İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tedavi

Köpük Skleroterapi (İğne ile Varis Tedavisi)

İğneyle verilen köpüğün damar duvarını kapatması. Yan dallarda ve yinelemiş varislerde poliklinik koşullarında uygulanabilir.

Köpük skleroterapi, genişlemiş toplardamarların içine ince bir iğne ile köpük haline getirilmiş özel bir ilaç verilerek damarın kapatılması işlemidir. İlaç köpük haline getirildiğinde damar içindeki kanı iter ve duvara daha geniş bir yüzeyde, daha uzun süre temas eder; bu nedenle sıvı halinden daha etkilidir. Kesi yapılmaz, dikiş atılmaz ve işlem muayenehane koşullarında yapılabilir.

Köpük Skleroterapi Nedir, Damar İçine Verilen Köpük Nasıl Etki Eder?

Köpük, damarın iç yüzeyini kaplayan hücre tabakasını denetimli biçimde hasarlar; damar büzüşür, duvarları birbirine yapışır ve kanal kapanır.

Köpük Nasıl Hazırlanır?

Kullanılan ilaç, ampul içinde sıvı halde bulunur. İki enjektör bir bağlantı parçasıyla birleştirilir; birine ilaç, diğerine hava ya da özel bir gaz karışımı çekilir. İki enjektör arasında hızla ileri geri itilerek karışım çalkalanır ve ince kabarcıklı, yoğun bir köpük elde edilir. Bu köpük hazırlandıktan hemen sonra kullanılır; beklediğinde kabarcıklar birleşir ve etkisi azalır. İlacın derişimi ve köpüğün miktarı, tedavi edilecek damarın çapına göre ayarlanır.

Köpüğün Sıvı İlaca Üstün Yanı

Sıvı halde verilen ilaç, damar içindeki kanla hemen seyrelir ve etkisini yitirir. Köpük ise kanı yerinden iterek damarı doldurur ve duvara doğrudan temas eder. Bu temas, sıvıya göre daha geniş bir yüzeyde ve daha uzun süre sürer. Ayrıca köpük ultrasonda beyaz bir dolgu olarak görünür; bu, ilacın damarın hangi bölümüne ulaştığını işlem sırasında izlemeye olanak verir. Böylece hem daha az ilaçla daha geniş bir alan tedavi edilir hem de ilacın istenmeyen bir yöne kaçması fark edilir.

Damarda Oluşan Değişiklik

Köpük damar duvarına temas ettiğinde, iç yüzeyi kaplayan ince hücre tabakası hasarlanır. Damar kasılarak büzüşür ve çapı küçülür. Hasarlanan duvarda iyileşme tepkisi başlar; günler içinde duvarlar birbirine yapışır ve içeride bir pıhtı oluşur. Haftalar içinde bu pıhtı bağ dokusuna dönüşür ve damar kalıcı biçimde kapanır. Kapanan damar aylar içinde incelir ve çoğu kişide gözle görünmez hale gelir. Bu süreç hemen değil, aşamalı biçimde gerçekleşir; sonucun görünmesi haftalar alır.

Ana Damar Tedavisinin Yerini Tutar mı?

Bacakta kaçağın başladığı ana toplardamar geniş ve uzunsa, tek başına köpük verilmesi kalıcı sonuç vermeyebilir; damar zamanla yeniden açılabilir. Bu nedenle önce ana damardaki kaçak giderilir, sonra kalan dallar köpükle kapatılır. Ana damar için ısıyla kapatma yöntemleri ya da yapıştırıcı kullanılır; ayrıntıları endovenöz lazer ile varis tedavisi ve yapıştırıcı ile varis tedavisi sayfalarındadır. Kaçak sürerken yalnız yüzeydeki damarları kapatmak, kısa sürede yeni damarların belirmesine yol açar.

Köpük Skleroterapi Hangi Varis Tiplerinde Uygundur, Kimlerde Yapılmaz?

Bu yöntem, özellikle orta çaplı yan dallar, kıvrımlı damarlar ve ısı yöntemlerinin uygulanamadığı bölgeler için uygundur.

Uygun Olan Durumlar

  • Ana damar tedavisinden sonra bacakta kalan genişlemiş yan dallar
  • Kıvrımlı seyri nedeniyle kateter ilerletilemeyen damarlar
  • Diz altında ve baldırda kabarık, yakınma veren damarlar
  • Ayak bileği çevresinde, cilt değişikliği ve yara gelişme eğilimi bulunan bölgelerdeki damarlar
  • Önceki ameliyat sonrası yeniden gelişen düzensiz damar ağları
  • Toplardamar yarasının çevresindeki besleyici damarlar
  • Ameliyat olamayacak kadar ileri yaşta ya da eşlik eden hastalığı bulunan kişiler
  • Deriye yakın kılcal damarlar; bu damarlar için daha düşük derişim kullanılır

Yapılmadığı Durumlar

  • Kullanılan ilaca karşı bilinen alerji
  • Gebelik; emzirme döneminde zamanlama ayrıca belirlenir
  • Etkin derin toplardamar pıhtısı bulunması
  • Derin toplardamar sisteminin tıkalı olması
  • Bacakta belirgin atardamar tıkanıklığı
  • İşlem bölgesinde cilt enfeksiyonu
  • Yürüyemeyen, yatağa bağımlı kişiler
  • Denetim altına alınmamış pıhtılaşma bozuklukları

Kılcal Damarlarda Uygulama

Deriye çok yakın seyreden ince kırmızı ve mor damarlar için de aynı yöntem kullanılır; ancak ilacın derişimi belirgin biçimde düşürülür ve çok ince iğneler tercih edilir. Bu damarlarda amaç, damar duvarını hasarlamak değil, yalnız kapanmasını sağlayacak kadar bir etki oluşturmaktır. Yüksek derişim kullanılması ciltte beyazlaşmaya, mor renk değişikliğine ve yara açılmasına yol açabilir. Bu nedenle uygulama yavaş yapılır, cilt sürekli izlenir ve beyazlaşma görülürse hemen durdurulur. Kılcal damarlarda sonuç birkaç seansta alınır; her seans arasında en az bir ay beklenir. Bu uygulamadan önce de ana damardaki kaçağın giderilmiş olması gerekir.

Kalpte Doğumsal Delik Bulunanlar

Kalbin iki kulakçığı arasında, doğumdan kalma küçük bir açıklık bulunması toplumda seyrek değildir ve çoğu kişide yakınmaya yol açmaz. Bu açıklığın bulunduğu kişilerde, damar içine verilen köpüğün kabarcıkları akciğerlerde süzülmek yerine bu açıklıktan geçerek vücut dolaşımına karışabilir. Bu durumda geçici baş dönmesi, görmede bulanıklık ve baş ağrısı gelişebilir. Bilinen böyle bir açıklığı olanlarda ya da migren öyküsü bulunanlarda kullanılan köpük miktarı sınırlı tutulur, işlem bölümlere ayrılır ve kişi işlem sonrası daha uzun süre gözlenir.

Köpük Skleroterapi Öncesinde Hasta Nasıl Hazırlanır?

Hazırlık kısadır; ancak ultrason değerlendirmesi ve ilaçların gözden geçirilmesi atlanmaz.

Ultrason Değerlendirmesi

İşlemden önce bacak, ayakta durur durumda incelenir. Hangi damarda kaçak olduğu, kaçağın nereden başladığı ve derin toplardamar sisteminin açık olduğu gösterilir. Bu inceleme yapılmadan iğne tedavisine başlanmaz; çünkü ana damardaki kaçak giderilmeden yüzeydeki damarları kapatmak kalıcı sonuç vermez. Tedavi edilecek damarlar işaretlenir ve kaç seans gerekeceği tahmin edilir. İnceleme venöz doppler ultrason sayfasında ayrıntılı anlatılmıştır.

İlaçlar ve Öykü

  • Sürekli kullanılan ilaçlar, bitkisel ürünler ve takviyeler listelenir.
  • Kan sulandırıcı etkisi bulunan takviyelerin seanstan önce bırakılması istenebilir.
  • Hormon içeren ilaçlar ve doğum kontrol hapları bildirilmelidir.
  • Daha önce pıhtı geçirilip geçirilmediği ve ailede pıhtı öyküsü sorgulanır.
  • Migren ve kalpte doğumsal açıklık öyküsü ayrıca sorulur.
  • Alerji öyküsü ayrıntılı alınır.

Seans Günü

Aç gelinmesi gerekmez; aksine hafif bir öğün alınması, seans sırasında baş dönmesi olmasını engeller. Bacağa krem, losyon ve yağ sürülmez; bunlar hem cildi kayganlaştırır hem işaretlemeyi zorlaştırır. Seanstan önce sıcak duş alınmaz ve ağda yapılmaz. Rahat, geniş ve kolay giyilebilen bir giysi tercih edilir. Ölçüsüne göre alınmış bası çorabı yanında getirilir; çorap seanstan hemen sonra giyilecektir. Seans sonrası yürüyerek ayrılınacağı için rahat ayakkabı seçilmesi uygundur.

Köpük Skleroterapi Seansı Sırasında Bacakta Neler Olur?

Seans genellikle yarım saati aşmaz; uyuşturma gerekmez ve kişi tüm işlem boyunca uyanıktır.

Seansın Akışı

Kişi muayene masasına yatırılır; tedavi edilecek damarların yerine göre sırtüstü ya da yüzüstü pozisyon verilir. Bacak yükseltilir; bu, damarların boşalmasını sağlar ve köpüğün duvara daha iyi temas etmesine yardım eder. Cilt temizlenir. Görünen damarlarda iğne doğrudan damara sokulur; görünmeyen, derin yerleşen damarlarda ultrason eşliğinde girilir. Köpük yavaşça verilirken damarın dolduğu ultrasonda ya da cilt üzerinden izlenir. Aynı seansta birkaç noktadan uygulama yapılabilir.

Hissedilenler

İğne çok ince olduğu için batma hafiftir. Köpük verilirken damar boyunca yayılan bir yanma, kaşıntı ya da kramp benzeri his olabilir; bu his kısa sürer ve genellikle bir dakika içinde geçer. Bacakta ağırlık ve dolgunluk duyumu olabilir. Bazı kişilerde ağızda geçici bir tat değişikliği olur. Baş dönmesi, görmede bulanıklık, göğüste sıkışma ya da öksürük olursa hemen bildirilmelidir; bu durumda uygulama durdurulur ve kişi bacakları yükseltilerek bir süre yatırılır.

Seans Sonu

Uygulama bitince iğne giriş noktalarına küçük bantlar yapıştırılır. Bacak elastik bandajla sarılır ya da doğrudan bası çorabı giydirilir; sıkı bası, kapatılan damarın duvarlarının birbirine yapışmasını sağlayan en önemli adımdır. Kişi hemen ayağa kalkar ve yaklaşık yarım saat yürütülür; bu yürüyüş, köpüğün derin sisteme geçen bölümünün hızla dağılmasını sağlar. Ardından kısa bir gözlem süresinden sonra evine gönderilir. Aynı gün araç kullanılabilir; ancak baş dönmesi varsa beklenir.

Kaç Seans Gerekir?

Tek seansta tüm damarlar tedavi edilmez. Bir seansta verilebilecek köpük miktarı sınırlıdır ve bu sınır aşılmaz. Ayrıca sonucun görülmesi haftalar aldığı için, bir sonraki seansta hangi damarların kaldığı ancak bekledikten sonra anlaşılır. Seanslar genellikle iki ile dört hafta arayla planlanır. Gereken seans sayısı; damarların yaygınlığına, çapına ve kişinin yanıtına göre değişir. Kılcal damarlar için genellikle daha çok seans gerekir. Plan, her kontrolde yeniden değerlendirilir.

Köpük Skleroterapi Sonrası Hangi Değişiklikler Beklenir, Ne Zaman Hekime Başvurulur?

İlk haftalarda damar boyunca sertlik, renk koyulaşması ve morarma beklenir; bunlar iyileşmenin olağan parçalarıdır.

Beklenen Değişiklikler

  • Tedavi edilen damar boyunca elle hissedilen sert nodüller ve kordonlar
  • Ciltte kahverengi çizgi biçiminde renk koyulaşması
  • İğne giriş noktalarında küçük morluklar
  • Damar boyunca dokunmakla hassasiyet
  • Hafif kaşıntı; birkaç gün sürer
  • Tedavi edilen bölgenin çevresinde ince kırmızı damarcıkların belirmesi

Bası ve Hareket

Bası çorabı ya da bandaj, seanstan hemen sonra takılır ve ilk gün kesintisiz kullanılır; sonrasında gündüz saatlerinde bir hafta ya da hekimin belirttiği süre boyunca sürdürülür. Bası, kapatılan damarda oluşan pıhtı miktarını azaltır; bu da hem sert nodüllerin hem renk koyulaşmasının daha az olmasını sağlar. Seanstan sonra günde en az yarım saat yürünmesi istenir. Uzun süre hareketsiz oturmaktan ve ayakta durmaktan kaçınılır. Bir hafta boyunca zorlu egzersiz, ağırlık çalışması ve koşu ertelenir. Ayrıntılar kompresyon tedavisi sayfasındadır.

Toplardamar Yarası Olanlarda

Ayak bileği çevresinde açık toplardamar yarası bulunan kişilerde, yaranın çevresindeki genişlemiş damarların köpükle kapatılması yaranın kapanmasını hızlandırır. Bu damarlar yara bölgesine yüksek basınçlı kan taşır ve iyileşmeyi engeller. Uygulama, yaranın içine değil çevresindeki damarlara yapılır ve ultrason eşliğinde yürütülür. İşlemden önce bacağa giden atardamar dolaşımının yeterli olduğu gösterilmelidir. Bu tedavi, bası ve yara bakımının yerine geçmez; onlarla birlikte yürütülür. Ayrıntılar venöz ülser yara bakımı sayfasındadır.

Kaçınılması Gerekenler

  • Sıcak duş, küvette uzun süre oturmak, hamam ve sauna; en az iki hafta
  • Doğrudan güneşe çıkmak ve solaryum; renk koyulaşmasını kalıcılaştırır
  • Tedavi edilen bölgeye ağda ve epilasyon
  • Bölgeyi ovmak ve sert masaj yapmak
  • Uzun ve hareketsiz yolculuklar; ilk iki hafta
  • Hekime danışmadan kan sulandırıcı etkili takviye kullanmak

Kontroller

İlk kontrol genellikle iki ile dört hafta arasında yapılır. Bu muayenede kapatılan damarlar ultrasonla değerlendirilir; kapanmayan damarlar için ek seans planlanır. İçinde pıhtı biriken sert nodüller varsa, ince bir iğneyle bu pıhtı boşaltılabilir; bu işlem hem ağrıyı hem renk koyulaşmasını azaltır. Sonraki seanslar aynı aralıklarla sürdürülür. Tedavi tamamlandıktan sonra altıncı ay ve birinci yıl kontrolleri planlanır. Yeni damarların gelişmemesi için bası çorabı, düzenli yürüyüş ve kilo denetimi sürdürülür.

Beklenmeden Başvurulması Gereken Durumlar

  • Bacakta ani başlayan, hızla artan ve yaygın şişlik
  • Baldırda derinde hissedilen, yürümekle artan güçlü ağrı
  • Nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kanlı öksürük
  • Geçmeyen baş dönmesi, görme kaybı ve konuşma bozukluğu
  • İğne yapılan bölgede ciltte beyazlaşma, mor renk ve yara açılması
  • Bacakta yayılan kızarıklık, ısı artışı ve ateş
  • Yüzde ve dudakta şişme, nefes almakta zorlanma
  • Ağrı kesicilere karşın geçmeyen, gece uykudan uyandıran ağrı

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

İğne tedavisinden sonra deride kalan kahverengi renk değişikliği zamanla açılır mı?
Çoğu kişide açılır; ancak zaman alır. Bu renk değişikliği, kapatılan damardan cilt altına sızan kanın içindeki demirin dokuda birikmesinden kaynaklanır. Tedavi edilen damarın seyri boyunca kahverengi bir çizgi biçiminde görülür. Genellikle birkaç ay içinde solmaya başlar ve altı ay ile bir yıl arasında büyük ölçüde kaybolur; az sayıda kişide daha uzun sürer ya da soluk bir iz kalır. Rengin açılmasını hızlandırmak için bası çorabını önerilen süre boyunca kullanmak, güneşten kaçınmak ve sert nodüllerin içindeki pıhtının kontrol muayenesinde boşaltılması yararlıdır.
Seanstan sonra bacağın sıkı sarılması neden istenir?
Çünkü bası, bu tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır ve sonucu doğrudan etkiler. Sıkı sarılan bacakta damar duvarları birbirine yaklaşır; ilaç hasarladığı duvarlar temas halinde kaldığı için daha kolay ve kalıcı biçimde yapışır. Ayrıca bası, kapatılan damarın içinde biriken pıhtı miktarını azaltır; bu da hem elle hissedilen sert nodüllerin hem ciltteki kahverengi renk koyulaşmasının daha az olmasını sağlar. Bası uygulanmadığında damarın yeniden açılma olasılığı artar. Bandaj ya da çorap ilk gün kesintisiz, sonrasında hekimin belirttiği süre boyunca gündüz kullanılır.
İğne tedavisi ısı yöntemleriyle aynı seansta birleştirilebilir mi?
Evet, birleştirilebilir ve çoğu kez birlikte planlanır. Kaçağın başladığı ana toplardamar ısıyla kapatılır; bacakta kalan yan dallar ve kabarık damarlar aynı seansta köpükle kapatılabilir. Bu yaklaşım tek seansta daha çok damarın tedavi edilmesini sağlar. Bununla birlikte bir bölüm hekim, yan dalları ikinci bir seansa bırakmayı tercih eder; çünkü ana damardaki kaçak giderildikten birkaç hafta sonra dalların bir bölümü kendiliğinden küçülür ve daha az köpük gerekir. Karar; dalların sayısına, boyutuna, bir seansta verilebilecek köpük miktarına ve kişinin tercihine göre verilir.
Seans sırasında baş dönmesi veya görmede bulanıklık hissedilirse ne yapılmalıdır?
Hemen uygulamayı yapan hekime söylemeniz gerekir; bu belirtileri saklamak doğru değildir. Uygulama durdurulur, bacaklarınız yükseltilerek sırtüstü yatırılırsınız ve bir süre gözlenirsiniz. Bu belirtiler, köpük kabarcıklarının kan dolaşımına karışmasıyla ilişkilidir ve genellikle dakikalar içinde kendiliğinden geçer. Nabız, tansiyon ve oksijen düzeyi izlenir. Belirtiler geçmezse ya da konuşma bozukluğu, kolda güçsüzlük gibi bulgular eklenirse ileri değerlendirme yapılır. Bu nedenle seanstan önce hafif bir öğün almanız, migren ve kalpte doğumsal açıklık öykünüzü bildirmeniz istenir.
Tedavi edilen bölgede küçük sert nodüller oluşması olağan mıdır?
Evet, olağandır ve iyileşmenin bir parçasıdır. Kapatılan damarın içinde kan kalmışsa bu kan pıhtılaşır; damar bu nedenle bezelye büyüklüğünde sert, dokunmakla hassas nodüller halinde ele gelir. Tedavi edilen damarın seyri boyunca sıralanmış olarak hissedilir. Zamanla bu pıhtı bağ dokusuna dönüşür ve nodüller aylar içinde küçülüp kaybolur. Nodül belirgin, ağrılı ve ciltte koyu renk oluşturuyorsa kontrol muayenesinde ince bir iğneyle içindeki pıhtı boşaltılabilir; bu, hem ağrıyı hem renk koyulaşmasını azaltır. Bası çorabını düzenli kullanmak nodül oluşumunu belirgin biçimde azaltır.
Bu tedaviden sonra güneşe çıkmak neden sınırlandırılır?
Çünkü güneş ışığı, tedavi sonrası ciltte oluşan renk koyulaşmasını belirginleştirir ve kalıcı hale getirebilir. Tedavi edilen bölgede cilt altına sızan kanın demiri birikir; bu bölge güneş ışığına maruz kaldığında cilt daha çok renk maddesi üretir ve kahverengi iz koyulaşır. Bu nedenle en az iki hafta, tercihen renk değişikliği solana kadar doğrudan güneşten ve solaryumdan kaçınılması istenir. Kaçınılamıyorsa bölge giysiyle kapatılır ya da yüksek koruma düzeyli güneş koruyucu kullanılır. Aynı nedenle sıcak ortamlar ve hamam da ilk haftalarda önerilmez.
Bu yöntem ayak bileği çevresindeki damarlarda uygulanabilir mi?
Evet, uygulanabilir ve bu bölge tedavinin en önemli hedeflerinden biridir. Ayak bileği çevresi, bacakta toplardamar basıncının en yüksek olduğu bölgedir; burada gelişen cilt değişiklikleri, renk koyulaşması, sertleşme ve yara ile sonuçlanabilir. Bu nedenle bölgedeki genişlemiş damarların kapatılması hem yakınmaları azaltır hem yara gelişmesini önler. Bununla birlikte bu bölgede cilt incedir ve dolaşım daha sınırlıdır; ilaç derişimi düşük tutulur, miktar sınırlanır ve uygulama ultrason eşliğinde yapılır. Bacağa giden atardamar dolaşımının yeterli olduğu önceden gösterilmelidir; bu, işlemin ön koşuludur.
Emziren annelerde köpük skleroterapi zamanlaması nasıl belirlenir?
Emzirme döneminde kesin bir yasak yoktur; ancak zamanlama hekimle birlikte belirlenir. Kullanılan ilacın anne sütüne çok az geçtiği bilinmektedir. Yine de bir bölüm hekim, işlemden sonra belirli bir süre sütün sağılıp atılmasını önerir; bu süre genellikle kısa tutulur. Gebelik sırasında bu tedavi yapılmaz. Doğumdan sonra bacaktaki damarların bir bölümü kendiliğinden geriler; bu nedenle tedavi kararı için doğum sonrası birkaç ay beklenmesi uygundur. Bu süre içinde bası çorabı, düzenli yürüyüş ve bacak yükseltme önerilir. Emzirme durumunuzu işlem öncesinde mutlaka bildirmeniz gerekir.
Kalpte doğumsal delik bulunan kişilerde bu yöntem neden ayrıca değerlendirilir?
Çünkü bu açıklık, damara verilen köpük kabarcıklarının izleyeceği yolu değiştirir. Olağan durumda kabarcıklar toplardamarlarla kalbe gider, akciğerlere geçer ve orada süzülerek dolaşımdan ayrılır. Kalbin iki kulakçığı arasında doğumdan kalma bir açıklık bulunuyorsa, kabarcıkların bir bölümü akciğerlere uğramadan bu açıklıktan geçip vücut dolaşımına karışabilir. Bu durumda geçici baş dönmesi, görmede bulanıklık, baş ağrısı ve seyrek olarak daha ciddi belirtiler gelişebilir. Bu nedenle böyle bir açıklığı bilinenlerde ve migren öyküsü olanlarda köpük miktarı sınırlı tutulur, işlem bölümlere ayrılır ve gözlem süresi uzatılır.
Seanslar arasında bacak bakımı nasıl yapılır, hangi ürünlerden kaçınılır?
Bacak günlük olarak ılık suyla, ovmadan yıkanır ve bastırmadan kurulanır. Cilt kuruysa nemlendirici kullanılabilir; ancak iğne giriş noktalarının üzerine, bantlar düşene kadar krem sürülmez. Kaçınılması gerekenler: sıcak duş ve küvette uzun süre oturmak, hamam, sauna, solaryum, doğrudan güneş, tedavi edilen bölgeye ağda ve epilasyon, bölgeyi ovmak ve sert masaj yapmak. Alkol içeren, tahriş edici losyonlar ve kokulu ürünler ilk haftalarda önerilmez. Bası çorabı hekimin belirttiği süre boyunca kullanılır ve sabah yataktan kalkmadan giyilir. Seanslar arasında düzenli yürüyüş sürdürülür.
Tedavi sonrası günlük yürüyüş süresi nasıl ayarlanır?
Seanstan hemen sonra yaklaşık yarım saat yürünmesi istenir; bu ilk yürüyüş, köpüğün derin sisteme geçen bölümünün hızla dağılmasını sağladığı için tedavinin bir parçasıdır. Sonraki günlerde günde en az yarım saat, tercihen birkaç bölüme ayrılmış biçimde yürünmesi önerilir. Yürüyüş tempolu olmalı, ancak nefes nefese bırakmamalıdır. Baldır kasları her adımda derin toplardamarları sıkarak kanın yukarı dönüşünü hızlandırır; bu, hem pıhtı oluşumunu engeller hem şişliği azaltır. Yürüyüş sırasında bası çorabı kullanılır. Koşu, sıçramalı hareketler ve ağırlık çalışması ise bir hafta ertelenir.
İğne tedavisinden sonra masaj ve lenf drenajı uygulanabilir mi?
Tedavi edilen bölgeye doğrudan masaj ve sert ovma ilk haftalarda önerilmez; bu, henüz kapanmakta olan damarı zorlar, morarmayı ve renk koyulaşmasını artırabilir. Lenf drenajı gibi hafif el teknikleri ise kişiye göre değerlendirilir; bacakta şişlik ya da lenf akımı sorunu bulunanlarda hekim onayıyla, tedavi edilen bölge dışında bırakılarak uygulanabilir. Uygulamayı yapan kişinin geçirdiğiniz işlemden haberdar olması gerekir. Genel kural olarak, iğne giriş noktaları kapanana ve sert nodüller yumuşamaya başlayana kadar beklemek uygundur; bu süre genellikle üç dört haftadır.
Tedaviye rağmen kapanmayan damarda sonraki adım ne olur?
Kapanmayan damar için önce nedeni araştırılır. En sık neden, kaçağın başladığı ana damarın yeterince tedavi edilmemiş olmasıdır; bu durumda önce ana damardaki kaçak giderilir. İkinci neden, damarın çapına göre ilacın derişiminin ya da köpük miktarının yetersiz kalmasıdır; sonraki seansta derişim ve miktar ayarlanarak uygulama yinelenir. Üçüncü neden, damarın çok geniş olmasıdır; bu damarlarda köpük tek başına yeterli olmayabilir ve ısıyla kapatma ya da küçük giriş noktalarından çıkarma gündeme gelir. Karar, kontrol ultrasonundaki bulgulara göre verilir; ısrarla aynı uygulamayı yinelemek doğru değildir.
Tedaviden sonra çevredeki kılcal damarların belirginleşmesi neden görülür?
Bu duruma, tedavi edilen damarın çevresinde ince kırmızı damarcıkların belirmesi denir ve seyrek olmayan bir gelişmedir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir; kapatılan damarın çevresinde dolaşımın yeniden düzenlenmesi ve iyileşme sürecinde yeni küçük damarların açılması sorumlu tutulmaktadır. Genellikle tedaviden birkaç hafta sonra fark edilir. Çoğu kişide bu damarcıklar aylar içinde kendiliğinden soluklaşır ve kaybolur; kalıcı olanlar için daha düşük derişimde ek uygulama ya da yüzeydeki damarlara dışarıdan ışık enerjisi verilmesi planlanabilir. Bası çorabını düzenli kullanmak bu gelişmeyi azaltır.
Tedavi süreci devam ederken seyahat planı nasıl yapılmalıdır?
Tedavi sürerken uzun ve hareketsiz yolculuklar mümkünse seanslar arasına denk getirilmez; her seanstan sonra en az iki hafta beklenmesi uygundur. Yolculuk kaçınılmazsa bası çorabı yol boyunca kullanılır. Saat başı ayağa kalkıp birkaç dakika yürünür; bu mümkün değilse oturur durumda ayak bileği hareketleri, parmak ucunda yükselme ve diz açıp kapama hareketleri düzenli aralıklarla yapılır. Bol su içilir, bacak bacak üstüne atılmaz. Sıcak iklime gidilecekse güneşten korunma daha da önem kazanır; tedavi edilen bölge kapatılmalıdır. Seyahat planınızı önceden bildirmeniz, seans takviminin buna göre ayarlanmasını sağlar.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. MedlinePlus — Varicose Veins
  2. NHLBI (NIH) — Venous Thromboembolism
  3. PubMed — Chronic venous insufficiency treatment
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Varicose Veins