İçeriğe geç
Özel Koru Ankara Hastanesi · Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tedavi

Supervize Yürüme Egzersizi Programı

Bacak damarı tıkanıklığında gözetim altında yürütülen düzenli yürüyüş programı. Yürüme mesafesinin kademeli artırılmasını amaçlar.

Supervize yürüme egzersizi programı, bacak atardamarlarındaki darlığa bağlı olarak yürürken ağrı duyan kişilerde, bir uzman gözetiminde, belirli bir düzen içinde yürütülen yürüyüş çalışmasıdır. Amaç, ağrı başlamadan yürünebilen mesafeyi artırmak ve günlük yaşamı kısıtlayan bu tabloyu geriletmektir. Programın en dikkat çekici yanı, ağrıdan kaçınmak yerine denetimli biçimde ağrı eşiğine kadar yürünmesidir.

Supervize Yürüme Egzersizi Programı Nedir ve Bacak Dolaşımına Nasıl Katkı Sağlar?

Program, kasların artan oksijen gereksinimini tekrarlayan biçimde uyararak vücudun kendi çözüm yollarını harekete geçirir.

Yürürken Ağrı Neden Olur?

Bacak atardamarındaki darlık, dinlenirken yeterli olan kan akımının, yürürken kasların artan gereksinimini karşılayamaması anlamına gelir. Kaslar yeterli oksijen alamayınca, içlerinde asit birikir ve kramp benzeri bir ağrı ortaya çıkar. Kişi durduğunda gereksinim azalır, biriken maddeler temizlenir ve ağrı birkaç dakika içinde geçer. Yeniden yürümeye başlandığında aynı mesafede ağrı yineler. Bu döngü, tablonun tipik özelliğidir ve bacak damarı tıkanıklığı sayfasında ayrıntılı anlatılmıştır.

Egzersiz Nasıl Etki Eder?

  • Yan dolaşımı geliştirir: Tekrarlayan oksijen açığı, tıkalı bölümü atlayan küçük damarların genişlemesini ve yeni bağlantıların açılmasını uyarır.
  • Damarın iç yüzeyini iyileştirir: Düzenli egzersiz, damar duvarının gevşeme yeteneğini artırır.
  • Kasın verimini artırır: Kas hücreleri aynı işi daha az oksijenle yapmayı öğrenir; içlerindeki enerji üreten yapılar çoğalır.
  • Yürüyüş biçimini düzeltir: Ağrıdan kaçınmak için gelişen bozuk yürüyüş alışkanlıkları düzelir ve enerji tüketimi azalır.
  • Kanın akışkanlığını iyileştirir: Kan hücrelerinin ince damarlardan geçişi kolaylaşır.
  • Genel dayanıklılığı artırır: Kalp ve akciğer kapasitesi gelişir.

Neden Gözetim Altında?

Kendi başına yapılan yürüyüşlerde kişi, ağrı hissettiği anda durur ve daha ileri gitmez; oysa asıl gelişme, ağrı eşiğine ulaşıldıktan sonra kısa bir süre daha sürdürülen yürüyüşle sağlanır. Gözetimli programda, ne zaman durulacağı ve ne kadar dinlenileceği belirli bir kurala bağlanır; tempo ve eğim ölçülebilir biçimde ayarlanır. Ayrıca kalp hastalığı bulunanlarda güvenlik izlemi yapılır. Bu nedenle gözetimli programlar, kişinin kendi başına yürümesine göre belirgin biçimde daha iyi sonuç verir.

Tedavinin Neresinde Yer Alır?

Yürüme programı, yürürken ağrı duyan ancak dinlenirken yakınması olmayan kişilerde ilk basamak tedavidir. İlaç tedavisi ve sigaranın bırakılmasıyla birlikte yürütülür; ayrıntılar damar tıkanıklığında ilaç tedavisi sayfasındadır. Belirli bir süre uygulanan program sonunda yakınmalar yeterince gerilemezse ya da baştan itibaren dinlenme ağrısı ve yara varsa girişim gündeme gelir. Girişim yapılan kişilerde de program, işlemden sonra sürdürülür.

Bu Program Kimler İçin Uygundur, Hangi Durumlarda Ertelenir?

Program, yürümekle ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen bacak ağrısı bulunan kişiler için tasarlanmıştır.

Uygun Olan Durumlar

  • Yürürken baldırda, uylukta ya da kalçada kramp benzeri ağrı duyan ve dinlenince geçen kişiler
  • Yürüme mesafesi kısalmış ve günlük yaşamı etkilenmiş kişiler
  • Damar filminde darlık saptanmış, ancak girişim için henüz gerekçe bulunmayan kişiler
  • Girişim ya da ameliyat sonrası dönemde bulunan kişiler
  • Girişim için uygun damar yapısı bulunmayan kişiler
  • Eşlik eden hastalıkları nedeniyle girişim riski yüksek olanlar
  • Girişim bekleyen ve bu süreyi değerlendirmek isteyen kişiler

Ertelenen ya da Uyarlanan Durumlar

  • Dinlenirken bile süren bacak ağrısı; önce girişim değerlendirilir
  • Ayakta açık yara ve doku kaybı; program yaraya yük binmeyecek biçimde uyarlanır
  • Denetim altına alınmamış kalp yetmezliği ve göğüs ağrısı
  • Yakın dönemde geçirilmiş kalp krizi
  • Denetim altına alınmamış çok yüksek tansiyon
  • İleri eklem hastalıkları ve denge bozuklukları; program uyarlanarak sürdürülür
  • Ağır akciğer hastalığı
  • Denetim altına alınmamış şeker hastalığı

Beklentinin Doğru Kurulması

Program, damardaki darlığı ortadan kaldırmaz; darlık yerinde kalır. Sağladığı yarar, aynı darlıkla daha uzun mesafe yürünebilmesidir. Bu nedenle sonuç hemen alınmaz; belirgin gelişme genellikle birkaç haftadan sonra başlar ve program üç ay dolayında sürdürüldüğünde ortaya çıkar. Kişinin bu süreci bilmesi, erken vazgeçmesini önler. Ayrıca program bırakıldığında kazanımlar zamanla azalır; bu nedenle yürüyüş, belirli bir süre sonra bitirilen bir tedavi değil, sürekli bir alışkanlık olarak planlanır.

Yürüme Programına Başlamadan Önce Hangi Değerlendirmeler Yapılır?

Değerlendirmenin amacı, programın güvenli olduğunu göstermek ve başlangıç düzeyini belirlemektir.

Damar Değerlendirmesi

  • Ayak nabızları elle kontrol edilir.
  • Ayak bileği ve kol basınçları karşılaştırılır; bu değer başlangıç ölçütü olarak kaydedilir.
  • Arteryel doppler ultrason ile darlığın yeri ve derecesi belirlenir.
  • Gerekirse tomografi ile damar haritası çıkarılır.
  • Ayaklar yara, çatlak ve enfeksiyon açısından incelenir.
  • Dinlenme ağrısı ve doku kaybı olup olmadığı sorgulanır.

Kalp ve Genel Durum

Bacak damarlarında darlık bulunan kişilerde kalp damar hastalığı sık görülür; bu nedenle program öncesinde kalp değerlendirmesi yapılır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı sorgulanır; elektrokardiyografi çekilir ve gerekirse ileri tetkik istenir. Tansiyon ve kan şekeri denetim altına alınır. Eklem hastalıkları, denge sorunları, görme durumu ve düşme öyküsü değerlendirilir. Kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Sigara kullanımı sorgulanır ve bırakma desteği planlanır.

Başlangıç Ölçümleri

Programın etkisini değerlendirebilmek için başlangıç değerleri kaydedilir. Bunlar: ağrının başladığı yürüme mesafesi ve süresi, yürümenin durdurulmak zorunda kalındığı en uzun mesafe, ağrı geçene kadar geçen dinlenme süresi ve ayak bileği basınç değeridir. Ölçüm, koşu bandında belirli bir hız ve eğimle ya da düz bir koridorda belirli bir sürede yürünen mesafe ölçülerek yapılır. Kişinin günlük yaşamda hangi işleri yapamadığı da sorulur ve kaydedilir; bu, ilerlemenin gerçek yaşamdaki karşılığını gösterir.

Gözetimli Yürüme Seansı Sırasında Nasıl Bir Düzen İzlenir?

Seans, ısınma, yürüyüş döngüleri ve soğuma bölümlerinden oluşur.

Seansın Yapısı

  • Isınma: Beş on dakika yavaş tempolu yürüyüş ve esneme hareketleri.
  • Ana bölüm: Ağrı eşiğine kadar yürüme, dinlenme ve yeniden yürüme döngüleri.
  • Soğuma: Beş on dakika yavaş tempolu yürüyüş ve esneme.
  • Süre: Başlangıçta yarım saat; haftalar içinde bir saate kadar artırılır.
  • Sıklık: Haftada en az üç seans; tercihen gün aşırı.
  • Toplam süre: En az on iki hafta; sonrasında kişinin kendi başına sürdüreceği bir düzene geçilir.

Programın Uygulandığı Yerler

Program, koşu bandı ve izlem cihazlarının bulunduğu bir egzersiz salonunda, fizyoterapist ya da bu konuda eğitimli bir sağlık çalışanı gözetiminde yürütülür. Kalp damar cerrahisi, kardiyoloji ve fizik tedavi birimleriyle birlikte çalışılır. Böyle bir olanağa ulaşamayan kişilerde, evde uygulanacak bir program hazırlanır; bu programda kurallar ayrıntılı anlatılır, kişiye yazılı bir çizelge verilir ve düzenli telefon görüşmeleriyle izlem sürdürülür. Ev programının gözetimli programa yaklaşabilmesi için kayıt tutulması ve belirli aralıklarla kontrol muayenesi yapılması gerekir.

Ağrı Eşiği Kuralı

Programın temel kuralı, ağrıdan kaçınmamaktır. Kişi yürümeye başlar ve ağrı ortaya çıktığında hemen durmaz; ağrı orta şiddete ulaşana, yani yürümeyi sürdürmenin zorlaştığı düzeye gelene kadar bir süre daha yürür. Sonra durur ve ağrı tümüyle geçene kadar, genellikle birkaç dakika dinlenir. Ardından yeniden yürümeye başlar. Bu döngü seans süresince yinelenir. Ağrının dayanılmaz düzeye çıkarılması istenmez; amaç denetimli bir uyarı oluşturmaktır.

Tempo ve Zorluk Ayarı

Koşu bandı kullanılıyorsa hız ve eğim, kişinin üç ile beş dakika içinde ağrı hissedeceği düzeyde ayarlanır. Ağrı çok erken başlıyorsa hız ya da eğim azaltılır; çok geç başlıyorsa artırılır. Zamanla aynı ayarda daha uzun süre yürünebildiğinde zorluk kademeli olarak artırılır. Açık havada yürünüyorsa tempo, konuşabilecek ancak zorlanacak düzeyde tutulur ve güzergah düz seçilir. Her seansta yürünen toplam mesafe, döngü sayısı ve dinlenme süreleri kaydedilir.

Seans Sırasında İzlem

Gözetimli programda nabız ve tansiyon seans öncesinde, sırasında ve sonrasında ölçülür. Kalp hastalığı bulunanlarda ritim izlemi yapılabilir. Kişiye göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi ve çarpıntı olup olmadığı sorulur; bu belirtilerde seans durdurulur. Ayaklar seans sonunda incelenir; kızarıklık, su toplaması ve yeni yara aranır. Şeker hastalığı olanlarda kan şekeri ölçülür. Kişinin o günkü yakınmaları ve yürüyüş verileri kayıt altına alınır.

Yürüme Programı Sürerken Hangi Gelişmeler Beklenir ve Ne Zaman Hekime Başvurulur?

Gelişme aşamalıdır; ilk belirgin değişiklik genellikle birkaç hafta sonra fark edilir.

Beklenen Gelişmeler

  • Ağrının başladığı mesafenin uzaması
  • Ağrı başladıktan sonra dinlenme süresinin kısalması
  • Toplam yürünen mesafenin artması
  • Merdiven çıkma ve yokuş tırmanma yeteneğinin gelişmesi
  • Günlük işlerde zorlanmanın azalması
  • Genel dayanıklılığın ve uyku düzeninin iyileşmesi
  • İlk haftalarda kas ağrısı ve yorgunluk; bu geçicidir

Programı Destekleyen Önlemler

  • Sigaranın bırakılması; bu olmadan programdan beklenen yarar sağlanmaz.
  • Kan yağlarını düşüren tedavi ve pıhtı önleyici ilaçların düzenli kullanılması.
  • Tansiyon ve kan şekerinin hedef değerlerde tutulması.
  • Kilo denetimi ve dengeli beslenme.
  • Her gün ayak bakımı ve ayakların kontrol edilmesi.
  • Uygun, ayağı sıkmayan ve dikişsiz ayakkabı ile çorap seçimi.
  • Yürüyüş kaydı tutulması.

Sık Yapılan Yanlışlar

  • Ağrı hissedilir hissedilmez durmak ve bir daha yürümemek
  • Yürüyüşü haftada bir iki güne indirmek; süreklilik olmadan sonuç alınmaz
  • Tempoyu çok düşük tutmak; ağrı eşiğine hiç ulaşılmaz
  • Tersine, tempoyu aşırı artırıp kısa sürede tükenmek
  • Yokuşlu ve engebeli güzergah seçmek
  • Uygun olmayan ayakkabıyla yürümek
  • Yürüyüş sonrası ayakları kontrol etmemek
  • Sigarayı sürdürürken programdan sonuç beklemek

Bu yanlışların çoğu, programın nasıl işlediğinin yeterince anlatılmamasından kaynaklanır. Bu nedenle ilk seansta kurallar ayrıntılı açıklanır, kişiye yazılı bir çizelge verilir ve ilk haftalarda daha sık iletişim kurulur. Kişinin soru sorması ve zorlandığı noktaları bildirmesi istenir.

Kayıt Tutmanın Önemi

Her yürüyüşte tarih, süre, yürünen mesafe, ağrının başladığı nokta ve dinlenme sayısı bir deftere ya da telefona yazılır. Bu kayıt üç işe yarar: kişinin kendi ilerlemesini görmesini sağlar ve devam etme isteğini artırır; hekimin programın işe yarayıp yaramadığını nesnel olarak değerlendirmesine olanak verir; yakınmalarda ani bir kötüleşme olduğunda bunun ne zaman başladığını gösterir. Kayıtlar her kontrole getirilir ve önceki dönemlerle karşılaştırılır.

Programın Sonrası

Belirlenen süre tamamlandığında değerlendirme yinelenir: ağrının başladığı mesafe, toplam yürüme mesafesi ve ayak bileği basıncı yeniden ölçülür ve başlangıçla karşılaştırılır. Yeterli gelişme sağlanmışsa, kişi kendi başına sürdüreceği bir düzene geçer; haftanın çoğu günü, günde en az yarım saat yürüyüş önerilir. Yeterli gelişme sağlanmamışsa ve yakınmalar günlük yaşamı kısıtlamayı sürdürüyorsa girişim seçenekleri yeniden değerlendirilir.

Başvurulması Gereken Durumlar

  • Ağrının yürümeden, dinlenirken de ortaya çıkması
  • Geceleri ayağı yataktan sarkıtma gereği duyulması
  • Yürüme mesafesinin aniden ve belirgin biçimde kısalması
  • Ayakta yeni açılan yara, renk değişikliği ve soğukluk
  • Yürüyüş sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı
  • Baş dönmesi, denge kaybı ve düşme
  • Ayakta su toplaması, kızarıklık ve ağrı
  • Bacakta ani başlayan şişlik ve gerginlik

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Bacakta ağrı başladığında durmak mı yoksa devam etmek mi gerekir?
Bu programın temel kuralı, ağrı hissedildiği anda hemen durmamaktır. Ağrı ortaya çıktığında bir süre daha yürünür; orta şiddete, yani yürümeyi sürdürmenin zorlaştığı düzeye gelindiğinde durulur. Bunun nedeni, gelişmeyi sağlayan uyarının tam da bu oksijen açığı döneminde oluşmasıdır; ağrıdan kaçınan yürüyüşler yan dolaşımın gelişmesini yeterince uyarmaz. Durulduktan sonra ağrı tümüyle geçene kadar, genellikle birkaç dakika dinlenilir ve yeniden yürünür. Ağrının dayanılmaz düzeye çıkarılması istenmez. Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve baş dönmesi olursa hemen durulur; bu kural farklıdır.
Kendi başına yapılan yürüyüş ile gözetimli program arasındaki fark nedir?
Aradaki fark belirgindir. Kendi başına yürüyen kişi, ağrı hissettiği anda durur ve daha ileri gitmez; oysa asıl gelişme ağrı eşiğine ulaşıldıktan sonra sürdürülen yürüyüşle sağlanır. Gözetimli programda ne zaman durulacağı, ne kadar dinlenileceği ve temponun ne olacağı belirli kurallara bağlanır; hız ve eğim ölçülebilir biçimde ayarlanır ve her seans kaydedilir. Ayrıca nabız, tansiyon ve gerekirse kalp ritmi izlenir; bu, kalp hastalığı bulunanlarda güvenlik sağlar. Düzenli bir takvim ve karşılıklı sorumluluk, programa devam etmeyi kolaylaştırır. Bu nedenle gözetimli programlar daha iyi sonuç verir.
Koşu bandı ile açık havada yürüyüş arasında tercih nasıl yapılır?
İkisinin de yeri vardır. Koşu bandının üstünlüğü, hızın ve eğimin ölçülebilir biçimde ayarlanabilmesi ve her seansta aynı koşulların sağlanabilmesidir; bu, ilerlemenin nesnel olarak izlenmesini kolaylaştırır. Ayrıca hava koşullarından etkilenilmez ve nabız, tansiyon izlemi kolay yapılır. Açık havada yürüyüşün üstünlüğü ise gerçek yaşam koşullarına daha yakın olması, sürdürülebilir bir alışkanlık haline gelmesi ve kişinin motivasyonunu artırmasıdır. Genellikle program koşu bandıyla başlatılır, kazanımlar elde edildikçe açık havaya taşınır. Açık havada güzergah düz seçilir ve dinlenme yerleri önceden belirlenir.
Hava koşulları nedeniyle dışarı çıkılamayan günlerde ne yapılır?
Hava koşulları nedeniyle dışarı çıkılamayan günlerde program bırakılmaz; yerine kapalı alan seçenekleri kullanılır. Alışveriş merkezleri, kapalı çarşılar ve uzun koridorlar yürüyüş için uygundur; birçok kişi bu yöntemi düzenli kullanır. Evde koşu bandı varsa kullanılabilir. Bunlar yoksa, evin içinde belirlenen bir güzergahta gidip gelerek yürünebilir; merdiven inip çıkmak da bir seçenektir, ancak diz ve kalça sorunu olanlarda dikkatli olunmalıdır. Ayrıca oturarak yapılan ayak bileği hareketleri, parmak ucunda yükselme ve sabit bisiklet gibi seçenekler o günün açığını bir ölçüde kapatır.
Yürüyüş için hangi ayakkabı ve çorap seçilmelidir?
Ayakkabı geniş ve derin kalıplı olmalı, parmakları sıkmamalıdır; ayak şişliği gün içinde arttığı için ölçü akşam saatlerinde alınmalıdır. Tabanı darbeyi emen, esnek ve kaymayan modeller tercih edilir. İç yüzeyi yumuşak, dikişleri hissedilmeyen ayakkabılar seçilir. Bağcıklı ya da cırt cırtlı modeller, sıkılığın ayarlanmasına olanak verdiği için uygundur. Yeni ayakkabı ilk günlerde kısa süreli giyilerek alıştırılır. Çorap dikişsiz, pamuklu ya da nem çeken kumaştan, lastiği bacağı boğmayan türden olmalıdır. Çıplak ayakla ve terlikle yürünmez. Yürüyüş sonrası ayaklar mutlaka kontrol edilir.
Programa ara verilirse kazanılanlar korunur mu?
Ara verildiğinde kazanımlar zamanla azalır. Yan dolaşımın gelişmesi ve kas veriminin artması, düzenli uyarıya bağlı olarak sürdürülen değişikliklerdir; uyarı kesildiğinde bu değişiklikler geriler. Birkaç haftalık bir aradan sonra yürüme mesafesinin kısaldığı fark edilebilir. Bu nedenle program, belirli bir sürede bitirilen bir tedavi değil, sürekli bir alışkanlık olarak planlanır. Zorunlu bir ara verildiyse, dönüşte eski düzeye birden çıkılmaz; süre ve tempo kademeli olarak artırılır. Kaybedilen kazanımların geri alınması genellikle ilk kazanımdan daha kısa sürer, bu nedenle yeniden başlamaktan çekinilmemelidir.
Diz ve kalça ağrısı olan kişilerde program nasıl uyarlanır?
Diz ve kalça ağrısı bu yaş grubunda sık görülür ve programın uyarlanmasını gerektirir. Öncelikle ağrının damar mı eklem mi kaynaklı olduğu ayırt edilir; eklem ağrısı yürümeye başlar başlamaz ortaya çıkar, dinlenmekle hemen geçmez ve eklemi hareket ettirmekle değişir. Eklem sorunu varsa yürüyüş süresi kısa ve sık bölümlere ayrılır, tempo düşürülür, yumuşak zemin ve darbe emici ayakkabı tercih edilir. Baston ya da yürüteç kullanılabilir. Yürüyüşün yanına sabit bisiklet, su içi yürüyüş ve oturarak yapılan bacak çalışmaları eklenir. Gerektiğinde fizik tedavi desteği alınır.
Yürüme dışındaki egzersizler programa eklenebilir mi?
Evet, eklenebilir ve çoğu kişide eklenmesi önerilir. Yürüyüş bu programın temelidir; ancak yürüyemeyen ya da yürümekte çok zorlanan kişilerde alternatifler gerekir. Sabit bisiklet, kol ergometresi, su içi yürüyüş ve oturarak yapılan bacak çalışmaları bu amaçla kullanılır. Ayrıca bacak kaslarını güçlendiren direnç çalışmaları, parmak ucunda yükselme ve ayak bileği hareketleri programa eklenir; bunlar baldır kasının dayanıklılığını artırır. Denge ve esneme çalışmaları düşmeyi önler. Bu ek çalışmalar yürüyüşün yerine geçmez; onu tamamlar. Program kişinin durumuna göre bir uzman tarafından düzenlenir.
Sigara içmeyi sürdüren kişide program neden beklenen katkıyı vermez?
Çünkü sigara, programın sağlamaya çalıştığı her etkiyi tersine çevirir. Damarların kasılmasına yol açarak akımı azaltır; kandaki oksijen taşıma kapasitesini düşürür, böylece kaslar aynı çabada daha erken oksijensiz kalır. Damar duvarının iç yüzeyini zedeleyerek gevşeme yeteneğini bozar ve yeni damar bağlantılarının gelişmesini engeller. Ayrıca plak birikimini hızlandırır ve pıhtılaşma eğilimini artırır. Bu nedenle sigara içmeyi sürdüren kişilerde yürüme mesafesinde beklenen artış sağlanamaz. Sigaranın bırakılması, bu hastalıkta yapılabilecek en değerli adımdır; bırakma konusunda ilaç ve danışmanlık desteği alınabilir.
Yürüyüş sırasında ayakta oluşan uyuşma nasıl değerlendirilir?
Yürüyüş sırasında ayakta ortaya çıkan uyuşma birkaç nedene bağlı olabilir ve ayırt edilmesi gerekir. Damar kaynaklı uyuşma, ağrıyla birlikte belirli bir mesafeden sonra başlar, dinlenmekle birkaç dakikada geçer ve ayakta soğukluk, solukluk eşlik edebilir. Sinir kaynaklı uyuşma ise ayakta sürekli olabilir, geceleri artabilir, yanma ve karıncalanma biçiminde tanımlanır ve şeker hastalığında sık görülür. Bel kaynaklı uyuşma ayakta durmakla artar, öne eğilmekle azalır. Ayakkabının sıkması da uyuşma yapabilir. Uyuşmanın niteliğini hekiminize tarif etmeniz, doğru değerlendirme için önemlidir.
Kalp hastalığı olan kişilerde program sırasında hangi ek önlemler alınır?
Kalp hastalığı bulunanlarda program ek önlemlerle yürütülür. Öncelikle başlamadan önce kalp değerlendirmesi yapılır; gerekirse eforlu test istenir ve güvenli çalışma düzeyi belirlenir. Seans sırasında nabız ve tansiyon düzenli ölçülür; gerektiğinde kalp ritmi izlenir. Hedef nabız aralığı belirlenir ve bu aralık aşılmaz. Isınma ve soğuma bölümleri uzatılır; ani başlayıp ani biten yüklenmelerden kaçınılır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi ve aşırı yorgunlukta seans hemen durdurulur. Kişiye dilaltı ilacı kullanıyorsa yanında bulundurması söylenir. Program, kalp hekimiyle görüş birliği içinde yürütülür.
Yürüyüş kaydı tutmak takipte nasıl kullanılır?
Yürüyüş kaydı, takibin en değerli araçlarından biridir. Her yürüyüşte tarih, süre, yürünen mesafe, ağrının başladığı nokta, kaç kez durulduğu ve dinlenme süreleri yazılır. Bu kayıt üç işe yarar. Birincisi, kişinin kendi ilerlemesini somut olarak görmesini sağlar; bu, programa devam etme isteğini belirgin biçimde artırır. İkincisi, hekimin programın işe yarayıp yaramadığını nesnel olarak değerlendirmesine olanak verir; yakınmaya dayalı değerlendirme yanıltıcı olabilir. Üçüncüsü, yakınmalarda ani bir kötüleşme olduğunda bunun ne zaman başladığını gösterir. Kayıtlar her kontrole getirilir.
Bu program girişim kararını nasıl etkiler?
Program, girişim kararını doğrudan etkiler. Yürürken ağrı duyan ancak dinlenirken yakınması olmayan kişilerde ilk yaklaşım budur; belirli bir süre uygulanan program sonunda yakınmalar yeterince gerilemişse girişime gerek kalmayabilir. Yeterli gelişme sağlanmamışsa ve yakınmalar günlük yaşamı kısıtlamayı sürdürüyorsa, bu durum girişim için bir gerekçe oluşturur. Ayrıca program sırasında dinlenme ağrısı ortaya çıkması ya da ayakta yara gelişmesi, girişimin öne alınmasını gerektirir. Program aynı zamanda girişim sonrası dönemin de parçasıdır; işlem yapılan kişilerde yürüyüş sürdürülmezse kazanım sınırlı kalır.
Ayağında yara bulunan kişide yürüyüş programı nasıl düzenlenir?
Ayakta yara bulunan kişide program yaraya yük binmeyecek biçimde düzenlenir; yürüyüş tümüyle bırakılmaz, ancak öncelik yaranın kapanmasıdır. Yara bölgesindeki basıncı azaltan özel tabanlık, ayakkabı ya da destek kullanılır. Yürüyüş süresi kısa bölümlere ayrılır. Yaranın yeri uygun değilse yürüyüş yerine sabit bisiklet, oturarak yapılan bacak çalışmaları ve kol egzersizleri tercih edilir. Her seans sonunda yara ve çevresi kontrol edilir; büyüme, akıntı ve kızarıklık varsa program durdurulur. Bu kişilerde öncelikle damara giden akımın yeterli olup olmadığı değerlendirilir; yetersizse girişim gündeme gelir.
Aile desteği ve grup çalışması programa devamı nasıl kolaylaştırır?
Bu programın en büyük sorunu devamlılığın sağlanamamasıdır; aile desteği ve grup çalışması bu noktada belirleyici olur. Bir yakınla birlikte yürümek, hem güvenlik sağlar hem yürüyüşü bir sosyal etkinliğe dönüştürür; kişi tek başına vazgeçeceği günlerde bile çıkar. Aile, sigaranın bırakılmasında, beslenme düzeninin evde kurulmasında ve ilaçların aksatılmamasında doğrudan rol oynar. Grup çalışmalarında benzer yakınmaları olan kişilerin bir arada yürümesi, deneyim paylaşımı sağlar ve ilerlemenin görülmesini kolaylaştırır. Belirlenen bir takvim ve düzenli buluşma, programın bir alışkanlığa dönüşmesini sağlar.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. World Health Organization (WHO) — Cardiovascular Diseases
  2. NHLBI (NIH) — Heart and Vascular Diseases
  3. MedlinePlus — Heart Diseases
  4. PubMed — Cardiovascular surgery
  5. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Cardiovascular Disease