İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Karın (Abdominal) Aort Anevrizması

Çoğu zaman belirti vermez ve başka bir tetkik sırasında fark edilir. Çapı ve büyüme hızı düzenli görüntülemeyle izlenir; belirli sınırlara ulaştığında onarım planlanır.

Karın aort anevrizması, vücudun en büyük atardamarı olan aortun karın bölümündeki duvarının zayıflayarak balon gibi genişlemesidir. Genişleyen bölümdeki damar duvarı incelir ve zamanla yırtılma riski taşır. Hastalığın en önemli özelliği, çoğu kişide hiçbir belirti vermeden yıllarca sessizce büyümesidir; bu nedenle büyük bölümü başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografi sırasında rastlantısal olarak saptanır.

Onarım yöntemleri stentgreftle onarım ve açık onarım sayfalarında ayrıntılı ele alınmıştır.

Karın Aort Anevrizması Nedir?

Aort, kalpten çıkıp göğüs boşluğundan geçerek karın içine inen ve oradan bacaklara doğru ikiye ayrılan ana atardamardır. Karın bölümünde böbrek damarlarını, bağırsakları besleyen damarları ve omurilik dallarını verir. Damar duvarı üç katmandan oluşur; ortadaki katmandaki elastik lifler damarın her kalp atımında genişleyip geri toplanmasını sağlar.

Duvar Neden Zayıflar?

Yıllar içinde elastik lifler azalır ve yerini daha sert, esnekliği düşük dokuya bırakır. Damar sertliği, yüksek tansiyon ve özellikle sigara bu süreci hızlandırır. Zayıflayan duvar, her kalp atımında gelen basınca karşı koyamaz ve o bölüm kademeli olarak genişler. Fizik yasaları gereği damar genişledikçe duvara binen gerilim artar; bu nedenle anevrizma büyüdükçe büyüme hızı da artma eğilimindedir.

Ne Zaman "Anevrizma" Denir?

Karın aortunun normal çapı kişinin boyuna ve cinsiyetine göre değişir. Damar, olması gereken çapın belirgin biçimde üzerine çıktığında anevrizmadan söz edilir. Genişleme çoğunlukla böbrek damarlarının altındaki bölümde başlar; bu yerleşim, onarım planlamasında önemlidir çünkü böbrek damarlarına olan uzaklık kullanılacak yöntemi belirler.

Anevrizmanın Biçimi ve Yerleşimi

Anevrizmalar biçimlerine göre iki başlıkta toplanır. İğ biçimli olanlarda damar çepeçevre, simetrik biçimde genişlemiştir; bu tip en sık görülenidir. Kese biçimli olanlarda ise genişleme damarın yalnız bir yanında, dışa doğru bir cep şeklindedir ve duvar gerilimi bu ceple sınırlı olduğu için daha küçük çaplarda bile daha dikkatli izlenir. Yerleşim açısından en sık görülen tip, böbrek damarlarının altında kalan bölümdeki genişlemedir; bu yerleşim hem takip hem de onarım planlamasını kolaylaştırır. Genişleme böbrek damarlarını ya da bağırsak damarlarını da içine alıyorsa planlama değişir, çünkü bu damarların kan akımının korunması gerekir.

Damar Duvarındaki Pıhtı Tabakası

Genişleyen kesenin içinde kan akımı yavaşladığı için duvara yapışık bir pıhtı tabakası oluşabilir. Bu tabaka görüntülemede kesenin iç çapını olduğundan küçük gösterebilir; bu nedenle ölçümlerde damarın dış duvarları esas alınır. Pıhtı tabakasından kopan küçük parçalar bacak damarlarına giderek ani tıkanmalara yol açabilir. Bu nedenle ayak parmaklarında ani morarma ya da ağrı, anevrizması bilinen kişilerde değerlendirme gerektirir.

Anevrizma ile Diseksiyon Farkı

Anevrizmada damar duvarı genişler ancak katmanları bir aradadır. Aort diseksiyonunda ise duvarın iç katmanı yırtılır ve kan katmanların arasına girerek onları birbirinden ayırır. İki tablo farklı seyreder ve farklı yönetilir; ancak her ikisinde de ani, şiddetli ve sırta vuran ağrı acil başvuru gerektirir.

Karın Aortunun Genişlemesi Neden Olur, Kimlerde Daha Sık Görülür?

Anevrizma tek bir nedenden değil, damar duvarının yapısal dayanıklılığını azaltan etkenlerin birleşiminden doğar. Bu etkenlerin başında sigara ve kalıtım gelir.

Risk Etkenleri

  • Sigara: Bu hastalıkta en güçlü ve üzerinde en çok çalışılmış etkendir. Tütün dumanı, damar duvarındaki elastik yapıyı parçalayan enzimleri etkinleştirir; hem anevrizma oluşumunu hem de büyüme hızını artırır.
  • Erkek cinsiyeti: Anevrizma erkeklerde belirgin biçimde daha sık görülür. Buna karşılık kadınlarda saptanan anevrizmalar daha küçük çaplarda yırtılma eğilimi gösterebildiği için takip eşiği farklı değerlendirilir.
  • İleri yaş: Altmış beş yaş üzerinde sıklık artar.
  • Ailesel yatkınlık: Birinci derece yakınında karın aort anevrizması olan kişilerde risk belirgin biçimde yükselir; bu nedenle tanı konan hastanın kardeşleri ve çocukları taramaya çağrılır.
  • Yüksek tansiyon: Duvara binen basıncı artırarak genişlemeyi hızlandırır.
  • Damar sertliği: Aynı sürecin kalp ve bacak damarlarında da bulunması sıktır.
  • Bağ dokusu hastalıkları: Marfan sendromu gibi kalıtsal bağ dokusu hastalıklarında anevrizma daha genç yaşta ve farklı yerleşimlerde görülebilir.
  • Geçirilmiş damar iltihabı: Damar duvarını tutan iltihabi hastalıklar seyrek de olsa anevrizmaya yol açabilir.

Kimler Taranmalıdır?

Belirti beklemeden tarama önerilen gruplar vardır: uzun süre sigara kullanmış ileri yaştaki erkekler, ailesinde karın aort anevrizması bulunanlar ve başka bir damar bölgesinde anevrizma saptanmış kişiler. Tarama, karın ultrasonu ile kolayca yapılır; ışın içermez, hazırlık gerektirmez ve kısa sürer.

Karın Aort Anevrizmasının Belirtileri Nelerdir?

Anevrizmaların büyük bölümü belirti vermez. Bu sessizlik, hastalığın en tehlikeli yanıdır; çünkü ilk bulgu bazen doğrudan yırtılma olabilir. Belirti veren hastalarda ise yakınmalar genellikle siliktir ve başka nedenlere bağlanabilir.

Olası Yakınmalar

  • Göbek çevresinde, özellikle sırtüstü yatarken fark edilen nabızla uyumlu atım hissi.
  • Karında ya da belde sürekli, künt, yeri tam tarif edilemeyen ağrı.
  • Büyük anevrizmalarda mideye bası nedeniyle erken doyma, iştahsızlık ve kilo kaybı.
  • Bacaklara giden damarlara pıhtı atması durumunda ayak parmaklarında ani morarma ve ağrı.
  • Seyrek olarak idrar yollarına bası nedeniyle böğür ağrısı ya da idrar yakınmaları.

Yırtılma Belirtileri

Yırtılma, aniden başlayan ve hızla şiddetlenen karın ya da bel ağrısıyla ortaya çıkar. Ağrıya solukluk, soğuk terleme, baş dönmesi, bayılma ve tansiyon düşüklüğü eşlik edebilir. Bu tablo hayati tehlike taşır; hastanın kendi imkânıyla hastaneye gitmeye çalışması yerine beklemeden 112 aranmalıdır. Bilinen anevrizması olan kişilerde bu belirtilerin önceden bilinmesi, zaman kaybını önler.

Karın Aortundaki Genişleme Hangi Tetkiklerle Saptanır?

Muayenede zayıf kişilerde göbek çevresinde nabızla atan, elle hissedilebilen bir kitle saptanabilir; ancak kilolu kişilerde ve küçük anevrizmalarda elle muayene yeterli değildir. Bu nedenle tanı görüntüleme ile konur.

Karın Ultrasonu

Tarama ve takip için ilk seçenek ultrasondur. Işın içermez, hazırlık gerektirmez, tekrarlanabilir ve aortun çapını güvenilir biçimde ölçer. Bağırsak gazı görüntüyü sınırlayabildiği için inceleme genellikle aç karnına yapılır. Takipte aynı yöntemle ve mümkünse aynı merkezde ölçüm yapılması, çaptaki değişimin doğru değerlendirilmesini sağlar.

Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi

BT anjiyografi, onarım kararı verilen ya da hızlı büyüyen anevrizmalarda kullanılır. Anevrizmanın uzunluğu, böbrek damarlarına uzaklığı, damar duvarındaki pıhtı ve kireçlenme, kasık damarlarının yapısı gibi planlama için gerekli tüm ayrıntıları gösterir. Bu ölçümler, stentgreftin ölçüsünün belirlenmesinde doğrudan kullanılır.

Manyetik Rezonans Anjiyografi

Böbrek işlevleri sınırlı olan ya da ışın yükünden kaçınılması gereken hastalarda MR anjiyografi seçenek oluşturur. İnceleme daha uzun sürer ve kapalı alan kaygısı olan kişilerde zorlayıcı olabilir.

Takip Aralıkları Nasıl Belirlenir?

Onarım eşiğinin altındaki anevrizmalar düzenli aralıklarla izlenir. Aralığın sıklığı çapa göre belirlenir: çap küçüldükçe kontroller seyrekleşir, eşiğe yaklaştıkça sıklaşır. Takipte yalnız çapın değeri değil, iki ölçüm arasındaki artış hızı da değerlendirilir; hızlı büyüme, çap eşiğe ulaşmamış olsa bile onarımı gündeme getirebilir. Takip döneminde tansiyonun hedefte tutulması ve sigaranın bırakılması, büyüme hızını etkileyen iki başlıktır.

Anevrizma Büyüdüğünde Ne Olur, Hangi Belirti Acil Sayılır?

Anevrizma büyüdükçe duvara binen gerilim artar ve yırtılma olasılığı yükselir. Onarım kararı, bu riskin işlem riskini geçtiği noktada verilir; bu nedenle karar yalnız çapa değil, kişinin yaşına, cinsiyetine, eşlik eden hastalıklarına ve anevrizmanın büyüme hızına da dayanır.

Onarımın Gündeme Geldiği Durumlar

  • Çapın, kişiye göre belirlenen eşiğe ulaşması.
  • Takipte hızlı büyüme saptanması.
  • Anevrizmanın ağrı gibi belirti vermeye başlaması.
  • Anevrizma içindeki pıhtıdan bacak damarlarına parça atması.
  • Anevrizmanın biçiminin düzensiz olması ya da duvarında yırtılmaya işaret eden bulgular görülmesi.

Anevrizma Büyümesi Yavaşlatılabilir mi?

Genişlemiş bir damarın eski çapına dönmesi beklenmez; ancak büyüme hızı etkilenebilir. Sigaranın bırakılması bu konudaki en somut adımdır. Tansiyonun hedefte tutulması, damar duvarına binen basıncı azaltır; bu nedenle ilaç düzeni aksatılmamalı ve ev ölçümleri kaydedilmelidir. Kan yağlarının düşürülmesi ve şeker hastalığının denetimi, hem anevrizmaya hem de eşlik eden kalp-damar hastalığına yöneliktir. Düzenli, tempolu ama zorlamayan yürüyüş önerilir; buna karşılık ağır kaldırma, nefes tutarak ıkınma ve ani güç gerektiren hareketler sınırlanır. Kabızlığın önlenmesi ve öksürüğe yol açan sorunların tedavi edilmesi de aynı gerekçeyle önemlidir.

Yırtılma Riskini Belirleyen Etkenler

Yırtılma olasılığı yalnız çapa bağlı değildir. Büyüme hızının yüksek olması, kesenin biçiminin düzensiz olması, kadın cinsiyeti, sürmekte olan sigara kullanımı, kontrolsüz tansiyon ve ailede yırtılma öyküsü riski artıran başlıklardır. Buna karşılık küçük ve yavaş büyüyen anevrizmalarda risk düşüktür; bu nedenle her genişleme hemen ameliyat gerektirmez. Onarım kararı verilirken bu risk ile işlemin kendi riski karşılaştırılır. Karar, kişinin yaşı, akciğer ve böbrek işlevleri, kalp durumu ve beklentileri konuşularak birlikte verilir.

Onarım Seçenekleri

İki temel yöntem vardır. Stentgreftle onarımda kasık atardamarından ilerletilen kaplı bir stent, anevrizmanın içine yerleştirilerek damar duvarı basınçtan korunur; karın açılmaz ve iyileşme daha kısadır, ancak ömür boyu düzenli görüntüleme takibi gerekir. Açık onarımda karın açılarak genişleyen bölüm çıkarılır ve yerine yapay damar dikilir; iyileşme daha uzundur, buna karşılık uzun dönemde ek girişim gereksinimi daha azdır. Hangi yöntemin uygun olduğu; damarın anatomisi, böbrek damarlarına uzaklık, kasık damarlarının yapısı, yaş ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Takip Döneminde Yapılması Gerekenler

  • Sigaranın tümüyle bırakılması; büyüme hızını etkileyen en önemli adımdır.
  • Tansiyonun düzenli ölçülmesi ve hedefte tutulması.
  • Kan yağlarının ve şekerin denetimi.
  • Ağır kaldırma ve nefes tutarak ıkınma gerektiren hareketlerden kaçınılması.
  • Kontrol randevularının aksatılmaması; görüntüleme tarihlerinin not edilmesi.

Onarım Sonrası Yaşam ve İzlem

Onarım, damar sertliğini ortadan kaldırmaz; bu nedenle işlem sonrasında da tansiyon, kan yağları ve sigara konusundaki düzen sürdürülür. Stentgreftle onarım yapılan hastalarda ömür boyu görüntüleme takibi gerekir; amaç stentin yerinde durduğunu, kese içine sızıntı olmadığını ve anevrizma çapının küçüldüğünü ya da en azından büyümediğini doğrulamaktır. İlk yıl kontroller daha sık, sonraki yıllarda genellikle yılda bir planlanır. Açık onarım yapılan hastalarda izlem daha seyrektir; yine de dikiş hatlarında yeni genişleme olup olmadığı belirli aralıklarla kontrol edilir. Her iki grupta da kontrol randevularının aksatılmaması, sorunların belirti vermeden fark edilmesini sağlar.

Muayeneye Gelirken

Önceki ultrason ve tomografi raporlarının, mümkünse görüntülerin kendisinin getirilmesi çok değerlidir; çünkü karar çoğu zaman tek bir ölçüme değil, ölçümlerin zaman içindeki değişimine dayanır. Kullanılan ilaçların yazılı listesi, tansiyon takip defteri ve varsa ailedeki anevrizma öyküsü de değerlendirmeyi kolaylaştırır. Sigara kullanımı, günlük miktar ve süre olarak paylaşıldığında takip planı buna göre düzenlenir.

Acil Sayılan Belirtiler

  • Karında ya da belde aniden başlayan şiddetli ağrı.
  • Ağrıya eşlik eden solukluk, soğuk terleme, baş dönmesi ya da bayılma.
  • Göbek çevresinde hızla büyüyen, atan kitle hissi.
  • Bacakta ani soğuma, morarma ve şiddetli ağrı.

Bu belirtilerde 112 aranmalı, hasta yemek ve içmekten kaçınmalıdır. Bilinen anevrizması olan kişilerin tanılarını ve son görüntüleme raporlarını yanlarında taşımaları, acil serviste zaman kazandırır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; takip aralığı ve onarım kararı, ölçümler ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek kişiye özel belirlenir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Göbek çevresinde hissedilen atım karın aortu ile ilgili olabilir mi?
Evet, olabilir. Karın aortu göbek hizasının biraz üzerinde, omurganın önünde seyreder; zayıf kişilerde normal aortun atımı bile sırtüstü yatarken hissedilebilir. Ancak atımın belirgin, geniş bir alanda ve elle kavranabilen bir kitle gibi hissedilmesi anevrizmayı düşündürür. Bu bulgu kilolu kişilerde ve küçük anevrizmalarda hissedilmeyebilir; yani atım hissedilmemesi anevrizma olmadığını göstermez. Karın ultrasonu birkaç dakikada, ışın kullanılmadan bu sorunun yanıtını verir.
Karın aort anevrizması genellikle nasıl fark edilir?
Anevrizmaların büyük bölümü belirti vermediği için çoğunlukla başka bir nedenle yapılan incelemede rastlantısal olarak fark edilir. Böbrek taşı, safra kesesi ya da bel ağrısı nedeniyle çekilen karın ultrasonu ve tomografiler en sık saptama yollarıdır. İkinci sık yol, risk grubundaki kişilerde yapılan tarama ultrasonudur. Daha seyrek olarak karında atım hissi, sürekli bel ağrısı ya da bacağa pıhtı atması ilk bulgu olabilir. Tanı bir kez konduğunda düzenli izlem başlatılır.
Karın aortunun genişlemesi erkeklerde neden daha sık görülür?
Karın aort anevrizması erkeklerde kadınlara göre belirgin biçimde daha sık görülür. Bunun başlıca nedenleri, sigara kullanımının erkeklerde uzun yıllar daha yaygın olması ve damar duvarındaki yapısal-hormonal farklılıklardır. Kadınlarda östrojenin damar duvarı üzerindeki koruyucu etkisi menopoza kadar sürer. Buna karşılık kadınlarda saptanan anevrizmalar daha küçük çaplarda yırtılma eğilimi gösterebildiği için takip ve onarım eşiği farklı değerlendirilir. Yani sıklık erkeklerde yüksek olsa da kadınlarda tablo daha dikkatli izlenir.
Karın aortu genişlemiş kişide bel ağrısı neyi gösterir?
Anevrizması bilinen bir kişide yeni başlayan ya da karakter değiştiren bel ağrısı hafife alınmamalıdır. Sürekli, künt ve dinlenmekle geçmeyen bel ağrısı, genişleyen damarın çevre dokulara bası yaptığını ya da duvarında gerilim arttığını gösterebilir. Aniden başlayan, şiddetli, sırta ve karına yayılan ağrı ise yırtılma belirtisi olarak kabul edilir ve acil başvuru gerektirir. Bel fıtığı ve kas kaynaklı ağrılar genellikle hareketle değişir, öne eğilmekle ya da pozisyonla ilişkilidir; anevrizma ağrısı pozisyondan bağımsız seyreder. Ayrım için muayene ve görüntüleme gerekir.
Bu tanıyı alan kişinin erkek kardeşleri taranmalı mıdır?
Evet, taranmaları önerilir. Karın aort anevrizmasında ailesel yatkınlık belirgindir; birinci derece yakınlarda hastalığın görülme olasılığı topluma göre yüksektir. Bu nedenle tanı konan kişinin erkek kardeşlerine ve uygun yaştaki çocuklarına karın ultrasonu ile tarama yapılması istenir. Tarama basit, ışınsız ve kısa sürelidir; ilk ölçüm normalse belirli aralıklarla tekrarı planlanır. Ailede birden fazla kişide anevrizma varsa tarama daha erken yaşta başlatılabilir.
Karın aort anevrizması olan kişi ağır iş yapabilir mi?
Ağır kaldırma ve nefes tutarak ıkınma, karın içi basıncı ve tansiyonu ani biçimde yükselttiği için bu kişilere önerilmez. Buna karşılık yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi tempolu ama zorlamayan etkinlikler çoğu hastada sürdürülebilir; bunlar tansiyon ve kilo kontrolüne de katkı verir. Meslek gereği ağır kaldırma gerekiyorsa, anevrizmanın çapına göre kişiye özel öneri verilir. Kabızlığın önlenmesi de aynı nedenle önemlidir; tuvalette uzun süre ıkınmaktan kaçınılmalıdır. Sınırların muayenede açıkça konuşulması, kişinin günlük yaşamını gereksiz yere kısıtlamamasını sağlar.
Karın aortundaki genişleme başka damarlarda da anevrizma olduğunu düşündürür mü?
Evet, düşündürür. Anevrizma damar duvarının genel bir zayıflığını yansıttığı için başka bölgelerde de genişleme bulunabilir. En sık birlikte görülen yerleşimler diz arkası atardamarı ve kasık bölgesindeki atardamarlardır; ayrıca göğüs bölümündeki aortta da genişleme olabilir. Bu nedenle karın aort anevrizması saptanan kişide diğer damar bölgelerinin de değerlendirilmesi istenir. Diz arkasında anevrizma saptanan kişilerde ise karın aortunun incelenmesi standart yaklaşımdır. Bu taramalar çoğunlukla Doppler ultrason ile yapılır.
Karın aortu genişleyen kişide bacaklara giden dolaşım etkilenir mi?
Etkilenebilir. Anevrizma kesesinin içinde, yavaşlayan kan akımı nedeniyle duvara yapışık pıhtı tabakası oluşabilir. Bu pıhtıdan kopan küçük parçalar bacak damarlarına giderek ani tıkanmalara yol açabilir; ayak parmaklarında ani morarma ve ağrı bu durumun tipik bulgusudur. Ayrıca anevrizma bacaklara giden ana damarların başlangıcını da içine alıyorsa, buradaki daralma yürüme ağrısına neden olabilir. Bu nedenle değerlendirmede bacak nabızları muayene edilir ve gerektiğinde ayak bileği-kol indeksi ölçülür. Ani soğuma, solma ve şiddetli ağrı acil başvuru gerektirir.
Karın aort anevrizması ultrason ile hangi aralıklarla izlenir?
Takip aralığı, ölçülen çapa ve büyüme hızına göre belirlenir. Küçük anevrizmalarda kontroller daha seyrek, eşik değere yaklaşan anevrizmalarda daha sık planlanır; hekim her kontrolde bir sonraki randevunun zamanını yeniden değerlendirir. Takipte ultrason tercih edilir; ışın içermediği için tekrarlanması sakıncalı değildir. Ölçümlerin mümkün olduğunca aynı yöntemle ve aynı merkezde yapılması, çaptaki gerçek değişimin görülmesini sağlar. Kontroller arasında yeni bir yakınma ortaya çıkarsa randevu beklenmeden başvurulmalıdır.
Karın aortunun genişlemesinde sigaranın rolü nedir?
Sigara, bu hastalıkta hem oluşumda hem de büyüme hızında en güçlü etkendir. Tütün dumanındaki maddeler, damar duvarındaki elastik lifleri parçalayan enzimleri etkinleştirir ve duvarın onarım kapasitesini azaltır. Bu nedenle sigara içenlerde anevrizma daha erken yaşta ortaya çıkar, daha hızlı büyür ve yırtılma riski daha yüksektir. Sigaranın bırakılması, büyüme hızını yavaşlatmak için kişinin kendi yapabileceği adımların başında gelir. Bırakma sürecinde tıbbi destek istenebilir; bu destek tedavinin bir parçası olarak görülmelidir.
Karın ve sırta yayılan ani ağrı bu hastalıkta neyi gösterir?
Aniden başlayan, şiddetli, karından sırta ya da böğre vuran ağrı, anevrizmanın yırtılması ya da yırtılmaya çok yaklaşması anlamına gelebilir ve acil bir durumdur. Ağrıya solukluk, soğuk terleme, çarpıntı, baş dönmesi ve bayılma eşlik edebilir; bunlar kan kaybının belirtileridir. Bu tabloda kişi kendi aracıyla yola çıkmamalı, hemen 112 aranmalıdır. Bilinen anevrizması olan kişilerin bu belirtileri önceden bilmesi ve yakınlarına anlatması zaman kazandırır. Ağrının geçmesi tehlikenin geçtiği anlamına gelmez; yine de değerlendirme gerekir.
Karın aort anevrizması elle muayene ile fark edilebilir mi?
Kısmen. Zayıf kişilerde ve büyük anevrizmalarda, göbek çevresinde nabızla atan, genişçe bir kitle elle hissedilebilir ve bu bulgu tanıdan şüphelenmeyi sağlar. Ancak kilolu kişilerde, karın kasları gergin olanlarda ve küçük anevrizmalarda elle muayene yetersiz kalır. Bu nedenle muayene bulgusu olmaması hastalığı dışlamaz; risk taşıyan kişilerde ultrason ile doğrulama gerekir. Muayenede ayrıca bacak nabızları ve karında üfürüm varlığı da değerlendirilir.
Karın aortu genişlemiş kişide iştahsızlık ve kilo kaybı görülür mü?
Görülebilir. Büyük anevrizmalar mideye ve çevre organlara bası yaparak erken doyma hissine, iştahsızlığa ve buna bağlı kilo kaybına yol açabilir. Bu yakınmalar sinsi geliştiği için çoğu zaman mide hastalıklarına bağlanır ve tanı gecikebilir. Ayrıca damar duvarını tutan iltihabi tipteki anevrizmalarda halsizlik ve iştahsızlık daha belirgin olabilir. Karında atım hissi ya da sürekli bel ağrısı da varsa değerlendirme damar yönünden yapılmalıdır. Kilo kaybının başka nedenleri de araştırılır.
Bu tanıyla yaşayan kişi uzun yolculuk yapabilir mi?
Kararlı seyreden, takip altındaki hastalar için uzun yolculuk genellikle sakıncalı değildir. Yolculuk öncesinde tansiyonun kontrol altında olması, ilaçların yanına alınması ve son görüntüleme raporunun bir kopyasının taşınması önerilir. Uzun süre hareketsiz oturmaktan kaçınmak, arada kalkıp yürümek ve bol su içmek uygundur; bu öneriler bacak damarlarında pıhtı riskini de azaltır. Onarım eşiğine yaklaşmış, hızlı büyüyen ya da yeni ağrı başlamış hastalarda yolculuk öncesi hekimle görüşülmelidir. Gidilecek yerdeki sağlık kuruluşunun bilinmesi, olası bir acil durumda zaman kazandırır.
Karın aort anevrizması olan kişide idrar yolu şikâyetleri görülür mü?
Seyrek olarak görülebilir. Büyüyen anevrizma, böbreklerden mesaneye idrar taşıyan kanallara bası yaparak böğür ağrısına ve idrar akışında zorlanmaya yol açabilir. Damar duvarını tutan iltihabi tipte anevrizmalarda bu bası daha sıktır ve çevre dokularda yapışıklık gelişebilir. İdrar yakınmalarının çok daha sık başka nedenleri olduğu için bu bulgu tek başına anevrizmayı düşündürmez. Bilinen anevrizması olan kişide yeni başlayan böğür ağrısı ya da idrar yakınması, değerlendirmenin yenilenmesini gerektirir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NHLBI (NIH) — Aortic Aneurysm
  2. MedlinePlus — Aortic Aneurysm
  3. PubMed — Aortic aneurysm repair
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Aortic Aneurysm