İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tedavi

Radyofrekans ile Varis Tedavisi (RFA)

Kaçak yapan toplardamarın kateterle verilen radyofrekans enerjisiyle içeriden kapatılması. İşlem ultrason eşliğinde yapılır, aynı gün yürünür.

Radyofrekans ile varis tedavisi, kapakları bozulmuş yüzeyel toplardamarın içine yerleştirilen bir kateter aracılığıyla, damar duvarının denetimli biçimde ısıtılarak kapatılması işlemidir. Isı, ışık enerjisiyle değil yüksek frekanslı radyo dalgalarıyla üretilir ve önceden belirlenmiş bir sıcaklıkta sabit tutulur. Damar çıkarılmaz; içeriden kapatılır ve zamanla bağ dokusuna dönüşür.

Radyofrekans ile Varis Tedavisi Nedir, Isı Damar Duvarına Nasıl İletilir?

Bu yöntemde ısı, kateterin ucundaki ısıtıcı bölümün doğrudan damar duvarına temas etmesiyle iletilir ve sıcaklık sürekli ölçülerek sabit tutulur.

Isı Nasıl Üretilir?

Kateterin uç bölümünde, yüksek frekanslı radyo dalgalarıyla ısınan bir ısıtıcı yüzey bulunur. Bu yüzey damar duvarına temas eder ve ısıyı doğrudan duvara aktarır. Isıtıcının içindeki bir ölçüm birimi, temas ettiği dokunun sıcaklığını sürekli okur ve cihaza bildirir. Cihaz, önceden belirlenmiş sıcaklık değerini korumak için verilen enerjiyi kendiliğinden azaltıp artırır. Böylece damar duvarı ne yetersiz ne de aşırı ısıtılır. Işık enerjisi kullanan yöntemlerde ise ısı, ışığın kan ve damar duvarı tarafından soğurulmasıyla dolaylı olarak oluşur.

Damar Duvarında Ne Olur?

Belirli bir sıcaklığa ulaşan damar duvarındaki bağ dokusu lifleri büzüşür ve kısalır. Damarın iç yüzeyini kaplayan ince hücre tabakası hasarlanır. Bu iki etki birlikte damarın çapını belirgin biçimde daraltır ve duvarların birbirine yaklaşmasını sağlar. Sonraki günlerde iyileşme sürecinde duvarlar birbirine yapışır ve kanal tümüyle kapanır. İçinden kan geçmeyen bu damar, aylar içinde bağ dokusuna dönüşerek incelir. Bacaktaki kan, kapatılan damar yerine sağlıklı derin toplardamar sistemi üzerinden akmaya devam eder.

Bölüm Bölüm Isıtma

Kateterin ısıtıcı bölümü belirli bir uzunluktadır ve her seferinde damarın o uzunluktaki bölümü ısıtılır. Bir bölüm tamamlandığında kateter tam o uzunluk kadar geri çekilir ve yeni bölüm ısıtılır. Böylece damar, baştan sona eşit biçimde ve birbirini izleyen bölümler halinde kapatılır. Bu düzen, ısının damarın bir yerinde birikmesini ve başka bir yerinde yetersiz kalmasını engeller. Damarın kasığa yakın ilk bölümü, geri kaçağın başladığı kritik nokta olduğu için genellikle iki kez ısıtılır.

Neden Damarın Kapatılması Yeterlidir?

Bacaktaki kanın büyük bölümü, kas kitleleri arasında seyreden derin toplardamarlarla taşınır. Yüzeyel damarlar bu taşımanın küçük bir bölümünü üstlenir. Kapakçıkları bozulan yüzeyel damar, kanı yukarı taşımak yerine aşağı kaçırarak bacaktaki basıncı yükseltir; yani yararlı olmaktan çıkıp zarar verir hale gelir. Bu damar kapatıldığında akım sağlıklı yollara yönelir ve basınç düşer. Bu nedenle bozuk damarın kapatılması dolaşımı bozmaz. Tablonun bütünü varis ve kronik venöz yetmezlik sayfasında ele alınmıştır.

Radyofrekans Yöntemi Hangi Hastalarda Tercih Edilir, Hangi Durumlarda Uygun Görülmez?

Tercih kararı, damarın çapı ve seyri ile kişinin beklentileri birlikte değerlendirilerek verilir.

Tercih Edildiği Durumlar

  • Orta çapta ve seyri düze yakın yüzeyel ana toplardamarda geri kaçak bulunması
  • İşlem sonrası ağrının olabildiğince az olmasının öncelikli olduğu kişiler
  • Çabuk günlük yaşama dönmesi gereken kişiler
  • Damarın cilde yakın seyrettiği bölgeler; sıcaklığın sabit tutulması çevre dokuyu korur
  • Ağrı eşiği düşük olan ve önceki işlemlerde zorlanmış kişiler
  • İki bacağın aynı seansta ele alınmasının planlandığı durumlar

Uygun Görülmeyen Durumlar

  • Gebelik ve emzirmenin erken dönemi
  • Derin toplardamar sisteminin tıkalı olması
  • Bacakta belirgin atardamar tıkanıklığı bulunması
  • Yürüyemeyen, yatağa bağımlı kişiler
  • Denetim altına alınmamış pıhtılaşma ya da kanama bozuklukları
  • İşlem bölgesinde etkin cilt enfeksiyonu
  • Damarın ileri derecede kıvrımlı olması; kateter ilerletilemez
  • Damarın çok dar ya da beklenenden çok geniş olması

Uygun Olmayan Kişilerde Ne Yapılır?

Bu yöntemin uygun görülmemesi tedavisiz kalınacağı anlamına gelmez. Kateterin ilerletilemediği kıvrımlı damarlarda, ısı kullanmadan damarı birleştiren yapıştırıcı yöntem ya da damar içine köpük verilmesi düşünülür. Cilde çok yakın seyreden ve sinirle komşu damarlarda ısı yerine köpük tercih edilebilir. Yan dalların çok sayıda ve geniş olduğu bacaklarda, dalların küçük giriş noktalarından tek tek çıkarılması gündeme gelir. Derin sistemin tıkalı olduğu kişilerde yüzeyel damara hiç dokunulmaz; bası giysisi, hareket ve bacak yükseltme temelli izlem sürdürülür. Gebelikte tedavi doğum sonrasına bırakılır.

Işıklı Yöntemle Karşılaştırma

İki yöntem de damarı ısıyla kapatır ve benzer sonuçlar verir; seçim üstünlük değil uygunluk meselesidir. Bu yöntemde sıcaklık sabit tutulduğu için çevre dokuya aktarılan ısı daha dengelidir; bu, ilk günlerdeki ağrı ve morarmanın daha az olmasını sağlayabilir. Buna karşılık çok geniş çaplı, kalın duvarlı ve kıvrımlı damarlarda endovenöz lazer ile varis tedavisi daha esnek bir seçenektir; ince lif kıvrımlı yolları daha kolay geçer. Karar, ultrason ölçümleri ve muayene bulgularıyla verilir.

Radyofrekans İşleminden Önce Hangi Değerlendirmeler ve Hazırlıklar Yapılır?

Hazırlığın merkezinde, ayakta yapılan ayrıntılı bir ultrason değerlendirmesi bulunur.

Ultrason Değerlendirmesi

Kişi ayakta durur durumdayken hangi damarda kaçak olduğu, kaçağın ne kadar sürdüğü, damarın çapı, seyrinin düzlüğü ve cilde olan uzaklığı ölçülür. Derin toplardamar sisteminin açık olduğu ve içinde pıhtı bulunmadığı gösterilir. Yüzeyel sistemi derin sisteme bağlayan delici damarların durumu değerlendirilir. Bu ölçümler yapılmadan yöntem seçilemez; çünkü kateterin çapı ve uzunluğu bu ölçümlere göre belirlenir. İnceleme venöz doppler ultrason sayfasında ayrıntılı anlatılmıştır.

Genel Değerlendirme

  • Sürekli kullanılan ilaçlar, bitkisel ürünler ve takviyeler listelenir.
  • Kanı sulandıran ilaç kullananlarda düzenleme, ilacı yazan hekimle birlikte yapılır.
  • Daha önce pıhtı geçirilip geçirilmediği ve ailede pıhtı öyküsü sorgulanır.
  • Şeker hastalığı, tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları değerlendirilir.
  • Alerji öyküsü, özellikle uyuşturucu ilaçlara karşı gelişen tepkiler sorulur.
  • Gerekli görülürse kan sayımı ve pıhtılaşma testleri istenir.

Bası Çorabının Ölçülmesi

İşlemden önce bacak ölçüleri alınır ve uygun bası düzeyinde çorap hazırlanır. Ölçü sabah saatlerinde, bacak henüz şişmemişken alınır. Yanlış ölçüde alınan çorap ya yeterince sıkmaz ve etkisiz kalır ya da aşırı sıkarak dolaşımı bozar. Kişinin çorabı işlem gününde yanında getirmesi istenir. Çorabın nasıl giyileceği önceden gösterilir; çünkü ilk günlerde tek başına giyilmesi zor olabilir ve yanlış giyilen çorap kıvrılarak bacağı boğabilir. Ayrıntılar kompresyon tedavisi sayfasındadır.

Radyofrekans Uygulanırken Damar İçinde ve Bacak Dokusunda Neler Olur?

İşlem, kişi uyanıkken ve yalnız bölge uyuşturularak yapılır; bacak başına genellikle bir saati aşmaz.

Giriş ve Kateterin Yerleştirilmesi

Bacak steril örtülerle kapatılır ve ultrason steril kılıf içinde kullanılır. Diz düzeyinde ya da baldırda uygun bir noktada cilt uyuşturulur; bu ilk iğnede kısa bir yanma hissedilir. Damara ince bir iğneyle girilir, içinden kılavuz tel geçirilir ve üzerinden bir kılıf yerleştirilir. Kateter bu kılıftan ilerletilir; ucu, kasıktaki derin toplardamar birleşiminin birkaç santim gerisine getirilir ve konumu ultrasonla doğrulanır. Kateterin ilerletilmesi genellikle hissedilmez.

Çevre Dokunun Uyuşturulması ve Korunması

Kateterin konumu doğrulandıktan sonra, damarın çevresine cilt altından seyreltilmiş uyuşturucu sıvı verilir. Bu sıvı üç iş yapar: bölgeyi uyuşturur, damarı çevresindeki cilt ve sinirlerden uzaklaştırarak ısının bu yapılara ulaşmasını engeller ve damarı sıkıştırarak duvarların birbirine yaklaşmasını sağlar. Sıvı verilirken bacakta yayılan bir serinlik, dolgunluk ve basınç hissi olur; bu his birkaç dakikada yerini uyuşukluğa bırakır. Bu aşama ultrason eşliğinde, damarın tüm uzunluğu boyunca özenle yapılır.

Enerji Verilmesi

Cihaz çalıştırıldığında ısıtıcı bölüm hızla belirlenen sıcaklığa ulaşır ve o değerde sabit tutulur. Her bölüm için belirli bir süre beklenir, ardından kateter tam ısıtıcı uzunluğu kadar geri çekilir. Bu döngü damar boyunca tekrarlanır. Çevre yeterince uyuşturulmuşsa ağrı beklenmez; bazı kişiler damar boyunca ilerleyen hafif bir sıcaklık duyumu tanımlar. Cihaz, sıcaklık beklenenin dışına çıktığında ya da temas yetersiz olduğunda uyarı verir ve enerjiyi keser. Kapanma, işlem sırasında ultrasonla doğrulanır.

Ek İşlemler ve Bitiş

Ana damar kapatıldıktan sonra, gözle görünen genişlemiş yan dallar aynı seansta ele alınabilir. Bu dallar birkaç milimetrelik giriş noktalarından çıkarılabilir ya da içlerine köpük verilerek kapatılabilir; ayrıntıları köpük skleroterapi sayfasındadır. Bir bölüm hekim yan dalları ikinci seansa bırakır; çünkü ana damar kapandıktan birkaç hafta sonra dalların bir bölümü kendiliğinden küçülür. İşlem bitince kateter çıkarılır, giriş noktasına bası uygulanır ve küçük bir bant yapıştırılır; dikiş atılmaz. Bacağa bası çorabı giydirilir ve kişi kendi yürüyerek masadan iner.

Radyofrekans Sonrasında İyileşme Nasıl İlerler ve Hangi Belirtilerde Hekime Başvurulur?

İlk günlerde bacakta gerginlik, sertlik ve az miktarda morarma beklenir; bunlar iyileşmenin olağan parçalarıdır.

İlk İki Hafta

  • Kapatılan damarın seyri boyunca elle hissedilen sert bir hat oluşur.
  • Bacakta gerginlik ve çekilme hissi, genellikle üçüncü günden sonra belirginleşir.
  • Giriş noktası çevresinde ve damar boyunca az miktarda morarma görülür.
  • Hafif ağrı ve dokunmakla hassasiyet olur.
  • Zaman zaman yanma ve karıncalanma hissedilebilir.
  • Bacakta hafif şişlik ilk günlerde olağandır.

Çorap, Hareket ve Bacak Yüksekliği

Bası çorabı işlemden hemen sonra giydirilir; ilk dönemde kesintisiz, sonrasında gündüz saatlerinde kullanılır ve toplam süre kişiye göre belirlenir. İşlem gününden başlayarak günde birkaç kez, on beşer yirmişer dakikalık yürüyüşler istenir; bu yürüyüşler baldır kaslarını çalıştırarak derin toplardamar akımını hızlandırır. Dinlenirken bacak kalp düzeyinin üzerine, yastıkla desteklenerek kaldırılır; bu, şişliği ve gerginlik hissini azaltır. Uzun süre hareketsiz oturmaktan ve ayakta durmaktan kaçınılır; yatak istirahati önerilmez.

Günlük Yaşama Dönüş

  • Masa başı işe genellikle ertesi gün dönülebilir.
  • Ayakta çalışılan işlere dönüş birkaç gün sonraya bırakılır.
  • Duş, giriş noktasındaki bant çıkarıldıktan sonra alınabilir.
  • Küvet, havuz, deniz, hamam ve sauna ilk haftalarda önerilmez.
  • Yürüyüş ilk günden serbesttir; koşu ve ağırlık çalışması dört haftaya kadar ertelenir.
  • Uzun yolculuklar ilk iki hafta ertelenir; kaçınılmazsa çorap kullanılır ve sık hareket edilir.
  • Araç kullanmaya, ayak hareketleri rahat yapılabildiğinde dönülür.

Kontroller ve Uzun Dönem

İlk kontrol genellikle bir hafta içinde yapılır; ultrasonla damarın kapalı olduğu ve derin sistemde pıhtı bulunmadığı gösterilir. Sonraki kontroller birinci ay ve altıncı ay dolayında planlanır, ardından yılda bir izlem sürdürülür. Kapanan damar ultrasonda akımsız, incelmiş ve bastırmakla açılmayan bir yapı olarak görülür. Uzun dönemde yeni genişlemiş damarların gelişmesini önlemek için kilo denetimi, düzenli yürüyüş, uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınma ve gerektiğinde bası çorabı kullanımı sürdürülür. Yakınmalar yeniden başlarsa erken başvurmak gerekir.

Beklenmeden Başvurulması Gereken Durumlar

  • Bacakta ani başlayan, hızla artan ve yaygın şişlik
  • Baldırda derinde hissedilen, yürümekle artan güçlü ağrı
  • Bacakta yayılan kızarıklık, ısı artışı ve ateş
  • Giriş noktasından durmayan kanama ya da akıntı
  • Nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kanlı öksürük
  • Ciltte kabarcık, yara ve yanık görünümü
  • Ayakta ya da bacakta ilerleyen uyuşma ve güçsüzlük
  • Ağrı kesicilere karşın geçmeyen, gece uykudan uyandıran ağrı

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Radyofrekans ile lazer uygulaması arasındaki fark hasta açısından nedir?
Hasta açısından iki yöntem birbirine çok benzer: ikisinde de aynı gün yürünür, dikiş atılmaz ve günlük yaşama dönüş kısa sürede olur. Fark, ısının nasıl üretildiğindedir. Radyofrekans yönteminde sıcaklık önceden belirlenen bir değerde sabit tutulur ve damar bölüm bölüm ısıtılır; bu nedenle çevre dokuya aktarılan ısı daha dengelidir. Bunun sonucu olarak ilk günlerdeki ağrı ve morarma bir bölüm kişide daha az olur. Işıklı yöntem ise çok geniş ve kıvrımlı damarlarda daha esnek bir seçenektir. Hangisinin uygun olduğuna ultrason ölçümleriyle karar verilir.
Radyofrekans uygulanan bölgede deride yanma hissi olur mu?
İşlem sırasında, damarın çevresine yeterli miktarda seyreltilmiş uyuşturucu sıvı verildiyse deride yanma hissi beklenmez. Bu sıvı hem bölgeyi uyuşturur hem damarı ciltten uzaklaştırarak ısının deriye ulaşmasını engeller. Enerji verilirken bazı kişiler damar boyunca ilerleyen hafif bir sıcaklık duyumu tanımlar; bu olağandır. Belirgin bir yanma hissedilirse hemen bildirilmeli ve işlem durdurulmalıdır; o bölgeye ek uyuşturucu sıvı verilerek devam edilir. İşlemden sonraki günlerde ciltte kızarıklık, kabarcık ya da yanık görünümü ortaya çıkarsa beklenmeden başvurulması gerekir.
Bu yöntem diz altındaki damarlarda da uygulanabilir mi?
Uygulanabilir; ancak karar dikkatle verilir. Diz altındaki damarlar cilde daha yakın seyreder ve bu bölgede toplardamarlara komşu duyu sinirleri bulunur. Isı bu sinirlere ulaşırsa bacakta ve ayak sırtında uyuşma, karıncalanma gelişebilir. Bu nedenle diz altı bölgede işlem yapılacaksa damarın çevresine verilen uyuşturucu sıvı özellikle bol ve özenli uygulanır; böylece damar hem ciltten hem sinirlerden uzaklaştırılır. Bir bölüm hekim, diz altındaki yakınma veren damarları ısı yerine köpük verilerek kapatmayı tercih eder. Seçim, damarın derinliğine ve sinirle komşuluğuna göre yapılır.
İşlemden sonra bacağı yüksekte tutmak gerçekten gerekli midir?
Evet, gereklidir ve iyileşmeyi kolaylaştıran basit ama etkili bir önlemdir. Bacak kalp düzeyinin üzerine kaldırıldığında, toplardamarlardaki kanın kalbe dönüşü yer çekiminin yardımıyla hızlanır; bacaktaki basınç düşer, dokuda biriken sıvı azalır. Bunun sonucu olarak şişlik, gerginlik ve ağrı belirgin biçimde azalır. Bacağı yükseltirken diz altına ve baldıra yastık konur, topuk boşta bırakılmaz; tek bir noktadan desteklemek uygun değildir. Günde birkaç kez, yirmişer dakikalık sürelerle uygulanması yeterlidir. Bu uygulama yürüyüşün yerine geçmez; ikisi birlikte sürdürülmelidir.
Radyofrekans sonrası uyku düzeninde bir değişiklik gerekir mi?
Uyku düzeninde köklü bir değişiklik gerekmez; olağan saatlerinizde ve olağan pozisyonunuzda uyuyabilirsiniz. Yalnız birkaç noktaya dikkat edilir. Bası çorabının gece de kullanılıp kullanılmayacağını hekiminiz belirtir; ilk dönemde kesintisiz kullanım istenebilir. Yatarken bacak altına ince bir yastık konarak hafifçe yükseltilmesi, sabah şişliğini azaltır. Tedavi edilen bacağın üzerine uzun süre yan yatmaktan kaçınmak, ilk günlerdeki hassasiyeti azaltır. Gece bacakta gerginlik nedeniyle uyanma olabilir; bu, ikinci hafta dolayında azalır. Uykudan uyandıran şiddetli ağrı olağan değildir ve değerlendirilmelidir.
Tedavi edilen damar boyunca ele gelen sert bir hat oluşması beklenen bir durum mudur?
Evet, beklenen bir durumdur ve iyileşmenin göstergesidir. Isıyla kapatılan damar büzüşür, duvarları birbirine yapışır ve içinde kan kalmadığı için sert bir kordon halini alır. Bu hat, damarın seyri boyunca elle hissedilir ve zayıf kişilerde gözle de fark edilebilir. Dokunmakla hassastır ve ilk haftalarda gerginlik hissine yol açar. Zamanla vücut bu yapıyı bağ dokusuna dönüştürür; kordon incelir, yumuşar ve aylar içinde çoğu kişide tamamen kaybolur. Bu hat hızla kalınlaşıyor, üzerindeki cilt kızarıyor ve ısınıyorsa iltihap açısından değerlendirme gerekir.
Radyofrekans işleminden sonra kan sulandırıcı kullanmak gerekir mi?
Rutin olarak gerekmez; bu karar kişiye göre verilir. Çoğu kişide erken yürüyüş, bası çorabı ve hareket pıhtı oluşumunu önlemek için yeterlidir. Kan sulandırıcı kullanımı; daha önce pıhtı geçirmiş olanlarda, ailesinde ya da kendisinde pıhtılaşmaya yatkınlık saptananlarda, çok geniş damar tedavi edilenlerde, hareket kısıtlılığı bulunanlarda ve kanser tedavisi görenlerde kısa süreli olarak planlanabilir. Zaten sürekli kan sulandırıcı kullananlarda ilaç düzeni işlemi yapan hekim ile ilacı yazan hekim tarafından birlikte belirlenir. Kendi başınıza ilaç başlamanız ya da bırakmanız uygun değildir.
İnce ve çok kıvrımlı damarlarda bu yöntem neden zorlanır?
Çünkü bu yöntemde kullanılan kateter, ışıklı yöntemde kullanılan ince life göre daha kalın ve daha az bükülgendir. Damar sık dönüşler yapıyorsa kateter bu dönüşleri geçemez, damar duvarına dayanır ve ilerletilemez; zorlanırsa damar duvarı zedelenebilir. Çok ince damarlarda ise kateter içeri girse bile ısıtıcı yüzey duvara tam temas edemez ya da damar kateteri sıkıştırır. Bu nedenle işlem öncesi ultrasonda damarın seyri ve çapı ölçülür. Kıvrımlı damarlarda ince lifle uygulanan ışıklı yöntem, yapıştırıcıyla kapatma ya da köpük verilmesi daha uygun seçeneklerdir.
Aynı bacakta daha önce varis ameliyatı geçirmiş kişide radyofrekans uygulanabilir mi?
Evet, uygulanabilir; ancak değerlendirme daha ayrıntılı yapılır. Önceki ameliyattan sonra yeniden genişlemiş damarlar iki biçimde oluşabilir: ya çıkarılmamış bir ana damar ya da kasık bölgesinde yeni gelişmiş düzensiz damar ağları söz konusudur. Ultrasonda bu ayrım yapılır. Düzgün seyirli bir ana damar kaldıysa bu yöntem uygundur. Kasıkta düzensiz ve kıvrımlı yeni damar ağları varsa kateter ilerletilemeyebilir; bu durumda köpük verilmesi ya da ince lifle uygulanan ışıklı yöntem tercih edilir. Önceki ameliyatın kayıtlarını getirmeniz planlamayı kolaylaştırır.
İşlemden sonra bisiklete binmek ve yüzmek ne zaman serbest bırakılır?
Sabit bisiklet ve hafif tempolu düz yol bisikleti genellikle ilk hafta sonunda, gerginlik ve ağrı azaldığında başlatılabilir. Yüzme ise giriş noktalarının tamamen kapanmasını gerektirir; bu nedenle genellikle iki üç hafta beklenir ve havuz ile denize giriş hekimin onayıyla serbest bırakılır. Erken yüzme, kapanmamış giriş noktasından enfeksiyon girmesine yol açabilir. Yüzme başladığında dolaşım için çok uygun bir etkinliktir; suyun sağladığı doğal bası bacaktaki şişliği azaltır. Yokuş çıkma, hızlı pedal çevirme ve ağırlıklı çalışmalar dördüncü haftaya kadar ertelenir.
Radyofrekans sonrası bacakta hissedilen uyuşma neden olur ve nasıl izlenir?
Uyuşma, ısının damara komşu duyu sinirlerini etkilemesinden ya da işlem sırasında verilen uyuşturucu sıvının sinire yakın birikmesinden kaynaklanabilir. En sık diz altında ve ayak sırtında, cilt yüzeyinde bir şerit boyunca his azalması biçiminde görülür. Kas gücünü etkilemez; yalnız dokunma duyusu azalır. Çoğu kişide geçicidir ve haftalar içinde kendiliğinden düzelir. İzlem için uyuşan bölgenin sınırları ilk muayenede işaretlenir ve kontrollerde karşılaştırılır. Uyuşma yayılıyor, ayakta güçsüzlük ekleniyor ya da aylarca geçmiyorsa ileri değerlendirme istenir; bu durumda sinir incelemesi yapılabilir.
Tedavi sonrası doğum kontrol hapı kullanımı gözden geçirilir mi?
Evet, gözden geçirilir. Doğum kontrol hapları ve hormon içeren ilaçlar, kanın pıhtılaşmaya eğilimini artırır; toplardamar işlemi sonrası dönemde bu eğilim istenmez. Bu nedenle işlem öncesinde hangi ilacı, hangi dozda ve ne kadar süredir kullandığınız sorgulanır. Bir bölüm kişide ilacın işlemden önce belirli bir süre bırakılması ya da hormon içermeyen bir yönteme geçilmesi önerilebilir; bu karar ilacı yazan kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle birlikte verilir. İlacınızı kendi başınıza bırakmanız uygun değildir. Sigara kullanımı bu riski belirgin biçimde artırdığı için ayrıca ele alınır.
Kilo vermek bu tedavinin sonucunu etkiler mi?
Evet, etkiler. Fazla kilo, karın içi basıncını artırarak bacak toplardamarlarındaki kanın yukarı dönüşünü zorlaştırır ve damar içindeki basıncı yükseltir. Bu basınç, tedavi edilmemiş damarların zamanla genişlemesine ve yakınmaların tekrarlamasına zemin hazırlar. Ayrıca fazla kilo hareketi kısıtlar; baldır kaslarının pompa görevi azalır. Kilo vermek kapatılan damarı etkilemez, ancak yeni genişlemiş damarların gelişmesini yavaşlatır ve bacaktaki şişlik, ağırlık hissi gibi yakınmaları azaltır. Bu nedenle tedavi sonrası dönemde dengeli beslenme ve düzenli yürüyüş, tedavinin bir parçası olarak sürdürülür.
Tedavi uygulanan bacakta epilasyon ve ağdaya ne zaman dönülebilir?
Epilasyon ve ağdaya dönüş için giriş noktalarının tamamen kapanması ve morarmanın geçmesi beklenir; bu genellikle üç dört haftayı bulur. Erken dönemde ağda uygulamak, henüz kapanmamış giriş noktasından enfeksiyon girmesine ve ciltte yeni morarmalara yol açabilir. Sıcak ağda ayrıca damarları genişlettiği için ilk haftalarda önerilmez. Işıkla yapılan kalıcı tüy azaltma işlemleri için biraz daha uzun beklenmesi, en az bir ay sonra ve kontrol muayenesinde onay alındıktan sonra uygulanması uygundur. Bu süre içinde tıraş makinesi ya da jiletle temizlik, cilt tahriş edilmeden yapılabilir.
Kontrol Doppler muayenesi hangi aralıklarla planlanır?
Kontroller genellikle işlemden sonraki ilk hafta, birinci ay ve altıncı ay dolayında planlanır; ardından yılda bir izlem sürdürülür. İlk kontrolde kapatılan damarın kapalı olduğu ve derin toplardamar sisteminde pıhtı bulunmadığı gösterilir; bu ilk inceleme en önemlisidir. Birinci ay kontrolünde yan dalların durumu ve ek işlem gerekip gerekmediği değerlendirilir. Altıncı ay kontrolünde kapanmanın kalıcı olup olmadığına ve yeni kaçak gelişip gelişmediğine bakılır. Yakınmalarınızda artış olursa, bacakta yeni şişlik ya da genişlemiş damar görürseniz randevu beklenmeden başvurmanız gerekir.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. MedlinePlus — Varicose Veins
  2. NHLBI (NIH) — Venous Thromboembolism
  3. PubMed — Chronic venous insufficiency treatment
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Varicose Veins