve altta yatan hastalığın tedavisi.
Akciğer embolisi geçiren kişide kanser taraması yapılır mı?
Kapsamlı bir kanser taraması herkese yapılmaz; ancak belirli bir araştırma yürütülür. Geçici bir neden bulunmadan gelişen embolilerde, altta gizli bir kanser bulunma olasılığı toplumun genelinden yüksektir. Bu nedenle ayrıntılı bir öykü alınır, tüm sistemleri kapsayan bir muayene yapılır ve yaşa uygun kanser taramaları gözden geçirilir; kadınlarda meme ve rahim ağzı, erkeklerde prostat, her iki cinsiyette bağırsak taramaları kontrol edilir. Kan sayımı, biyokimya, idrar tetkiki ve akciğer görüntülemesi değerlendirilir. Kilo kaybı, iştahsızlık, gece terlemesi ve kanama gibi uyarıcı bulgular sorgulanır. Bu bulgular varsa araştırma genişletilir; yoksa yaygın tarama önerilmez.
Akciğer embolisi gebelikte ve doğum sonrasında görülür mü?
Evet, görülür ve bu dönemde önemli bir başlıktır. Gebelikte kan pıhtılaşmaya daha eğilimli hale gelir; bu, doğumdaki kanamayı sınırlamaya yönelik doğal bir değişikliktir. Büyüyen rahim bacaklardan dönen damarlara bası yapar ve akımı yavaşlatır. Doğum sonrası ilk haftalar, özellikle sezaryen sonrasında, olasılığın en yüksek olduğu dönemdir. Tanıda bir güçlük, gebelikte nefes darlığı ve çarpıntının zaten sık görülmesidir; bu nedenle yakınmalar gebeliğe bağlanabilir ve tanı gecikebilir. Görüntülemede ışın içermeyen yöntemler öncelikli tercih edilir; gerektiğinde koruyucu önlemlerle tomografi yapılabilir. Tedavide gebelikte kullanımı uygun ilaçlar seçilir.
Akciğer embolisi geçiren kişi tekrar uçağa binebilir mi?
Evet, binebilir; ancak zamanlama ve önlemler önemlidir. Etkin dönemde ve tedavinin ilk haftalarında uzun yolculuklardan kaçınılması önerilir; bu süre hekim tarafından belirlenir. Tedavi düzene girdikten, yakınmalar gerilediktin ve oksijen düzeyi normale döndükten sonra yolculuk yapılabilir. Alınacak önlemler şunlardır: kan sulandırıcı ilaçların saatinde ve aksatılmadan alınması, belirli aralıklarla kalkıp koridorda yürünmesi, oturarak ayak bileği ve baldır egzersizleri yapılması, bol su içilmesi, alkol ve uyku ilacından kaçınılması, koridor tarafında oturulması ve bası çorabı kullanılması. Uzun yolculuk öncesinde hekimle görüşülmesi önerilir.
Akciğer embolisinden sonra kalbin sağ tarafı neden değerlendirilir?
Çünkü tablonun ağırlığını ve tedaviyi belirleyen temel yapı, kalbin sağ tarafıdır. Akciğer damar yatağının bir bölümü tıkandığında direnç artar; sağ karıncık bu dirence karşı kan pompalamak zorunda kalır. Sağ karıncık ince duvarlı bir boşluktur ve ani yüklere alışkın değildir; genişler, kasılma gücü azalır ve sol tarafa yeterli kan gönderemez. Bu nedenle tıkanmanın büyüklüğünden çok, sağ karıncığın bu yükü kaldırıp kaldıramadığı önemlidir. Değerlendirme ekokardiyografi ile yapılır; sağ karıncığın çapı, kasılma gücü ve akciğer damar basıncı ölçülür. Bu bilgi, kişinin nerede izleneceğini ve pıhtı eritici tedavinin gerekip gerekmediğini belirler.
Akciğer embolisi geçiren kişinin yakınları taranmalı mıdır?
Yakınların taranması her durumda gerekmez; belirli koşullarda değerlendirilir. Geçici ve açık bir nedene bağlı olarak gelişen olgularda tarama önerilmez. Buna karşılık kişide kalıtsal bir pıhtılaşma bozukluğu saptanmışsa, ailede birden fazla kişide pıhtı ya da emboli öyküsü varsa ve olaylar genç yaşta ortaya çıkmışsa, birinci derece yakınların değerlendirilmesi gündeme gelir. Bu değerlendirme öncesinde, sonucun ne işe yarayacağı konuşulur: taşıyıcı olduğu saptanan bir kişide sürekli ilaç başlanmaz, ancak ameliyat, gebelik, hormon kullanımı ve uzun yolculuk gibi yük yaratan durumlarda ek koruma planlanır. Karar, genetik danışmanlık eşliğinde verilir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Venous Thromboembolism
  2. MedlinePlus — Deep Vein Thrombosis
  3. PubMed — Deep vein thrombosis management
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Deep Venous Thrombosis